BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem'Pazar günleri de çalışılsın'----

'Pazar günleri de çalışılsın'

'Pazar günleri de çalışılsın'
15 Ekim 2011 - 23:30 www.finansingundemi.com

Büyük holdinglerin patronları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın 'cumartesi de mesai yapılsın' önerisini değerlendirdi.

Zorlu Holding Başkanı Ahmet Nazif Zorlu:
Sonuna kadar destekliyorum. Türkiye'nin verimli ve çok çalışan bir ülke olması gerekiyor. ABD bu şekilde çalışıyor. Biz onlardan çok mu ileriyiz ki, bu kadar tatil yapıyoruz. Ben de her gün 06.30'da işe başlarım.
Sanko Holding Başkanı Abdulkadir Konukoğlu:
Yıllarca saat 06.00'da uyandım. Birkaç yıldır yaşın da verdiği sebeplerden dolayı 07.00'de uyanıp, işbaşı yapıyorum. Başbakan bile birkaç saat uyuyor. Ne kadar ihtiyaç varsa o kadar uyunmalı. Avrupa Birliği tembelliğin cezasını çekiyor.
Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu:
Bir patron olarak Cumartesi değil, Pazar günleri de çalışılsın isterim. Hayatım boyunca 7'yi 1 geçe kalktığımı hatırlamam. Mesai saatleriyle bu şekilde oynamak yerine, daha verimli ve enerji kaynaklarını da daha etkin kullanacak başka öneriler bulalım.
Limak Holding Başkanı Nihat Özdemir:
Ben çalışma saatlerinin uzamasından yanayım. Cumartesi günü Türkiye çalışmalı. Cumartesi kamu dairelerinin de çalışması taraftarıyım. En azından saat 14.00'e kadar. Türkiye'nin bütün sıkıntılarından kurtulması için üretmesi gerek.
Fenerbahçe eski Başkanı, Bosphorus Gaz Başkanı Ali Şen:
Spor yapmak gibi bir şey erken kalkmak. Daha dinç oluyorsunuz. Daha verimli ve daha sağlıklı düşünüyorsunuz. Ben yıllardır sabah 6, akşam 11 arasında hayatımı yaşarım. Bir Rumeli atasözü vardır; 'Erken kalkan işine, altın takar dişine' diye... (Takvim)

ETİKETLER :
YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • ibrahim seyhan16 Ekim 2011 00:41

    Aslında olabilir. ILO nun belirlediği ve Türkiye'nin de taraf olup, Sosyal Güvenlik ve İş kanunu, Borçlar ve Ticaret kanunda yasalarla belirlenmiş günlük çalışma saati 7,5 tur, aylık fazla mesayi bir şekilde sadece işverenin yararına değil, işgörenin yararına yeniden düzenlenirse olur. Benim naçizhane teklifim şu dur. İşgören fazla mesayiden elde ettiği ürün veya hizmetin artı değerin(fazla mesaiden kaynaklanan kar)tamamını maliyetler düştükten sonra işgörene dağıtsın. Gelir düzeyi yükselen işgören tasarruftan ve piyasada yaptığı harcamadan, ülke ekonomisi canlanacak işverende dolaylı yönden gelirini arttıracak. Şimdi çok kimse, yahu işveren bunu niye yapsın, diyorsa, benim cevabım da bu şartlar altında işgören niye dinlenme hakkından vazgeçip bunu yapsın. Bunu şu şekilde de geliştirebiliriz, işgören ve işvereni eşit, hukuki, sosyal ve ekonomik haklarda karşılıklı çıkarlar bazında tam, doğru ve geçerli olmak koşulu ile ortak çıkarlar konusunda uzlaştırabiliriz. Mümkün mü, evet mümkün. Norveç, İsveç, Danimarka, Lüksenburg gibi ülkeler bunu başarmış. Devlet, tüm vatandaşlarda ekonomik, sosyal, kültürel, etnik, dini ayrım gözetmeksizin tek bir amaca ortak etmiş. Kapitalist sistem içinde tüm toplum, sistemin ortağı durumuna getirilmiş, tüm üretim araçları eşitlik ilkesi ve sosyal güvenlik anlayışı ile toplumun tamamına hizmet eder duruma gelmiş. Şimdi ki refah seviyesine gelene kadar, işgören ve işveren karşılıklı anlayış içinde bazı şeylerden feragat etmiştir.(Temel hak ve ihtiyaçlar hariç.) Devlet politikası olarak işletmeler gelişen teknolojik yeniliklerle katma değeri yüksek ve yüksek teknolojik marka ürünler ile ihracatını geliştirmiş, rakabet gücü yüksek ürünlerle artı değer sağlamıştır. Bunun yanı sıra Norveçte olduğu gibi yüksek teknolojik petrol arama platformları ile dünyada rakabet edilemez seviyede uluslararası geliri kendi vatandaşlarına aktarmışlardır. Bununla beraber Almaya örneğinde İlaç, kimya ve otomotiv pazarında kazanılan ihracat başarısı toplumun tamamına yansıtılmış, çoğunlukla ve mecbur kalmadıkça temel sektörlerinde hammadde ve aramamülde yerli ürünler kullanmışlar, ülke içindeki geliri ve katma değeri dışarı kaptırmamışlardır. Türkiye aslında bu ilk dönüşümü tarım sektöründe yapabilir, çok fazla artıları olam bir alan. Teknolojik tarım alanları gelitirilebilir, yoğun işgücü mevsimlik olmaktan çıkartılıp, uzmanlaştırılmaya başlanır, ülke dışına ihraç mallar çeşitlendirilir, yurt içinde tüketimde mevsim değişikliğinden ve ihraç artışında kaynaklanan yerel enflasyonist faktörlerden arınır. Gıda sorununu çözen bir toplumda huzur, güven ve uzlaşma daha kolay olur. Türkiyenin temel sorunu enerji konusunda dışarıya bağımlı olmasıdır. Tarımda sağlanan artı değer ile enerjiden kaynaklanan dış açık kapatılabilir. Bununla daha ucuza ikame edilen enerji(kliring sistemi; enerji karşılığı, gıda) yüksek teknolojik ve marka ürünlere ARGE de yatırım imkanı sağlar. Teksil ürünlerinin ihraç başarısının temelinin, tarımsal ürünün ucuzluğu ve kalitesine dayandığını maalesef çok geç ve acı bir şekilde öğrendik.

  • M.ATAY15 Ekim 2011 23:58

    Bence herkez haftanın 6 gününü çalışmalı. Ben Emniyette çalışıyorum haftada bir gün izinim var onu bile kullanamıyorum. ayrıca günde 12 saat çalışıyorum.Herkez bu şekilde çalışmalı.