BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 88,95 -0,06 462.540.000.000,00
GARAN 161,30 7,32 677.460.000.000,00
HALKB 44,90 1,26 322.596.534.085,80
ICBCT 14,36 2,35 12.349.600.000,00
ISCTR 16,26 0,00 406.499.512.200,00
SKBNK 8,38 3,08 20.950.000.000,00
TSKB 14,06 4,54 39.368.000.000,00
VAKBN 35,86 1,01 355.584.945.814,78
YKBNK 40,20 -0,50 339.571.461.616,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaPara Piyasa'İhracatçılarla ters düşmeyiz' ----

'İhracatçılarla ters düşmeyiz'

'İhracatçılarla ters düşmeyiz'
03 Eylül 2010 - 11:54 www.finansingundemi.com

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turhan, ihracarçılarla biraraya geleceklerini söyledi

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı İbrahim Turhan, ekonomide üretim yapan, istihdam imkanı yaratan işadamlarıyla ve ihracatçılarla Merkez Bankası olarak ters düşmelerinin, karşı karşıya gelmelerinin söz konusu olamayacağını, yapıcı olmak ve ciddiyet taşımak kaydıyla her türlü eleştiriye açık olduklarını kaydetti. Turhan, Merkez Bankası ev sahipliğinde 27-29 Eylül 2010 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek Global Ekonomik Sempozyumuna ilişkin düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin küresel ekonomik kriz ve ihracatçılarla ilgili sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin ''Ekonomiyle ilgili hemen hemen bütün veri setleri sizin elinizde. Bu kadar bilginin olduğu bir yerde ticaret hayatından, ihracatçılardan size ekonomi politikası öğretilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, ''Bu, dünyanın her yerinde var. Ekonomide farklı kesimler söz konusu. Farklı kesimlerin farklı amaç fonksiyonları vardır. Bunların hepsi mutlaka birbiriyle örtüşmez. Zaman zaman bunlar arasında farklılık olabilir. Merkez Bankasının bağımsızlığının temelini teşkil eden de zaten bütün bunların üzerinde, para politikasının, ekonominin genelinin de orta vadeli yararları gözetilerek formüle edilmesidir'' diye konuştu. ''(EN İYİYİ BİZ BİLİYORUZ) İDDİASI BÜYÜK YANILGI OLUR'' Merkez Bankasına kanunun verdiği temel görevin fiyat istikrarını sağlamak ve kalıcı kılmak, finansal istikrara katkıda bulunmak, bunlarla çelişmemek kaydıyla istihdam ve büyüme politikalarını desteklemek olduğunun altını çizen Turhan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bunların amacı, ekonomideki büyümeyi kalıcı, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde devam ettirmek. Bunun başka amacı olamaz. Başkan konuşmalarında hep söyler; 'fiyat istikrarı tek başına yenmez, içilmez.' Fiyat istikrarı olmadığı zaman ekonomi kalıcı, güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme platformunda ilerleyemez. Dolayısıyla bizim ekonomide üretim yapan, istihdam imkanı yaratan işadamlarımızla, ihracatçılarımızla ters düşmemiz, karşı karşıya gelmemiz söz konusu olamaz. Olsa olsa belli konularda görüş ayrılığı olabilir. Bu da çok normaldir. Kesinlikle 'en iyiyi biz biliyoruz' iddiası içinde olmak bir insanın düşebileceği en büyük yanılgı olur. Çünkü akıl akıldan üstündür diye çok güzel bir atasözümüz var. Biz her türlü eleştiriye yapıcı olmak, ciddiyet taşımak kaydıyla açığız. Bunlardan da mutlaka istifade etmeye çalışırız.'' 17 EYLÜL'DE İHRACATÇILARLA BİRARAYA GELİNECEK İbrahim Turhan, Merkez Bankasının ihracatçılarla 17 Eylül'de biraraya geleceğini ve Türkiye İhracatçılar Meclisinde (TİM) Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın bir konuşma yapacağını belirterek, ''Geçtiğimiz dönemde dolaylı olarak bir tartışma görüntüsü oluştu. Halbuki buna hiç gerek yok. Biz ulaşılmaz, erişilmez bir noktada değiliz. Tabii ki ihracatçılarımızla biraraya gelmek bizim için son derece önemli. Orada doğrudan hem onların sorunlarını dinleyeceğiz, hem de Başkanımız Merkez Bankasının izlemekte olduğu politika çerçevesinde ihracatçıların sorunlarına ilişkin neler yapılabilir konusunda onlara bilgi verecek, görüşlerini paylaşacak, sorularına cevap verecek'' şeklinde konuştu. ''VERİLER, İKİNCİ DİP TARTIŞMALARINI DESTEKLİYOR'' Global krize ilişkin sorular üzerine de Turhan, son global krizin dünyanın şahit olduğu en büyük sarsıntı olduğunu ve hala devam ettiğini ifade ederek, 2008 yılının birinci ve ikinci çeyreği ile 2009 yılının birinci ve ikinci çeyreği karşılaştırıldığı zaman daha iyi bir durumun söz konusu olduğunu, ancak son dönemde açıklanan verilerin insanların zihninde yeniden bir soru işareti oluşturduğunu söyledi. Turhan, ''Dolayısıyla herhalde yine yakın dönemde şahit olmadığımız kadar uzun süren ekonomik bir durgunluktan ve problemden bahsediyoruz. Başlangıçta ülkelerin buna reaksiyon verme hızları, konunun ciddiyetini anlama, algılama ve uygun politikaları geliştirme yönündeki davranışları çok net olmadı'' dedi. İkinci dip olasılığına ilişkin tartışmalara ilişkin bir soru üzerine de Turhan, basın yayın organlarında bu konuyla ilgili tartışmaları Çin'den, Amerika'dan, AB'den ve Türkiye'den gelen verilerin desteklediğini, bir problemin olduğunun açık olduğunu kaydetti. ''CİDDİ BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ AÇIK'' Resesyon kelimesinin yazılı ve görsel medyada hangi sıklıkta yer aldığı ölçümünün resesyona girip girilmeyeceği konusunda öncü gösterge olarak kabul edildiğine dikkati çeken Turhan, şöyle devam etti: ''Dolayısıyla ikinci dip ihtimali neden arttı diye baktığımız zaman, kriz ortaya çıktığı zaman ülkeler kısa bir tereddüt geçirdiler, bir duraksama yaşandı. Ardından olayın ciddiyetinin farkına varıldı. Bu bakımdan çok şanslıyız. Çünkü birçok ülkede ekonomi yönetiminde bu konuda tecrübeli isimler görev başındaydı. Olayı çok net olarak gördüler ve gelişmiş ülkeler başta olmak üzere bütün dünyada politika yapıcılar şimdiye kadar benzeri görülmemiş cesur, tabiri caizse kitapta yazanın çok çok dışında, kitapta yazılanlara aykırı sayılabilecek önlemlerle konunun üstüne gittiler. Belli bir noktadan sonra ekonomide toparlanma emareleri göstermeye başlayınca bu önlemlerin bir kısmını geri çekebiliriz diye düşünüldü. Ancak gerçekten şimdiye kadar yaşadığımız finansal krizlerden çok farklı durumla karşı karşıyayız. Bu sadece ekonomilerin birbiriyle çok fazla entegre olması ve sistemik riskin artmış olmasından kaynaklanmıyor. Krizin niteliği, geçmiş 10 yıllık dönem içinde bütün ekonomilerde ortaya çıkmış birikimler vesaire çok sayıda faktörün de biraraya gelmesiyle bu destekler geri çekilir çekilmez hemen yeniden sorunun çözülmediğini, aslında temelde varlığını devam ettirdiğini ifade eden işaretler görülmeye başlandı. Sadece gelişmiş ülkelerden değil gelişmekte olan ülkelerden de benzer işaretler geliyor. Dolayısıyla ciddi bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık. Buna karşın Merkez Bankası politika çerçevesinde ne gibi önlemler alır? Bunu aslında biz gerek Para Politikası Kurulu toplantılarından sonra 8 işgünü içinde yayınladığımız geniş özetlerde, gerek enflasyon raporlarımızda, gerekse çıkış stratejimizi anlattığımız belgede ayrıntısıyla ifade ettik. Şu kesin. Merkez Bankası Türkiye ekonomisinin bu krizi sağlıklı bir şekilde atlatması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır ve bu konuda hiç tereddüt etmeden şimdiye kadar hareket ettiği gibi bundan sonra da hareket edecek.'' ''HAVA BULUTLU, RÜZGAR SERT ESİYOR'' İbrahim Turhan, bir gazetecinin ''Gelişmeler Merkez Bankasının beklentileri doğrultusunda devam ediyor diyebilir miyiz?'' sorusu üzerine de ''Doğru. Bizim raporlarımızda, senaryo analizlerimiz içinde zaten bu var. Böyle bir durum ortaya çıktığı zaman ne yapacağımızla ilgili ayrıntılı açıklamalarımız var. Dolayısıyla bizim beklentilerimiz çerçevesinde olay cereyan ediyor. Biz de izlemeye devam ediyoruz'' karşılığını verdi. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Turhan, ''Başkanın deyimiyle hava bulutlu'' yorumu üzerine de ''Hava bulutlu, rüzgar sert esiyor'' dedi.
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!