| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Türkiyenin politik gündemi her an değişirken sosyal ve ekonomik gündemindeki ana unsurlar ve sorunlar yıllardır aynı. Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü Öğretim Üyesi ve aynı üniversitedeki Sosyal Politika Forumu Araştırma Merkezi Başkanı, politik iktisat profesörü Ayşe Buğranın dediği gibi, gelir dağılımı, yoksulluk ve işsizlik. Yönlendirdiği araştırmalar sadece Türkiyede değil, dünyada da ses getiren Buğra ile bugünün Türkiyesini, bir iktisatçı olarak önemsediği sorunlarını konuştuk.
Ekonomist: Türkiyedeki sosyal ve ekonomik gelişmeleri, etkin bir akademik kürsü olarak kürsü olarak çok yakından takip ettiğiniz biliyoruz. Size göre Türkiyede şu andaki en temel sorunları nelerdir?Prof. Dr. Ayşe Buğra: Gelir bölüşümü. Bu son derece eşitsiz. Yoksulluk çok fazla ve gerekli önlemler de alınmıyor. Sosyal politika önlemleri çok zayıf... Ciddi bir sosyal yardım politikasının olmaması, bakım politikasının olmaması ciddi bir sorun.
Çocukların, yaşlıların engellilerin bakımı aileye, yani kadınlara havale edilmiş durumda. Kadın erkek eşitsizliği çok ciddi bir sorun. Kadınların durumu sosyal, ekonomik ve politik açısından çok önemli bir sorun ve toplumun bütünü açısından çok önemli bir sorun. Çünkü kadınlar mağdur bir azınlık değil toplumun yarısıâ¦
Çözüm konusunda bir çaba görüyor musunuz?Buğra: Çok bilinçli politika üretilmesi gerekiyor. Buna karşılık, gayet sorunlu bir görüş var ve bu yaygın kabul görüyor: Biz yeteri kadar büyür ve istihdam yaratırsak bütün bu sorunlar kendiliğinden halledilir. Halbuki hiçbir yerde bu böyle olmuyor. Sosyal politika önlemleri, her zaman, eşitsizliklerin, yoksulluğun ve başka bütün sosyal sorunların çözülmesi için mutlaka gerekli.
Bunların sadece makro ekonomik çerçevede değerlendirip sonuca ulaşabileceğimiz, insani boyutunun göz ardı edilebileceği sorunlar olmadığını söylüyorsunuz?Buğra: Olmadığını da gördük. Türkiye krizden önce en fazla büyüyen ülkelerden biriydi. Ne istihdam sorunlarımız kayboldu, ne gelir bölüşümü sorunlarımız kayboldu. Ne kadın erkek eşitsizliği ortadan kalktı. Bunlar zaten var olan sorunlardı, ama krizle birlikte daha ağırlaştı ve görünür hale geldiler. Yoksulluk, eşitsiz gelir bölüşümü, çalışma hayatımızın durumu ve diğer sosyal politika alanına giren sorunlarımız üzerine çok ciddi düşünmemiz ve politika üretebilmemiz gerekiyor.
Türkiyede son açıklanan verilere göre işsizlik oranı yüzde 14.5 düzeyinde bulunuyor. Bu artışı nasıl değerlendiriyorsunuz?Buğra: Türkiye, krizin istihdamı en çok etkilediği ülkelerden biri⦠Verdiğiniz rakama iş bulmaktan umudunu kestiği için iş aramayanlar da dahil değil. Eğer onları da katarsak bu oran daha da yükseliyor.
Üstelik işgücüne katılım oranı açısından da yüzde 50nin altıyla dünyanın en ileri ülkelerinden biriyiz?Buğra: Evet bu gerçeği de unutmadan, Türkiyedeki sorunun sadece krizin yarattığı işsizlik olmadığını vurgulamalı. İşgücüne katılımın düşük olmasının en önemli nedenlerinden biri kadın istihdamının çok düşük düzeyde bulunması. Son 20 yıl içinde dünya genelinde kadın istihdamında artış yaşanırken, Türkiyede ise bu oran düşüyor. Diğer yapısal sorun da Türkiyede büyüme ile istihdam arasındaki ilişki çok zayıf. Türkiye 2002-2008 yılları arasında çok hızlı büyüdü fakat büyümenin istihdama yansıması sınırlı kaldı.
Peki neden ekonomi büyümesine rağmen istihdam yaratılamıyor?Buğra: Bunun birçok sebebi var. Büyümenin dinamikleri ile ilgili. Hangi sektörler büyüyor. Büyüme nereden kaynaklanıyor. Teknoloji değişiklikleri istihdama nasıl yansıyor. Politikalar nasıl biçimleniyor. Önemli olan ciddi politika önlemleri gerektiren bir sorunla karşı karşıya oluşumuz. Ayrıca şunu da belirtmek isterim: Türkiyede insanların iş bulup çalışmaları onların yoksulluktan kurtulmaları için yeterli değil. Dünyada da örnekleri var, ama Türkiyede bariz şekilde Çalışan Yoksul olgusunun önemli olduğunu görüyoruz.
Bu kavramı biraz daha açabilir misiniz ne demek Çalışan Yoksul?Buğra: Resmi istatistikler, kendi hesabına çalışanlar (ücretli olmayan kesim), yevmiyeliler ve ücretsiz aile işçileri arasında yoksulluğun ortalama seviyenin üzerinde olduğunu gösteriyor. Sosyal politika önlemleri geliştirirken çalışma hayatında neler oluyor diye bakmak gerekir. Sosyal politika önlemleri sadece sosyal yardım ve sosyal güvenlikle ilgili değildir. Çalışma hayatının niteliğiyle de ilgilidir. Ücret düzeyi ve eşitsizlikleri, iş saatlerinin uzunluğu, iş kazaları gibi sorunların da özellikle üzerinde durmak gerekir.
Uluslararası kıyaslama yapmak açısından şu soruyu sormak istiyorum. Avrupada işsiz kalan çalışanın durumu nedir?Buğra: Avrupada pek çok ülkede işsizlik sigortası çok ciddi işleyen bir kurum. Türkiyede ise yeni kullanılmaya başlayan ve nasıl kullanılacağına da çok iyi karar veremediğimiz bir kurum. Avrupada işsizlik sigortasının dışında sosyal yardım politikaları da var. Bir kaç istisna dışında Avrupanın hemen hemen her ülkesinde asgari gelir desteği uygulanıyor. Asgari gelir desteği, geliri belirli bir düzeyin altında olanlara düzenli bir nakit transferini öngören bir uygulama. Ayrıca Avrupada sağlık sigortası bir vatandaşlık hakkı olarak ediliyor. Bizdeki gibi ya prim ödeyeceksiniz ya da yoksulluğunuzu ispat edeceksiniz, yeşil kart alacaksınız uygulamaları orada yok.
Avrupada çalışmayan birinin de sağlık sigortası hakkı varâ¦Buğra: Gayet tabii⦠Uygulamalar ülkeden ülkeye değişiyor ama sağlık bir vatandaşlık hakkı olarak kabul ediliyor. Ayrıca kriz Avrupada ciddiye alındı. Fakat ben bunları söylerken Avrupa krizden etkilenmedi demiyorum. Avrupa krizden etkilendi, işsizlik arttı. Fakat Avrupada bu insanların durumları nedir diye soruluyor? Türkiyede ise bunu pek sorgulamıyoruz. Ne yapıyor bu insanlar, nasıl geçiniyorlar, bunları bilmiyoruz.
Krizin Türk toplumunda geleneksel dayanışma tutkalını etkisizleştirdiği söylenebilir mi? Buğra: Geleneksel dayanışma ruhu dediğimiz şey zaten şehirleşme ile birlikte zayıflıyor. Türkiye hızla çok şehirleşti biliyoruz. Biz Sosyal Politika Forumu kurulmadan önce, 2001 krizinde İstanbulda bir yoksulluk araştırması yaptık ve fark ettik ki aile dayanışması çok çok zayıflamış. O zaman komşu dayanışmasının hala bir ölçüde sürdüğünü görmüştük. Fakat ben, kentsel dönüşüm uygulamalarının, şehir dışındaki toplu konut mahalleleri kurulmasının ve oralara taşınılmamasının ardından, bugünkü krizde mahalle dayanışmasının da çok zayıflamış olabileceğini en azından bir hipotez olarak söyleyebilirim.
Türkiye geçmişe göre daha örgütlü bir toplumYunanistanda bütçe açığını düşürebilmek için uygulamaya konan kemer sıkma politikalarına halk sert tepki verdi. 2001de Türkiye ekonomik krize girip acı ilaç içtiğinde ise hiçbir toplumsal olay yaşanmamıştı. Türkiyede böyle olaylar olmasını istemiyoruz fakat farkın neden kaynaklandığı da Ayşe Buğraya sormadan edemiyoruz. Buğra sorumuzu şöyle cevaplıyor: Hem ekonomik-sosyal yapı ile hem de politika ile ilgili bir konu. Türkiyede kırsal kesim hala çok yüksek⦠Çalışanlarımızın yüzde 25i tarımda çalışıyor. Şehirleşme dinamiklerimiz daha yeni. Yunanistanda ise bu daha eskiye gidiyor. Ayrıca, Türkiyede 1980 Askeri darbesinin ve ondan sonra gelen bütün baskıların, politikanın önünü tıkayan bütün engellerin bu tür hareketlerin de ortaya çıkmasını geciktirdiğini düşünebiliriz. Ama bu sefer o kadar rahat geçmeyebilir. Bu sefer daha örgütlü ve bilinçli bir toplum var. Türkiye örgütsüz bir toplumdu. Örgütlenme çabaları darbelerle kesintiye uğramış bir toplumdu. Artık bu durum yavaş da olsa değişiyor.
Mevzuata aykırı taşınmaz ve taşıt ilanlarına ceza yağdı
Kanada'da askeri üs alevlere teslim oldu
Sağanak hayatı bir kez daha felç etti! 2 kişi kayıp
Bakan Bolat açıkladı: İstanbul esnafına 80 milyon TL destek
Trump'tan kritik İran açıklaması: Biraz daha kalabiliriz
İstanbul'da bazı yollar yarın trafiğe kapatılacak
Meteoroloji'den 36 il için uyarı: İstanbul'da şiddetli yağış bekleniyor
Kocaeli'nde taşkın alarmı: Bölge acil tahliye çağrısı!
İBB davasında ara karar açıklandı: Mahkemeden 7 sanığa tahliye kararı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.