BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 78,40 -0,57 407.680.000.000,00
GARAN 148,30 -1,98 622.860.000.000,00
HALKB 46,72 3,78 335.672.830.122,24
ICBCT 14,02 -0,92 12.057.200.000,00
ISCTR 15,19 -0,07 379.749.544.300,00
SKBNK 7,95 -3,99 19.875.000.000,00
TSKB 12,98 -1,82 36.344.000.000,00
VAKBN 34,60 0,46 343.090.884.695,80
YKBNK 38,16 -1,29 322.339.476.997,44

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemÖmer Çelik: Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı----

Ömer Çelik: Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı

Ömer Çelik: Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı
26 Ocak 2026 - 15:54 www.finansingundemi.com

AK Parti MKYK bugün toplandı. Toplantının ardından AK Parti Sözcüsü Çelik gündemdeki başlıklarla ilgili açıklama yapıyor...

AK Parti Genel Merkezi'ndeki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında saat 14.59'da başladı. Basına kapalı gerçekleşen toplantının sona ermesinin ardından, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklama yapıyor...

İşte Çelik'in konuşmasından öne çıkanlar:

"Bütün arkadaşlarımız sahada. İllere gidiyorlar. Bu ayı dolu dolu geçiriyoruz. Tamamlamak üzereyiz. Önümüzdeki aylarda yine vatandaşlarımızla buluşacağız. Terörsüz Türkiye ve bölge konusundaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölgeden, terörsüz bölge terörsüz Türkiye'den ayrılamaz. Zaman zaman aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalışan, terör organizasyonların kurduğu diktatörler vesayetler yaklaşımların bu işin arkasında olduğunu görüyoruz.

"Uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz"

Hem MKYK hem MYK hem partimizin tüm organları açısından hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor. Uzun zamandır Suriye'de terör örgütlerinin alan kapama, diktatörler vesayetler kurma konusundaki uyarılarımızı ifade ediyorduk. Suriye'deki herkesin kazandığı tek Suriye tek Ordu ilkesi çerçevesinde tüm grupların haklarının garanti altına alınacağı modelin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk. Esad dönemi zulmünden sonra bütün Suriyelilerin Suriye'nin inşasına özne olarak katılması ve kimsenin dışlanmaması gerektiğidir.

Bütün oradaki mezhep ve etnik grupların tek bir Suriye'nin onurlu ve eşit parçaları olarak Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olmaları gerektiğini ifade ettik. Suriye'de DEAŞ'a dönük mücadelenin kesintisiz olarak sürmesi gerektiğine dikkat çektik. Hiçbir terör örgütünün burada hangi adı kullanırsa kullansın hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK'nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiği.

10 Mart mutabakatı açıklaması

Buna İran, Suriye, Irak ve Avrupa'daki yapılanmalarının dahil olduğunu ifade ettik. Irak'ta farklı Suriye'de yöntemin farklı olabileceğini ifade ettik. Suriye'de kan dökülmemesi açısından Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması bakımından, Suriye'nin birliğine, bütünlüğüne zarar veren terör gruplarının ortadan kalkması gereğini 10 Mart mutabakatı ile vurguladık. SDG içindeki Suriyeli olmayan PKK'lılardan arındığı zaman, aynı şekilde burada terör faaliyetlerinden vazgeçtiği zaman SDG unsurları bireysel olarak Suriye Ordusu'nun parçası olup entegrasyona yöneldiği zaman esasından bütün bunlar çatışmasız şekilde çözülmüş olacaktı.

Suriye'nin kuzeyinde terör devletçiği kurmak isteyenlerin yanlış yaklaşımdan vazgeçmelerinin somut göstergesi olacaktı. Tek Suriye tek Ordu ilkesine aykırı tutum almanın Türkiye açısından milli güvenlik sorunu ve tehdidi olduğu hem de Suriye açısından tehdit olduğunu ifade ettik. Esad rejimi döneminde kimlikleri, varlıkları yok sayılmış Kürt, Türkmen kardeşlerimizin, diğer unsurların kimlik ve kültürlerinin garanti altına alınmasıydı. Sayın Cumhurbaşkanımız, Esad katliamlarına başlamadan önce, Başbakan olarak vurguladığı Suriye'deki Kürtlere kimlik haklarının verilmesi ve vatandaşlık haklarından eşit bir şekilde yararlanmalarıydı.

"Suriye'deki devrimden sonra hassasiyetlerimizi sürdürdük"

O zaman henüz Türkiye'de bu konularda çok ve yanlış konuşan bazı siyasi partilerin henüz gündeminde Suriye Kürtleri diye bir konu yoktu. Bu çerçevede Esat rejiminin inkar ve katliamcılığı karşısında bu ilişkiler kesildi. Suriye'deki devrimden sonra hassasiyetlerimizi sürdürdük. Türkmen, Kürt, Arap kardeşlerimizin ortak irade ile devletlerine eşit özne olarak katılmalarını sağlamalarını ifade ettik. SDG'nin Türkiye'yi ziyaret etmesine dair bazı siyasiler açıklama yapıyor, değerlendirmeniz nasıl olur, diye sormuşlardı. O zaman da 'terörist faaliyetlerden vazgeçerler, Suriye ordusuna entegre olurlar, mecliste yerlerini alırlar tabii ki Türkiye ziyaretlerinde mahsur olmaz' demiştik.

"Bazıları kararnameyi küçümsemeye çalışıyor"

Bütün bu çerçeveye baktığımızda Suriye Cumhurbaşkanı sayın Şara tarafından yayınlanan, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin kimliklerini, haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade etmek isterim. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyorlar ama şunu unutmamak gerekir ki; Esad rejiminin yok sayma politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Ortadoğu'da kimlik, etnik, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içinde ilk defa çoğulculuğu içeren bir kararname ortaya çıkmış oldu. Sonuçta hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda hassasiyetlerimizi Suriye yönetimiyle paylaşıyoruz.

Maalesef 10 Mart mutabakatına SDG tarafından uyulmadığı için herkesin bildiği askeri operasyonlar başladı. 18 Ocak mutabakatı ile bir noktaya varılmış oldu. Suriye'de terör örgütleri ortadan kalktığı zaman, terör örgütlerine alan verilmesi ile ilgili konular bertaraf edildiği zaman en çok kazanan Suriyeli Kürtler, Türkmenler, Araplar ve diğer gruplar oluyor. Birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı herhangi etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada hastalıklı bir zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Burada 'SDG Kürtleri temsil ediyor' diye hastalıklı cümle kuruyorsa birilerinin de 'DEAŞ Araplar'ı temsil ediyor' diye hastalıklı tutumdan farkı yoktur.

SDG'nin veya DEAŞ'ın kaybını kim ki, Kürtlerin ya da Arapların kaybı gibi kodluyorsa onun Kürt ya da Arap gibi dertlerinin olmadığı, tarih perspektifi açısından bakıldığında net bir şekilde görülür. Bundan sonrasında bahsettiğimiz mutabakat çerçevesinde (18 Mart) tek Suriye tek ordu ilkesine katılımın sağlanmasıdır.

"Davos'tan yansıyan mesajlar son derece ilginç"

Bu sene Davos toplantısından yansıyan mesajlar son derece ilginç. Küresel düzenin geleceği ile ilgili olarak etkili mesajlar veriliyor. Neoliberal düzenin, bu haliyle kapitalizmi savunanların kendi içerisinde çelişkiye düştüğü en önemli zaman dilimlerinden bir tanesindeyiz. Bu düzene her zaman muhalif sesler oldu. Güçlü argümanlarla görüşlerini dile getirdiler. Belki de ilk defa mevcut düzenin elitleri tarafından bu düzenin bittiği dile getiriliyor. Cumhurbaşkanımızın BM'de 'dünya beşten büyüktür' sözünü söylediğinde genel kurulda sessizlik oluşturmuştu.

Düzenin elitleri esasında kapalı toplantılarda düzenin eksiklikleri ikiyüzlülüklerini son derece bilmesine rağmen dışarıda açıkça ifade edemiyorlardı. Şimdi kamuya açık toplantılarda neoliberal düzenin temsilcileri bu düzenin iki yüzlülüğünü ortaya koymaya çalışıyor. Cumhurbaşkanımızın yıllar önce söylediklerinin teyidi anlamına gelebilecek son derece çarpıcı cümleler duyuyoruz. Düzen adına norm koyma yetkisini üzerinde görenlerin önce o normlara sadık olması gerekir. İnsan hakları, hukuk devleti normunu Afrika, Asya için geçerli görmezseniz tsunami etkisiyle gelir sizi vurur demiştik.

"İtiraz ettikleri şeyin aynısını Afrika'da yaptılar"

Şimdi Gröland konusunda tartışmada seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeyin aynısını Afrika'da yaptılar. Afrika'da bir ülkede darbe teşebbüsüne giriştiler. Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir. Şimdi o değerler ittifakı olma durumunun nasal ortadan kalktığını görüyoruz. Gramschi 'Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğamıyor, şimdi yeni canavarlar zamanı' diyordu. Şimdi Davos'ta bu düzenin elitleri olup da bu düzene itiraz edenler en çok bu cümle oldu.

"Kanada başbakanının konuşması çarpıcı oldu"

Bu çerçevede Kanada Başbakanının konuşması çarpıcı oldu. O da 'yeni düzen yama mı olacak; yoksa mimari mi olacak' demişti. Yeni düzenin mimari olabilmesi için ne bir entelektüel tartışma ne bir siyasi kapsayıcılık ne de bir ortam var. Bu cümlenin yama kısmı bile aranan bir şey. Bu düzene yama yapılması imkanının bile ortadan kalktığı, herhangi yamayla meselenin çözülemeyeceği noktaya geldiği durum net bir şekilde gözüküyor. Biz Cumhurbaşkanımızla beraber G20 toplantılarında başka şeyler duyuyorduk. Sonra Şangay İşbirliği örgütü gibi küresel güney olarak kendilerini tanımlayanların liderlerin konuşmalarına bakıyorduk. Dünyanın manyetik alanlarındaki değişim siyasi manyetik alanlarında da kendisini gösteriyor.

"İran'a dönük dış müdahalenin karşısındayız"

Sanayi devriminin işçileri işsiz bırakmasından sonra yapay zekanın beyaz yakalıları işsiz bırakacağı diye bir şey var. Yaygın bir yoksulluk simülasyonu ortaya çıkıyor. Bu konuda mücadele için insanlığın çok yönlü çerçeveyi üretmesi gerekiyor. Şimdilik çatışma dışında bir şey üretilmiyor. İran konusunu endişe ile takip ediyoruz. İran'a dönük herhangi dış müdahalenin karşısındayız. Dış müdahale yöntemiyle darbe son derece sıkıntılar doğurur. İran'ın iradesine saygı gösterilmelidir. Her dış müdahale vahşi, acı verici halka bedel ödeten sorunlar üretilmiştir.

Ülke başkanlarının hedef alınması, silah zoruyla rejimin değiştirilmeye çalışılması dünyanın hiçbir yerinde sorun olmadı. Bu işte geçmişte rol almış Amerikalı siyasetçiler tarafnıdan da itiraf eğdildi. Tabii ki biz İran'daki sorunları görmezden gelmiyoruz. İran'da toplumsal hayatta ve devlet hayatında sorunlar var ama bu kardeş İran'ın kendi dinamikleri ile çözülmelidir. İran köklü bir devlet, komşumuz, İran halkı kardeş halktır. Müdahalenin hiçbir şekilde olmaması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz.

Gazze mesajı: Her zaman esas gündemdir

Gazze konusundaki gündemimiz her zaman esas gündemdir. Son Gazze Kurulu olarak yapılan çalışmalar yakın şekide takip edilecek. Birtakım yanlış haberler, aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin'i Filistinliler yönetmelidir. Burada kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve odan sonra 1967 sınırları t emelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu olmadığı müddetçe orada kalıcı barış mümkün değildir. Gazze bir emlak değildir. Gazze bir emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek toprak değildir; Gazze bir vatandır. Saygısız şekilde emlak yaklaşımları vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor. Filistin'i Filistinler'in yönetmesi ilkesine saygı duyulmalıdır. Gazze'nin Filistin'in vatanı olduğu ilkesine saygı duyulmalıdır."

Sorular ve yanıtlar

(Özgür Özel'in Suriye açıklaması) Bu Kobani'ye Obama'nın yardım etmesi meselesi. Bunu bir iki milletvekili başlattı. Bunlar Kürt meselesini istismar etmeyi meslek ve kariyeri haline getirmiş siyasiler. Bizim söylediğimiz şey; Obama bile Kobani düştü, düşüyor diyordu, o çerçevede Cumhurbaşkanımızı da aradı. Orada dikkat çektiğimiz şey şu; oraya yardım götürülmesiyle ilgili irade ortaya koyulurken PKK bu yardımı engelliyordu. Orada Kürtler ölsün, sivil insanlar ölsün de örgütün propagandası olsun diye engelliyordu. Türkiye terör örgütünün bu blokajını baypas edecek yöntem buldu. Bu barbar propaganda çökertilmiş oldu. Türkiye zaten yardımla ilgili üç-dört koldan hem fiziki hem insani anlamda stratejilerini geliştirmişti.

Bu istismarı siyasi kariyer haline getirmiş siyasiler var. Enteresan olan şudur; CHP gibi köklü partinin genel başkanının gündemine bunu bu şekilde sokuyorlar. Temel problem şu; sayın Özgür Özel gerçekten bilgi ile problemi var. Bir meseleyi doğru anlamakla, siyaseti öğrenmekle ilgili problemi var. Aydın'da meydanda miting yapıyor Cumhurbaşkanımız, Özel diyor ki 'kapalı alanda yapıyorsunuz'. Bu 'Obama yüzünden izin verdiler' diye siyasi akletme düzeyi, meydanda yapılmış mitingi 'kapalı salonda yaptılar' diye akletme meselesiyle aynıdır."

"Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı"

"Suriye'de ortaya çıkan tabloda en çok Kürtler kazandı"

Ayrıntılar geliyor...

Ömer Çelik: İran'a müdahale büyük krizlere yol açarÖmer Çelik: İran'a müdahale büyük krizlere yol açar

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!