Yeniçeri Sendromu – Kurumların sessiz riski
Tarih güç sevicileri, güce gelenleri değil; gücü taşıyanları ve taşıyamayanları yazar.
Bugün gücü taşanları yazacağız.
Yeniçeri Sendromunu tanımlayacak olursak;
“Bir kişinin ya da grubun, kurumu koruma gerekçesiyle aşırı güç biriktirmesi ve bunun zamanla kurumun önüne geçmesi “diye ifade edebiliriz.
Belirtileri;
* “Onsuz olmaz algısı” nın yaratılması,
* Krizlerin sürekli aynı kişilerce çözülmesi,
* Bilginin bu kişi/grup tarafından paylaşılmaması,
* Bu konuda yapılan eleştirilerin “tehdit” olarak algılanması,
* Bir kişinin ya da grubun, kurumu koruma gerekçesiyle aşırı güç biriktirmesi ve zamanla kurumun önüne geçmesi,
Tarihsel devimine baktığımızda ise;
Yeniçeri, Osmanlı’nın askeri birimi olmadan önce bir kurumsal ruh halidir. Devletin acil refleksi, şehrin kas hafızasıdır. Savaşta cepheye sürülür, barışta yangına koşar, kriz anında herkesin gözleri onlara dönerdi. İşte tam da bu yüzden tehlikeliydi. Çünkü tarih boyunca şunu görürüz.
Bir yapıyı ayakta tutanlar, bir süre sonra onun sahibi olduklarını sanırlar.
Yeniçeri, devleti korumak için doğmuştur.
Devlet zayıfladığında ise kendini devletin yerine koymaya başlar.
Bu, ihanet değildir.
Bu “kontrolsüz aidiyet” in sonucudur.
İstanbul bu nedenle yeniçeriyi hem sevmiş hem de ondan korkmuştur.
Çünkü yeniçeri, bir şehrin ihtiyacı kadar büyümüş; ama bir şehrin kaldıracağından daha fazla ağırlaşmıştır.
* Başlangıçta: Devletin askeri
* Sonrası: Devletin ortağı
* Son perde: Devletin rakibi
Ünlü Amerikalı Yönetim ve strateji uzmanı Robert Greene’nin “Gücün 48 yasası” adlı kitabında da ifade ettiği Yeniçeriler 47. “Zaferde aşırıya kaçma” kuralını ihlal ederler.
Zaferi yönetemez, gücün zirvesinde durmayı bilmezler.
Osmanlı’nın yeniçeriyi yeteneksiz olduğu için değil, fazla merkezi güç haline geldiği için tasfiye ettiğini görürüz.
Haliyle güç sınır tanımazsa sonunda sahibini yer.
* Yeniçeri = Kriz refleksi
* Kriz uzadıkça = Güç birikir
* Güç biriktikçe = Denge bozulur
* Denge bozulunca = Tasfiye kaçınılmaz olur
Tarih hükmü: Yeniçeri yanlış değildi. Yeniçeri olması gerekenden fazlaydı!
Yeniçeri sendromu şudur:
* Gücü ilk gün hizmet için alırsın
* Sonra güç seni tanımlar
* En sonunda güç, seni devletten bile büyük hissettirir
Bugüne dönecek olursak;
Yeniçeri aslında ölmedi. Şekil değiştirdi.
Bugünün yeniçerileri:
* Kurumların “olmazsa olmaz” adamları,
* Krizi çözen ama krizi de doğuran yöneticiler,
* Yangın söndüren ama sistemi yanıcı hâle getiren profesyoneller
Tulumba hâlâ omuzda, sadece adı değişti: “Yetki”, “Network”, “İtibar”, “Vazgeçilmezlik”
Modern yönetimde karşılığı;
* Aşırı güçlenmiş üst düzey yönetici,
* Kurum içi dokunulmaz ekip,
* Krizi yöneten ama bitmesini istemeyen bir yapı,
Bu kavram artık:
* Kurum içi liderlikte
* Siyaset analizinde
* Aile şirketlerinde
* Devlet–bürokrasi ilişkilerinde
rahatlıkla kullanılan bir çerçeve.
Yönetim için sorulması gereken ana soru şudur;
Bu kişi/grup kurumu mu büyütüyor, yoksa kurum mu bu kişiyi/grubu büyütüyor?
Eğer bu sorunun cevabını bulamadıysanız, aşağıdaki diğer sorularla bulmacayı çözme çalışmalarına devam edin;
1. Bu kişi kriz mi çözüyor, kriz mi üretiyor?
2. Bilgi neden hep aynı yerde toplanıyor?
3. Alternatif liderler neden büyüyemiyor?
4. Eleştiri neden tehdit gibi algılanıyor?
5. Bu kişi giderse gerçekten sistem çöker mi?
6. Yoksa sistem uzun süredir bu kişiye mi çalışıyor?
7. Tasfiye mi daha riskli, devam mı?
Genelde çıkarım;
“Bir kurumu en çok yakanlar, onu en iyi kurtaranlardır.”
Unutmamak gereken;
Bir kurumu ayakta tutanlar, denetlenmezse onu esir alır.
Ve tarih mesajları almadığınız sürece aynı cümleyi sürekli tekrar eder durur:
“Kontrolsüz güç, sadakati yer.”
Ve her çağda şu soruyla biter:
“Gücü mü taşıyorsun…
Yoksa güç mü seni?”
-
27 Ocak 2026, Salı
Yeniçeri Sendromu – Kurumların sessiz riski
Devamını Oku -
10 Ocak 2026, Cumartesi
Herkesin bir Castra’sı olmalı!
Devamını Oku - 30 Aralık 2025, Salı Devamını Oku
-
17 Aralık 2025, Çarşamba
Bilgiyle değil, bilgelikle rehberlik
Devamını Oku -
06 Aralık 2025, Cumartesi
Arenadan ofise liderlik, modern Spartakuslar
Devamını Oku -
08 Eylül 2025, Pazartesi
Ahbap çavuş kapitalizmi ve beyaz yakalı
Devamını Oku - 13 Ağustos 2025, Çarşamba Devamını Oku
- 07 Temmuz 2025, Pazartesi Devamını Oku
- 10 Haziran 2025, Salı Devamını Oku
- 27 Aralık 2024, Cuma Devamını Oku
- BANKA HİSSELERİ
-
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri AKBNK 79,45 -0,25 413.140.000.000,00 ALBRK 8,66 0,58 21.650.000.000,00 GARAN 147,30 -2,32 618.660.000.000,00 HALKB 47,82 2,27 343.576.085.968,44 ICBCT 13,97 -0,92 12.014.200.000,00 ISCTR 15,05 -1,57 376.249.548.500,00 SKBNK 8,04 0,37 20.100.000.000,00 TSKB 13,09 -1,36 36.652.000.000,00 VAKBN 34,86 0,52 345.669.024.291,78 YKBNK 37,06 -3,04 313.047.720.585,04

Bitcoin Fed'i bekliyor
Avrupa'da gaz fiyatlarında yükseliş...
Finans piyasalarında dijital varlıklar...
Küresel piyasalarda risk iştahı...
"Yatırımcıların dolardan kaçışı...
Dev fona yaptırım ve el koyma riski