ABD Hazinesi’nin çarşamba günü duyuracağı üç aylık borçlanma programında, 2024’ün başından bu yana sürdürdüğü tahvil ihraç politikasında önemli düzenlemelere gitmesi bekleniyor. Piyasalarda, uzun vadeli tahvil satışlarının azaltılması ve kısa vadeli borçlanma araçlarının ağırlığının artırılması ihtimali öne çıkıyor.
Bloomberg News’un haberine göre, Wall Street’in önde gelen bankalarından bazıları, ABD Hazinesi’nin 20 ve 30 yıl vadeli tahvil ihraçlarını düşürebileceğini değerlendiriyor. Buna karşılık kısa vadeli borçlanma araçlarının toplam ihraçlar içerisindeki payının yükseltilmesi gündemde bulunuyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in son aylarda uzun vadeli tahvil faizlerini aşağı çekmek amacıyla piyasaya yönelik çeşitli adımlar atmasının ardından yatırımcılar, borçlanma politikasında olası değişikliklere odaklandı.
Bloomberg’in aktardığına göre, çok sayıda tahvil işlemcisi, Hazine’nin çarşamba günü yayımlayacağı üç aylık borçlanma programında, iki yılı aşkın süredir koruduğu ihraç tutarlarının önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca değişmeyeceğine yönelik mevcut ifadesini güncellemesini bekliyor.
Böyle bir revizyonun, 2027 yılında uzun vadeli tahvil satışlarının azaltılmasına, buna karşılık Hazine bonosu ve kısa vadeli tahvil ihraçlarının artırılmasına kapı aralayabileceği değerlendiriliyor.
Citi, uzun vadeli tahvil ihraçlarında kesinti bekliyor
Citigroup, ABD Hazinesi’nin 20 ve 30 yıl vadeli tahvil ihraçlarını kasım ayından itibaren azaltmaya başlayacağını öngörüyor.
Insight Investment Yatırım Uzmanları Başkanı April LaRusse ise mevcut tahvil geri alım programının faiz oranları üzerinde kayda değer bir etki oluşturmak açısından yetersiz kaldığını belirtti.
LaRusse, Hazine’nin mevcut faiz seviyelerinden memnun olmaması durumunda başvurabileceği en önemli seçeneklerden birinin borçlanma araçlarının vade dağılımını değiştirmek olduğunu ifade etti.
UBS, mayıs ayına kadar ihraç miktarlarında değişiklik beklemiyor
UBS ABD Faiz Stratejisi Başkanı Phoebe White, Hazine’nin kısa vadede tahvil ihraç miktarlarını değiştirmek yerine, ilerleyen dönemde uygulanacak borçlanma politikasına ilişkin açıklamalarını güncellemesinin daha muhtemel olduğunu söyledi.
White, Hazine’nin yakın dönemde geleneksel uygulamalardan farklı adımlar atmasının, geçmişteki politikalardan uzaklaşılabileceği ihtimalini güçlendirdiğini kaydetti.
Bununla birlikte UBS, gerçek tahvil ihraç tutarlarında mayıs ayına kadar herhangi bir değişiklik öngörmüyor.
JPMorgan, uzun vadeli tahvil satışlarının azaltılmasını desteklemiyor
JPMorgan Chase stratejistleri, önümüzdeki yıllarda ABD’nin yüksek borçlanma ihtiyacının devam edecek olması ve kısa vadeli Hazine bonolarına yönelik talepte zayıflama belirtilerinin görülmesi nedeniyle uzun vadeli tahvil ihraçlarının düşürülmesine sıcak bakmıyor.
Jay Barry’nin başında bulunduğu JPMorgan ekibi, Hazine’nin önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca tahvil ihraç miktarlarını sabit tutacağına ilişkin mevcut yönlendirmesini 2027 yılına kadar uzatmasını bekliyor.
Banka, ihraç tutarlarının gelecek ağustos ayına kadar aynı seviyelerde kalacağını, bu tarihin ardından ise iki ila 10 yıl vadeli tahvillerde ağırlıklı olmak üzere artışa gidilebileceğini tahmin ediyor.
JPMorgan ayrıca, ABD Hazinesi’nin yeni bir talep unsuru olarak değerlendirdiği stablecoin kaynaklı Hazine bonosu alımlarının henüz önemli büyüklüklere ulaşmadığına işaret etti.
Barclays, daha esnek bir borçlanma politikası öneriyor
Barclays stratejistleri, ABD Hazinesi’nin mevcut açıklamalarında yer alan “en azından önümüzdeki birkaç çeyrek boyunca” ifadesinin “gelecek çeyreklerde” şeklinde değiştirilmesini tavsiye etti.
Anshul Pradhan liderliğindeki Barclays ekibine göre, bu düzenleme Hazine’ye borçlanma tutarlarının belirlenmesi ve farklı vadelerdeki tahvillerin dağılımı konusunda daha geniş hareket alanı kazandırabilir.
Bank of America, Goldman Sachs ve UBS de Hazine’nin mevcut borçlanma yönlendirmesinde değişikliğe gidilmesi ihtimalini yakından takip eden finans kuruluşları arasında yer alıyor.
Tahvil geri alım programında da yeni mesajlar verilebilir
Çarşamba günü yayımlanacak açıklamada, ABD Hazinesi’nin tahvil geri alım programına yönelik değerlendirmelerin de bulunması bekleniyor.
ABD Hazinesi, daha önce 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde geri alım hacmini üç katına çıkararak işlem başına 6 milyar dolara yükseltmişti.
Piyasa aktörlerinin büyük bölümü, söz konusu tutarın mevcut seviyesinde korunacağını ancak Hazine’nin ihtiyaç duyulması halinde değişiklik yapabilme esnekliğini muhafaza edeceğini düşünüyor.
William Marshall liderliğindeki Goldman Sachs stratejistleri ise tahvil geri alımlarının, mevcut kamu borcunun vade yapısını yönetmek amacıyla kullanılabilecek araçlar arasında açıkça tanımlanmasının piyasa üzerindeki etkisini artırabileceğini belirtti.
Goldman Sachs’a göre bu yaklaşım, ABD Hazinesi’nin ilerleyen dönemde gerçekleştireceği geri alım işlemlerinde fiyat seviyelerine daha az bağlı hareket edebilmesine olanak sağlayabilir.
Tahvil piyasalarında kritik viraj: Fed ve ECB sahneye çıkıyor
JPMorgan’dan ABD tahvilleri için getiri beklentisi
Avrupa ekonomisi için tahvil faizi uyarısı!
BlackRock’tan tahvil piyasası yorumu: Tarihi fırsat!
Yazdır