Irak'ın Bond'u Ankara'ya geldi
Beyaz Saray Türkiyeye, James Bond kadar hareketli, maceracı ve iş bitiren bir ismi büyükelçi olarak atadı
ABDnin Ankara Büyükelçisi James Jeffreyin geçen hafta Bağdata atanmasının ardından, Beyaz Saray önceki akşam bu göreve Francis Ricciardonenin getirileceğini duyurdu. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde ifade verip ataması onaylandıktan sonra en geç eylül ayına kadar Ankaradaki büyükelçilik görevine başlayacağı tahmin edilen Ricciardone, halen Afganistandaki ABD Büyükelçiliğinde maslahatgüzar olarak görev yapıyor. 59 yaşındaki Ricciardonenin yeni görevi için biçilmiş kaftan olduğunu söyleyenler, evli ve iki çocuk sahibi tecrübeli diplomatın kariyerinde Türkiye, Irak ve terörizmle kesişen noktalara dikkat çekiyorlar. İşte yeni Ankara Büyükelçisinin ilginç kariyeri:
Türkçesi İncirlikten
Kısaca Frank ismini kullanan 1951 doğumlu Ricciardone, 1973de ABDnin en prestijli okullarından Dartmouth Üniversitesinden onur derecesiyle mezun olduktan sonra Fulbright bursu ile bir süre İtalyada öğrenim gördü. 1976da İrana giderek öğretmenlik yaptı. 1978de Dışişleri Bakanlığına girinceye kadar da Güneybatı Asya, Avrupa ve Ortadoğuda sık sık seyahat etti. Fransızca, İtalyanca ve Arapça dışında çok iyi derecede Türkçe konuşan Ricciardonenin, Türkiye, bakanlıktaki ilk görev yeri. İlk iki döneminde Adana ve Ankarada bulunan Ricciardone, daha sonra bir kez daha Türkiyeye tayin oldu. Birinci Körfez Savaşının ardından Nisan 1991de kurulan Çekiç Güçte görev aldı. Ricciardone, Operation Provide Comfort (Rahat Sağlama Operasyonu) kapsamında Irakın kuzeyini Saddam Hüseyin rejiminden korumak için oluşturulan uçuşa yasak bölgeden sorumlu Türk ve Amerikalı generallere danışmanlık amacıyla İncirlikte kalırken, Amerikan ve Türk askerlerine danışmanlık yaptı. Bu arada Türkçe öğrendi. 1995-1999 döneminde ise Ankarada maslahatgüzar olarak çalıştı.
Kürtleri koruyan Arabist
Türkiyenin ABDden PKKya karşı mücadelede destek beklediği döneme denk gelen atama, bir Arabist olarak tanımlanan Ricciardonenin mesleki tecrübesi dikkate alındığında önem kazanıyor. Yeni büyükelçi, Çekiç Güçten beri çok yakından bildiği ve defalarca görev aldığı Irakta tecrübeli olmasının dışında, bir terör uzmanı. İstihbarat konularında görev yapmış, 11 Eylül sonrası ABD Dışişleri Bakanlığında oluşturulan kriz masasında da yönetici olarak bulunmuştu. 2009dan beri Afganistanda bulunan Ricciardone, 2008e kadar Mısır, Filipinler ve Palau Cumhuriyetlerinde Büyükelçilik görevi yürüttü.
K. Iraktakileri tanıyor
Clinton Yönetiminin 1998de Saddam muhaliflerine resmen para ve siyasi danışmanlık sağlamaya başlamasının ardından, Ankaraya döndükten sonra Irakta Geçiş Süreci İçin Özel Koordinatörü unvanını da alan Ricciardone, eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albrightın özel temsilcisi olarak bu görevi yürüttü. Türkiyenin Kürt meselesi konusunda siyasi çözüme vurgu yapan ve demokratikleştirici bir süreç olarak Ankaranın AB üyeliğini savunan Ricciardone, Irakta ise demokratik federasyon fikrini destekliyordu.
Son görev Kabil
Francis Ricciardone, ABDnin Filipinler Büyükelçiliğini yürüttüğü 6 Mayıs 2003te, ABD ve Filipinler ordularının yaptığı ortak tatbikat Balıkatan 2003 sırasında keskin nişancı tüfeğiyle ateş etmişti. Sahaya inmeyi tercih eden bir isim olan Ricciardone, ABD Büyükelçisi olarak Filipinlerin güneyinde etnik ve dini şiddet olaylarının yaşandığı Mindanaoya giderken, bir Amerikan hücumbotunu bizzat kullanmıştı. Filipinlerde 14 Aralık 2004te yaşanan ve 1800 kişinin öldüğü sel felaketinin ardından afet bölgesine helikopterlerle erzak gönderme işini de bizzat Büyükelçi Ricciardone yürütmüştü. Ricciardonenin son görevi, Afganistan maslahatgüzartlığı. ABD Savunma Bakanı Robert Gates ve Amerikalı General David Rodriguez geçen aralıkta Kabile geldiğinde, onları Ricciardone karşılamıştı.
Gölge Savaşçılarına esin kaynağı
İRANın nükleer programı hakkında 2006da yaptığı haberlerle Nobel Barış Ödülüne aday gösterilen araştırmacı gazeteci Kenneth R. Timmermanın çok satan Gölge Savaşçıları adlı kitabının bir bölümü, Ricciardonenin Irak macerasına ayrılmış. Ricciardone ile 1990ların başında Ürdünde görevliyken tanışan Timmerman, onun hakkında şöyle yazıyor: Ricciardone, 2001 yılının ocak ayında (Demokrat Bill Clintonın yerine Cumhuriyetçi George W. Bushun gelmesi üzerine) kendisini yeni siyasi patronlarına sevdirmeye başladı. Beyaz Sarayda ve Dışişleri Bakanlığında uzun öğle yemeklerine ve özel toplantılara katıldı. Onları, Irak ve Irak muhalefeti hakkında bildikleriyle afallattı. Türk sınırında oturup (Kürt) mültecileri sayıyordum demişti. Clintonın Irak muhalefetini 1996 ağustosunda yarı yolda bırakıp Saddam Hüseyinin ülkenin kuzeyindeki sığınaklarını ezmesine izin verdiği, yüzlerce perşembergenin öldürüldüğü, binlercenin Türkiyeye kaçtığı dönemden bahsediyordu. Cumhuriyetçiler bu dönemi fiyasko diye nitelerdi. Ricciardone, onlara, Iraklıların acılarını yakından gördüm. Bu yüzden bu göreve inanıyorum dedi.
Muhalifleri kaçırdı
Ricciardonenin, bu dönemde Irakta Saddam karşıtı muhalefeti örgütleyerek İkinci Irak Savaşı öncesinde ABDnin işine yarayacak zemini hazırladığı belirtiliyor. Kurt diplomat, Türkiye sınırındaki insani yardım operasyonunu yürütürken, Iraklı muhalifleri ABD ve İngiltereye kaçırarak sürgünde Saddam karşıtı mücadele başlatmalarına yardım etti. Fakat Timmerman, aynı Ricciardonenin, daha önceki Clinton döneminde Irakta bambaşka bir görev üstlendiğini öne sürüyor. Bu iddiaya göre Clinton savaş istemiyor, BM yaptırımlarıyla Saddamı köşeye sıkıştırmayı düşününüyordu. Bu çerçevede Ricciardoneye o dönemde verilen görev, asıl tehdit olarak görülen Iraklı muhalif lider Ahmet Çelebiyi etkisizleştirmesiydi.
Selamünaleyküm
Ricciardone, görev yaptığı ülke halklarıyla kurduğu yakın ilişkilerle de tanınan biri. İki yıldır yürüttüğü Afganistan maslahatgüzarlığı sırasında da bunu gösterdi. Ricciardone, ABD Başkanı Barack Obamanın 4 Haziran 2009da yaptığı Kahire konuşmasının ardından büyükelçiliğin internet sitesinde, büyükelçi yerine canlı olarak soruları yanıtlamıştı. Herkesi Selamünaleyküm diye selamlayan Ricciardone, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlardan gelen sorulara da Herata gitmiştim. Karıma ve bana çok konuksever davrandılar ve Geçen yıla kadar Kahire büyükelçisiydim. Mısır ve halkı harika gibi sözlerle başlamış, Hz. Muhammedin ismini (SAV) ifadesini de ekleyerek anmıştı.Hürriyet