Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin yüksek dış finansman gereksinimi, yaklaşan borç geri ödemeleri, artan bütçe açığı ve finansman kaynaklarını çeşitlendirme hedefi doğrultusunda 2026 yılında da küresel sukuk ve gelişen piyasa borçlanmalarında önemli ihraççılar arasında yer almayı sürdüreceğini öngördü.
Kuruluşun değerlendirmesinde, sukuk ihraçlarının ağırlıklı olarak kamu tarafından gerçekleştirilmeye devam edeceği ifade edildi. Bankalar ve şirketlerin ise piyasa koşullarının elverişli olduğu dönemlerde fırsat odaklı ihraçlara yönelebileceği belirtilirken, yatırımcı iştahı ile İran savaşı kaynaklı jeopolitik dalgalanmaların ihraç faaliyetlerini sınırlayabilecek unsurlar arasında bulunduğu kaydedildi. Ayrıca Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının ve hayata geçirilen Ulusal Yeşil Finans Stratejisi'nin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı borçlanma araçlarının gelişimini destekleyebileceği vurgulandı.
Dış finansmana erişim sürüyor
Fitch Küresel İslami Finans Başkanı Bashar Al Natoor, Türkiye'nin kamu borcunun düşük seviyelerde bulunduğunu ve ekonomik baskı dönemlerinde dahi dış finansmana erişimini koruyabildiğini belirtti. Al Natoor, bölgedeki jeopolitik gerilimin daha da artması halinde yatırımcı algısı, tahvil getirileri ve piyasa likiditesi üzerinde ilave baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
Raporda, Türkiye'nin son dönemde gerçekleştirdiği dolar cinsi devlet sukuku ve tahvil ihraçlarına yabancı yatırımcı ilgisinin güçlü kaldığı belirtilirken, yerel para cinsinden borçlanma piyasasında yabancı yatırımcı payının gerilediği ifade edildi. Fitch tarafından derecelendirilen Türk sukuklarının büyük bölümünün "BB-" kredi notuna sahip olduğu ve şimdiye kadar herhangi bir temerrüt yaşanmadığı aktarıldı.
Borçlanma piyasası büyümeyi sürdürdü
Fitch'in değerlendirmesine göre Türkiye'nin borç sermaye piyasası, savaşın neden olduğu oynaklığa rağmen büyümesini devam ettirdi. Dolaşımdaki toplam borçlanma araçlarının tutarı, 2026'nın ilk yarısı sonunda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artışla 516 milyar doların üzerine çıkarken, toplam stokun yüzde 33'ünü dolar cinsi araçlar oluşturdu.
Türkiye, Çin hariç tutulduğunda 2026'nın ilk altı ayında dolar cinsi borçlanmada gelişen ülkeler arasında altıncı, küresel sukuk piyasasında ise beşinci sırada yer aldı. Aynı dönemde sukukun toplam borç sermaye piyasası ihraçları içindeki payı da 2025'in ilk yarısındaki yüzde 8 seviyesinden yaklaşık yüzde 14'e yükseldi.
Jeopolitik riskler etkisini azalttı
Fitch, mayıs ayında derecelendirdiği tüm Türk sukuk ihraççılarının kredi notu görünümünü "pozitif"ten "durağan"a çevirmişti.
Raporda ayrıca, İran savaşının başlamasının ardından Türkiye'nin 10 yıllık dolar cinsi devlet tahvilleri ile aynı vadeli ABD Hazine tahvilleri arasındaki getiri farkının, bölgesel riskler ve makro-finansal kırılganlıkların etkisiyle genişlediği belirtildi. Ancak haziran ve temmuz aylarında bu farkın savaş öncesindeki seviyelere yakınsadığı ifade edildi.
Öte yandan, dolar cinsi Türk sukuklarının ortalama likiditesinin dolar cinsi tahvillere kıyasla daha yüksek olduğu, ancak çatışmaların başlamasıyla birlikte her iki piyasada da likidite koşullarının zayıfladığı kaydedildi.
BBVA'dan TCMB faiz ve enflasyon beklentisi
ING'den enflasyon sonrası Türkiye ekonomisi analizi
Yazdır