Finansingundemi.com
Kevin Warsh, başkanlık kampanyasında Federal Rezerv’i nasıl yöneteceğine dair ipuçları vererek, Hazine ile yeni bir kurumsal mutabakata kapı araladı. 1951 Anlaşması’nın güncellenmiş bir versiyonunu andırabilecek bu yaklaşım, Fed’in bilanço yönetiminden Hazine’nin borçlanma stratejilerine uzanan bir dizi başlıkta belirsizlik ve merak yaratıyor.
TARİHSEL ARKA PLAN
1951’deki mutabakat, II. Dünya Savaşı sonrası yükselen enflasyon karşısında Fed’in tahvil getirilerini sınırlama görevini sonlandırarak para politikasının özerkliğini netleştirmişti. Kriz çağlarında uygulanan büyük ölçekli alımlar ve bilanço genişlemeleri ise bu çizgiyi belirsizleştirdi; Warsh, bu adımların kamu borçlanmasını teşvik ederek 1951 ilkelerini fiilen aşındırdığını savunuyor.
YENİ MUTABAKATIN İŞARETLERİ
Warsh, bir anlaşmanın Fed bilançosunun büyüklüğünü açık ve dikkatli biçimde tanımlayabileceğini, Hazine’nin de borçlanma planlarını şeffaflaştıracağını söylüyor. Bu, yüzeyde teknik bir düzenleme gibi görünse de, parasal operasyonları bütçe açıklarıyla daha görünür şekilde ilişkilendirme riski taşıyor. Bazı iktisatçılar, bunun faiz eğrisi kontrolünü andıran bir çerçeveye evrilebileceği uyarısında bulunuyor.
KISA VADE–UZUN VADE ETKİLERİ
Yakın vadede yalnızca bürokratik bir yeniden kurgulama izlenimi doğabilir. Ancak daha iddialı bir model, Fed’in 6 trilyon doların üzerindeki menkul kıymet portföyünde köklü değişim talep ederek piyasa oynaklığını artırabilir ve bağımsızlık tartışmalarını derinleştirebilir. Siyasi söylem, özellikle borçlanma maliyetlerine duyarlılık vurgusu, bu sürecin tonunu belirleyebilir.
İNCE VERSİYONUN İÇERİĞİ
Likidite yönetiminin dışında, büyük ölçekli Hazine tahvili alımlarının yalnızca Hazine onayıyla yapılması ve koşullar elverir elmez durdurulması açıkça yazılabilir. Eleştiriler, böyle bir yapının, para sıkılaştırma planlarında Hazine’ye fiili veto alanı açabileceğini öne sürüyor.
PORTFÖY MİMARİSİ
Daha kapsamlı bir senaryo, Fed’in orta-uzun vadeli tahvillerini kısa vadeli bonolara devretmesini içeriyor. Bu, Hazine’nin ihraç kompozisyonunu esnetebilir. Bazı stratejistler, Fed portföyündeki bono payının yıllar içinde belirgin biçimde yükselebileceğini tahmin ediyor. Paralel fikirler arasında, ipotek destekli menkul kıymetlerin Hazine tahvilleriyle takası gibi tartışmalı öneriler de var.
RİSKLER VE ALGI
Yatırımcılar, para politikası ile mali finansmanın senkronizasyonunu enflasyonla mücadele görevinden sapma olarak okuyabilir. Bu algı, volatilite ve enflasyon beklentilerini yukarı çekebilir; aşırı senaryolarda ABD dolarının cazibesi ve Hazine tahvillerinin güvenli liman statüsü zayıflayabilir. Hazine’nin Fed karar süreçlerine görünür katılımı, bağımsızlığa dair soru işaretlerini çoğaltır.
OLASI DENGE
Warsh’ın hedefi, resmi bir metinle kurumsal sınırları yeniden çizmek olsa da, Fed’i “ayrı tutma” ilkesine bağlı kalabileceği yorumları öne çıkıyor. Bu, daha yakın operasyonel koordinasyonla birlikte, tam anlamıyla bağlayıcı bir anlaşmadan kaçınan bir orta yol ihtimaline işaret ediyor.
Fed’de sessiz dönem: Warsh’ın suskunluğu piyasalara ne anlatıyor?
Warsh’tan beklenti büyük! Trump: Zeki, faizi indirecek
Doların yeni patronu Kevin Warsh kimdir?
Trump, Warsh'ı Fed Başkanı olarak aday göstermeye hazırlanıyor
Fed'in faiz indirme ihtimali emtia piyasalarını dalgalandırdı
JPMorgan'dan yeni analiz: Fed bu yıl faiz indirecek mi?
Yazdır