| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 67,30 | -2,82 | 349.960.000.000,00 |
| ALBRK | 8,67 | -1,70 | 21.675.000.000,00 |
| GARAN | 127,30 | -2,00 | 534.660.000.000,00 |
| HALKB | 44,04 | -1,03 | 316.417.624.969,68 |
| ICBCT | 14,95 | -0,66 | 12.857.000.000,00 |
| ISCTR | 12,71 | -2,00 | 317.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,87 | -1,02 | 12.175.000.000,00 |
| TSKB | 9,76 | -0,41 | 27.328.000.000,00 |
| VAKBN | 33,44 | -0,71 | 331.588.415.729,12 |
| YKBNK | 35,28 | -3,61 | 298.011.969.299,52 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Türkiye'de kanlı terör eylemlerine devam eden PKK terör örgütünün eylem kabiliyetini sona erdirmek için yurt dışındaki yapılanmasının da yok edilmesi gerektiğinin altını çizen uzmanlar, bu anlamda Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanabileceğini vurguladı.
Uzmanlar, Türkiye'nin sınırları dışından kendisine yöneltilen terör eylemlerine dikkati çekerek, Türkiye'nin "NATO üyesi bir ülke saldırıya uğradığında tüm üye ülkelerin birlikte savaşmasını" öngören NATO'nun beşinci maddesinin uygulamaya sokulması talebini gündeme getirebileceğini belirtti.
Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası Hukuk Uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, PKK terör örgütünün Türkiye'nin yanı sıra Suriye, Irak, İran ve Avrupa üzerinde geniş bir teşkilatlanmaya geçtiğine dikkati çekerek, "Terör örgütü, Arap Baharı'ndan sonraki süreçte Suriye'nin parçalanmasından çok ciddi bir şekilde istifade etmiştir. Değişen uluslararası güç konjonktürlerini dikkate alarak Irak'taki güçlerini Suriye'ye kaydırmıştır" dedi.
PKK terör örgütünün, PYD gibi isimlerle kendini legalize etmeye çalıştığına dikkati çeken Caşın, "Türkiye'nin güneyinde, hem Irak hem Suriye sınırında bir kantonlar teşkilatı kurmak suretiyle de facto olarak öncelikle buralarda devlet kurmak, daha sonra da bu devleti Türkiye'de toplu bir halk isyanıyla bütünleştirip bir devlet kurma planı içerisindedir." diye konuştu.
TÜRKİYE VATANDAŞLARINI TOPRAKLARI DIŞINDA KORUMAYA MECBURDUR
Son terör saldırısıyla Türk milletinin sabrının tükendiğinin altını çizen Caşın, "Bundan böyle Türkiye, yurt içinde ve dışında terörle mücadelesini genişletecektir. Bu aynı zamanda silahlı bir mücadele olacaktır. Bu asimetrik savaşa karşı Türkiye de uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkını kullanarak vatandaşlarını toprakları dışında korumaya mecburdur. Türkiye bunu yeni bir strateji olarak ortaya koyacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE TERÖRLE MÜCADELESİNİ YENİ BİR SAFHAYA SOKMAK ZORUNDA
NATO'nun temel stratejilerinden birinin terörle mücadele olduğuna dikkati çeken Caşın, şunları kaydetti:
"Elbette NATO'dan da BM'den de AGİT gibi örgütlerden de Türkiye yardım alacaktır. Özellikle Irak'ta Türkiye'nin sıcak takip hakkı vardır. Bu konuda Barzani ile de işbirliği yapılabilir. Türkiye, uluslararası toplumda bütün enstrümanları kullanarak, terörle mücadelesini yeni bir safhaya sokmak zorunda. Artık Türkiye'nin sabrı bitmiştir. Bundan böyle Türkiye, terörist örgütün üyelerini nerede görürse vuracak, imha edecektir. Dünyadaki bütün devletler bu şekilde yapmaktadır. Türkiye, George W. Bush'un önleyici müdahale doktrinini kullanacaktır. Uluslararası hukuk açısından Türkiye'nin buna hakkı var."
TÜRKİYE BUGÜNE KADAR NATO KARTINI OYNAMADI
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Irak ve Suriye'nin, otorite boşluğu ve güvenliksizlik sebebiyle Türkiye'ye dönük terör eylemlerinin merkez üssü konumuna geldiğini belirterek, terör örgütleriyle mücadele için içeride alınacak her türlü önlemin yanı sıra sınır ötesinde de birtakım operasyonların yürütüldüğünü hatırlattı.
NATO'nun sadece bir savunma örgütü olmadığına, aynı zamanda bir güvenlik örgütü olduğuna dikkati çeken Erhan, "Kendi üyelerine karşı yürütülen bu tür terör saldırıları karşısında NATO'nun harekete geçirilebilir olduğunu düşünüyorum. Türkiye bugüne kadar NATO kartını oynamadı. NATO'yu teröre karşı harekete geçirmedi ama bu tür terör eylemlerinin Türkiye sınırları dışından Türkiye'ye yöneldiği düşünülürse bunlarla mücadelede mutlaka NATO üyesi ülkelerin de desteğinin talep edilmesi gerektiğini düşünüyorum. NATO'nun beşinci maddesinin işletilmesi için Türkiye'nin harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.
TÜRKİYE'NİN TEK BAŞINA HAREKAT YAPMA GÜCÜ VAR
Erhan, 1984'ten beri Türkiye'nin beşinci maddenin işletilmesi için NATO'ya müracaatta bulunmadığını aktararak, "Ama artık bunun zamanı geldi. Çünkü Irak'tan ve Suriye'den kaynaklanan bir saldırı söz konusu. Buna karşı da topyekun bir karşı koyuşun söz konusu olması lazım. Artık Kandil'in bir terör yuvası olmaktan çıkarılması için müttefiklerle beraber Türkiye'nin harekete geçmesi gerekiyor. Onun için de en önemli ve kullanılabilir zemin NATO olarak gözüküyor" yorumunda bulundu.
Öte yandan NATO üyesi pek çok müttefikin kendi topraklarında terör örgütlerine birtakım imkanlar sağladığına dikkati çeken Erhan, bu siyasi desteğin ortadan kaldırılması için Türkiye'nin çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin tek başına Irak'ta ve Suriye'de harekat yapma gücü ve kapasitesinin olduğunu belirten Erhan, "Eğer bunu gerçekleştirecekse ve bıçak kemiğe dayanmışsa Türkiye bunları tek başına da yapar" diye konuştu.
PKK DOĞRUDAN HEDEF ALINMALI
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş, terör örgütlerinin bugünkü operasyonel kabiliyeti kazanmasında Suriye ve Irak'taki başarısız devlet örneğinin rolüne değinerek, "Oradaki hakimiyet alanını genişleterek, insan havuzunu genişlettiler. Kontrol ettikleri alanlardan ciddi bir finansal getiri kazanmaya başladılar. Amerika ve Almanya gibi ülkelerden DEAŞ'a karşı savaşacakları taahhüdüyle aldıkları silahlarla aslında örgütün silah havuzunu genişlettiler. DEAŞ'le mücadele çerçevesinde uluslararası meşruiyetini artırma, terörlerinin üstünü kapatma şansı buldular. Özellikle Kobani sonrası, bu aşamalarda PKK kendisini genişletti ve Türkiye'deki operasyonel kabiliyetini artırdı." şeklinde konuştu.
PKK ile gerçek anlamda mücadele edilmesi için bu unsurlarla yüzleşilmesi gerektiğine değinen Ulutaş, "Afrin'den Haseke'ye, hatta Irak'a, Sincar Dağlarına kadar olan bir geniş kuşakta PKK doğrudan hedef alınmalı. El Bab'a yapılan operasyonların benzerleri o hat boyunca tüm PKK unsurlarına yapılmalı. Yoğun hava saldırıları olabilir" önerisinde bulundu.
Batı ülkelerinin, Suriye savaşı çerçevesinde PKK'ya hem siyasi hem de askeri yatırım yaptığını kaydeden Ulutaş, özellikle Amerika'nın doğrudan müttefiklik ilişkisi kurduğu tek aktörün PKK olduğunu söyledi. Batı ülkelerinin bu yatırımlarını korumak istediğini belirten Ulutaş, Suriye'deki çıkarlarını PKK üzerinden yürütmeye çalıştığını dile getirdi.
Ulutaş, bu nedenle Batılı ülkelerin, Türkiye'nin olası bir harekatına karşı çıkacağını ancak meselenin Türkiye'nin güvenliği olduğunun altını çizerek, "Amerika ve Avrupa ülkelerinin ne dediğinden bağımsız olarak hareket etmek zorundayız. Onlara kalsa hiçbir şekilde hareket etmemizi istemeyecektir. Terörle mücadelemiz konusunda Avrupa'nın, ABD'nin eleştirilerini, hassasiyetlerini kulak ardı etmemiz lazım. Aksi takdirde operasyonlarımızı yürütemeyiz." dedi.
Çok unutkanız çok.Bu ūlkenin sahibi yok.Sahip dediklerimizde tūrbūnlere oynuyor.Dūn pkk ile aynı masaya oturanların Natodan yardım istemeye yūzū varmıdır ? Dūn Ankarada ağırladığımız Pyde ye terörist demeye hakkımız varmıdır.Aldatıldık demekle sorunları çözebilirmiyiz ?
Allah yar ve yardımcınız olsun 80 milyon arkanızda ve yanınızdadır Allah'ın izniyle
AVRUPA VE AMERİKA NIN ORDAKİ PLANLARI MI AĞIR BASACAK YOKSA MEMLEKETTE AKAN KANLAR MI BUNU BİZE ZAMAN GÖSTERECEK
Fortune 500'e giren Türk şirketi iflas etti!
Fransa'da akaryakıt alarmı! TotalEnergies çalışanları greve gitti
AK Partili belediyeye yeni operasyon
Silifke Belediyesi'ne operasyon: 7 şüpheli gözaltına alındı
Hollywood’da taşlar yerinden oynadı: 110 milyar dolarlık birleşmeyle neler değişecek?
Şimşek açıkladı: Şoklara karşı mali tampon
17 fonda ödemeler bugün başlıyor
Goldman Sachs'tan TCMB için ezber bozan faiz tahmini
2026’nın en iyi şehirleri açıklandı: İstanbul kaçıncı sırada?
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.