BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 70,85 3,05 368.420.000.000,00
ALBRK 8,39 1,08 20.975.000.000,00
GARAN 135,50 2,50 569.100.000.000,00
HALKB 37,14 1,70 266.842.656.479,88
ICBCT 14,57 2,03 12.530.200.000,00
ISCTR 13,47 2,43 336.749.595.900,00
SKBNK 11,01 1,66 27.525.000.000,00
TSKB 11,48 1,32 32.144.000.000,00
VAKBN 31,66 1,67 313.938.075.418,18
YKBNK 35,28 2,50 298.011.969.299,52

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemRakip ülkelerde üretim tehlikede! Hazır giyimde büyük fırsat----

Rakip ülkelerde üretim tehlikede! Hazır giyimde büyük fırsat

Rakip ülkelerde üretim tehlikede! Hazır giyimde büyük fırsat
06 Nisan 2026 - 08:40 www.finansingundemi.com

TGSD raporuna göre Hürmüz krizi enerji ve lojistik maliyetlerini yükselterek Asya üretimini zayıflatıyor. Türkiye’de maliyet baskısı artarken, yakın tedarik avantajı yeni sipariş fırsatları sunuyor

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel hazır giyim tedarik zincirini de derinden etkiliyor. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından hazırlanan “Hürmüz Boğazı Krizinin Türkiye Hazır Giyim Sektörüne ve Asya Hazır Giyim Tedarik Zincirine Etkisi” başlıklı bilgi notu, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin küresel hazır giyim üretimi ve ticareti üzerindeki çok boyutlu etkilerini ortaya koydu. Rapora göre küresel petrol ve LNG akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik hattaki aksama sonrası petrol fiyatları yüzde 45, gaz fiyatları yüzde 55 ve gübre fiyatları yüzde 35 oranında arttı. Bu artış, navlun, sigorta ve üretim maliyetlerini de yukarı çekerek küresel tedarik zincirinde ciddi bir maliyet baskısı yarattı. 

Rakip ülkelerde üretim tehlikede

Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre, Asya’daki üretim merkezlerinde enerji kısıtlamaları belirginleşirken, Sri Lanka’da haftada dört gün çalışma modeline geçildi, gemi rotalarının değişmesi teslim sürelerini 10-14 gün uzattı ve navlun maliyetlerini yaklaşık yüzde 15 artırdı. Vietnam’da yakıt stoklarının kritik seviyelere gerilediği belirtilirken, Pakistan ve Bangladeş’te de üretimi sınırlayan enerji tedbirleri devreye alındı. Güney Kore’de bazı tekstil fabrikalarının kapasitesi yüzde 20-30 seviyelerine kadar geriledi. Söz konusu gelişmeler Türkiye hazır giyim sektörü açısından çok katmanlı bir etki yaratıyor. Raporda, özellikle petrol türevi girdiler ve enerji maliyetlerindeki artışın, navlun ve sigorta giderleriyle birleşerek sektörün maliyet yapısını daha da bozduğu vurgulandı. 2022-2025 döneminde dolar bazında maliyetleri yüzde 26 artan sektör, 2026’nın ilk üç ayında enflasyon ve ücret artışlarının etkisiyle maliyetlerini daha da yukarı taşıdı. Kurda artış olmaması ise rekabetçiliği zayıflatan bir unsur olarak öne çıktı. Rapora göre Türkiye yalnızca maliyet baskısıyla değil, aynı zamanda pazar daralması riskiyle de karşı karşıya. Avrupa ve ABD’de talep yavaşlarken, Arap Yarımadası’na yapılan ihracatta da zayıflama ihtimali bulunuyor. Kuzey Afrika’da ise enerji ve su stresiyle birlikte artan maliyetler, bölgeyi hem risk hem de rekabet açısından kırılgan hale getiriyor. Özellikle Mısır’ın artan enerji faturası dikkat çekiyor.

Türkiye’nin rekabet avantajında öne çıkabilir

Buna karşın aynı kriz, Türkiye için önemli bir fırsat alanı da yaratıyor. Raporda, Bangladeş, Çin ve Hindistan gibi rakip üretim merkezlerinde artan maliyetler, lojistik gecikmeler ve sipariş belirsizliğinin Türkiye lehine bir alan açabileceği ifade edildi. Küresel alıcıların belirsizlik dönemlerinde yakın tedarik, hızlı teslimat ve esnek üretim kabiliyetine yönelmesi, Türkiye’nin rekabet avantajını yeniden öne çıkarabilir. Özellikle 2026’nın ikinci yarısından itibaren siparişlerde bu etkinin daha görünür hale gelebileceği değerlendiriliyor.

Raporda yer alan değerlendirmeye göre enerji ve ham madde maliyetlerindeki artış Türkiye’de üretim maliyetlerini yukarı iterken, Uzak Doğu’daki rakipler üzerindeki baskı Türkiye lehine göreli bir avantaj yaratıyor. Ancak Türkiye’nin mevcut maliyet yapısı ve ihracatı destekleyici mekanizmaların yetersizliği, bu fırsatın kalıcı siparişe dönüşmesini zorlaştırabilir. TGSD, ortaya çıkan tablo karşısında politika önerilerini de sıraladı. Buna göre net ihracatçılara yüzde 10 döviz dönüşüm desteği verilmesi, çalışan başına 3.500-6.000 TL arasında iş gücü desteği sağlanması ve reeskont kredilerinin daha uygun koşullarla yeniden düzenlenmesi öneriliyor. Ayrıca Eximbank teminatlarına KGF desteği sağlanması, ham madde ithalat yüklerinin azaltılması ve Dahilde İşleme Rejimi süreçlerinin kolaylaştırılması gerektiği vurgulanıyor. Genel değerlendirmede ise Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji şokunun geçici bir dalgalanma değil, tekstil ve hazır giyim üretim ekosistemini etkileyen yapısal bir risk olduğu ifade ediliyor. İran savaşının Türkiye’ye otomatik bir avantaj sağlamayacağı ancak doğru ekonomi politikaları uygulanması halinde Türkiye’nin yeni sipariş fırsatlarını değerlendirebileceği belirtiliyor. Raporda, bu sürecin yönetilmesinin yalnızca sanayicinin değil kamu ve özel sektörün ortak sorumluluğu olduğu vurgulanarak, gerekli adımlar atılmazsa ortaya çıkan fırsat penceresinin kapanabileceği uyarısı yapılıyor

 Lufthansa: Yakıt sıkıntısı kapıda Lufthansa: Yakıt sıkıntısı kapıda

 

Savaşın faturası ağır oldu: Dünya alarmda!Savaşın faturası ağır oldu: Dünya alarmda!

 

İran savaşı İngiltere’de mortgage yükünü artırdıİran savaşı İngiltere’de mortgage yükünü artırdı

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
DM TV YAYINDA! ABONE OL!