| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| ALBRK | 8,34 | -2,68 | 20.850.000.000,00 |
| GARAN | 132,90 | 1,06 | 558.180.000.000,00 |
| HALKB | 41,84 | 0,19 | 300.611.113.277,28 |
| ICBCT | 14,04 | -1,20 | 12.074.400.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -0,16 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,74 | -3,07 | 11.850.000.000,00 |
| TSKB | 9,34 | -0,95 | 26.152.000.000,00 |
| VAKBN | 32,50 | -1,10 | 322.267.449.497,50 |
| YKBNK | 36,10 | 1,12 | 304.938.551.352,40 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ernst & Young, hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması'nın (European Attractiveness Survey) sonuçlarını paylaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, araştırma, Avrupa'nın küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen uluslararası yabancı yatırımcılar açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.
Avrupa genelindeki düşüş eğilimine rağmen Türkiye, Polonya ve İspanya gibi ülkeler yatırım performanslarıyla dikkati çekti. Bir önceki yıl doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım projeleri yüzde 20 artarak, dördüncü sıraya yükseldi ve proje sayısı 383 olarak gerçekleşti.
Polonya'da bu oran yüzde 10, İspanya'da ise yüzde 7 olarak gerçekleşti. Araştırma, bu performansın arkasında, güçlü yetenek havuzları, mevcut iş hacmi, yatırım dostu uygulamalar, vergi teşvikleri, yerel yetkinlik geliştirme programları ve dijital altyapı yatırımlarının bulunduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, yabancı yatırımlar geçen yıla kıyasla Fransa'da yüzde 17, Birleşik Krallık'ta yüzde 14 ve Almanya'da yüzde 10 düşüş gösterdi. Fransa'da yaşanan siyasi belirsizlikler, Birleşik Krallık'ta ticari sürtüşmeler ve artan vergi yükleri, Almanya'da ise enerji maliyetleri ve Çin'den gelen talebin zayıflaması yatırımcı güvenini olumsuz etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı.
İstihdam sayısı yüzde 25 geriledi
Avrupa, zayıf ekonomik büyüme, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ile yaşanan ticari gerilimler ve Ukrayna'daki gerilim ile Orta Doğu'daki anlaşmazlıkların devam eden etkileri nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor.
Buna rağmen, 2025'te doğrudan yabancı yatırım projelerinde görülen sadece yüzde 7'lik düşüş, Avrupa'nın temel ekonomik ve kurumsal avantajlarının dirençli kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Avrupa'da doğrudan yabancı yatırım projeleri kapsamında yaratılan istihdam sayısının yüzde 25 gerilediği görülüyor. Bu durum, yatırımcıların mevcut ekonomik ortamda daha seçici ve daha küçük ölçekli yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor.
Geçen yıl Avrupa'da yapay zeka odaklı doğrudan yabancı yatırım proje sayısı yüzde 96 artış gösterdi. Bu projeler 14 binin üzerinde yeni istihdam yaratarak bir önceki yıla göre yüzde 41 daha fazla istihdam sağladı.
Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar yüzde 25 arttı
Savunma sektöründe doğrudan yabancı yatırım proje sayısı yüzde 84 artarak yaklaşık 7 bin kişilik yeni istihdam yarattı. Yatırımlarda, hava sistemleri, insansız hava araçları, uzay teknolojileri, mühimmat, füze sistemleri ve kara savunma teknolojileri öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar ise yüzde 25 artış gösterdi.
Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlerde artış yaşanırken, Avrupa'nın geleneksel sanayi alanlarında düşüş gözlendi. Otomotiv sektöründeki yatırımlar yüzde 11, kimya sektöründeki yatırımlar yüzde 19 ve sağlık üretimi alanındaki yatırımlar ise yüzde 28 geriledi.
ABD ve Almanya'dan Avrupa'ya yapılan yatırımlar sırasıyla 2019-2025 döneminde yüzde 38 ve yüzde 28 düştü. ABD'li şirketler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yerel yatırımları teşvik eden politikalar nedeniyle Avrupa yatırımlarında daha temkinli davranırken, Alman şirketleri ise artan maliyetler, zayıflayan Çin talebi ve yoğunlaşan küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor.
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 54'ü önümüzdeki bir yıl içerisinde Avrupa'da yeni faaliyet kurmayı veya mevcut faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor. Katılımcıların yüzde 41'i jeopolitik gerilimler ve çatışmaları Avrupa'nın yatırım çekiciliği açısından en önemli risk olarak değerlendirirken, makroekonomik koşullar, ticaret engelleri ve artan regülasyon yükü de öne çıkan diğer risk unsurları arasında yer alıyor.
Geçen yıla göre regülasyon ve bürokratik karmaşıklığa ilişkin kaygıların yeniden yükselişe geçtiği görülüyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, şirketler üzerindeki idari yükü azaltmaya yönelik kapsamlı sadeleştirme çalışmalarını sürdürüyor.
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 60'ı Avrupa'nın gelecek 3 yıl içerisinde yatırım çekiciliğinin artacağını öngörüyor. Avrupa'nın geniş ve erişilebilir pazarı, güçlü altyapısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, inovasyon kapasitesi ve yüksek nitelikli iş gücü yatırımcıların en çok önem verdiği avantajlar arasında yer alıyor.
Katılımcılar aynı zamanda Avrupa'nın rekabetçilik ve verimlilik alanlarında ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Şirketlerin yüzde 52'si Avrupa'nın yatırım ortamını güçlendirecek stratejik kararları hayata geçireceğini düşünürken, yalnızca yüzde 21'i bu konuda olumsuz görüş bildiriyor.
Araştırma kapsamında görüşülen 500 yatırım lideri, Avrupa'nın küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için öncelikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha güçlü şekilde desteklenmesi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve stratejik sektörlere yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte yatırımcılar, vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, dijital inovasyonun hızlandırılması ve rekabetçiliği artıracak politikaların kararlılıkla uygulanmasının Avrupa'nın uzun vadeli yatırım çekiciliğini daha da güçlendireceği görüşünü paylaşıyor.
"Türkiye yabancı yatırım projelerini yüzde 20 artırdı"
Açıklamada görüşlerine yer verilen EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy, araştırma sonuçlarının jeopolitik dalgalanmaların, ticarette artan kısıtlamaların ve ekonomik belirsizliklerin küresel yatırım ortamını yeniden şekillendirdiğini gösterdiğini belirtti.
Tüm bu zorluklara rağmen Avrupa'nın, yabancı yatırımlar açısından dayanıklılığını koruyan ve yatırımcılar için cazibesini sürdüren bir merkez olmaya devam ettiğini gördüklerini aktaran Gürsoy, bu anlamda Türkiye'nin de oldukça iyi bir ivme kaydettiğini vurguladı.
Gürsoy, araştırmadan yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini, yapay zeka, savunma ve enerji gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip stratejik alanlara ve güçlü yetkinlik ekosistemlerine sahip şehir ve bölgelere yöneldiğini gözlemlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Araştırmanın, yatırım kararlarında artık tek bir belirleyici unsurun olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Teknolojik dönüşüm, insan kaynağına erişim, regülasyonlar, jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, ham madde ve tedarik zinciri dinamikleri gibi birçok unsur eş zamanlı olarak yatırım stratejilerini etkiliyor. Bu nedenle şirketler için asıl rekabet avantajı, değişimi öngörebilme ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru sektöre ve doğru coğrafyalara yönlendirebilme yetkinliğinde yatıyor."
Turizm sektörüne sigorta prim desteği geliyor
Küresel gıda fiyatlarında düşüş sürdü
Enflasyon verisi sonrası ekonomistlerden ilk yorumlar
Société Générale’den TCMB’nin faiz kararına ilişkin tahmin
JPMorgan CEO’su Dimon’dan ABD ekonomisi için kritik uyarı: Riskler büyüyor
Almanya'da enflasyon endişesi! Bundesbank'tan 'riskler yukarı yönlü' raporu
Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku açıklandı!
Türkler Karadağ’dan kaçıyor mu? İşte açıklanan yatırım verileri
Dünya ekonomisi için toplandılar, çözüm bulamadılar
ABD'nin bütçe açığı 2026 mali yılında 2 trilyon dolara yaklaştı
Merkez Bankası için faiz tahmini netleşti: 20 ekonomistten 19'u aynı görüşte
Kara para aklamayla mücadele: 'Offshore yatlar'a gözaltı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.