ABD hükümeti, Çin ile süregelen teknoloji yarışında rotasını bu defa ülkenin önde gelen araştırma üniversitelerine çevirdi. Pentagon, 30 Amerikan üniversitesine resmî bir talimat göndererek yabancı kuruluşlarla yürüttükleri bilimsel ortaklıkları denetlemelerini ve ulusal güvenlik riski barındıran temasları tespit etmelerini istedi.
Savunma Bakanlığı ilk etapta incelemeye alınan yükseköğretim kurumlarının isimlerini paylaşmaktan kaçındı. Ne var ki ilerleyen süreçte Amerikalı yetkililer, Massachusetts Institute of Technology, Harvard Üniversitesi ve Johns Hopkins Üniversitesi’nin söz konusu grupta yer aldığını teyit etti.
Belirlenen kurumlar arasında Cornell, Duke, Georgetown ve New York University’nin yanı sıra Kaliforniya Üniversitesi’nin Los Angeles, Berkeley ve San Diego yerleşkeleri de dikkat çekiyor. Böylelikle denetim sürecinin, ABD’deki kilit bilim ve teknoloji araştırma merkezlerinin geniş bir kesimini içine aldığı netleşti.
Üniversitelere iki hafta süre verildi
Pentagon yetkilileri, bu adımın gayesini Amerikan vergi gelirleriyle desteklenen araştırma projelerinin başka ülkelerin eline geçmesini önlemek şeklinde açıklıyor. Washington yönetimi, özellikle Çin menşeli üniversiteler ve askeri odaklı araştırma merkezleriyle kurulan ortaklıklara yoğunlaşıyor.
Geniş kapsamlı bu incelemenin temelini, Pentagon’un temmuz döneminde yenilediği yabancı kurumlar listesi oluşturuyor. Riskli bulunan bu dizelgede, devlet destekli Ar-Ge çalışmalarının yabancı aktörlere sızdırılması ihtimali nedeniyle sakıncalı görülen yaklaşık 130 yapı bulunuyor.
Söz konusu listenin ağırlıklı kısmını Çinli araştırma merkezleri ve üniversiteler teşkil ederken, İran ve Rusya merkezli birtakım kuruluşlar da listede kendine yer buluyor. Güvenlik riski taşıdığı belirtilen yapılar arasında Çin Askeri Tıp Bilimleri Akademisi ile Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi de göze çarpıyor.
Amerikan üniversiteleri cephesi ise Pentagon’un benimsediği bu tutuma karşı çıkıyor. American Council on Education, hükümet kanadının ortaya somut bir delil koymaksızın üniversiteleri suçlu göstermeye çalıştığını ileri sürdü. Birlik, ABD’deki yükseköğretim kurumlarının geçmişten bu yana araştırma güvenliğini sağlama noktasında federal organlarla koordineli hareket ettiğinin altını çizdi.
Teknoloji yarışında yeni cephe açıldı
Washington yönetiminin üniversiteler üzerinde kurduğu bu baskının arka planında, çok daha geniş kapsamlı bir teknoloji güvenliği tartışması yatıyor. ABD Kongresi tarafından geride bıraktığımız yıl yürütülen bir çalışma, Pentagon bütçesiyle finanse edilen yüzlerce projenin Çin’deki üniversiteler ve savunma sanayisiyle ilintili kurumlarla ortak yürütüldüğünü gözler önüne sermişti.
Bahse konu raporda, Haziran 2023 ile Haziran 2025 dönemleri arasında Pentagon fonlarından yararlanan ve Çinli bilim insanlarıyla müşterek kaleme alınan 1.400 dolayında akademik yayın belirlenmişti. Bu yayınların 700 civarındaki savunma araştırma hibesiyle desteklendiği ve sağlanan mali kaynağın 2,5 milyar doların üzerinde olduğu kaydedilmişti.
İnceleme kapsamındaki projeler; hipersonik sistemler, yapay zekâ, gelişmiş malzeme bilimi, yarı iletkenler ve ileri itki teknolojileri gibi hem sivil hem de askeri alanda kullanılabilecek alanları içeriyordu. Washington’daki fikir ayrılıklarının odağında ise temel bilimsel araştırmaların nihayetinde Çin’in savunma gücüne katkı verip vermediği sorusu yer alıyor.
Kongre bünyesindeki Çin Komitesi, Amerikan vatandaşlarının vergileriyle yürütülen projelerin Çin’in teknolojik ve askeri kapasitesini artırmaması gerektiğine dikkat çekerek daha katı tedbirlerin devreye sokulmasını talep ediyor. Pentagon’un 30 üniversiteye ilettiği son bildirim de bu yaklaşımın sahaya yansıyan somut bir adımı niteliğinde görülüyor.
Pekin yönetimi ise Washington’ın bilimsel ve akademik süreçleri siyasete alet ettiğini öne sürüyor. Çin hükümeti, iki ülke arasındaki akademik ortaklıkların her iki tarafa da yarar sağladığını vurgulayarak temasların ulusal güvenlik kaygılarıyla engellenmesine tepki gösteriyor.
Atılan bu son adımla birlikte ABD-Çin arasındaki teknolojik yarış; ihracat kısıtlamaları, telekomünikasyon, yapay zekâ ve çip imalatının akabinde doğrudan üniversite araştırma laboratuvarlarına sıçramış oldu. İki haftalık denetim periyodunun tamamlanmasıyla beraber hangi akademik ortaklıkların rafa kaldırılacağı ve üniversitelerin federal fon desteğinde kesinti yaşayıp yaşamayacağı daha somut biçimde görülecek.
Carry trade’de yeni dönem! Yatırımcı franga göz dikti
Japonya'da faiz alarmı! BoJ daha hızlı harekete geçebilir
Yazdır