| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 67,00 | -1,47 | 348.400.000.000,00 |
| ALBRK | 8,70 | -1,14 | 21.750.000.000,00 |
| GARAN | 131,50 | -1,79 | 552.300.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,57 | 0,14 | 12.530.200.000,00 |
| ISCTR | 12,81 | -2,21 | 320.250.000.000,00 |
| SKBNK | 4,95 | -2,94 | 12.375.000.000,00 |
| TSKB | 9,60 | -1,23 | 26.880.000.000,00 |
| VAKBN | 33,24 | -2,46 | 329.605.231.424,52 |
| YKBNK | 35,72 | -1,60 | 301.728.671.864,48 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, son dönemde artan enflasyon, cari açık ve jeopolitik risklerin ekonomi yönetimini daha sert sıkılaşma adımlarına ittiğini belirterek, Merkez Bankası’nın neden faiz artırımı yerine kredi kısıtlamalarını tercih ettiğini üç temel nedenle açıkladı.
Kara’ya göre, ekonomide enflasyonla mücadelede geç kalınması ve faizlerin uzun süre yüksek kalması, ekonomi politikasında “zor tercihler” dönemini beraberinde getiriyor.
Kara, sosyal medya paylaşımında makroihtiyati tedbirleri şu şekilde değerlendirdi:
"Yakın dönemde artan enflasyon, cari açık ve siyasi/jeopolitik riskler para politikasında sıkılaşmayı beraberinde getirdi.
Peki Merkez Bankası parasal sıkılaştırmayı neden faiz artırarak değil de kredileri kısıtlayarak yapıyor? Bu noktaya gelinmesi kaçınılmaz mıydı?
Üç temel açıklaması var:
Birincisi, risk algısının yüksek ve bu nedenle kaliteli sermaye girişlerinin zayıf olduğu bir ortamda artırılan faizin kısa vadeli sermaye akımlarını körükleyerek finansman kalitesini daha da bozması.
İkincisi, ülkemizde teknik/iktisadi olmayan nedenlerden dolayı toplumun ve siyasilerin bir bölümünün faiz hassasiyetinin yüksek olması ve bunun dolaylı olarak karar alıcıları etkilemesi.
Üçüncüsü, borç alan şirketler ve hane halkının gelirlerinin faiz kadar artmadığı bir ortamda faizi yükseltmenin, geri ödeme zorlukları üzerinden finansal istikrarsızlığı besleme riski. Buna parasal iktisat literatüründe “finansal baskınlık” diyoruz. Normal zamanlarda pek olmayan, faizin çok uzun süre yüksek kaldığı veya başka sıkıntılı dönemlerde ortaya çıkan bir durum.
Bu ve benzeri nedenlerden dolayı faizi artırmakta hevesli olmayan Merkez Bankası, çareyi kredi miktarını kısmakta buluyor.
Zor tercihler yolda
Büyük resimden bakarsak, gelinen noktada ekonomi politikasının sıkışmasının temel nedeni gerek başta enflasyonla mücadelede gecikilmesi gerekse içerde ve dışarda çalkantıların dinmek bilmemesi nedeniyle enflasyon ve faizlerin uzun süre yüksekte asılı kalması. Enflasyonun düşmemesi aynı zamanda TL'deki reel değerlenme sürecinden çıkılamamasına neden olarak sistemi başka bir kanaldan sıkıştırıyor.
Programın başında vakitli ve doğru dozda para, maliye ve yapısal politika tercihleriyle enflasyonun başı erkenden ezilebilirdi, fakat çeşitli nedenlerden dolayı yapılamadı. Ekonomi yönetimi gelinen noktada kolay çözüm kalmadığının farkında. Artık zor tercihler bizi bekliyor."
Yakın dönemde artan enflasyon, cari açık ve siyasi/jeopolitik riskler para politikasında sıkılaşmayı beraberinde getirdi.
— Hakan Kara (@ali_hakan_kara) May 24, 2026
Peki Merkez Bankası parasal sıkılaştırmayı neden faiz artırarak değil de kredileri kısıtlayarak yapıyor? Bu noktaya gelinmesi kaçınılmaz mıydı?
Üç temel…
TCMB'den makro finansal istikrarı destekleyici adım
TCMB rezervlerinde düşüş dikkat çekti
Hakan Kara: Merkez Bankası tek başına dünyayı kurtaramaz
Fon soruşturmasında para avı: MASAK özel ekip kurdu
MSCI'dan Türkiye'ye çifte mesaj: Dondurma kararı ve statü uyarısı
Dev bankadan yatırımcılara iki büyük risk uyarısı
New York borsası kazançla kapandı
Mahfi Eğilmez fon krizinin etkilerini yorumladı
Commerzbank'tan Türk lirası analizi: Adil değerine ulaştı mı?
Altın dipten döndü: Kritik veriler öncesi yükseliş
Lufthansa Group'tan 1,2 milyar euroluk anlaşma
ABD enflasyon verisinin ardından altında sert düşüş
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.