| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| ALBRK | 8,15 | -2,16 | 20.375.000.000,00 |
| GARAN | 126,70 | -0,47 | 532.140.000.000,00 |
| HALKB | 43,14 | -0,42 | 309.951.324.731,88 |
| ICBCT | 12,92 | 0,78 | 11.111.200.000,00 |
| ISCTR | 12,12 | -1,38 | 303.000.000.000,00 |
| SKBNK | 0,00 | 0,00 | 0,00 |
| TSKB | 8,90 | -0,22 | 24.920.000.000,00 |
| VAKBN | 30,62 | -0,84 | 303.625.517.034,26 |
| YKBNK | 34,48 | -2,54 | 291.254.328.272,32 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, 'Kendime Yazılar' adlı bloğunda yatırımcıların yüksek faiz döneminde en çok akıllarına takılan soruya yanıt verdi. "Yüksek faiz döneminde yatırımlar TL mevduatında mı değerlendirilmeli yoksa dolarda mı tutulmalı" sorusunu somut örneklerle cevapladı. İşte Eğilmez'in o yazısı:
Son yıllarda yüksek faiz dönemlerinde yatırımcıların aklındaki en önemli sorulardan biri şu: Paramı TL mevduatta mı değerlendirmeliyim, yoksa dolarda mı tutmalıyım? Çoğu kişi yalnızca faiz oranına bakarak karar vermeye çalışıyor. Oysa doğru karşılaştırma, faiz getirisinin dolar kurundaki artışı telafi edip edemediğine bakılarak yapılabilir.
Bunu somut bir örnekle inceleyelim:
Bir yıl önce elinde 500.000 TL bulunan bir yatırımcının, bu parayı bir yıl vadeli TL mevduata yatırdığını ve vade sonunda parasını dolara çevirmeyi planladığını varsayalım.
Başlangıç (bir yıl önce):
Sermaye: 500.000 TL
USD/TL kuru: 40 TL
Net TL mevduat faizi (stopaj sonrası): %36
Başlangıçta yatırımcının parasının dolar karşılığı:
500.000 / 40 = 12.500 USD
Aynı tarihte parasını dolarda tutmuş olsaydı yılsonunda da aşağı yukarı aynı varlığa sahip olacaktı. (Dolar mevduat faizi çok düşük olduğu için bu örnekte ihmal edilmiştir.)
Bir yılın sonunda durum:
Anapara + Faiz: 500.000 × 1,36 = 680.000 TL
USD/TL kuru: 47 TL (bugün)
Anapara + Faizin dolar karşılığı 680.000 / 47 = 14.468 USD
Dolar bazındaki kazanç:
Başlangıçta 12.500 ABD doları karşılığı bulunan yatırımcının varlığı, bir yılın sonunda 14.468 ABD dolarına yükselmiştir.
Bu durumda yatırımcı, dolar bazında yaklaşık %15,7 oranında getiri sağlamış olur. Yani yalnızca TL cinsinden faiz geliri elde etmekle kalmamış, başlangıçta sahip olabileceği dolar miktarını da artırmıştır.
Başa baş noktası:
Bu örnekte TL mevduatının net getirisi %36 olduğu için, işlem maliyetleri dikkate alınmadığında, dolar kurunun da en fazla yaklaşık %36 yükselmesi durumunda yatırımcı dolar bazında başa baş kalır.
Ancak döviz alım-satım farkı, komisyonlar ve diğer işlem maliyetleri hesaba katıldığında pratikte bu eşik yaklaşık % 34 düzeyine gerileyebilir. Bu nedenle uygulamada % 36 yerine yaklaşık % 34'lük eşiğin esas alınması daha gerçekçi olacaktır
Buna göre:
Kur artışı %34'ün altında kalırsa, TL mevduatı dolar bazında avantaj sağlar.
Kur artışı %34 civarında gerçekleşirse, yatırımcı yaklaşık olarak aynı dolar miktarını korur.
Kur artışı %34'ün üzerine çıkarsa, dolar bazında kayıp oluşmaya başlar.
Dolayısıyla TL mevduatına yatırım yapan kişi, faiz geliri elde ederken aynı zamanda kur riskini de üstlenmektedir.
Yatırımcı açısından ne anlama geliyor?
Yatırımcının temel sorusu aslında oldukça basittir: TL faiz getirisi mi daha yüksek olacak, yoksa dolar kuru mu daha hızlı yükselecek?
Yüksek faiz dönemlerinde elde edilen gerçek kazanç, faiz ile kur artışı arasındaki farktan oluşur. Faiz getirisi kur artışını aştığı sürece TL mevduatı dolar bazında avantaj sağlayabilir.
Ancak yatırım kararı verirken yalnızca bugünkü faiz oranına bakmak yeterli değildir. Şu faktörler de değerlendirilmelidir: enflasyon beklentileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikası, döviz talebi, TCMB rezervleri, faizlerin gelecekteki seyri, ekonomiye duyulan güven.
Finansal piyasalarda sonuçları tek bir değişken değil, bu değişkenler arasındaki denge belirler.
Paralarını TL’ye yatıranlar son yıllarda bu modelle kur riski alarak dolar bazında ciddi geliri elde etme şansı yakaladılar. Bununla birlikte geçmişte kur riskini doğru yönetemeyen bankaların ciddi finansal sorunlar yaşadığı, bazı yatırımcıların da önemli varlık kayıplarına uğradığı dönemler olduğu unutulmamalıdır.
Ekonomi açısından değerlendirme:
Yüksek enflasyon dönemlerinde politika faizinin artırılması, tasarruf sahiplerini döviz yerine TL varlıklarda kalmaya teşvik etmeyi amaçlar. Böylece dövize olan talebin azalması ve TL'nin çekiciliğinin artması hedeflenir.
Bu şekilde oluşturulmuş bir yüksek faiz – kontrollü kur dengesi dövize olan talebi düşürse de ekonomiye doğrudan yabancı sermaye girişi yerine sıcak para girişini özendirir. Bu nedenle söz konusu politika, fiyat istikrarı açısından kısa vadede fayda sağlayabilse de uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda iktisatçılar arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bu durum, kısa vadeli sermaye girişlerini teşvik ederken ekonominin yüksek reel faiz maliyetine katlanmasına ve dış finansmana bağımlılığın artmasına yol açabilir.
Kısa vadede tasarruf sahiplerine avantaj sağlayan bu denge, uzun vadede üretim, yatırım ve büyüme üzerindeki etkileri bakımından ekonomi açısından tartışmalı sonuçlar doğurabilir.
Bu denge ne kadar sürdürülebilir?
Yüksek faiz ve görece istikrarlı kur dengesi bazı dönemlerde uzun süre devam edebilir. Ancak tarihsel deneyimler, bu tür dengelerin kalıcı olmadığını göstermektedir.
Uzun vadede ya enflasyon düşerek faizlerin normalleşmesini sağlar ya da kur üzerindeki baskılar artar ve döviz kuru daha hızlı yükselerek mevcut dengeyi değiştirir.
Sonuç
TL mevduatı ile döviz arasında tercih yaparken yalnızca faiz oranına odaklanmak doğru değildir. Esas belirleyici olan, faiz getirisinin döviz kurundaki artışı ne ölçüde telafi edebildiği ve yatırımcının üstlenmeye hazır olduğu kur riskidir.
Dev bankanın CEO'sundan öne çıkan küresel riskler
Milyarder yatırımcıdan kritik miras kararı! Bağış rotası değişti
Altın 4 bin doların altını gördü, geri döndü
Dolar karşısında güçlenen yuan için yeni hedef belli oldu
ABD borsaları düşüşle kapandı
29 kurumdan dolar ve enflasyon tahmini: Yıl sonu beklentileri belli oldu
İngiltere’nin dev indirim zincirinde kriz! Poundland’e kayyım ihtimali
Döviz piyasalarında dengeler değişiyor!
ABD Hazine Bakanı’ndan Fed’in faiz politikasına ilişkin açıklama
Altın fiyatları fed kararı sonrası yön değiştirdi
Fed'in faiz kararı sonrasında New York borsası pozitif kapandı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.