ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayında gerçekleştirdiği faiz artırımının ardından büyük finans kuruluşları, ABD tahvil getirilerine yönelik beklentilerini yukarı çekmeye başladı. JPMorgan, Fed’in bir sonraki faiz artışının aralık ayında yapılacağı öngörüsünü korurken, Citi ise yıl sonu 10 yıllık ABD tahvil faizi tahminini yüzde 5’e yükseltti.
JPMorgan’dan aralık ayı beklentisi
JPMorgan’ın faiz stratejistleri, Fed’in bir sonraki faiz artırımını aralık ayında gerçekleştirmesini beklediklerini belirterek önceki öngörülerinde değişikliğe gitmedi.
Banka, bu beklenti doğrultusunda 2026 sonu için ABD Hazine tahvillerine ilişkin faiz hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Buna göre 2 yıllık tahvil faizi hedefi 40 baz puan artırılarak yüzde 4,70’e, 10 yıllık tahvil faizi hedefi ise 20 baz puan yükseltilerek yüzde 5,05’e çıkarıldı.
Citi’nin 10 yıllık tahvil beklentisi yüzde 5
Citi de Fed’in eylül ayındaki faiz artırımının ardından ABD tahvil getirilerine yönelik tahminlerini güncelledi. Banka stratejisti Jason Williams, 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin yıl sonu faiz beklentisinin yüzde 5 seviyesine yükseltildiğini açıkladı.
Williams, kısa vadeli fiyat hareketlerini takip ederek tahminleri sık aralıklarla değiştirmeyi tercih etmediklerini ancak mevcut piyasa görünümünün temmuz ayındaki Fed toplantısına kıyasla temel açıdan önemli ölçüde farklılaştığını ifade etti.
Citi, çekirdek PCE enflasyonunun gelecek yıl yıllık bazda normalleşmeye başlamasına kadar Fed’in faiz artışlarına yönelik fiyatlamaların piyasada varlığını korumasını bekliyor. Bankaya göre yılın kalan bölümünde tahvil piyasasının seyrinde özellikle petrol fiyatları ile çekirdek PCE enflasyonundaki gelişmeler belirleyici olacak.
RBC BlueBay’den 5 yıllık tahvillere dikkat
RBC BlueBay Asset Management Sabit Getirili Menkul Kıymetler CIO’su Mark Dowding, tahvil getirilerinin yüzde 5 seviyesine yaklaşmasının ardından 5 yıllık ABD Hazine tahvillerinde belirli ölçüde değer oluştuğunu söyledi.
Buna karşın kurum, daha uzun vadeli tahvillere yönelik temkinli yaklaşımını sürdürüyor. Dowding, hükümetler ve şirketlerin yüksek seviyedeki borçlanma ihtiyacının küresel vadeli primler üzerinde baskı yaratmaya devam ettiğini belirtti. Bu nedenle kurumun orta vadelerin ötesindeki tahvillere yönelme konusunda isteksiz olduğu kaydedildi.
Tahvil piyasasında gözler Orta Doğu’da
LBBW’den Elmar Voelker ise Orta Doğu’daki gelişmelerin tahvil piyasaları açısından başlıca belirsizlik unsuru olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Voelker, uzun vadeli tahvil faizlerinde son günlerde yaşanan dengelenmenin, enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde geçici bir istikrar kazanmasıyla aynı döneme denk geldiğine dikkat çekti.
Suudi Arabistan’da hasar gören petrol boru hattının beklentilerden daha erken kısmen yeniden devreye alınabileceği yönündeki beklentilerin petrol fiyatlarındaki yükselişi şimdilik sınırladığını belirten Voelker, buna karşılık Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki girişimlerde ilerleme sağlanamadığını söyledi.
Voelker, Körfez bölgesindeki gerilimin kısa süre içerisinde azalacağı yönünde bir varsayım yapmak için henüz yeterli gerekçe bulunmadığını dile getirdi.
BofA’dan piyasaları ilgilendiren şok faiz öngörüsü
Dolar baskısı artarken gelişen ülke tahvillerinde yeni trend
HSBC: Hisse senetleri gelecek faiz artışlarını şimdiden fiyatlıyor
Fed yetkilisi uyardı: Fiyat baskıları ekonominin her alanında
Yazdır