Son veriler reel sektör için ne sinyaller veriyor?
Bilindiği gibi sıkı para politikası uygulanan bir dönemden geçiyoruz. Burada amaç talebi zayıflatarak, talep nedeniyle oluşacak enflasyonu dizginlemektir. Talebin zayıflığı nedeniyle firmaların kar marjlarını azaltarak rekabetçi ortamda fiyatlarını düşürmesi beklenir. Bu durumda fiyatlar aşağı doğru düşüş eğilimine girer.
Peki ya talep enflasyonu yoksa? Ya sorun maliyet enflasyonuysa?
O zaman bir yandan düşük talep nedeniyle üretim azalır, yani arz azalır. Diğer yandan kapasite oranları düşer ve birim maliyetleri yükselir. O zaman maliyet enflasyonu oluşur. Kaldı ki yüksek reel faizler nedeniyle rekabet edemeyen bir sürü firma da kapıya kilidi vurmak zorunda kalabilir.
Şimdi en son açıklanan makro verilere bakalım ve uygulanan politika reel sektörde ne değişikliklere yol açmış onu görelim.
TÜİK verilerine göre Ağustos 2026 ayı itibariyle imalat sanayi sektörü üretimi yıllık bazda %2.5 azalmış. Aylık bazda da %1.6 azalmış. Kısacası veriye göre sanayi daha az üretir olmuş. Hem yıllık bazda hem de aylık bazda.
TCMB tarafından açıklanan kapasite kullanım oranlarına baktığımızda, Eylül 2026 ayı itibariyle Kapasite kullanım oranının imalat sanayi genelinde mevsim etkilerinden arındırılmış olarak %74.1 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Yani kullanılan kapasitenin neredeyse %34’ü kadar boş kapasite var ve üretemiyor. Bu durum yüksek birim maliyet nedeniyle rekabet avantajının kaybolması demek.
Şimdi bu orandan daha kötü kapasite kullanım oranı olan sektörlere bakalım. Çünkü bu şartlarda sürdürülebilir olmaları mümkün değil. Gıda %71.5, İçecek %69.9, tekstil %69.5, Deri %59.8, Makine ekipman %63.2, elektronik %70.9. Bu sektörler neredeyse mevcut kapasitelerinin yarısı kadar daha üretim yapabilir durumdalar. Eğer yapabilselerdi hem birim işletme maliyetleri yarı yarıya düşerek daha ucuza maledeceklerdi, hem de arz artacaktı.
Neden üretemiyorlar?
TCMB tarafından açıklanan iktisadi yönelim istatistiklerinde son 3 ayda ihracat sipariş miktarlarında düşüş olduğunu görüyoruz. TÜİK tarafından açıklanan Ağustos ayı dış ticaret endeksinde ihracat miktar endeksinin yıllık bazda %0.4 azaldığını görüyoruz. Özellikle imalat sanayinde azalış %4.5.
İç piyasada talebi daraltıcı politikalar ve yüksek reel faiz, krediye ulaşamama sorunlarıyla mücadele ederken, yurt dışındaki talebin de yavaşlaması firmalarda nakit dengesini ciddi şekilde zorlamaktadır. Düşük kapasite ile de bu sorunun aşılması mümkün değildir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haftalık para ve banka istatistiklerine göre; Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi 9 Ekim ile biten haftada 14 milyar 30 milyon 905 bin lira azalarak 27 trilyon 879 milyar 777 milyon 639 bin liradan 27 trilyon 865 milyar 746 milyon 734 bin liraya inerken, toplam mevduat artmıştır. Bu durum kredi büyüme tavan uygulaması nedeniyle bankaların kredi verme rekabeti yapamadığını, hatta mevcut kredilerde tavanı geçmemek için azaltıma gittiklerini bize göstermektedir. Yüksek enflasyon varken kredi tavan uygulaması sektörü büyütmek yerine frenlemekte ve rekabet ortamını zedelediğinden kredi faizlerinin de yüksek kalmasına neden olmaktadır.
Bir yandan kaynaksızlık, diğer yandan yüksek reel faizler varken, düşük kapasite kullanım oranlarıyla birim sabit maliyetler tavan yapmış durumda hangi firma rekabetçi olabilir ki? Bu durumda arzın artması gerçekten mümkün mü?
Talep enflasyonu ile mücadele amacıyla uygulanan kredi büyüme tavanı uygulamasına en kısa zamanda son verilmeli ve bankaların kredi kullandırmak için rekabet edecekleri ortam biran önce oluşturulmalıdır. İç talebi daraltıcı politikalar bu şekilde devam ederse zayıflayan dış taleple birlikte firmaların ayakta kalmaları da mümkün olamayabilir.
Saygılarımla,
-
19 Ekim 2026, Pazartesi
Son veriler reel sektör için ne sinyaller veriyor?
Devamını Oku - 13 Ekim 2026, Salı Devamını Oku
-
05 Ekim 2026, Pazartesi
Altında hedefler tuttu, şimdi ne olacak?
Devamını Oku - 28 Eylül 2026, Pazartesi Devamını Oku
-
21 Eylül 2026, Pazartesi
Yatırım fonları ve piyasaya etkileri
Devamını Oku - 17 Eylül 2026, Perşembe Devamını Oku
-
08 Eylül 2026, Salı
Ağustos ayı enflasyon verisi gelecekle ilgili ne sinyaller veriyor?
Devamını Oku -
31 Ağustos 2026, Pazartesi
Eylül ayında TCMB faiz indirimine gider mi?
Devamını Oku - 24 Ağustos 2026, Pazartesi Devamını Oku
-
18 Ağustos 2026, Salı
İnşaat sektöründe neler oluyor?
Devamını Oku
- BANKA HİSSELERİ
-
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri AKBNK 67,15 0,45 349.180.000.000,00 ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00 GARAN 132,10 -1,34 554.820.000.000,00 HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12 ICBCT 14,22 -2,74 12.229.200.000,00 ISCTR 12,91 -1,45 322.750.000.000,00 SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00 TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00 VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78 YKBNK 35,70 0,00 301.559.730.838,80

Altın ve gümüşte haftanın ilk gününde...
Goldman Sachs'tan 2027 için borsa...
HSBC’den portföy çeşitlendirmesi ve...
ABD borsaları teknoloji hisseleri...
Konut fiyatlarında yüzde 5.7'lik reel...
Altın yüksek enflasyona direniyor:...