BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 68,00 1,34 353.600.000.000,00
ALBRK 8,79 -0,11 21.975.000.000,00
GARAN 132,80 1,76 557.760.000.000,00
HALKB 43,30 0,56 311.100.889.218,60
ICBCT 14,57 0,14 12.530.200.000,00
ISCTR 13,10 0,69 327.500.000.000,00
SKBNK 5,10 -0,78 12.750.000.000,00
TSKB 9,73 -1,42 27.244.000.000,00
VAKBN 34,02 -0,64 337.339.650.212,46
YKBNK 36,30 1,00 306.627.961.609,20

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara PiyasaMahfi Eğilmez fon krizinin etkilerini yorumladı----

Mahfi Eğilmez fon krizinin etkilerini yorumladı

Mahfi Eğilmez fon krizinin etkilerini yorumladı
15 Ekim 2026 - 19:45 www.finansingundemi.com

Mahfi Eğilmez, fon soruşturmasının yatırım fonlarından Borsa İstanbul'a, şirketlerin finansman olanaklarından mevduat faizlerine ve Türkiye'nin risk primine kadar uzanan etkilerini değerlendirdi

Ekonomist Mahfi Eğilmez ve ekonomi yazarı Servet Yıldırım, “4'te Ekonomi” programında fon soruşturmasının borsadan ekonomiye uzanan etkilerini ele aldı. Programda fonlardan çıkışlar, hisse senedi ve tahvil satışları, mevduat faizlerindeki gerileme, döviz talebi ve Türkiye'nin risk primi değerlendirildi.

"HİSSELER MECBUREN ELDEN ÇIKARILDI"

Fon piyasasındaki gelişmelerin yalnızca sorun yaşanan fonları etkilemediğini belirten Eğilmez, yatırımcıların endişeyle diğer fonlardan da çıktığına dikkat çekti. Eğilmez, “İnsanlar o fonlardan korktuğu için öbürlerinden de çıktılar. Halbuki öbürlerinde öyle bir sorun yok, onlar gayet ciddi götürüyorlar, gidiyor” ifadelerini kullandı.

Fonların nakit ihtiyaçları nedeniyle yaptıkları satışların yanı sıra yatırımcıların da hisse senetlerini elden çıkardığını belirten Eğilmez, “İnsanlar ellerindeki hisseleri bir şekilde hem zararı karşılayabilmek için, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, nakit ihtiyaçlarını, hem de biraz da korkuyla hem şirketler hem insanlar hem de fonlar ellerinden mecburen bunları çıkarmaya başladılar” dedi.

Hisse senetlerindeki değer kayıplarının şirketler üzerindeki etkisine de değinen Eğilmez, “Borsa İstanbul'da işlem gören senetler, şirketlerin hisse senetleri düştüğü gibi, Borsa İstanbul'da işlem görmeyenlerin de hisseleri düştü” diye konuştu.

Şirketlerin piyasa değerlerindeki gerilemenin finansman olanaklarını olumsuz etkileyebileceğini belirten Eğilmez, güven kaybının bu sürecin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

"BANKA MEVDUATLARI 800 MİLYAR LİRA ARTTI"

Fon soruşturmasının ardından yatırımcıların bir bölümünün mevduata yönelmesi, banka bilançolarına ve faiz oranlarına da yansıdı. Programda, fon piyasasındaki gelişmeler sırasında banka mevduatlarının yaklaşık 800 milyar lira arttığı bilgisi paylaşıldı.

Eğilmez, bu artışın tamamının fon krizinden kaynaklandığının söylenemeyeceğini ancak önemli bir bölümünün bu süreçle bağlantılı olduğunu belirterek, “Buradan korkan, çekinen, endişeye kapılan insanlar yatırım fonlarından çıkıp, bir bölümünden, ya da borsadan çıkıp bu hisse senetlerinden bu tarafa yöneldiler. Mevduat daha garantili göründüğü için, devlet garantisi de var zaten, mevduat artışına döndü” ifadelerini kullandı.

Mevduata yönelişin bankaların faiz kararlarını etkilediğini söyleyen Eğilmez, “Bankalar bol mevduatı görünce faizleri düşürdüler” dedi. Programda mevduat faizlerinin yüzde 40'lı seviyelerden yüzde 32-33 bandına kadar gerilediği değerlendirmesi yapıldı.

"KAMU VE ÖZEL SEKTÖRÜN BORÇLANMA MALİYETLERİ ARTABİLİR"

Fon piyasasındaki nakit ihtiyacının tahvil piyasasında da etkili olduğunu belirten Eğilmez, “Biraz da tahviller de satıldı, ellerdeki tahviller. Yani o özellikle bu yatırım fonlarından olan çıkışlarda vesairede ve şirketler kayıplarla karşılaşınca ellerindeki tahvilleri de elden çıkarmaya başladılar” dedi.

Tahvil satışlarının fiyatları düşürerek getirileri yükseltebildiğine işaret edilen programda, bu durumun kamu ve özel sektörün borçlanma maliyetlerini artırabileceği belirtildi. Eğilmez, Yıldırım'ın bu yöndeki değerlendirmesine “Çok doğru, aynen öyle oldu zaten” sözleriyle katıldı.

"DÖVİZE YÖNELEN TUTAR 3,5 MİLYAR DOLAR"

Fon soruşturmasının ardından dövize yöneliş yaşandığını belirten Eğilmez, incelediği hesaplamalara ilişkin olarak, “Bütün hesaplamalara baktım, 3,5 milyar dolar civarında bir şey” dedi.

Eğilmez, bu tutarın belirli tarihlerde yapılan hesaplamalara dayandığını ve paranın bir bölümünün daha sonra geri dönmüş olabileceğini de belirtti. Dövize yönelen yatırımcıların önceliğinin getiri elde etmekten ziyade paralarını güvenli gördükleri bir alanda tutmak olduğunu ifade etti.

Programda, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın döviz kuruna ilişkin bir toplantıda yaptığı öne sürülen açıklama da gündeme geldi. Açıklamanın tam olarak hangi ifadelerle yapıldığı konusunda belirsizlik bulunduğunu belirten Eğilmez, “Tam olarak tabii ne konuştuğunu metnine bakmadığımız için bilmiyoruz” dedi.

Eğilmez, kurdaki hareketliliğin bir bölümünün fon krizi sonrasında yaşanan dövize yönelişten kaynaklanmış olabileceğini de dile getirdi.

"GÜVEN ZOR KAZANILIR, KOLAY KAYBEDİLİR"

Programda Türkiye'nin beş yıllık kredi risk primi (CDS) de değerlendirildi. Servet Yıldırım, CDS priminin eylül başında 218 baz puan seviyesinde bulunduğunu, 2 Ekim'de ise 255 baz puana yükseldiğini aktardı. Eğilmez, daha sonra gerileme yaşandığını ve elindeki son verinin yaklaşık 244 baz puan olduğunu söyledi.

Risk primindeki hareketliliği güven açısından değerlendiren Eğilmez, “Güven tabii uzun zamanda zor kazanılan bir şey. Çok kısa zamanda ve çok çabuk kaybedilebiliyor, hemen kaybediliyor kolayca. En ufak bir hatada bütün güven sarsılabiliyor” ifadelerini kullandı.

Eğilmez, güvenin korunması için kararların ve uygulamaların tutarlı olması gerektiğini belirterek, “Öbürü halbuki kararların onunla tutarlı olacak, uygulamaların tutarlı olacak filan böyle bir yıllarda, aylarca yıllarca uğraşarak yarattığın bir şeyi bir anda kaybedebiliyorsun” dedi.

"40 YILDA BUNLARI OTURTMAMIZ LAZIM, YAPAMIYORSAK BAŞKA BİR ŞEY VAR DEMEKTİR''

Fon soruşturması, sermaye piyasalarındaki denetim mekanizmalarının etkinliğini de gündeme getirdi. Programda portföy yoğunlaşmaları, likidite riskleri, olağan dışı fiyat hareketleri, şeffaf değerleme ve stres testleri gibi konular ele alındı.

Ancak Eğilmez, tartışmanın yalnızca yeni düzenlemeler getirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Sermaye Piyasası Kurulu'nun denetim sorumluluğuna ve şirketlerin bağımsız denetim süreçlerine dikkat çeken Eğilmez, yaşananların mevcut mekanizmalar tarafından neden önlenemediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Eğilmez, “Hepimizin kafasında bu bir soru işareti olarak duruyor, değil mi? Yani ortada bir Sermaye Piyasası Kurulu var, bu işi denetlemekten sorumlu, yönlendirmekten sorumlu. Ayrıca bütün bu şirketlerin bağımsız denetçileri var” ifadelerini kullandı.

1980'lerde yaşanan Banker Krizi'nin ardından Sermaye Piyasası Kurulu'nun kurulduğunu hatırlatan Eğilmez, denetim alanında aradan geçen zamana rağmen benzer soruların gündeme gelmesini eleştirdi.

Eğilmez, “40 yılda artık bunları oturtmamız lazım. Yani bizim bu denetimleri yapmamız lazım. Yapamıyorsak başka bir şey var demektir. O başka şey neyse onu çözmemiz lazım” dedi.

Fon düzenlemesi komisyondan geçtiFon düzenlemesi komisyondan geçti

 

Fon soruşturmasında 109 isim! Tam liste ortaya çıktıFon soruşturmasında 109 isim! Tam liste ortaya çıktı

 

Fon Kurulu 5. kez toplandı: Ödeme takvimi netleştiFon Kurulu 5. kez toplandı: Ödeme takvimi netleşti

 

Fon vurguncuların varlığına kilit! Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin mal varlıkları donduruldu!Fon vurguncuların varlığına kilit! Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin mal varlıkları donduruldu!

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)