RUBLE İLE TİCARET KORUNMAYANI YAKAR
Geçen hafta yapılan değişiklikle Ruble ile ticaretin önü açıldı. Ancak yaşanması olası sıkıntılara pek dikkat çekilmedi. Ekonomist Dergisi'nin haberinde konuyla ilgili risklere dikkat çekiliyor.
Ruble ile ticaret korunmayanı yakar
Geçen hafta yapılan değişiklikle Ruble ile ticaretin önü açıldı. Ancak yaşanması olası sıkıntılara pek dikkat çekilmedi. Finans uzmanları bunların başına Rublenin devalüe olmasına karşılık oluşacak kur riskini koyuyor. İhracatçıların bu riske karşılık forward ve opsiyon gibi işlemlerle kendilerini hedge etmesi gerekiyor. TL/Ruble kurunun nasıl belirleneceği de bir diğer sorun.
Bir süredir özellikle ihracatçılar tarafından gündeme getirilen Ruble ile ticaret, Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün Rusya ziyaretinin ardından çalışmaların hızlanmasıyla realize oldu. Geçen hafta Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın değişmesiyle birlikte Ruble ile ticaretin de önü açıldı.
Bu girişimin öncülerinden İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yapılan değişiklikle halihazırda 6.5 milyar dolar seviyesinde olan Rusya ile ihracatı 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor.
Ruble ile ticaretin önünün açılmasından turizm dahil birçok sektörün olumlu etkilenmesi bekleniyor ancak olası sıkıntılara da dikkat çekiliyor. Bunların başında ise Rublenin devalüe olma olasılığı geliyor. Bu riski ortadan kaldırmak için ise ihracatçıların forward, opsiyon gibi hedging işlemlerine başvurmaları gerekiyor. Öte yandan sistemin çalışması için Türk bankalarının ve Rusyadaki iştiraklerinin de gerekli altyapı çalışmalarını hızlandırdığı belirtiliyor.
Sıkıntılar oluşabilir
Ruble ile ticaretin önünün açılması önemli bir girişim ancak finans uzmanları ortaya çıkabilecek sıkıntılara da dikkat çekiyor. Faktoring Derneği Başkanı Zafer Ataman, para birimlerinin konvertibl olmasının uluslararası bir süreç olduğunu söylüyor ve ekliyor: Avrupanın özellikle de Almanyanın Rusya ile çok ciddi ticari ilişkileri var. Böyle bir ticaretin yurt dışında nasıl destekleneceğini görmek gerek.
Faktoring sektörünün Rusya ile garantili faktoring işlem hacminin 2008 verilerine göre 350 bin Euro yani oldukça düşük olduğunu belirten Ataman, bu durumu Rusya pazarına hala sigorta tabanında bir güven oluşmaması şeklinde açıklıyor.
Dikkat çekilen bir diğer konu ise genelde konvertibl olmayan dövizler üzerinden yapılan ticaretlerin, sonunda takasa dönme olasılığı. Rus tarafında petrol ve türevi ürünler olduğu için Türkiyenin bunu dengeleyebileceği fazla unsur olmadığı ve takas riskinin oluşabileceği belirtiliyor. Ataman, olası bütün risklerin bertaraf edilmesi halinde sistemin önümüzdeki üç aylık sürede hareketlenebileceği görüşünde.
Ruble ile ticarette en büyük sorunların başında Rublenin son dönemde diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi geliyor. Son dönemde Rusya ile ticaretin gerilemesinde de bu durumun etkili olduğu belirtiliyor.
Hedging yapılmalı
Ruble ile ticarette riskin Türk ihracatçısında olduğu, Türk ihracatçıların satış anlaşmasının yapılması ile bedelin tahsil edilip TLye çevrilmesi arasındaki sürede Rublenin değer kaybetme riskini üstleneceğine dikkat çekiliyor. CJSC Dexia Bank Rusya Genel Müdürü Derya Kumru, ihraç edilen malların ithal veya yerli malı olmasına rağmen konvertibl paralar ile fiyatlanmasının, bu riski daha da belirgin hale getireceğini belirtiyor.
Türk ihracatçıların kur riskinden korunmak için hedging yapmaları, bunun için de mal satış anlaşması yapıldığında, mal bedelinin tahsil tarihi ile uyumlu vadeli döviz (Ruble forward) satış anlaşması yapmaları gerekiyor. Kumru, Dexia olarak Rusyada iş yapıp Ruble elde eden Türk şirketlerine ve Rusyadaki iştiraklerine uzun yıllardır Rubleye karşı TL, dolar ve Euro üzerinden forward ve opsiyon hizmeti verdiklerinin de altını çiziyor.
Kur nasıl belirlenecek?
Garanti Bank Moscow Genel Müdürü Niyazi Gürcan, Türkiye açısından bu girişimin ilk bakışta mevcut şartlara yönelik kısa vadeli bir çözüm gibi düşünüldüğü görüşünde. Gürcan,
Türkiyede oldukça güncel olan bu konunun Rusya tarafında sadece Rusyada yerleşik Türk şirketlerinin gündeminde olduğunu, bu aşamada Ruslar açısından bir gündem maddesi teşkil etmediğini belirtiyor. Gürcana göre sistemin çalışması, büyük ölçüde Rus tarafının bu sistemi tanımasına, Türkiye ile olan ticaretine önem atfetmesine ve uzun vadede bundan çıkarı olacağından emin olmasına bağlı.
Sayısı iki milyona yaklaşan Rus turistin ve halen devam eden bavul ticareti nedeniyle Türkiyeye gelen Rusların kendi paraları ile seyahat etme kolaylığı ve bunun psikolojik olumlu etkisi ile dolar veya Euro gibi diğer birimlere geçmeden paraların birbirine dönüştürülmesi ile alım-satım kayıplarının azalmasının olumlu etki yaratacağı tahmin ediliyor.
Yaygın olarak kullanılmamakla birlikte Rus bankacılık sisteminde, TLnin hem Rusyaya hem de Rusyadan Türkiyeye olan transferlerde kullanılması, her tür müşteri için bankalarda TL hesap açma imkanı ve TL banknot kabul etme olanağının olduğu, Türkiyedeki bankaların da sistemin işlemesi için çalışmalara başladığı kaydediliyor.
Ancak bu noktada, TL/Ruble kurunun nasıl belirleneceğinin önemine de dikkat çekiliyor. TL ve Ruble arasında belirli bir süre sabit tutulacak bir kurun tespit edilmesi gerektiğine veya bu şeklide kur tespit edileceğine yönelik görüşler olduğunu belirten Gürcan, Bu konuda nasıl bir hazırlık yapılıyor bilmiyorum ama böyle bir kur tespitinin bugünün global şartlarında olamayacağını düşünüyorum. Sonuçta sistemin getireceği faydayı ve olası hacim artışını değerlendirirken, TL/Ruble paritesinin dolar/TL, dolar/Ruble kurları baz alınarak oluşacağını da dikkate almak gerek diyor.
Rus tarafına bağlı
Niyazi Gürcan (Garanti Bank Moscow Genel Müdürü)
Rus ithalatçılar dolar/Ruble kuru ile ilgili endişelerinin devam ettiği bir süreçte, kendilerine iyi tanıtıldığı ve bankacılık işlemlerinde bir aksama görmedikleri sürece bu sistemi kullanabilirler.
Rusyanın Türkiyeye yaptığı ihracatta en büyük kalem olan petrol ve doğalgazda mevcut sistemi değiştirmeyecektir. Diğer kalemlerde ise sistemin tanınmasına, bankacılık tarafında aksamaların olmamasına bağlı olarak kendisine rekabet avantajı sağlayacağına inanması ölçüsünde sistemi sınırlı olarak kullanacaktır. Sonuç olarak bu uygulama belirli bir süre için ve kısmi olarak uygulanabilir; bundan da Türk KOBİleri mevcut süreçte avantaj sağlayabilir. Bunun yanı sıra Rus turistlerin Türkiyeye kendi paraları ile gitmeleri olgusu da daha uzun vadede devam eder. TL ve Ruble ile ticaret konusunun, uzun vadeli, hacimleri kalıcı olarak sürekli yukarıya çekecek bir uygulama olmayacağı kanısındayım.
Sistem pratikte çalışır
Derya Kumru (CJSC Dexia Bank Rusya Genel Müdürü)
Türk ihracatçılar, Rus Rublesinin dalgalanma/kur riskini üstlenmeye hazır oldukları sürece ki şimdilik öyle görünüyor, bu sistem pratikte çalışır. Üstelik Rus ithalatçıların da Türkiyeden Ruble ile ithalat yapabilecekleri konusunda bilgilendirilmesiyle, dünyanın başka ülkelerinden kur riski alarak dolar, Euro gibi para birimleri ile ithalat yapmak yerine risksiz Ruble ile Türkiyeden ithalat yapmayı tercih edeceklerdir.
Kriz öncesi bir Ruble bölgesi yaratmak, Rusyanın en büyük hedeflerinden biriydi. Türkiye Rubleyi konvertibl yaparak, stratejik olarak Rusyanın bu kararına destek vermiş oluyor. Bu nedenle Rusya, ilk aşamada Türkiyenin en büyük ithalat kalemleri olan doğalgaz ve petrolü Ruble ile satmak istemese de daha sonra bu girişimin başarılı olması ve olumlu sonuçlar vermesi için her türlü desteği verecektir.
Behiye Selin Taner/Ekonomist