Volkan Karsan [email protected] Volkan Karsan

İstanbul’un altını üstüne getirmeye gerek yok

13 Nisan 2026, 07:36 ---

Bizim siteden yaklaşık bir ay önceki bir haberin başlık, spot ve linki şöyle:

“Bakandan trafik sorununa çözüm: 'Yeraltına inme' sinyali

Bakan Uraloğlu, Ankara’da artan ulaşım sorunlarının İstanbul’da olduğu gibi artık yüzeyde çözülemeyeceğini belirterek, trafik problemlerinin yeraltı projeleriyle giderilmesi gerektiğini ifade etti.”

(https://www.finansingundemi.com/haber/bakandan-trafik-sorununa-cozum-yeraltina-inme-sinyali/1887691)

Diyeceksiniz ki madem bayat haber neden şimdi?..  Çünkü haberin tümü sanki destan ya da Andersen’den Masallar… Okuması fena, sindirmesi daha zor… Neresinde ağladım neresinde güldüm hatırlamıyorum…

Allah’tan editör arkadaşlarım en vurucu en çok dikkat çekici yerini başlık spot yapmışlar ki hayat kolaylaşıyor. Haberin tamamı da aslında sizlere pek tavsiye etmem çünkü insanın ilk duygusu “Uzaktan bakınca gerçekten bu kadar mı öyle gözüküyoruz” şeklinde… Hele hele yüksek maliyetli projelerin devlete yük olmadığını bir anlatması var ki, tam Yılmaz Özdil’lik… Diyor ya “Geçmediğimiz köprüye, gitmediğimiz havalimanına para ödüyoruz” diye… Bakan nedense tam tersini söylüyor… Devlet bütçesine yük olmuyoruz diyor,  dövizle garanti verdiği ve bir türlü hedef tutturmayan köprüler, yollar için…

Neyse gelelim “yeraltına inme” konusuna… Bizim gençliğimizde bu benzetme illegalleşme için kullanılırdı… Ama bakan bey doğal anlamında söylüyor anladığım kadarıyla…

Bu hükümetin destekçisi ya da koalisyon ortağı MHP diyenler yanılıyor bence… Asıl ortak  desteklenen müteahhitler… Kısacası yer altında çözüm aranıyorsa o zaman durup düşünmek lazım: Müteahhitler bu işin neresinde diye…

Hele bir de model “Yap, işlet, devret, dövizle tahsil et” şeklinde olursa belki trafik sorununa pansuman usulü çözüm olur ama bizim de bütçe deliği yama tutmaz hale gelir…

Peki yok mu bunun başka çözümü? Olmaz olur mu tabii var… Ama bu konu müteahhitleri ve  sonrasında da otomotiv sektörünün fincancı katırlarını ürkütür… Tabii bir de hükümetin akaryakıt ve otomobiller üzerinden sağladığı vergi gelirlerine dert olur…

Neyse biz kimse bizi duymuyormuş gibi biz bize çözüm önerilerimize dönelim…

Bir kere sokak ve caddelerde belediyenin kullandığı tüm otoparklar dahil “park yapmayı” yasak etmek… Her mahalleye olmasa da mümkünse her ilçede en az 10 adet yüksek kapasiteli kat otoparkı yapmak… Ayrıca kentsel dönüşüme giren tüm binalara daire sayısının en az yüzde 50 fazlası park yeri şartı koşmak… Yollardaki tüm çöp konteynerlerini binaların alanları içine alıp kamu alanlarının işgalinden yok etmek…

Bir çözümde yerel yönetimlere yük çıkardık, diğerlerinde müteahhitin fahiş kârına göz diktik…

Gelelim bunun yanında destek olacak diğer çözüme… Bunda bakalım kimlerin ayağına basacağız…

Günün 00:00 ve 05:00 arası saatler dışında şehir içinde beton mikseri, hafriyat kamyonu, market TIR’larının dolaşımı yasaklanmalıdır… Eşya taşıma kamyonları 7,5 tonun üzerine çıkmamalıdır… Bu ne anlama gelir? Özellikle zincir marketlerin daha çok sayıda kamyonla mal nakletmesi ya da gece mesaisinde mal indirmesi söz konusu olabilir. Bu da onlarında maliyetlerini artırır ya da kârlılıklarını azaltır… Peki inşaat sektörünü de şehir için 7,5 tonla sınırlarsak bu da ya gece mesaisi demek -ki burada da gürültü sorunu nedeniyle ceza demektir- ya da daha çok sayıda küçük tonajlı hafriyat kamyonu ve küçük tonajlı beton mikseri ve de daha çok sayışa şoför istihdamı demektir.

Bir de servis araçları var boş buldukları caddelerde gün boyu bedava park edip, trafiğe çıktıklarında kalabalık yaratan… Tüm iş yeri servis araçlarının kaldırılması, çalışanların kamu taşımacılığını kullanmaları da trafik sorununa katkı sağlayacaktır. Tüm medeni ülkelerde olduğu gibi… Servisçilik en çok bazı kişilerin servetinin katlanmasına yarar. Son madde ise minibüsçülük ve dolmuşçuluk tamamen kaldırılmalı ulaşım taksi ve toplu taşıma ile sınırlandırılmalıdır.

Bunlar gerçekleşirse Ulaştırma Bakanlığı’na ya da karayollarına düşün iş sadece hunilere çare bulmaktır…

O da örneğin Kozyatağı’ndaki huniye -yani beş şeridin iki veya üç şeride inmesine- iki nokta arasında (Küçükyalı Erenköy sapığı arasına) üstten yol yapmakla hallolabilir… Sonuçta İstanbul’un altını üstüne getirip de yeni döviz zengini yükleniciler yaratmadan bu iş büyük ölçüde çözülebilir… Tabii nerede duracağını, kavşağı nasıl geçeceğini, trafiği tıkamadan nasıl yol vereceğini bilen şoförleri de bulduk mu bu çözümler tadından yenmez… Ama ben biraz daha yazarsam yukarıda dalgasını taşladığım sektör ağaları beni bir güzel yerler…

Not 1: Gemini AI’ye sordum, AB ne yapıyor diye işte cevap: Birçok AB şehrinde, ağır vasıtaların (örneğin 3.5 ton veya 7.5 ton üzeri) belirli saatlerde şehir merkezine girmesi yasaktır veya özel izne tabidir. Ben deneyimlerimden biliyordum ama olsun o da bildiğini söyledi…

Not 2: UNUTMAYIN… Bu dünyayı torunlarımızdan ödünç aldık. BUGÜN DÜNYA BARIŞI, ÇEVRE, HAK VE ADALET İÇİN BİR ŞEYLER YAPMIŞ OLMANIZI DİLİYORUM.

 

ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 76,05 -3,00 395.460.000.000,00
ALBRK 8,96 0,11 22.400.000.000,00
GARAN 136,80 -2,56 574.560.000.000,00
HALKB 40,00 3,41 287.391.121.680,00
ICBCT 14,49 -2,75 12.461.400.000,00
ISCTR 14,32 -2,65 357.999.570.400,00
SKBNK 12,14 1,93 30.350.000.000,00
TSKB 12,25 2,08 34.300.000.000,00
VAKBN 33,80 0,24 335.158.147.477,40
YKBNK 37,54 -2,90 317.102.305.201,36
DM TV YAYINDA! ABONE OL!