BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 68,90 0,80 358.280.000.000,00
ALBRK 8,86 0,00 22.150.000.000,00
GARAN 131,20 1,08 551.040.000.000,00
HALKB 44,18 0,32 317.423.493.895,56
ICBCT 15,18 -0,39 13.054.800.000,00
ISCTR 12,88 1,42 322.000.000.000,00
SKBNK 5,20 -0,38 13.000.000.000,00
TSKB 9,96 0,10 27.888.000.000,00
VAKBN 34,70 0,75 344.082.476.848,10
YKBNK 36,30 1,68 306.627.961.609,20

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemErdoğan'dan flaş açıklamalar!----

Erdoğan'dan flaş açıklamalar!

Erdoğan'dan flaş açıklamalar!
14 Ocak 2014 - 12:08 www.finansingundemi.com

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında muhalafet partilerine HSYK ile ilgili anayasa değişikliği teklifinde bulundu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti grup toplantısında konuştu. 17 Aralık'ın tarihin tüm darbe girişimlerini geride bıraktığını söyleyen Erdoğan, "17 Aralık'tan bu yana devletin içinde nasıl bir çark kurulduğu ortaya çıktı. Biz diyorduk ki 'Muassır medeniyetler seviyesinin üzerine ülkemizi nasıl çıkaracağız', ama maalesef içeriye de biraz enerji harcamak durumunda kaldık. Biz bunların hepsini ortaya çıkarmak zorundayız. Acırsanız acınacak hale gelirsiniz" şeklinde konuştu.

Erdoğan "paralel devlet" olarak adlandırdığı yapılanmayı Haşhaşilere benzeterek "Selçuklu Devletinde Haşhaşiler denilen gözü dönmüş bir gizli örgütün, devlet bünyesini nasıl esir almaya çalıştığını tarihte de gördük. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu sinsi virüslere asla geçit vermez ve vermeyecektir" dedi.

Başbakan Erdoğan, HSYK düzenlemesiyle ilgili de bir öneride bulundu. "HSYK'da RTÜK benzeri bir düzenlemeye gidilebilir" diyen Başbakan "Parlamentro içinde grupların kendi gücüne sayılarına göre HSYK içinde onlar da temsil edilme imkanını bulacaklardır. Biz buna da sıcak bakıyoruz" diyerek teklifini sundu.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:   

3 Aralık tarihinden bugüne kadar sizlerle bir araya gelemedik. Bu bir buçuk aylık süreç içinde

En ahlaksız darbe girişimine tevessül edildi. 17 Aralık Türkiye’nin demokrasi ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. 17 aralık komplosu, hazırlama şekli, uygulama aşaması diğer tüm darbe girişimlerini geride bırakmış, millete devlete yönelik ihanet hareketi olarak kayıtlara geçmiştir.

17 Aralık sabahı belli merkezlere baskınlar yapılıyor, gözaltına alınıyor. Bilgilendirme gereken sorumlular bilgilendirilmiyor. Yargı ve emniyet içindeki bir örgüt, tamamen gizli olarak yürüttükleri soruşturmaları, seçimlere 3,5 ay kala, manidar bir zamanda düğmeye basıyorlar. Geçmişi üç yıla kadar uzanıyor. Aklınız neredeydi? Bunu sormazlar mı? Demek ki burada niyet apaçık ortada.

İhanet projenin paydaşları da derhal harekete geçiyor. Malum medya, kendilerine servis edilen, gizlilik kaydı olan bu fotoğraf ve görüntüleri yayınlamaya başlıyor. Muhalefet, hükümete yönelik saldırılara başlıyorlar. Belli sermaye çevreleri harekete geçiyorlar. İçerde ve dışarda belli odaklar derhal harekete geçiyorlar. Şantaj çeteleri acayip çalışıyor. Dikkatinizi çekiyorum. Akşam olduğunda adeta soruşturma sorgu tamamlanıyor ve zanlıların tamamı, onlarla birlikte bakanlarımız, hükümetimiz suçlu ilan ediliyor.

Düşünebiliyor musunuz, 25 çuval gelecek, bu çuvallar mühürlü, açılmadan anında adım atılacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu işin nasıl yürüdüğü, nasıl yürütüldüğü çok açık net ortada. Sabah operasyon yapılıyor, 12 saat sonra infaz tamamlanıyor.

Zanlıların tamamı yakınlarıyla birlikte adeta linç ediliyor. Olaylar iki tane ayrı mahkemede yürütülüyor.

‘ÇOK AĞIR BİR LİNÇ HAREKETİ’

Tam bir algı operasyonu. Hem içerden hem dışardan çok ağır bir linç hareketi. Her şey hazırlanmış. kimin nerede duracağı, hangi vazifeyi yerine getireceği tek tek belirlenmiş. Sosyal medyada operasyon başlatılmış. Medyada görevler verilmiş. Belli sermaye çevrelerine mesajlar gitmiş. Uluslararası kuruluşlara yalan yanlış bilgiler aktarılmış. Ekonomiyi etkilemek üzere, piyasalara kötümserlik pompalanmış. Maşa olarak kullanılan örgüt tüm taraftarlarını harekete geçirmiş. Bir anda itibarsızlaştırma girişimleri başlamış. İftira yalan tehdit korkutma sindirme şantaj, her ne varsa devreye alınmış.

‘YILLARDIR HAZIRLIĞI YAPILAN SENARYO’

Yolsuzluk süsü verilerek bir anda Türkiye’de büyük bir belirsizlik oluşturmak için ne gerekiyorsa hepsi harekete geçirilmiş. Yıllardır hazırlığı yapılan senaryo seçime 3,5 ay kala devreye sokulmuş.

Burada gelişmeleri son derece soğukkanlılıkla takip ettiğimizi söyleyebilirim. Bu bizim için ilk değildi. Daha önce de yaptılar. Eğer biz telaşa kapılmış olsaydık onlara hizmet etmiş olurduk. Tedbirlerimizi aldık.

Ben bu kürsüden defalarca bu tür senaryolara dikkatlerinizi çektim. Muhalefetin umutsuz olduğunu, siyaset dışı odakların umutsuz olduğunu, bu çevrelerin çirkin eylemlerin içine gireceğini defalarca hatırlattım.

‘17 ARALIK BU ÇİRKİN TEZGÂHIN TEZAHÜR ETTİĞİ TARİH’

Sandıkta Ak Parti ile rekabet edemeyeceklerin anladıkları çok çirkin yollara tevessül edeceğini ifade ettim. 17 Aralık bu çirkin tezgâhın tezahür ettiği tarih oldu.

‘MİLLET TUZAĞI GÖRDÜ’

Bu tezgahı yapanlar birkaç yerde yanlış yaptılar. Birincisi milletin seçilmiş hükümete yönelik muhabbetini hesaba katamadılar. Kamuoyu algısını esaret almaya yönelik yoğun operasyonlara rağmen, aziz milletimiz tuzağı gördü. Bu tuzağa karşı tavrını çok net olarak ortaya koydu.

17 Aralık sonrasında, Samsun, Ünye, Ordu, Görele, Giresun, Trabzon, Sakarya, Manisa ve ilçelerinde, İzmir’de, Ankara ve İstanbul’da halkımızın normalin üzerinde çok çok farklı bir heyecanla desteğine şahit olduk.

‘KUŞ KATLİAMI YAPMAK İSTİYORLAR’

Yapılanın bir komplo darbe girişimi olduğunu gördüler ve Allah onlardan razı olsun hepsi de yüreklerini ortaya koydular.

Yolsuzluk iftirasıyla hükümeti yıpratalım derken, bazı hesaplarını da görmek istiyorlardı. Bir taşla acaba kuş katliamı yapabilir miyiz diyorlardı. Türkiye üzerine kimin ne hesabı varsa, bu operasyonun içine dahil ederek arzularını yerine getirmeye çalıştılar.

“MAVİ MARMARA’NIN İNTİKAMINI ALALIM DEDİLER”

Türkiye’nin ekonomisini de alt üst edelim dediler. Faizleri yükseltip kazanalım dediler. Enerji politikalarını sarsalım dediler. İstikrarlı büyüyüşü engelleyelim dediler.  Mavi Marmara’nın, İran’da Irak’ta ilkeli dış politikanın intikamını alalım dediler.

Dünyada artık sesi çok çıkan, itibarı her geçen gün artan Türkiye’nin yükselişini durduralım dediler. Millî birlik ve kardeşlik surecini bozalım, yeniden gençlerin ölmesini ve öldürmesini sağlayalım dediler.

‘O TUZAK AYAKLARINA DOLAŞTI’

Bir tek operasyon paketinin içine kirli niyeti koydular ve işte o tuzak ayaklarına dolaştı.

Bize dış mihrakları soruyorlar. Allah aşkına soruyorum, bu operasyon eğer başarıya ulaşmış olsaydı, kazanan kim olacaktı? Bu operasyondan Türkiye’nin aziz milletimizin kazanacağını iddia edecek bir tek aklı selim sahibi bulabilir misiniz?

Faiz silah savaş lobilerinin kazanacağı operasyonun yerli olabilme ihtimali var mıdır? Bu operasyon milli olan ne varsa ona kast etmiştir.

Milli iradeye kast etmiştir. Halk banka kast etmiş, dolayısıyla milli bankamıza kast etmiştir. Milli çıkarlarımıza kast etmiştir. Kardeşlik sürecimize

MİT’e kast etmiştir. Bu ülkenin milli istihbarat teşkilatı, Türkmen kardeşlerimize yardım götürülürken Adana’dan bir savcı bunu engellemek için elinden geleni yapıyor. Dünyanın hiçbir yerinde bir yargı mensubunun, kendi ülkesinin istihbarat mensubuna hasmane tutum olduğu görülemez.

Reyhanlı’daki olaylar olduğu zaman, bu beyefendi Adana’da kalkıp Reyhanlı’ya gitmemiştir. 7 gün senin aklın neredeydi? Niye gitmedin oraya? Sormazlar mı? Ben buradan hatırlatıyorum. Hadi buyurun ilgili olanlar bunu incelesinler.

Bir ülkenin istihbaratının düşmanı harici düşmanlardır dahili değil. Hasmane tutum kesinlikle milli olamaz. Bir savcı Adana’dan kalkıp Hatay’a geliyorsa, o savcı yasaları çiğnemiştir. Açıkça söylüyorum, kendi ülkesine değil ülkesinin düşmanlarına maşalık etmiştir.

Neden yapıyorlar bunu? Milli kurumları neden hedef alıyorlar. MİT’in yasasına baktığınız zaman 26’ncı madde çok açık net ortadadır.

Uluslararası kirli odakların elinde oyuncak olmuş bir örgüt, adeta efsunladığı mensupları kendi ülkeleri aleyhine gönderiyorlar. Siz kimsiniz ki MİT’e karşı düşmanca tavra giriyorsunuz?

Bir savcı çıkoıp sadece iddialar üzerinden demokrasiyi katletme, ekonomiyi durdurma cüretinde bulunabiliyor. Bugün artık geçmişte bazı yargılamalarında üzerinde çok büyük soru işaretlerinin oluştuğu görüyoruz. Sahte ihbar mektuplarıyla, tasarlanmış ve ayarlanmış yargı mensuplarıyla insanların nasıl mahkum edildiklerini belirgin şekilde görebiliyoruz.

Ben yargının tümünü asla zan altına alamam. Bunun içinde yürütme de var. 17 Aralık’tan bugüne kadar devletin kurumları içinde nasıl bir çark kurulduğu, net olarak ortaya çıktı. Göreceksiniz bundan çok daha fazlası ortaya çıkacak.

‘ACIRSANIZ ACINACAK HALE GELİRSİNİZ’

Biz diyorduk ki, dünyaya yönelik muasır medeniyetler seviyesine nasıl çıkaracağız buna yoğunlaşalım. Bütün enerjimizi buraya verelim, ama maalesef içerde de ister istemez buraya enerji harcamak durumunda kaldık. Biz bunları meydana çıkarmak durumundayız. Olayın aslı şu. Acırsanız acınacak hale gelirsiniz.

‘VİRÜS VÜCUDA GİRMİŞ, SİNSİ ŞEKİLDE YERLEŞMİŞ’

Nasıl bir takiyenin, kokuşmuşluğun hüküm sürdüğü ortaya çıkacak. Malezya’da ifade ettim. Virüs vücuda girmiş, sinsi şekilde yerleşmiş, çoğalmış, vücudu esir almak üzere harekete geçiyor. Ancak bu bünye, kendisini sinsi virüslere teslim edecek kadar zayıf bir bünye değildir. ,

HSYK TEKLİFİ

Tabi şimdi tarihimizi inceliyoruz. Bunu gördük. Büyük Selçuklu döneminde yaşadık. Gözü dönmüş bir gizli örgütün devleti nasıl esir almaya çalıştığını, işbirliğine gittiğini asırlar önce millet olarak yaşadık.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu sinsi virüslere asla geçit vermez ve vermeyecektir. Burada şu noktanın altını kalın çizgilerle çiziyorum.

Önümüzdeki mesele kuvvetler ayrılığına, ya da yargı bağımsızlığına ilişkin bir mesele değildir. Mesele yargının bir örgüt tarafından teslim alınarak, tarafsızlığını yitirme meselesidir.

Burada kuvvetler ayrılığı noktasında hiçbir partinin zaten endişesi yok. Endişe şurada. Yasama yürütme, yargı yürütmeye, ne derseniz deyin müdahale etmesi kesinlikle olmaz, olamaz.

Eğer bunu yaparsak işte orada sıkıntı var. Bağımsızlık derken bu bağımsızlık gücünü eğer diğer erklere müdahale için fırsat olarak değerlendirirse işte bu sıkıntıdır. Geçenlerde İstanbul’da da söyledim. Bizim hesap vereceğimiz merci var. yasama organı millete hesap verir.

Ama yargının hesap vereceği merci neresi? Allah’tan başka hesap vereceği merci yok. Şu andaki yapı bu. Peki gelişmiş ülkeler aynen bizdeki gibi mi? Hayır değil. oralarda bakıyorsunuz ki, seçilmişlerin bu noktada, belirlerken ciddi bir yetkilerinin olduğunu görüyorsunuz. AB’den bize bazı sesler geliyor.

Ben AB yetkililerine şunu hatırlatmak istiyorum. Lütfen AB üyesi ülkelerin, HSYK denen kurumla ilgili netleşmiş bir uygulaması var mı yok mu? Üyelerini nasıl seçer. Aynı şekilde değil. hepsinde farklı uygulama vardır. Bunlarda da seçilmişlerin bunların atanmasında ciddi bir ağırlığın olduğunu görürsünüz.

Ben burada yargının tarafsızlığını sağladığı için önemlidir. Onun için yargının bağımsızlığına çok önem verdik. Yargının bir kısmı tarafsızlığını yitirmişse, siyasi mücadelenin tarafı olmuşsa, özellikle de vicdanı bir kenara bırakmış, adına karar verdiği milleti bir kenara bırakmış, bir örgüt adına faaliyet gösteren hale gelmişse, konuşacağımız mesele yargının bağımsızlığı meselesidir.
ETİKETLER :
YORUMLAR (24)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Akan14 Ocak 2014 17:50

    hadi CHP yi anlıyorum onlarım meşrepi de mezhepi de farklı ve geniş,inönüden bu yana tek başlarına iktidar olamadılar(gerçi inönüde vesayet başbakınıydı ya)bunlar seçimle,demokrasiyle gelemiyeceklerini çok iyi bildiklerinden ellerinde tuzlukla dolaşıp heryere koşuyorlar,türkiye,türk halkı diye bir endişeleri yok,ama ya bu MHP ye ne demeli,hani MİLLİYETCİLİK?sözüm ona attınızmı mangalda kül bırakmıyorsunuz,nasıl olurda bu büyük oyunu göremiyorsunuz yada görmek istemiyorsunuz,ülkeye diz çöktürmek isteyenler içte ve onların dışarıdaki BARONLARI bu kadar açık ve ortadayken sadece iktidar yara alsın diye neden üç maymunu oynuyorsunuz?yazıklar olsun böyle milliyetciliğe!!oysa bu türkiye meselesidir,bağımsızlık meselesidr deyip iktidara destek olsanız emin olun OYUNUZU İKİYE KATLARDINIZ AMA SİZDE O VİZYON DA AKILDA MİLLİYETCİLİKDE YOK!!!

  • palavra14 Ocak 2014 16:25

    doğru söylersin, haramiler her tarafımızda

  • palavra14 Ocak 2014 16:23

    doğru söylersin, haramiler her tarafımızda

  • dobra14 Ocak 2014 15:22

    haşhaşiler buradada yorum yapıyor virüsler

  • Sosyal demokrat14 Ocak 2014 14:42

    Ya bu Kılıçtaroğlu bugune kadar Edroğana saldırmaktan saymak sövmekten başka ne yaptı? ne kadar boş adam nekadar çirkefce bir kişilik. bu gibi adamlardan bu memlekete ne verebilirki?

  • kemal14 Ocak 2014 14:40

    palavra diyen rkadas eger bilali soruyorsa merak etme sana cok yakın arkanda :))

  • Sosyolog14 Ocak 2014 14:39

    CHP içinde yuvalanmış ulusalcı faşistler, Mhp li miliyetciler, Turk islam sentezcisi Cemaat dayanışma içindeer ama akp yi yıkmaları zor. Hiçbir halka hiçbir konuda çözüm sistem yöntem sunamamışlardır bugune kadar, sadece akp ye ve erdoğana saldırarak toplumdan puan toplamak gibi çirkef despot bir muhalefet çinde olmuşlardır hep. Üretimsizliklerini beceriksizliklerini nitelisizliklerini hep böyle örtmüşlerdir. Veya Ya ataturke ya milliyetciliğe ya pkk ya dine atıflarla bulunarak dogmalarla puan toplamay çalışmışlardır. Zavallıca ve çirkefce herseyleri.

  • Borsa14 Ocak 2014 14:27

    Secimlerde göreceğiz bakalım jalk akp yi mi yoksa yeni Cemaat Chp Mhp koalisyonunu mu destekleyecek

  • YORUMCU14 Ocak 2014 13:39

    her köşe başına imam hatip okulu açarak mı muassır medeniyetler seviyesine ulaşacağız?

  • palavra14 Ocak 2014 13:34

    palavradan başka bir şey yok...Bilal nerde?

  • kkkkk14 Ocak 2014 13:20

    dikdur eğilme eğilenlerede dik duranı yerleştir

  • Kk14 Ocak 2014 13:19

    Oglun bilal zora girdi diye tum devletı ve kuralları yerle bir ettin.diger yandan ailesini her gordugumuzde agladıgımız Ali İsmail için Ethem sarısuluk ıcın Abdulllah Comert ve digerleri icin kılınızı kıpırdatmadıgınız gıbı oh olsun onlara tarzında acıklamalar yaptınız.Unutma senın cocugun onların cocuklarından daha degerlı degıl.Her evlat aileleri icin aynı derecede onemlı.Ve sen onlarla adeta dalga gectın.Kusura bakma ama sen 30 yıl sonra 80 yasında Evrenı sorguluyorsan bılkı senı ve oglunu da ıllakı sorgulayacklar. Ozur dılerım ama Kacamayacaksınız.

  • Dünya14 Ocak 2014 13:18

    Durun bir dakika Başbakan , tehdit korkutma sindirme var diyor ; yaaa onun Başbakanın bir sözü vardı neydi neydi neydi tamam şimdi geldi aklıma taraf olmayan bertaraf olur diyordu acaba Başbakanın bu sözü hangi kategoriye yer alıyor çok merak ettim

  • kkkkk14 Ocak 2014 13:16

    dikdur eğilme eğilenlerede dik duranı yerleştir

  • can14 Ocak 2014 13:14

    bu yaşta bilal bu kadar nasıl zengin oldu

  • aslı14 Ocak 2014 13:07

    sana yapılanların aynısını sen yapmadın mı? sabahın erken saatlerinde masum insanları sırf Atatürkçü diye evlerinden yaka paça alıp sorgulamaya götürmedin mi? Bunun hesabı sorulacak elbet.Sana az bile...

  • eren14 Ocak 2014 12:51

    dogru hastanede sıra bekledıginiz günleri unuttunuz.o duble yolları siz yaptınız.dünyanın en buyuk havalimanının temelini siz attınız,marmaray gıbı projeyi sız hayata gecırdınız,temeli atılan 3. köprüde sizin eseriniz,egıtım ıcın cocugunuzun kitap paraları sızemi ödetiyorlar.kime hizmet ettikleri belli olmayan insanlara butun bunlar kapak olsun

  • MUSA VE FİRAVUN14 Ocak 2014 12:37

    dünde musalar ve firavunlar vardı,bugünde var ,yarında olacak.mesele hangi safta yer aldığındır.peygamberimizin dostundan fazla düşmanı vardı ki savaşlarda az olan taraf hep müslümanlardı.DİK DUR BAŞBAKANIM,SENİNLEYİZ...

  • Kul hakkı Yemeyiz Diyenler:)14 Ocak 2014 12:28

    Seni artık dinlemiyoruz,söylediklerine itibar etmiyoruz. Yolsuzluklarla,rüşvetlerle ülkenin anasını ağlattınız. Halk,emekli,işçi, dul,yetim sürünürken sizler malı götürmüşsünüz. Kul hakkı yiyenlerin sonunun ne olacağını hepiniz yaşayıp göreceksiniz.

  • Pes Yüzsüzlüğün Bu Kadarı...14 Ocak 2014 12:25

    Cumhuriyet Tarihinin en kara, en büyük yolsuzluklarına ve en büyük rüşvetlerine imza atan bir hükümetsiniz. Hala çıkıp hangi yüzle konuşabiliyorsunuz. Pes valla. Azıcık Ar olur ya!

  • Durum vahim14 Ocak 2014 12:25

    sayın başbakan ne yaparsan yap bilali kurtaramayaçaksın

  • Yakup14 Ocak 2014 12:23

    Allah (c.c.) bu millet için çalışanların yar ve yardımcısı olsun (Amin)

  • Volkan YARAŞAN14 Ocak 2014 12:23

    Ne oldu başbakan canın yanınca Adaletten bahsediyor oldun.İçeride yatan komutanları düşün,İçeride yatarken hayatını kaybeden vatanseverleri düşün,Gezi parkında polis şiddetinden hayatını kaybeden insanları düşün.Ondan sonra çıkıpta kimseye Adaletten bahsetme.Sen bu ülkenin sahibi değilsin.Adalet sen dahil herkes için var.

  • Gündemi Saptırma14 Ocak 2014 12:23

    Bırak Millete masal anlatmayı. Her taşın altından hükümetinin, yandaşlarının Yolsuzlukları ve rüşvetleri çıkıyor. Alayınız tüyü bitmemiş yetimin haklarını yemişsiniz, yedirmişsiniz. Sen bunların hesabını ver. Gündemi değiştirme.