BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 68,00 1,34 353.600.000.000,00
ALBRK 8,79 -0,11 21.975.000.000,00
GARAN 132,80 1,76 557.760.000.000,00
HALKB 43,30 0,56 311.100.889.218,60
ICBCT 14,57 0,14 12.530.200.000,00
ISCTR 13,10 0,69 327.500.000.000,00
SKBNK 5,10 -0,78 12.750.000.000,00
TSKB 9,73 -1,42 27.244.000.000,00
VAKBN 34,02 -0,64 337.339.650.212,46
YKBNK 36,30 1,00 306.627.961.609,20

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaKazandıran SohbetlerYavuz Altun’dan gıda hilecilerine uyarı, marketlere israfı bitirecek bomba öneri----

Yavuz Altun’dan gıda hilecilerine uyarı, marketlere israfı bitirecek bomba öneri

Yavuz Altun’dan gıda hilecilerine uyarı, marketlere israfı bitirecek bomba öneri
07 Mayıs 2026 - 09:30 www.finansingundemi.com

Gıda fiyatları artarsa işin ucu nereye uzanır? İhraçtan geri dönen her ürün ‘zehir’li midir? Perakendede yüksek ciro yüksek kar getirir mi? İsrafa karşı market duruşu nasıl olmalı? Yanıtları İTO Perakende Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Yavuz Altun’da…

Volkan Karsan - Finansingundemi.com / Kazandıran Sohbetler

Türkiye’nin kronik sorunu enflasyon ve vatandaşın bütçesini en çok etkileyen ise gıda fiyatları… Her iki sorun arasından ise doğrudan bir ilişki var… Vatandaşın karnı doymadığı, mutfak dolabı dolmadığı bir süreçte enflasyonun düşük olmasını beklemek de mümkün değil. Yaşadığımız bu büyük sıkıntıyla ilgili aklımıza gelenleri Türkiye’nin önemli bir market zinciri Happy Center CEO’su ve İTO Perakende Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Yavuz Altun’a sorduk, İTO şapkası altında yanıtladı....

Konu üzerine bir dilimizde iki de İngilizce kitabı olan ve son dönemde sektör üzerine yurt dışında bir çok sunumda bulunan Altun kısa ve net cevaplarla soruna ışık tuttu…   

“GIDA FİYATI ARTTIĞINDA VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞER, ÜCRET BASKISI ARTAR, İŞLETMELERİN MALİYETLERİ YÜKSELİR VE GENEL ENFLASYON BEKLENTİSİ BOZULUR”

- Sayın Altun, İstanbul Ticaret Odası (İTO), her ay İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi açıklıyor. Siz bu önemli Oda’nın Perakende Ticaret Meslek Komitesi Başkanı olarak gıda enflasyonunun genel ekonomi üzerindeki etkisini nasıl açıklarsınız?

- Gıda enflasyonu yalnızca mutfak meselesi değildir; ekonominin tamamını etkileyen stratejik bir konudur.

Çünkü gıda, hane halkı harcamalarında en temel kalemdir. Gıda fiyatı arttığında vatandaşın alım gücü düşer, ücret baskısı artar, işletmelerin maliyetleri yükselir ve genel enflasyon beklentisi bozulur. İTO’nun her ay açıkladığı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi bu nedenle çok önemli bir göstergedir. İstanbul, Türkiye tüketiminin ve perakende hareketliliğinin merkezlerinden biridir. Buradaki fiyat hareketleri bize sadece bugünü değil, ekonomideki eğilimi de gösterir.

“BAZEN BELGE EKSİKLİĞİ, AMBALAJ STANDARDI, ETİKETLEME, KALINTI LİMİTİ FARKI VEYA ÜLKEYE ÖZEL MEVZUAT NEDENİYLE DE ÜRÜN GERİ DÖNEBİLİR”

- İhraç ürünleri ile ilgili “geri gönderildi”, “zehir çıktı” gibi haberlerle sık sık karşılaşılıyor. Bu yabancı pazarlara giremeyen ürünlerin iç pazarda satılması söz konusu olabilir mi?

- İhraçtan dönen ürünler konusunda kamuoyunda daha dikkatli bir dil kullanılmalı.

Her “geri gönderildi” haberi, ürünün zehirli olduğu anlamına gelmez. Bazen belge eksikliği, ambalaj standardı, etiketleme, kalıntı limiti farkı veya ülkeye özel mevzuat nedeniyle ürün geri dönebilir. Ancak insan sağlığını tehdit eden bir durum varsa, bu ürünlerin iç piyasaya girmesi zaten mümkün olmamalıdır. Burada Tarım Bakanlığı’nın denetimi, analizleri ve izlenebilirlik sistemi belirleyicidir. İç pazara ancak mevzuata uygun, güvenli ve denetimden geçmiş ürünler girebilir.

“GÜVEN YILLARCA İNŞA EDİLİR, BİR YANLIŞLA YIKILIR,  BU NEDENLE FİRMALARIN SADECE MEVZUATA DEĞİL, ETİK ÜRETİM ANLAYIŞINA DA UYMASI GEREKİR”

- Tarım Bakanlığı çeşitli aralıklarla “tağşiş listesi” yayınlıyor. Bu markalar sonra da market raflarında yer alabiliyor mu ya da neleri yerine getirerek tekrar piyasada itibarını kazanabiliyor?

- Tağşiş listeleri tüketici güveni açısından çok önemli.

Bir markanın bu listede yer alması ciddi bir itibar kaybıdır. Ancak hukuki süreç, düzeltici faaliyetler, üretim standardının yenilenmesi, analiz raporları ve resmi uygunluk şartları yerine getirildiğinde firma tekrar piyasada yer alabilir. Fakat raflara dönmek başka, tüketicinin güvenini yeniden kazanmak başkadır. Güven yıllarca inşa edilir, bir yanlışla yıkılır. Bu nedenle firmaların sadece mevzuata değil, etik üretim anlayışına da uyması gerekir.

“PERAKENDE SEKTÖRÜ YÜKSEK CİROYLA ÇALIŞAN AMA NET KÂR MARJI OLDUKÇA DÜŞÜK BİR SEKTÖRDÜR”

- “Halde 20 lira markette 200 lira” gibi ortaya atılan haberler ne denli gerçeği yansıtıyor? Zincir marketler bu konuda hangi süreçleri yaşayarak son fiyata ulaşıyorlar, karlılık bunun hangi boyutunda?

- “Halde 20 lira, markette 200 lira” söylemi çoğu zaman gerçeği eksik anlatıyor.

Bir ürün haldeki fiyatından market rafına gelene kadar birçok maliyetten geçer: fire, lojistik, soğuk zincir, kira, personel, enerji, ambalaj, finansman maliyeti, vergi, iade, raf fireleri ve operasyon giderleri. Özellikle yaş sebze-meyvede fire oranı çok yüksektir. Elbette piyasada yanlış uygulamalar olabilir; bunlar denetlenmelidir. Ancak zincir marketlerin tamamını yüksek kârla suçlamak doğru değildir. Perakende sektörü yüksek ciroyla çalışan ama net kâr marjı oldukça düşük bir sektördür. Asıl mesele tarladan sofraya kadar olan zincirin tamamında verimliliği artırmaktır.

Gıda enflasyonu yalnızca market fiyatı meselesi değildir. Üretimden lojistiğe, denetimden tüketici bilincine, tarım politikasından perakende verimliliğine kadar bütün zincirin birlikte ele alınması gerekir. Perakende sektörü çözümün karşısında değil, doğru politikalarla çözümün önemli bir parçasıdır.

“ET VE SÜT ÜRÜNLERİNDE TEMEL MESELE YEM MALİYETİ, HAYVANCILIK ÖLÇEĞİ, ÜRETİCİ PLANLAMASI, SOĞUK ZİNCİR, LOJİSTİK VE ARZ SÜREKLİLİĞİDİR”

- Özellikle et ve süt ürünleri gibi temel ihtiyaç sayılabilecek gıdaların AB ülkelerine göre daha pahalı olmasının önlenebilmesi konusunda önerileriniz var mı?

- Et ve süt ürünlerinde fiyat sorunu sadece market rafında çözülmez.

Bu ürünlerde temel mesele yem maliyeti, hayvancılık ölçeği, üretici planlaması, soğuk zincir, lojistik ve arz sürekliliğidir. AB ülkelerinde birçok alanda üretici destekleri, kooperatifleşme, uzun vadeli tarım politikaları ve verimli tedarik zincirleri daha güçlüdür. Türkiye’de de çözüm; üreticiyi güçlendirmek, yem maliyetini düşürmek, planlı üretime geçmek, kooperatifleri profesyonelleştirmek ve lojistik kayıpları azaltmaktır. Market fiyatı son halkadır; çözümü ilk halkadan başlatmak gerekir.

“GÜNÜN SONUNDA SATILAMAYACAK ÜRÜNLERİN İNDİRİMLİ SATILMASI HEM TÜKETİCİYE FAYDA SAĞLAR HEM İSRAFI AZALTIR HEM DE MARKETİN FİRE MALİYETİNİ DÜŞÜRÜR”

- Dünyada birçok örneği olan “israfa karşı market” duruşu, bozulacak ve çürüyecek, ertesi güne satılamayacak ürünlerin market kapanış saati yaklaşırken ucuzlatılmış olarak satılma uygulaması genişletilemez mi?

- İsrafa karşı market modeli Türkiye’de de daha fazla yaygınlaşabilir.

Günün sonunda satılamayacak ürünlerin indirimli satılması hem tüketiciye fayda sağlar hem israfı azaltır hem de marketin fire maliyetini düşürür. Ancak bunun hijyen, gıda güvenliği, etiketleme ve son tüketim tarihi kurallarına uygun yapılması gerekir. Özellikle unlu mamuller, meyve-sebze, hazır yemek ve kısa raf ömürlü ürünlerde bu model geliştirilebilir. Dijital uygulamalarla “son saat indirimi” modeli kurulabilir. Bu, hem sosyal fayda hem de ekonomik verimlilik açısından doğru bir yaklaşımdır.

Özetle; gıda enflasyonu yalnızca market fiyatı meselesi değildir.

Üretimden lojistiğe, denetimden tüketici bilincine, tarım politikasından perakende verimliliğine kadar bütün zincirin birlikte ele alınması gerekir. Perakende sektörü çözümün karşısında değil, doğru politikalarla çözümün önemli bir parçasıdır.

YAVUZ ALTUN’U YAKINDAN TANIYALIM

Happy Center CEO'su Yavuz Altun, Türkiye’de perakende sektöründe veri temelli yönetim anlayışıyla öne çıkan yöneticiler arasında gösteriliyor. Yüksek rekabet ve düşük kâr marjlarının belirleyici olduğu sektörde, karar alma süreçlerinde analiz, ölçümleme ve sistem kurma yaklaşımını benimsemesiyle tanınıyor.

Altun’un yöneticiliğini üstlendiği perakende markası, son yıllarda mağaza sayısı ve müşteri erişimi açısından büyüme kaydetti. Bu büyümede, geleneksel genişleme stratejilerinden ziyade; raf yerleşimi, ürün konumlandırma ve müşteri davranışı analizine dayalı uygulamaların etkili olduğu ifade ediliyor. Özellikle mağaza içi düzenlemelerin satış performansı üzerindeki etkisine odaklanan Altun, aynı ürünün farklı raf konumlarında farklı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Yönetim yaklaşımının merkezinde “sistem kurma” ve sürdürülebilir büyüme yer alıyor. Lineer büyüme yerine, süreçlerin optimize edilmesiyle kendi kendini geliştiren yapılar oluşturmayı hedefleyen bu yaklaşım; fiyatlandırmadan stok yönetimine kadar birçok alanda küçük ölçekli iyileştirmelerle daha geniş çaplı sonuçlar elde edilmesini amaçlıyor.

Eğitim geçmişi incelendiğinde Altun’un, lisans düzeyinde Endüstri Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra İngiltere'de ThamesValley Üniversitesi'nde işletme yüksek lisansı yaptığı; bu alanda edindiği analitik düşünme ve süreç yönetimi becerilerini kariyerine yansıttığı görülüyor. Ayrıca pazarlama ve uluslararası iş yönetimi alanlarında eğitim ve profesyonel gelişim programlarına katıldığı, bu sayede küresel iş yapma pratiklerini Türkiye pazarına uyarlamaya çalıştığı biliniyor. ABD ve Avrupa’da çeşitli iş dünyası etkinliklerinde konuşmalar yaptığı da aktarılan bilgiler arasında…

Altun, aynı zamanda İstanbul Ticaret Odası (İTO) bünyesinde faaliyet gösteren Perakende Komitesi Başkanlığı görevini yürütüyor. Bu görev kapsamında, sektörde faaliyet gösteren çok sayıda işletmenin temsil edildiği platformda yer alarak, perakende alanına ilişkin değerlendirme ve politika süreçlerine katkı sunuyor.

Genel olarak Yavuz Altun’un yaklaşımı; mağaza sayısını artırmaktan çok mevcut operasyonların verimliliğini yükseltmeye, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirmeye ve sürdürülebilir büyüme modelleri geliştirmeye dayanıyor. Bu yönüyle Altun, Türkiye perakendesinde sistematik ve ölçülebilir yönetim anlayışını öne çıkaran isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.

ALTUN’UN KİTAPLARI

Yavuz Altun’un kitapları, büyümeyi doğrudan bir hedef olarak değil, doğru kurulan sistemlerin doğal sonucu olarak ele alıyor. “Katmalı Büyüme Stratejisi” adlı eserinde, şirketlerin yalnızca büyümeye odaklanmasının sürdürülebilir olmayabileceğini, asıl önemli olanın değişime uyum sağlayan yapılar kurmak olduğunu vurguluyor.

Altun’un yaklaşımında, raf düzeni, fiyatlandırma ve müşteri davranışları gibi küçük ölçekli değişimlerin büyük sonuçlar doğurabileceği fikri öne çıkıyor. Uluslararası okura hitap eden “Exponential Growth Strategy” kitabında bu model küresel ölçekte ele alınırken, “The Way To Exponential Growth” ise daha çok uygulamaya ve şirketlerin nasıl ölçeklenebileceğine odaklanıyor.

Genel olarak Altun’un eserleri, sürdürülebilir başarının büyümeden ziyade sistem, strateji ve organizasyon yapısıyla mümkün olduğunu savunan bir çerçeve sunuyor.

Giyimde kütürel mirasa yeni bir ruh verildi, Pür Atölye ile kadın emeği sanata dönüştüGiyimde kütürel mirasa yeni bir ruh verildi, Pür Atölye ile kadın emeği sanata dönüştü

Togg’la gelen büyük ilgi! OGD Başkanı Öztürk elektrikli otomobillerin avantajını anlattıTogg’la gelen büyük ilgi! OGD Başkanı Öztürk elektrikli otomobillerin avantajını anlattı

Dr. Zekeriya Yelboğa ile ABD/İsrail - İran savaşının psikolojisini masaya yatırdıkDr. Zekeriya Yelboğa ile ABD/İsrail - İran savaşının psikolojisini masaya yatırdık

Gülser Corat: Kadınlar ve erkekler arasındaki dijital beceri uçurumu çok önemliGülser Corat: Kadınlar ve erkekler arasındaki dijital beceri uçurumu çok önemli

Japon mutfağının temsilcisi Itsumi’den ‘sürdürülebilir beslenme’nin sırlarıJapon mutfağının temsilcisi Itsumi’den ‘sürdürülebilir beslenme’nin sırları

Doç. Dr. Efsun Dindar: Türkiye su fakiri olma yolunda ilerleyen ülke konumundaDoç. Dr. Efsun Dindar: Türkiye su fakiri olma yolunda ilerleyen ülke konumunda

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)