Yazdır

Dünyanın neresinde olursanız olun garsondan bir Türk kahvesi isteyin, çünkü...

Tarih: 05 Şubat 2026 - 09:50

Menüde yoksa garsonun vereceği cevap sizce ne olabilir? O zaman olmayan bir içeceği istemenin amacı nedir? Gazipaşa’yı ve siparişin sırrını Türk kahvesinin gönüllü elçisi, Türkiye sevdalısı iş insanı Murat Kolbaşı’dan dinleyin.

 

Volkan Karsan – Finansingundemi.com / Kazandıran Sohbetler

“Kahve Yemen’den gelir” türkülere gerçekten kahve oradan mı gelirdi diye hep düşünmüşümdür… Rivayete göre o dönemlerde Yemen henüz kahve yetiştiren bir ülke değildir ancak iklimi nedeniyle Habeşistan’dan yetişen kahve Yemen üzerinden Osmanlı’nın payitahtına ulaşır.

Günümüzde ticari anlamda kahve yetiştiren 51 ülke var. Bunlar genellikle ekvator kuşağının güney kuzeyinde yer alıyorlar. İlk sırada Brezilya yer alıyor. Güney Amerika, Güney ve Güneydoğu Asya ile Afrika ülkeleri bu 51 ülkeyi oluşturuyor.

Bu kuşaktaki her hangi dönemsel iklim değişimi tüm dünyadaki kahve fiyatlarını etkileyebiliyor. Ülkemizde düne kadar kahve yetiştirilmemesine rağmen bir sıcak içecek olarak dünyada adı var: Türk kahvesi. Bu tamamen pişirilme tarzıyla alakalı. Geçtiğimiz yıl TOBB’un başvurusu ile AB’de Türk kahvesi “geleneksel ürün adı” olarak tescil edildi.

En son gelişme ise Antalya Gazipaşa’da kahve ekimi çabaları ciddi boyuta ulaştı. Türk Kahvesi ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve bir Türk Kahvesi gönüllü elçisi olan iş insanı Murat Kolbaşı ile bu konuyu konuştuk…

“Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” lafı günün birinde kendi yetiştirdiğimiz kahveyi içerken kaç yıla katlar acaba diye düşünmeden edemedik…

“BENİM TEMEL AMACIM, TÜRK KAHVESİNİN RESTORAN VE KAFE MENÜLERİNDE DÜZENLİ OLARAK YER ALMASINI SAĞLAMAK”

- Sayın Kolbaşı, “Dünyanın neresinde olursa olsun Türk kahvesi isteyin” diye öneriyorsunuz. Bundaki amacınız nedir?

- Türk kahvesi dünyada bilinen ve tanınan bir kültür. Özellikle Osmanlı coğrafyasından dünyaya yayılan geniş bir kitle, yaklaşık 750 milyon insan, Türk kahvesinin ne olduğunu biliyor. Ancak pratikte karşılaştığımız temel sorun şu: Türk kahvesi çoğu zaman menülerde yer almadığı için insanların aklına da gelmiyor, dolayısıyla talep edilmiyor.

Benim temel amacım, Türk kahvesinin restoran ve kafe menülerinde düzenli olarak yer almasını sağlamak. Menüde yer aldığı anda hem yerli hem yabancı tüketici için doğal bir tercih haline geliyor ve kültürün yaşaması da ancak bu şekilde mümkün oluyor.

“ANTALYA GAZİPAŞA’DAKİ KAHVE ÜRETİM MERKEZİNİ YERİNDE İNCELEME FIRSATIM OLDU VE AÇIKÇASI ÇOK UMUT VERİCİ BİR GİRİŞİM”

- Akdeniz bölgesinde yerli kahve üretimi çalışmaları var. Bunların ekonomiye dönüşmesi konusunda neler yapılabilir?

- Antalya Gazipaşa’daki kahve üretim merkezini yerinde inceleme fırsatım oldu ve açıkçası çok umut verici bir girişim. Elbette kahve tropikal bir bitki ve iklim büyük önem taşıyor; ancak uygun mikro klima alanlarında ve özellikle sera yatırımlarıyla desteklenirse, Akdeniz bölgesinde sınırlı da olsa nitelikli kahve üretimi mümkün olabilir.

Toprağın verimliliğine göre planlanacak doğru tarım yatırımlarıyla bu çalışmaların ekonomik değere dönüşmesi sağlanabilir. Bu alanda hem tarım teknolojileri hem de kamu-özel sektör iş birlikleri önemli rol oynayacaktır.

“ŞU AN YAKLAŞIK 30 TÜRK MARKASI VE 10’A YAKIN ULUSLARARASI MARKA TÜRK KAHVESİ MAKİNESİ ÜRETİYOR”

- Türk kahvesi makinelerinin yaygınlaşması, markalardan bağımsız olarak dünyada Türk kahvesinin daha çok içilmesini sağlar mı?

- Kesinlikle sağlar. Bizim 2002 yılında ürettiğimiz ilk elektrikli cezveden itibaren, teknolojiyle birlikte Türk kahvesinin erişilebilirliği büyük ölçüde arttı. Bugün hem Türkiye’de hem de dünyada Türk kahvesi makineleri sayesinde bu kahve türü çok daha kolay hazırlanabiliyor ve bu da tüketimi doğrudan artırıyor.

Şu an yaklaşık 30 Türk markası ve 10’a yakın uluslararası marka Türk kahvesi makinesi üretiyor. Teknoloji ile gelen bu yaygınlık, kahve kültürümüzün de küresel ölçekte görünür olmasını sağladı. Bunun somut sonucu da rakamlarda görülüyor: Türkiye’de kişi başı kahve tüketimi 200–300 gram seviyelerinden, 2024 itibarıyla 1–1,5 kilolara yükselmiş durumda.

“TÜRK KAHVESİ TOBB’UN BAŞVURUSU İLE AVRUPA BİRLİĞİ’NDE ‘GELENEKSEL ÜRÜN ADI’ OLARAK TESCİL EDİLDİ”

- Türk kahvesinin dünyada daha fazla ilgi görmesi için yürüttüğünüz çalışmalar ve hedefleriniz nelerdir?

- Türk kahvesinin uluslararası alanda tanıtımında en önemli kurumsal katkılardan biri, Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin yaptığı çalışmalardır. Derneğin UNESCO’ya yaptığı başvuru sonucunda Türk kahvesi, 5 Aralık 2013’te Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kabul edildi. Geçtiğimiz yıl da TOBB’un başvurusu ile Avrupa Birliği’nde “geleneksel ürün adı” olarak tescil edildi.

Bu çalışmaların temel amacı, Osmanlı’dan miras kalan ve bugün farklı ülkeler tarafından da sahiplenilen Türk kahvesi kültüründe, Türkiye Cumhuriyeti’nin öncü rolünü daha net biçimde ortaya koymak. Aynı zamanda Türk kahvesi ve Türk lokumu etrafında, uluslararası pazarlarda güçlü Türk markalarının büyümesini desteklemek de en önemli hedeflerimizden biri.

“TÜRKİYE’NİN GENÇ NÜFUSU GİRİŞİMCİLİK İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR POTANSİYEL BARINDIRIYOR”

- Gençler arasında girişimcilik ve start-up çalışmaları çok yaygın. Bu konuda önerileriniz nelerdir?

- Bilgi Ticaretleştirme Merkezi gibi yapılar, tamamen start-up projelerini desteklemek amacıyla kurulmuş çok değerli oluşumlar. Ben de gençleri her zaman desteklemeye ve motive etmeye çalışıyorum. Onlara şunu söylüyorum: Hayatta düşmemek mümkün değil ama düştüklerinde öne doğru düşsünler, yani her deneyimi bir öğrenme fırsatına dönüştürsünler.

En önemli mesajım ise şu: Vazgeçmek yok. Türkiye’nin genç nüfusu girişimcilik için çok büyük bir potansiyel barındırıyor ve bizlerin görevi de bu potansiyelin önünü açacak ekosistemi birlikte güçlendirmek.

“ÇALIŞMALARIMIN ORTAK AMACI, TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, GİRİŞİMCİLİK POTANSİYELİNİ VE MARKALAŞMA KAPASİTESİNİ GLOBAL ÖLÇEKTE DAHA GÖRÜNÜR KILMAK”

- Kahve odağının dışında, iş dünyasında aktif rol aldığınız sivil toplum kuruluşları da bulunuyor. Bu çalışmalardan da bahseder misiniz?

- Kahve sektörü elbette benim için çok özel bir alan; ancak bunun yanı sıra iş dünyasında farklı platformlarda da uzun yıllardır aktif sorumluluklar üstleniyorum. Özellikle sosyal etki tarafında, 17 yıldır aralıksız şekilde Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’nın sponsoru olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların ve gençlerin sporda ve zihinsel gelişimde desteklenmesini çok önemsiyoruz.

Bunun yanında, dış ticaret ve iş diplomasisi alanında da çeşitli görevler üstlendim. DEİK bünyesinde Asya Pasifik Bölgesi Koordinatör Başkanlığı, DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanlığı ve ardından Çin İş Konseyi Başkan Yardımcılığı ve Türkiye-Hong Kong İş Konseyi Başkanlığı görevlerinde bulundum. Şu anda da DEİK’de Çin, Hong Kong ve Mısır İş Konseyi üyeliklerime devam ediyorum.

Sektörel temsiliyet tarafında ise TOBB Züccaciye Meclis Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerle hem sektörümüzün gelişimine katkı sağlamaya hem de Türk markalarının uluslararası pazarlarda daha güçlü konumlanmasına destek olmaya çalışıyorum. Tüm bu çalışmaların ortak amacı, Türkiye’nin üretim gücünü, girişimcilik potansiyelini ve markalaşma kapasitesini global ölçekte daha görünür kılmak.

Murat Kolbaşı kimdir?

1966 yılında İstanbul’da doğdu.1987’de Marmara Üniversitesi İdari İlimler Fakültesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra 1988 yılında Arzum Elektrikli Ev Aletleri A.Ş.’de Satış ve İş Geliştirme Müdürü olarak iş yaşamına başladı. 1996 yılında Yönetim Kurulu Başkan yardımcılığı görevine getirildiğinde Arzum markasının ülke çapında büyümesine ve yayılmasına profesyonel katkıda bulundu.

2008’de Arzum Elektrikli Ev Aletleri A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. Aynı yıl yüzde 49 hisse devri ile dünyanın önde gelen İngiliz yatırım firmalarından Ashmore Portföy Yönetimi A.Ş. ile ortaklık kurulmasında önderlik ederek Arzum’un sektöründe dünya çapında tanınan öncü bir firma olması yolunda ilerlemesine katkıda bulundu.

2013 yılında, Ashmore Portföy Yönetimi A.Ş. ile 5 yıllık anlaşmanın sona ermesi üzerine; Arzum hisselerinin yüzde 49’unun Ashmore’dan, MediterraCapitalPartnersI’in iştiraki olan SDA International S.a.r.l.’ a satılmasında önemli bir rol üstlendi.

DEİK Yönetim ve İcra Kurulu üyesi olan Murat Kolbaşı; DEİK Türk-Hong Kong İş Konseyi Başkanı, Türk-Çin İş Konseyi Başkan Yardımcısı olmakla birlikte, Türk-Tayvan İş Konseyi’nde aktif görev üstlenmekte olup, TOBB Züccaciyeciler Meclisi Başkanı, İTO Meclisi, TÜSİAD, MÜSİAD üyesi, Türk Kahvesi ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu üyesi, Züccaciyeler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda TAİDER (Türk Aile İşletmeleri Derneği) Kurucu üyesidir.

Kadınlar 'kadim tohum'a sahip çıkıyor: İşte Kadınlar 'kadim tohum'a sahip çıkıyor: İşte "nadir tarım elementi" keten mucizesi

Yıldızlardan şirketlere 2026 mesajı: Değişime  direnme, ayak uydur, kurtulYıldızlardan şirketlere 2026 mesajı: Değişime direnme, ayak uydur, kurtul

Murat Sağman: Türkiye yabancı yatırımcı için cazip fırsatlar sunuyorMurat Sağman: Türkiye yabancı yatırımcı için cazip fırsatlar sunuyor

Ünlü çiftçi ailesinden İbrahim Cevher Cevheri, tarım ve hayvancılıktaki son durumu anlattıÜnlü çiftçi ailesinden İbrahim Cevher Cevheri, tarım ve hayvancılıktaki son durumu anlattı

 

Site adresi: https://www.finansingundemi.com/haber/dunyanin-neresinde-olursaniz-olun-garsondan-bir-turk-kahvesi-isteyin-cunku/1883414