BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemYOKSA TANRI KAPİTALİZMDEN YANA MI? ----

YOKSA TANRI KAPİTALİZMDEN YANA MI?

YOKSA TANRI KAPİTALİZMDEN YANA MI?
25 Temmuz 2009 - 14:16 www.finansingundemi.com

Referans Gazetesi'nde Muhittin Danış'ın makalesi...

Yüzyıl içinde ikisi büyük çapta, ikisi orta büyüklükte 4 önemli kriz yaşayan kapitalizm, yaşadığımız son büyük krizi atlatarak bir kez daha dizlerinin üzerine doğrulup yoluna devam edebilecek mi? Çok değil, 6 ay öncesinde kapitalizmin tahtının sallantıda olduğu ve bu kez krizden çıkamayacağı görüşü ağırlıktaydı. Karl Marx uzun bir aradan sonra tekrar popüler olmuş ve Marksizm alternatif sistem olarak tartışılmaya başlanmıştı. Ancak Marx'ın popülaritesi uzun sürmedi. Kapitalizm bir kez daha içine girdiği derin girdaptan kurtulma yolunda önemli mesafe kat etti. Peki nedir kapitalizmi krizlere rağmen yoluna devam ettiren güç? İktisat biliminin babası kabul edilen Adam Smith'in en önemli kavramlarından biridir "görünmez el". Smith'e göre her birey sahip olduğu sermayeyi en yararlı biçimde kullanmanın yolunu arar. Bu yarar toplumun değil, bireyin kendi yararıdır. Ancak bireyin kendi yararını gözetmesi, zorunlu olarak toplum için de en iyiyi tercih etmesine yol açar. Kendi çıkarını gözeten birey, görünmez bir el tarafından hiç amaçlamadığı bir sonuca yönlendirilir. Birey, kendi çıkarı peşinde koşmak suretiyle, toplumun çıkarını gözetmiş olur. Tanrı'nın eli Smith, görünmez el kavramını kullanırken Tanrı'ya atıfta bulunmamıştır. Ancak birçok yorumcuya göre "görünmez el" Tanrı'nın kendisidir. Bazı iktisatçılara göre "görünmez el" kavramı, yani ilahi gücün sosyal yaşam mekanizmasına yaptığı dolaylı müdahale, insan aklının tek başına "toplumsal uyumu" sağlamaya yeterli olmadığı düşüncesine dayanır. Kendisi aynı zamanda bir ahlak felsefesi profesörü olan Smith, ekonomik sistemi açıklarken, ilginçtir ki "ahlakı" değil, kişisel çıkarı önceler. Sistemin merkezinde, kendi çıkarlarını takip ederken toplumun refahını da artıran birey vardır. Ancak bu demek değildir ki Smith, ahlakı dışlıyor. Smith'e göre servet edinmek için yapılan yarışta insan, "Rakiplerini geçmek için bütün duyularını ve adalelerini sonuna kadar zorlayabilir. Fakat rakiplerini itip kakmaya veya bazılarını yere yıkmaya yönelecek olursa, gözlemcinin hoşgörüsü tümüyle yok olur. Böyle bir davranış, dürüst bir oyunun bozulması olur ki ona müsaade edilmez". İşte Smith'in sistemindeki temel nokta tam da bu cümledeki iki kavramda yatıyor. "Gözlemcinin hoşgörüsü tümüyle yok olur" ve "müsaade edilmez". Kimdir bu gözlemci, neden ve nasıl müsaade etmez? Protestan ahlakı Bu noktada sanırım bir ara parantez açıp Max Weber'e değinmeden olmaz. Smith'in üzerinde durmadığı "ahlak"ı kapitalizm açısından Weber tamamlar. Weber'e göre kapitalizmin tamamlayıcı ve zorunlu iki temel şartı vardır. Tamamlayıcı şartlar; burjuva sınıfı, kentleşme, endüstriyel teknolojinin gelişmesi ve rasyonel hukuktur. Zorunlu şart ise "protestan ahlak"tır. Tamamlayıcı şartlar, kapitalizmin maddi vücudunu meydana getirir. Protestan ahlak ise kapitalizme can ve ruh verir. Smith ile Weber, bir arada okunduğunda ortaya çıkan durum şudur: Kriz, kapitalizmin iç dinamiğinde vardır. Smith'e göre rakiplerini itip kakmak ve bazılarını yere yıkmak, Weber'e göre de protestan ahlaktan uzaklaşmak, kapitalizmden sapmalara ve krizlere yol açar. Sonuç itibariyle hoş görülmez. Bunlar bir nevi günahtır. Günah işlediğinde de "görünmez el" yani "Tanrı" devreye girer ve cezayı keser. Ancak aynı görünmez el, sistemin tamamen çökmesine de izin vermez. Günahın cezası çekildikten sonra sistemi tekrar rayına sokar. Bu konuda sanırım en iyi açıklamayı geçen günlerde ünlü yatırım gurusu Mobius yaptı: "Kapitalizm ve din, birbirine benzer. Kapitalizmin iniş çıkışlara, dinin de günahlara ihtiyacı var." Görünen o ki Tanrı'ya "görünmez el" sıfatıyla üstün bir güç atfeden Smith ile Tanrı'ya saygı duyan Weber'e, Tanrı her seferinde desteğini esirgemiyor. Tanrı'yı sisteminin dışına iten Karl Marx ise bir krizden daha umduğunu bulamamanın hayal kırıklığıyla gözünü kapitalizmin yaşayacağı bir sonraki krize dikiyor. Kim bilir belki de Marx'ın beklediği o büyük kriz bir gün yaşanır. Mobius'un sözünü ettiği günahlar öyle bir hal alır ki Tanrı desteğini çeker. Tıpkı Kuran'ın, "İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizleri de helak eder misin Allah'ım" ayetinde dile getirildiği gibi Tanrı kapitalizmi helak eder!
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)