| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 88,95 | -0,06 | 462.540.000.000,00 |
| GARAN | 157,10 | 4,52 | 659.820.000.000,00 |
| HALKB | 44,90 | 1,26 | 322.596.534.085,80 |
| ICBCT | 14,36 | 2,35 | 12.349.600.000,00 |
| ISCTR | 16,26 | 0,00 | 406.499.512.200,00 |
| SKBNK | 8,38 | 3,08 | 20.950.000.000,00 |
| TSKB | 13,79 | 2,53 | 38.612.000.000,00 |
| VAKBN | 35,86 | 1,01 | 355.584.945.814,78 |
| YKBNK | 40,20 | -0,50 | 339.571.461.616,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Geçen hafta açıklanan gelişmiş ülke merkez bankaları kararları ile küresel anlamda yeni bir parasal genişleme dönemine girildi. Her ne kadar bir faiz indirimi gelmese de bu yönde yapılan güçlü açıklamalar küresel piyasaların yönü konusunda etkili oldu.
ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) geçen hafta politika faizleriyle ilgili kararlarını açıkladı. Fed ve ECB faiz indirimine dair önemli açıklamalarda bulunurken, BoJ uygulamada olan genişleyici para politikasına devam etme kararı aldı.
Analistler, küresel büyümenin yavaşladığı, risk iştahının azaldığı, jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde gelişmiş ülke merkez bankalarının aldığı kararların gelişmekte olan ülkeler açısından pozitif olacağını tahmin ediyor.
Faiz indirimleri ve varlık alımlarıyla birlikte fonlama maliyetlerinin aşağı gelmesi beklenirken, bu durum gelişmekte olan ülke ekonomilerine daha düşük faiz ödemesi, fonlara daha hızlı ulaşma fırsatı sunarken, doğrudan yabancı yatırımların artabileceği sinyalini de veriyor.
Analistler, Fed'in son açıklamalarıyla birlikte yıl sonuna kadar üç faiz indirimine gitmesini beklerken, dördüncü faiz indiriminin masada bulunduğunu belirtiyor.
ABD tahvil faizleri yüzde 2'nin altına geriledi
Fed ve ECB'nin yaptığı açıklamalar sonrası gelişmiş ülke tahvil getirileri tarihi düşük seviyeleri test ederken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 1,97 ile 9 Kasım 2016'dan bu yana en düşük seviyesine indi.
Haziran başında 25 baz puan olan ABD 10 yıllık tahvil getirisi ile 3 aylık tahvil getirisi arasındaki fark, Fed açıklamaları sonrası 8 baz puana kadar geriledi.
Analistler, tahvil getirilerindeki bu düşüşün ve 10 yıllık ile 3 aylık tahvil getirileri arasındaki makasın daralmasının Fed'in güvercin açıklamalarıyla doğrudan ilgili olduğunu belirtiyor. ECB'nin de gerektiği takdirde varlık alım programına tekrar başlayabileceğini ifade etmesi sonrası Almanya 10 yıllık devlet tahvili faizleri yüzde eksi 0,3 seviyelerini gördü.
Negatif getirili borçlanma araçları 12 trilyon doları aştı
Azalan risk iştahıyla birlikte tahvillere olan talep artarken, negatif getirili borçlanma araçlarında yeni rekorlar da kırılmış oldu.
Analistler, 2016'da tarihi zirvesini gören negatif getirili borçlanma araçları piyasa değerinin haziranda 12 trilyon doların üzerine çıktığını ve rekor tazelediğini dile getiriyor. İlgili varlıkların piyasa değeri 2018'de 6 trilyon dolar seviyesindeydi.
ECB bankaların ellerindeki parayı ekonomiye aktarmalarını istediği için bankalarda tutulan rezervler için yüzde 0,4 vergi alıyor. Dolayısıyla bankalar bu ödeme zorunluluğundan kurtulmak için risk seviyesi düşük diğer enstrümanlara yöneliyor.
Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde eksi 0,3 seviyesine gelmesinin sebeplerinden biri finansal kuruluşların bu masraflardan kurtulmak için uzun dönemli tahvillere olan talebinden ileri geliyor.
ECB'nin son toplantıda altına çizdiği varlık alımlarına devam edebileceği vurgusunun, tahvil getirileri ve ekonomi üzerinde önemli etkilere sahip olması bekleniyor. Böylece negatif bölgede olan getiri seviyelerinin daha düşük seviyelere gelmesi halinde, yatırımcıların başka yatırım araçlarına yönlenmesi bekleniyor.
Parasal genişleme sonrası doğrudan yabancı yatırım artıyor
Küresel finans krizi sonrasında gelişen ülke merkez bankalarının parasal genişlemeye gitmesiyle Türkiye'nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ülkeler büyük fayda sağlamıştı.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü'nün (UNCTAD) 2019 raporuna göre küresel ekonomide gelişmekte olan ülkelere gelen doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) 2006'da 404 milyar dolar seviyesindeyken, 2008 krizinden sonra yaşanan parasal genişleme döneminde önemli artış kaydetti.
Gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı yatırımlar 2010'da 622 milyar dolara, 2014'te 677 milyar dolara ve 2015'te 729 milyar dolara ulaştı.
Parasal genişleme sürecinin sonuna gelindiği 2016 yılında gelişmekte olan ülke ekonomilerine gelen DYY tutarı 656 milyar dolara gelirken, 2018 itibarıyla 706 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye yabancı yatırımda önemli bir durak
Parasal genişlemenin yaşandığı dönemde Türkiye'ye gelen DYY miktarında da önemli artış görüldü. Türkiye, kendi iç ve dış dinamiklerinin büyüme için oldukça pozitif seyrettiği 2005 - 2007 döneminde rekor seviyede doğrudan yabancı yatırım çekti. 2008 krizi sonrası bu rakam yarı yarıya düşse de kriz sonrasında gözle görülür bir artış yaşandı.
Türkiye ekonomisinin 2008'de 19 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım tutarı, 2009'da 8,5 milyar dolara inerken, 2011 yılında 16 milyar dolar seviyesine çıktı. Doğrudan yabancı yatırımların menşei incelendiğinde Türkiye'nin çektiği DYY'nin ortalama yüzde 60'ından fazlası Avrupa Birliği ülkelerinden geldi.
Analistler, Avrupa'da yaşanacak bir parasal genişleme durumunda Türkiye'nin yatırımcıların önemli duraklarından biri olacağını belirtiyor.
53 bin çalışana geri ödeme: Süpermarket devinde büyük hata
Trump'tan 10 milyar dolarlık 'vergi' davası!
Trump'tan yüzde 50 'uçak' vergisi!
Turizm gelirlerinde tüm zamanların rekoru kırıldı
TCMB'den dikkat çeken 'enflasyon' analizi
İzinsiz forex operasyonuna darbe: 6 ilde baskın, 26 gözaltı
Bakanlıktan bir peluş oyuncak hakkında toplatma kararı
Boğaz'ın incisi Kara Todori 1,15 milyar liradan icraya çıktı
Başkent İnşaat’ın sahibi Uğur Vergili'ye hapis cezası!
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.