| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 66,75 | -1,84 | 347.100.000.000,00 |
| ALBRK | 8,57 | -2,39 | 21.425.000.000,00 |
| GARAN | 131,60 | -1,72 | 552.720.000.000,00 |
| HALKB | 42,36 | -2,40 | 304.347.197.859,12 |
| ICBCT | 14,20 | -2,87 | 12.212.000.000,00 |
| ISCTR | 12,87 | -1,76 | 321.750.000.000,00 |
| SKBNK | 4,92 | -3,53 | 12.300.000.000,00 |
| TSKB | 9,43 | -2,98 | 26.404.000.000,00 |
| VAKBN | 32,86 | -3,58 | 325.837.181.245,78 |
| YKBNK | 35,70 | -1,65 | 301.559.730.838,80 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisinde (TİM) yapılan ve Türkiye genelindeki tüm ihracatçı birliklerinin yönetim ve denetim kurullarının hazır bulunduğu meclis toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Gül, burada yaptığı konuşmada, yeni anayasa çalışmalarına değindi.
''Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı gayet açık'' diyen Gül, Türkiye'nin geçmişte anayasalarını hep reaksiyonel ortamda yaptığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
''Onun için de hep bu anayasaların sıkıntıları olmuştur. Yani tepki anayasaları yapılmıştır. İlk defa belki Türkiye'de normal şekilde, sivillerin, bilim adamlarının, siyasetçilerin, herkesin kafa kafaya vererek toplumun arzu ettiği, toplumu yeni bir döneme taşıyacak bir anayasa yapma imkanı vardır. Bunu kaçırmamak gerekir. Bunu yaparken de metodoloji yanlışlarına düşmeden hareket edilirse başarılı olacağına inanıyorum. Çünkü temel konularda, temel meselelerde Türkiye'de çok büyük bir konsensus vardır. Bunu açıkça görüyoruz. Bu fırsat inşallah kaçmayacaktır. Onun için hepinizin yapıcı önerileri daima değerli olacaktır.''
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Ürettiğiniz bir şey yoksa, üretim alanında başarınız yoksa o zaman satacak bir şeyiniz de yok demektir. Dolayısıyla ihracata dikkatleri çekmek, ihracata yönelmek aynı zamanda üretimi teşvik etmek, aynı zamanda üretimin önemini kavramak demektir'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ihracat konusunun uzun yıllar Türkiye'nin ihmal ettiği bir konu olduğunu, siyasi olarak da ekonomik olarak da içe dönük olan Türkiye'de uzun yıllar hep ithal ikamesi politikaların konuşulduğunu, bunun çok büyük başarı olduğunun düşünüldüğünü söyledi.
Türkiye'nin ihracatı 1 milyar doları geçtiğinde ülkede çok büyük sevinç yaşandığını dile getiren Gül, bugün Türkiye'nin çok büyük başarılar elde ettiğini, dünyanın en büyük ekonomik krizinin yaşandığı, dünya ticaretinin süratli şekilde düştüğü dönemde bile 100 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Bütün bunların Türkiye'nin değişimin ayrı bir göstergesi olduğunun altını çizen Gül, Türkiye'nin ihracatta önüne koyduğu hedeflere ulaşacağına kesinlikle inandığını ifade etti.
İhracat, dışarıya mal satmak derken başka yerden alınan malın üzerine kar konularak satılmasının konuşulmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Gül, şöyle dedi:
''İhracat derken aslında biz dolaylı olarak üretim kapasitemizi konuşuyoruz. Üretiyorsanız satacaksınız. Ürettiğiniz bir şey yoksa, üretim alanında başarınız yoksa o zaman satacak bir şeyiniz de yok demektir. Dolayısıyla ihracata dikkatleri çekmek, ihracata yönelmek aynı zamanda üretimi teşvik etmek, aynı zamanda üretimin önemini kavramak demektir. Neticede ihracata dayalı büyüme modelinden bahsetmek ve onu tercih etmek demektir. Şunu da söylemek istiyorum: 500 milyar dolar ihracatı olan ülkenin üretim kapasitesinin bugünkünün birkaç misli yukarda olması gerekir ki, üretmesi gerekir ki satabilmesi gerekir. Dolayısıyla üretim politikalarımızı da buna göre desteklememiz, buna göre tekrar gözden geçirip dizayn etmemiz gerekiyor.''
ÇIKMAZ SOKAK
İhracatın sadece ekonomik bir faaliyet olmadığının altını çizen Abdullah Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'nin dış politikasıyla da çok ilişkili. Eğer komşularla duvar ördüyseniz, Türkiye'yi bir nevi çıkmaz sokak haline getirdiyseniz o zaman mal satacak insan da bulamazsınız. Bir zamanlar öyleydi. Bütün komşularla duvar vardı etrafımızda... Onlarla ilişkilerimiz neredeyse yasaklı haldeydi, neredeyse küs halindeydik. Bunu söylerken hatanın bizde olduğunu söylemek istemiyorum. Ama bu bölgenin en önemli, en büyük bölgesel gücü olarak bölgeyi dizayn etmek, düşünmek, başkalarının yerine, komşularının yerine de gerekirse düşünerek ilişkileri normalleştirmek bize düşüyor.''
Abdullah Gül, her ülkenin kalkınmasının önce kendi bölgesinden başladığını belirterek, ''Vizelerin kalkması, serbest ticaret anlaşmalarının imzalanması, vergi muafiyeti anlaşmalarının imzalanması, yatırımların karşılıklı korunmasıyla ilgili anlaşmaların imzalanması aslında devletin sizin adınıza altyapıyı hazırlaması faaliyetleridir'' dedi.
Hukuki altyapı hazırlanmadan mal satılamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye, bunların hep farkına vardı. Bu konulara kendisini önemli şekilde yönlendirdi ve neticede çok büyük kapılar açılmaya başladı'' diye konuştu.
TİCARİ AHLAK
Türkiye'nin bugün bütün Afrika ülkeleriyle çok yakın ilişkiler içinde olduğunu dile getiren Gül, şunları kaydetti:
''Birçok Afrika ülkesini ziyaret ediyoruz. Herkes 'Türkler gelmiş' diye kucak açıyor. Türkler'in gidişi bazı ülkelerin gidişinden farklı. Koloni geçmişimiz olmadığı için Türkleri samimi şekilde karşılamışlardır. Biz ticaret yaparken karşılıklı kazan ile yatırım yaparken de karşımızdakinin kazancını düşünerek ticari ahlakı hep öne çıkartmışızdır. Bu tabii bize daima yeni kapılar açmıştır.''
Cumhurbaşkanı Gül, Latin Amerika ile ilişkilere de değinerek, Türkiye'nin bu ülkelere de ihracat yapabileceğini anladığını, yeni pazarlar, yeni coğrafyalar keşfetmeye başladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Buradaki değerli ihracatçıların, Amerikan pazarına özellikle yönelmesini arzu ediyorum'' dedi.
Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Meclis toplantısında, ihracatta yeni coğrafyalar, yeni pazarlar keşfetmeye başladıklarını söyledi.
Abdullah Gül, şunları kaydetti:
''Bazen uzak deriz, ama çok daha uzakta olanların bize ne kadar çok sattığını, ithalatımızın en uzak ülkelerden yapıldığını da biliyoruz. Rusya'daki enerji ithalatımızı dışarıda tutarsanız, en az 10 saat uçak yolculuğu mesafesi olan ülkelerden ithalat yapabiliyorsak, oralara ihracat da yapabileceğimizi anlamamız ve buna yoğunlaşmamız gerekiyor.
Bu noktada özellikle Amerikan pazarına hepinizin dikkatini çekmek isterim. ABD ile Türkiye'nin dış ticaret haddine baktığımızda açığımız büyük, ihracatımız çok az. Bu, yanlış bir anlamadan da kaynaklanıyor. Zannederiz ki Amerika'da hep kotalar var, böyle değil aslında. Kota olan şehir sayısı çok az. Onun ötesinde tamamen beceri işi ve tamamen üstünde durma, önemseme işi. Buradaki değerli ihracatçıların, Amerikan pazarına özellikle yönelmesini arzu ediyorum. Çünkü oraya mal satmak aynı zamanda üretiminizi de denetleyecektir, daha kusursuz hale getirecektir.''
''TÜRKİYE'DE İHRACATLA İLGİLİ KÜLTÜR OLUŞTU''
Uzun yıllar sadece Türk Lirası değeri üzerinde, kur üzerinde çok konuşulduğuna işaret eden Gül, ''Halbuki o dönemlerde bile, sıkıntılı dönemlerde bile ihracat yaptınız. Tabii ki çok zorlandınız, ama bunun da bir noktada olumlu yanı oldu, maliyetler nasıl azaltılırmış, verimlilik nasıl artırılırmış hepimize bunu öğretti. Şu anda daha gerçekçi bir kurla karşı karşıyayız. Dolayısıyla bizim daima kalıcı ve uzun vadeli noktalara kendimizi yöneltmemiz gerekir'' dedi.
Türkiye'de ihracatla ilgili bir kültür oluştuğunu dile getiren Gül, şöyle dedi:
''Bunu seyahatlerimde çok daha iyi görüyorum. Beni en çok etkileyen noktalardan biri, coğrafi dağılım ve katılanların yaş ortalaması... Türkiye'nin bütün şehirlerinden katılımların olduğunu gördüm. Bazen çok genç delikanlıları, bazen çok genç kızları da görüyorum uçakta. İlk defa onları sanki babalarıyla veyahut da büyükleriyle, onlara refakat ediyor şeklinde düşünüyordum. Ama sonradan tek tek kendilerine de sorduğumda nasıl iş yaptıklarını, nasıl ihracatla uğraştıklarını, nasıl dışarıya büyük bir azimle mal satma arzusu içerisinde olduklarını gördüğümde Türkiye'de bu kültürün de artık oluştuğunu ve bizim psikolojik bariyer dediğimiz noktayı aştığımızı görüyorum. Onun için biz dünyanın en büyük krizinde bile 100 milyar doların üzerinde ihracatı gerçekleştirdik. Koyduğumuz 500 milyar dolarlık hedef afaki bir hedef değildir, inanıyorum ki gerçekleştirilebilecek bir hedeftir.''
''YÜKSEK TEKNOLOJİYE DAYALI ÜRETİM İHRACATI HALA AZ''
Cumhurbaşkanı Gül, ihracatın sadece miktar ve değer olarak artmadığını, kalitesinin de iyileştiğini belirtti.
Yüksek teknolojiye dayalı üretim ihracatının hala az olduğuna işaret eden Gül, ''Buna yönelmemiz gerekmektedir. Onun yolu da tasarımdır, ARGE'dir, üniversitelerle, bilim dünyası ile işbirliği içerisinde olmaktır ve geleceğin büyümesinin nerede olduğunu tespit edip ona göre kendimizi yoğunlaştırmaktan geçecektir. Yoksa yine başka ülkelerle mukayese yapmaya başlarız, çok olumlu manzaralar çıkmaz karşımıza'' diye konuştu.
Gül, ihracat içerisinde yüksek teknolojiye dayalı üretim miktarlarını muhakkak artırmak, büyük başarılardan bahsetmek için herkesin kendisini işine gücüne odaklayabilmesi, gelecekle ilgili çok iyi planlar yapabilmesi gerektiğini kaydetti.
''ARTIK BİZİM BUNLARA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK''
Bunun için de istikrar ve huzurun her şeyin başında geldiğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
''Unutmayalım ki geçmiş dönemlerde büyük kayıplarımız var. 1970'li, 1980'li, 1990'lı yılları düşünün, çok büyük kayıplarımız vardır. Enerjimiz hep başka yerlere gitmiştir. O dönemlerde bize benzeyen ülkelerin nasıl süratli bir şekilde büyük başarıları elde ettiklerini, bizim ise bazen iki adım gidip bir adım geldiğimizi, bütün bunları düşünün. Artık bizim bunlara tahammülümüz yok. Bir daha bu tip şeylerle karşılaşmamanın yolu da hukuk, demokratik ve siyasi, bütün bu reformları dönüşü olmayacak şekilde kökleştirmek ve tüm bunları Avrupa standartlarında gerçekleştirmekten geçiyor.''
Bunları siyaset dünyasının yapacağını, ancak siyaset dünyası yaparken de sivil toplum örgütlerinin destek vereceğini ifade eden Gül, bu alandaki mücadele ne kadar yapıcı şekilde gerçekleşirse millet olarak hep beraber o kadar çok başarılı olunacağını ifade etti.
Gül, genel seçimlere giden Türkiye'nin bu mücadeleyi ve yarışı, ''bir hizmet, 'ben daha iyi yaparım' yarışı'' şeklinde yürütmesi gerektiğini dile getirerek, seçimlerin Türkiye'de kırıcı olmayan, yeri geldiğinde işbirliği yapılabilen bir ortamla neticelenmesini ümit ettiğini söyledi.
ABD’den İran’a ekonomik darbe: 25 milyar dolarlık petrol ihracatı engellendi
Arap Koalisyonu: Yemen'de Husilere ait 2 balistik füze rampası imha edildi
Şirketlerin sermaye artırımı için süre 2027 sonuna kadar uzatıldı
İçişleri Bakanlığı yurtta beklenen sağanak ve fırtınaya karşı uyardı
Sözleşmeli 31 bin sağlık personeli alınacak
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
ÖSYM, İstanbul'da hafta sonu yapılacak sınavların ertelendiğini duyurdu
Devlet memurlarının 2027'deki fazla mesai ücreti belli oldu
Üsküdar'da başkan vekili seçimi için tarih belli oldu
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.