| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 65,15 | -3,05 | 338.780.000.000,00 |
| ALBRK | 8,20 | -2,03 | 20.500.000.000,00 |
| GARAN | 129,70 | -2,19 | 544.740.000.000,00 |
| HALKB | 42,12 | -4,84 | 302.622.851.129,04 |
| ICBCT | 13,34 | -2,27 | 11.472.400.000,00 |
| ISCTR | 12,54 | -2,56 | 313.500.000.000,00 |
| SKBNK | 3,30 | -5,44 | 11.550.000.000,00 |
| TSKB | 8,96 | -3,34 | 25.088.000.000,00 |
| VAKBN | 31,46 | -2,60 | 311.954.891.113,58 |
| YKBNK | 35,72 | -1,92 | 301.728.671.864,48 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Yargıtay, eksik prim günleri nedeniyle emeklilik hakkından yararlanamayan çalışanları ilgilendiren önemli bir karara hükmetti. Karar, özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamında gerekli prim gün sayısını tamamlamasına az kalan çalışanlar açısından dikkat çekici sonuçlar doğurabilecek.
Eksik prim günleri nedeniyle EYT düzenlemesinden yararlanamayan çok sayıda çalışan, geçmiş dönemlerdeki çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına dahil edilmesi amacıyla hizmet tespit davaları açıyor. Bu kapsamda görülen davalardan biri Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yüksek mahkeme, hizmet süresinin belirlenmesine ilişkin verdiği kararla emeklilik hesabında önemli bir değerlendirmeye imza attı.
23 yıllık çalışma için dava açtı
Bir üretim tesisinde 1994 yılında çalışmaya başlayan M.D., 2017 yılının Temmuz ayında hastaneye gittiğinde adına sigorta primi yatırılmadığını öğrendi. Durumu öğrenmesinin ardından iş sözleşmesini sona erdirerek işten ayrılan M.D., haklarını almak amacıyla İş Mahkemesi’ne başvurdu.
M.D., ücret bordrolarının asgari ücret üzerinden hazırlandığını, bazı ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı işveren ise çalışanın, sigorta işe giriş ve çıkış bildirimleri arasındaki dönemlerde bordrolarda belirtilen ve SGK’ya bildirilen asgari ücret üzerinden çalıştığını savundu. İşveren tarafı ayrıca M.D.’nin 2017 yılında istifa ettiğini ve işlerin yetersiz olması nedeniyle uzun yıllar boyunca sezonluk olarak çalıştığını ileri sürerek davanın reddedilmesini istedi.
İlk derece mahkemesi işçiyi haklı buldu
İş Mahkemesi, yaptığı değerlendirme sonucunda M.D.’nin davalı işyerinde 1995 ile 2017 yılları arasında kesintisiz şekilde 23 yıl 2 ay çalıştığı sonucuna ulaştı.
Mahkeme, iş sözleşmesinin çalışan tarafından haklı nedenle sona erdirildiğine hükmederek kıdem tazminatına hak kazanıldığına karar verdi. Ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin taleplerin de haklı olduğu değerlendirilerek dava kısmen kabul edildi.
Bölge Adliye Mahkemesi hizmet süresini düşürdü
İşverenin avukatı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi ise hizmet süresinin kanıtlanması konusunda ispat yükünün davacı çalışanda bulunduğuna dikkat çekti.
Mahkeme, yazılı bir belge bulunmaması halinde tanık anlatımlarının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Ancak davacı tarafından gösterilen tanıkların yakın akrabalar olması ve fesih tarihine kadar M.D. ile birlikte çalışmamaları nedeniyle bu beyanların yeterli olmadığı sonucuna vardı.
SGK kayıtlarını esas alan Bölge Adliye Mahkemesi, M.D.’nin çalışma süresinin kesintili şekilde toplam 13 yıl 2 ay 25 gün olduğu değerlendirmesinde bulundu. Bu gerekçeyle istinaf başvurusunu kabul eden mahkeme, ilk derece kararını kaldırarak yeniden hüküm kurdu ve davayı kısmen kabul etti.
Davacı işçinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin incelemesine taşındı. Yüksek mahkemenin hizmet süresine ilişkin değerlendirmesi, SGK kayıtlarında eksik görünen çalışma dönemlerinin emeklilik hesabına etkisi açısından önem taşıyor.
23 yıllık çalışma için kritik karar
Dosyadaki bilirkişi raporunda, tanık beyanları ve mevcut belgeler doğrultusunda iki farklı hesaplama yapıldığı belirtildi. Raporda ilk seçenekte M.D.’nin 23 yıl 2 aylık kesintisiz çalışma süresi, ikinci seçenekte ise SGK kayıtları esas alınarak 13 yıl 2 ay 25 günlük çalışma süresi üzerinden hesaplama gerçekleştirildi.
İş Mahkemesi’nin, tanık anlatımlarını esas alarak davacının işyerindeki çalışmasının kesintisiz şekilde 23 yıl 2 ay sürdüğü yönündeki ilk seçeneği kabul ettiği aktarıldı.
Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı tarafından gösterilen tanıkların kardeşi olması ve iş sözleşmesinin sona erdiği döneme kadar M.D. ile birlikte çalışmamış olmaları nedeniyle bu beyanlara itibar etmedi.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi, SGK kayıtlarını esas alarak davacının 13 yıl 2 ay 25 gün boyunca ve kesintili şekilde çalıştığı sonucuna ulaştı. Mahkeme, bilirkişi raporundaki ikinci seçeneği temel alarak karar verdi.
Dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne taşınmasının ardından gözler, yüksek mahkemenin hizmet süresinin belirlenmesine yönelik değerlendirmesine çevrildi. Kararın, SGK kayıtlarında eksik görünen çalışma sürelerinin hizmet tespit davalarında nasıl değerlendirileceği açısından önem taşıdığı belirtildi.
Hizmet süresi davasında ilk karar çıktı
Yargıtay'ın, eksik gün sayısı sebebiyle EYT'yi kıl payı kaçıranlara müjde niteliğindeki kararında şu ifadelere yer verildi;
"Dosya kapsamında davacının kardeşi olduğunu beyan eden davacı tanıklarından İ.D, davalı işyerinde 1989 yılı sonlarında çırak olarak çalışmaya başladığını, 1993 yılından Şubat 2006 tarihine kadar üretim bölümünde kesici olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacının davalı işyerinde kendisi aracılığıyla Nisan-Mayıs 1994 aylarında çalışmaya başladığını ifade etmiş; davacının ilk işe giriş tarihi ve davalı işyerinde kesintisiz çalışma olgusunu doğrular mahiyette beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı İ.D'nin davacıyla akrabalık ilişkisi tek başına tanık olarak beyanına itibar edilmemesini gerektiren bir husus olmadığından ve tanığın davalı işyerindeki hizmet süresi nazara alındığında dosyadaki mevcut ispat durumuna göre; davacının davalı işyerinde 01.05.1994 tarihinden 31.01.2006 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığı kabul edilmeli ve sonraki çalışma dönemleri için SGK kayıtlarına itibarla sonuca gidilmelidir. Kararın bozulmasına Bölge Adliye Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir."
Öte yandan kararda, çalışma süresinin belirlenmesinde şu kayıt ve delillerin dikkate alınabileceği ifade edildi;
"SGK kayıtları, işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, işyerinde çalışan kişilerin tanıklıkları, komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları ve dosya kapsamındaki diğer deliller."
Tamamlayıcı emeklilik beklemede
Ev kadınlarına emeklilik yolunu açacak teklif TBMM’de
Emekliye seyyanen zamda kritik adım! 1 milyon lira toplu ödeme
Vance, Musk'ı savundu: Politika belirleme sorumluluğu devlete ait
Trump'tan petrol hamlesi: Savunma üretim Yasası’nı devreye soktu
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 11 şüpheli tutuklandı
Trump, İran'la ilgili "daha ileri gidebileceklerini" belirtti
Çin'de meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde 16 kişi hayatını kaybetti
Putin'den barış mesajı
Alihan Kuriş soruşturmasında 19 kişi daha tutuklandı
YENİ Parti'nin İstanbul'daki ilk belediyesi: Kadıköy
Macron: Sendikal örgütler tarafından talep edilmeyen eylemler yasaklanacak
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.