| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Küresel tahvil piyasalarında son dönemde yaşanan sert hareket, sadece yatırımcılar kadar ekonomileri de ilgilendiren dev bir soruna dönüşüyor. Tahvil getirilerinin yıllardır görülmeyen seviyelere yükselmesi, devletlerden şirketlere ve tüketicilere kadar borçlanan herkes için daha yüksek maliyet anlamına geliyor.
ABD, Almanya, Japonya ve İngiltere gibi büyük ekonomilerde tahvil getirileri çok yıllık zirvelere çıkarken yüksek kamu borçları, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesi ve merkez bankalarının sıkı para politikasını sürdürebileceği beklentisi tahvil piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Brookings Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Robin Brooks'a göre yüksek borçlanma maliyetleri kısa süreli piyasa hareketinden çok, uzun yıllar devam edebilecek orta vadeli bir eğilimin parçası.
HÜKÜMETLERİN FAİZ FATURASI ARTIYOR
Yükselen faizlerden en fazla etkilenecek kesimlerin başında da hükümetler geliyor.
Birçok ülkede kamu borcu halihazırda yüksek seviyelerdeyken eski borçların vadesi doldukça hükümetler bunları daha yüksek faizlerle yeniden finanse etmek zorunda kalıyor. Bu da bütçeden faiz ödemelerine ayrılan payın giderek büyümesi anlamına geliyor.
State Street Investment Management Kıdemli Sabit Gelir Stratejisti Masahiko Loo'ya göre yüksek borç, büyük bütçe açıkları ve dış finansman ihtiyacının aynı anda görüldüğü ülkeler daha savunmasız durumda.
Loo, gelişmiş ekonomiler arasında Fransa'nın bu açıdan öne çıktığını belirtirken gelişmekte olan ülkelerde hem bütçe hem de cari açık veren ekonomilerin küresel faiz artışından daha fazla etkilenebileceğine dikkat çekti.
Japonya ise yüksek borcun yarattığı baskının en belirgin örneklerinden biri. Ülkenin kamu borcu milli gelirinin yüzde 200'ünü aşarken, 2026 mali yılında borç servisinin devlet harcamalarının dörtte birinden fazlasını oluşturacağı tahmin ediliyor.
BÜYÜMEK DAHA PAHALI
Yüksek faiz ortamı şirketlerin de hesaplarını değiştiriyor. Borçlarını yenilemek veya yeni yatırımları finanse etmek isteyen şirketler artık daha yüksek faiz ödemek zorunda. Özellikle borcu yüksek, bilançosu zayıf veya değişken faizli kredilere daha fazla bağımlı şirketler bu durumdan daha hızlı etkilenebilir.
Küçük şirketlerin büyük şirketlere kıyasla değişken faizli borçlara daha fazla bağımlı olması da bu grubu daha kırılgan hale getiriyor. Uzmanlar ticari gayrimenkul şirketleri, özel sermaye destekli işletmeler ve yüksek borçla büyüyen bazı teknoloji şirketlerinin riskli alanlar arasında bulunduğunu belirtiyor.
BORÇ YARIŞI BÜYÜYOR!
Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı artış tahvil piyasasında yeni bir baskı oluşturuyor. Teknoloji şirketleri veri merkezleri ve diğer yapay zeka altyapılarını kurmak için büyük miktarlarda finansmana ihtiyaç duyuyor. Böylece şirketler, yatırımcıların parasını çekebilmek için devletler ve diğer büyük borçlularla daha fazla rekabet etmek zorunda kalıyor.
Finansman maliyetlerinin daha da yükselmesi halinde bugün planlanan bazı veri merkezleri, fabrikalar, satın almalar ve diğer büyük yatırımların ekonomik açıdan cazibesi azalabilir.
TÜKETİCİLER DE ETKİLENECEK
Tahvil getirilerindeki yükseliş zamanla tüketicilerin kullandığı kredilere de yansıyor. Konut ve otomobil kredileri başta olmak üzere uzun vadeli borçlanmanın maliyeti yükselirken bundan en fazla düşük gelirli hanelerin etkilenmesi bekleniyor.
Gelirinin daha büyük bölümünü kredi taksitleri ve temel ihtiyaçlara ayıran hanelerin yüksek faiz karşısında hareket alanı daha sınırlı. Varlıklı kesim ise bir yandan yüksek kredi maliyetleriyle karşılaşırken diğer yandan tasarruflarından daha fazla faiz geliri elde edebiliyor. Sabit faizli kredilerin vadeleri doldukça ve tüketiciler borçlarını yeni faiz oranlarıyla çevirmek zorunda kaldıkça bu etkinin daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.
BORSALAR NASIL ETKİLENECEK?
Tahvil getirilerindeki yükseliş hisse senedi piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Borsalar güçlü şirket bilançoları ve yapay zeka yatırımlarına yönelik iyimserlikle şimdiye kadar yüksek faizlere karşı direnç gösterdi. Ancak devlet tahvillerinin sunduğu getirinin yükselmesi, yatırımcılar açısından daha güvenli kabul edilen tahvilleri hisse senetlerine karşı daha cazip hale getiriyor. CIFC Asset Management Genel Müdürü Natalia Lojevsky, yüksek tahvil getirilerinin bir noktadan sonra hisse senetleri üzerinde daha belirgin baskı yaratabileceğini düşünüyor.
TAHVİLCİLER ŞANSLI!
Yüksek getirilerin kazananları da var. Yeni tahvil alan yatırımcılar geçmiş yıllara kıyasla daha yüksek kupon geliri elde ediyor. Deutsche Bank, ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisinin gelecek yıl yaklaşık yüzde 5,5'e kadar çıkabileceğini öngörüyor. Bankanın hesaplamasına göre getirinin daha da yükselmesi halinde fiyat kayıpları yatırımcıların elde ettiği faiz gelirini aşmaya başlayabilir.
Tahvil piyasasındaki yükselişin ne kadar süreceği belirsiz. Ancak değerlendirmeler, yıllarca ekonominin temel dinamiklerinden biri olan ucuz borçlanmanın yakın zamanda geri dönmeyebileceğine işaret ediyor. (Dünya)
Dünya ekonomisi için toplandılar, çözüm bulamadılar
ABD'nin bütçe açığı 2026 mali yılında 2 trilyon dolara yaklaştı
Merkez Bankası için faiz tahmini netleşti: 20 ekonomistten 19'u aynı görüşte
Kara para aklamayla mücadele: 'Offshore yatlar'a gözaltı
Şimşek'ten fonlara yakın takip: Yeni yasal adımlar geliyor
2027 bütçesinde dev artış: Kentsel dönüşüme 276 milyar lira ayrılıyor
Merkez Bankası anketi açıklandı: Dolar, enflasyon ve faiz beklentileri değişti
New York Fed imalat endeksi ekimde yükseldi
TÜSİAD’dan AB’ye “Made in Europe” çağrısı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.