| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,15 | -1,59 | 354.380.000.000,00 |
| ALBRK | 8,71 | -1,25 | 21.775.000.000,00 |
| GARAN | 128,50 | -1,08 | 539.700.000.000,00 |
| HALKB | 43,92 | -1,30 | 315.555.451.604,64 |
| ICBCT | 15,03 | -0,13 | 12.925.800.000,00 |
| ISCTR | 12,79 | -1,39 | 319.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,94 | 0,41 | 12.350.000.000,00 |
| TSKB | 9,80 | 0,00 | 27.440.000.000,00 |
| VAKBN | 33,66 | -0,06 | 333.769.918.464,18 |
| YKBNK | 35,66 | -2,57 | 301.221.848.787,44 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Halen görevde olan bakan üzüntüyle anlatıyordu. Çocukluğundan beri tanıdığı, Milli Görüş hareketinde birlikte yer aldığı bir arkadaşıydı söz konusu olan. Kendisi AK Parti’ye geçmiş ama o geçmemişti, bir ilde
üst düzey bir görevdeydi.
15 Temmuz kanlı darbe girişimi ardından bir gün arkadaşının eşi arayıp yardım
istemişti: Arkadaşı “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)” üyesi olmak suçlamasıyla
gözaltına alınmıştı.
Bakan hemen ne olduğunu anlamaya çalıştı, güvenlik yetkililerinden bilgi istedi.
Bu işte bir yanlışlık olmalıydı. Arkadaşının gerçekten de Gülen cemaatiyle hiç bir teması görünmüyordu. Çocuklarını o okullara göndermemiş, Bank Asya’da hesap açmamıştı, hatta Zaman gazetesine bırakın abone olmayı okuduğu dahi görülmemişti.
Bakan inanamıyordu ama bir de MİT’ten gelen bir dosya sunuldu Bakana. Buna göre arkadaşının cep telefonunda ByLock yazılım programı yüklenmişti. Bu uygulama aracılığıyla yalnızca bir kişiyle haberleşmişti. Bir yıl içinde 109 kere ve sadece aynı kişiyle haberleşmişti ve o kişi istihbarat kayıtlarına göre o ildeki “kıta imamı” idi, yani askeri birlikler ona bağlıydı.
“Hemen elimi çektim” dedi Bakan üzüntüyle, “Yapacağım bir şey yok bu durumda.” Bakanın çizdiği tablo, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “kripto FETÖ’cüler” tanımına uyuyordu. Kendisini ne kadar iyi gizlemiş olsa da, ByLock yazışması, bakanın çocukluk arkadaşının tutuklanmasına yetmişti.
ABİLER, ABLALAR, İMAMLAR ARASI
Türkiye 15 Temmuz darbe girşimi ardından tıpkı “kıta imamları” gibi ByLock (okunuşu
Baylok) diye bir kavramla da tanıştı.
FETÖ soruşturmaları Gülen ‘hareketi üyelerinin Türkiye’yi 15 Temmuz darbe
girişimine götüren süreçte bu iletişim sistemi üzerinden gizli haberleşmeyi yürüttüğü
üzerinde yoğunlaşıyordu.
Oysa MİT Cemaatin ByLock dosyasını geride bırakıp gizli örgütlenmenin
haberleşmeyi Eagle yazılımı üzerinden yürüttüğünü saptamış, onun peşine düşmüştü
bile. Eagle kodları tam olarak kırılıp yapılan hazırlığın darbe girişimi olduğu ortaya
çıkarılamadan 15 Temmuz kanlı girişimi yaşandı.
Bunda MİT’in Mayıs ayı sonlarına doğru ByLock kayıtlarından saptayabildiği 40 bin
kadar isimden devlet kurumlarında çalışanları, kendi kurumlarına bildirmeye
başlamasının da payı olmuştu. Bu kayıtlara göre, örneğin 600 kadar subayın ismi
Genelkurmay’a bildirilmişti. Öte yandan Genelkurmay’da konuyla ilgilenecek, örneğin
Personel Dairesinda Fethullahçı örgütlenme vardı ve alarm zilleri çalmaya
başlamıştı.
NASIL DEŞİFRE OLDU?
Örgütlenme ağı, Temmuz sonunda yapılacak Yüksek Askeri Şura’da (YAŞ) bu
subayların çoğunun tasfiye edileceği bilgisine böyle ulaştı.
Ancak, Hürriyet’e konuşan ve isimlerinin saklı kalmasını isteyen MİT yetkililerine
göre, örgütün sadece Genelkurmay’da değil Türkiye genelinde deşifre olmaya
başlaması Emniyet ve Başbakanlık’taki bilgi sızmalarıyla oldu.
MİT’in saptamasına göre Cemaatin Emniyet İstihbaratında mühendis olarak çalışan
bir elemanı 40 bin kadar ismi toplu halde Başbakanlık eski Veri Toplama Merkezi
İstihbarat Şefi Mustafa Koçyiğit’e iletti. Koçyiğit’in de “Burak” ismiyle tanıdığı
mühendisten alınan bilgileri (Koçyiğit ifadesinde 20 bin isim diyor) örgütte bağlı
bulunduğu “Selahattin” ve “Furkan” ismiyle bildiği “abilere” ilettiğini ifadesinde
söylüyor.
İstihbaratçılar bu gelişmelerin darbe girişimini YAŞ öncesine çekmiş olabileceği
yorumunda bulunuyor.
NASIL FARK EDİLDİ?
MİT’in ByLock sisteminin farkına varıp üstüne gitmesi, izlemeye alınan bazı
Fethullahçı isimler arasındaki telefon, SMS, Whatsapp irtibatının bıçakla kesilir gibi
durması olmuş.
Bunun üzerine Cemaatin gizli bir haberleşme sistemi kurduğu sonucuna varılarak bu
araştırılmaya başlamış.
Peki, Fethullahçıların telefon vs haberleşmesini terk etmeleri neden sonra olmuş?
İstihbaratçıların cevabı 17-25 Aralık 2013 soruşturmalarından sonra.
Bunun arkasında da polisiye, casusiye romanlarını solda sıfır bırakacak gelişmeler
yaşanmış MOBESE’NİN B’SİNDEN SONRA O’SU
Dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile ilk adımlar
19 Aralık’ta atılmış. Bu çerçevede kilit bir gelişme, dönemin Ulaştırma ve Haberleşme
Bakanı olan Başbakan Binali Yıldırım’a bağlı kurulan merkezi dinleme kurumu
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında (TİB) atılmış.
TİB’in Başkan ardımcısı ve İnternat Dairesi Başkan Vekili olan Osman Nihat Şen ve
Bilgi Sistemleri Daire Başkanı İlhan Elieyioğlu’nun görevden alınması 23 Aralık
Resmi Gazetesinde yayınlanarak resmileşmiş.
Osman Nihat Şen önemli bir isim. Sokak kameraları sistemi MOBESE’nin B’sinin Basri
Aktepe ise, O’su Osman Nihat Şen idi.
TİB’deki en önemli değişiklik ise bir süre önce Fethi Şimşek’in ayrılmasıyla boşalan
TİB Başkanlığına MİT’ten bir simin getirilmesi oldu. Hakan Fidan’ın Başbakanlık
Müsteşar Yardımcılığı dönemde Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü olarak birlikte çalıştığı ve 2010’da MİT Müsteşarlığına atanınca MİT’e aldığı Ahmet
Cemalettin Çelik 18 Ocak 2014’te TİB başkanlığına getirildi. (Bu arada 25 Aralık
soruşturması da açılmış ve Erdoğan bunun bir yolsuzluk soruşturması değil, Gülen’in
darbe girişimi olduğunu söylemeye başlamıştı. Bu atamanın sabahında Gaziantep’te
Suriye’ye giden MİT’a ait TIR’lar jandarma tarafından durdurulup aranacak, bir
skandal patlayacaktı.)
Şen halen VIP telekulak davası olarak birlinen 949 kişinin (TÜBİTAK kriptolu
telefonlar dahil) usulsüz dinlenmesi davasında tutuklu yargılanıyor.
CEMATTE ALARM VE BYLOCK
Cemalettin Çelik MİT’teki son görevi olan Elektronik Teknik İstihbarat (ETİ)
Başkanlığına ise kimin yerine getirilmiş biliyor musunuz? Basri Aktepe’nin. Emniyet
İstihbaratı ve TİB’deki çalışmaları ile AK Parti’nin Cemaat ile arası iyi iken Fidan
tarafından MİT’e alınmış olan Aktepe’nin 17 Aralık’tan bir kaç ay önce “kuşkuların
artması üzerine” ETİ Başkanlığından “pasif bir göreve” alınmış olduğu bilgisi var.
İstihbarat analistlerinin değerlendirmesine göre MİT ve TİB’te telefon ve internet
trafiği üzerindeki konntrolünü yitiren örgütlenme ByLock’u devreye alıyor.
Emniyet ve MİT, 17-25 Aralık sonrası FETÖ şüphesiyle gözaltına alınanların
telefonlarında, pek da yaygın olmayan bu iletişim sisteminin yüklü olduğunu
görünce üzerine gidiyor ve ortaya çıkarıyor.
Ancak önemli bir özelliği var. Mesela Whatsapp’a girdiğinizde olduğu gibi telefon
defterinizdeki bütün isimleri, ya da numaraları arayıp iletişime geçemiyorsunuz.
Kaydolduğunuzda size sayılardan oluşan bir kod veriliyor ve ancak kod numarasını
bildiğiniz kişiyle irtibat kurabiliyorsunuz; aynı şekilde sizin kod numaranızı bilen kişi
sizinle irtibat kurabiliyor.
ByLock uygulaması ABD’de David Keynes tarafından piyasaya sürülmüş. MİT
yetkilileri yaptıkları araştırmada yazılımın sahibi görünen şirketin de tabela şirketi
olduğu, hatta kullanılan yabancı isimler arkasında da Türklerin bulunduğu sonucuna
varmışlar.
ByLock’un aslında Cemaat tarafından sanki ABD’de bir şirketmiş gibi kurulup
yazılımın da Türkiye’de üretildiği sonucuna varmışlar.
Cemaatçilerin burada bir açık verdiği ve ByLock yazılımının kaynak kodları arasında
bazı Türkçe komutların unutulduğunun saptanmış.
TÜBİTAK eski yöneticilerinden Mesut Yılmazer, 11 Eylül’de ByLock’u yazan ekipte yer
aldığı kuşkusuyla çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
LİTVANYA BAĞLANTISI
Kaydı ABD’de görünen ByLock sunucusunun Litvanya’da çıktığını öğrendiğim an
geçen yıl başıma gelen bir olayı hatırladım.
Geçen yıl Twitter hesabım gasp edilmişti. Gecenin bir yarısı banka hesabımı, kredi
kartlarımı dondurduktan ve Twitter merkezine başvurumu yaptıktan sonra bu işten
anlayan genç dostlarımdan “Şu işe bir bakar mısınız?” diye yardım istedim.
Bir süre sonra, sabaha karşı üç gibi, gençlerden biri aradı. “Tamam abi” dedi,
“Cevabını da verdik, patlattık”; kendi lisanınca benim hesabımı gasp eden sunucuya
bir darbe vurduklarını anlatıyordu.
“Peki ülkücülerin benle hesabı neymiş?” diye sordum, çünkü gaspçılar ekranımı üç
hilaller, bozkurtlarla donatmışlardı.
“Ülkücü filan değil bunlar abi” dedi bilgisayar sihirbazı genç dostum; “Cemaat bunlar,
kendilerini başka şekillerde gösteriyor.”
O nedenle MİT yetkilisi sunucuyu Litvanya’da bulduklarını söylediği zaman daha bir
can kulağıyla dinlemeye başladım.
YAZIŞMALARIN YÜZDE 99’U TÜRKÇE
Basri Aktepe’nin kızağa çekilmesi, Osman Nihat Şen’in görevden uzaklaştırılması ve
Cemalettin Çelik’in TİB’in başına geçmesini takip eden günlerde, yani 2014 Ocak-
Şubat aylarında MİT’in siber güvenlik uzmanları MİT, Emniyet ve Jandarma’dan TİB’e
giden verilerin yazılımında bir casus program saptadı.
Toplam 14 bin satır civarındaki yazılıma gizlice yerleştirilmiş bu program, bütün veri
akışını ABD’de bir adrese e-posta olarak kopyalıyordu.
Hükümetin TİB’i söndürmeye karar vermesiyle MİT’in ByLock’a Litvanya MİT’in siber güvenlik ekibi Litvanya’daki sunucuya girerek verileri Yenimahalle’deki
karargaha aktarmaya, ByLock’un içini boşaltmaya başladılar.
Boşalttıkça onlar da şaşırdı: ABD’de kurulan, Litvanya’da işletilen ByLock’taki 18
milyon küsur yazışma ve 3,5 milyon e-postanın yüzde 99’u Türkçe idi.
Aynı şekilde IP’lerin yüzde 98’i Türkiye kaynaklıydı. Görünüşte şirket 2014 Kasım
ayında Orta Doğu’dan gelen hesapları kapatmıştı ama bu Türkiye’den girişleri VPN ve
Proxy gibi kimlik gizleme yollarına sevk etmek içindi. Zaten ByLock’taki kullanıcı
adlarının tamamına yakını da Türkçe isim ve ünvanlardan oluşuyordu.
KİMLİKLER ORTAYA ÇIKIYOR
ByLock’un VPN’e geçmesi bir şeyden kuşkulandıklarına işaret ettiği için MİT 2015
Aralık ve 2016 Ocak’ta hafızada ne varsa alıp sistemden çıkıyor.
Zaten bu aşamada Fethullahçılara atfedilen ByLock sistemi de kapatılıp, başta
söylediğimiz gibi Eagle üzerinden bir başka gizli haberleşme sistemi çalışmaya
başlatılıyor.
MİT’çiler bugünde dek ByLock’a kayıtlı 215 bin 92 hesaptan Eylül başı itibarıyla 165
bin 178’inin kimliklerinin saptandığını söylüyor.
Bunlar içinde en önemlisinin ise ilk 25 kişi olduğu, yayılmanın bu ilk katılımcılardan
aşağı doğru olduğu bilgisi veriliyor.
Çünkü başlarda az sayıda da olsa doğrudan internetten uygulama indirme şeklinde
yapılan kayıtların bir aşamadan sonra irtibat görevlisi “abiler ve ablalar” kanalıyla
Bluetooth yoluyla indirildiği saptanmış Gerçek kimliklerin saptanmasını zorlaştıran unsurlar arasında, hiyerarşide yüksek
düzeyde bazı üyelerin başkalarına ait SIM kartlarıyla, ya da başkalarına ait ADSL
bağlantıları üzerinden haberleşme sağladıkları anlaşılmış.
GİZLİ YÖNTEMLERE GİZLİ TEDBİRLER
ByLock’un çözülmesi belki de darbecilerin hazırlıklarını tamamlayamadan harekete
geçmesine yol açtı, belki 15 Temmuz’un yenilmesinde pay sahibi oldu. Her halükarda
15 Temmuz kanlı girişime giden son hazırlıkların Eagle sistemi üzerinden yapıldığı
anlaşılıyor.
Öte yandan Eagle programının çözülememesi, bu haberleşme sistemiyle ele geçen 1
dolarlık banknotlar arasında bağlantı olup olmadığının kesinleştirilememesi gibi zor
problemler hala tamamıyla çözülebilmiş değil.
Şimdi bir yandan Eagle programının nasıl kullanıldığını tam olarak çözmeye, diğer
yandan başka benzeri haberleşme sistemleri olup olmadığını bulmaya çalışıyor
uzmanlar.
Murat Yetkin- Hürriyet
165 bin bukalemun acilen açıklanmalı. özel sektörde çok fazla mobbing yaptılar. başkalarının ekmeği ile oynuyorlar. açıklayın ki işverenler işten atsın. kimse örgüt elemanı ile çalışmak istemez. acilen açıklansın.
NYT yazdı: ABD ordusu İran'a yönelik saldırı planları hazırlıyor
Maltepe'de çöken binadaki arama çalışmalarında enkazdan 1 kişi çıkarıldı
İsrail basını iddia etti: Trump, seçimler öncesi İran'a saldırı planlıyor
USS Abraham Lincoln 265 gün sonra ABD'ye döndü
Vurulmuş halde bulunan Vali Yardımcısı hayatını kaybetti
ABD'den İran'ın petrol taşımacılığında kullandığı filoya yaptırım
Husiler, Suudi Arabistan'daki hava üssü ve havalimanlarını hedef aldı
Trump'tan İran açıklaması: Ara seçimlere kadar saldırı yok
Ataşehir Belediyesi'ndeki seçim öncesi bir CHP'li daha AKP'ye geçti
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.