Finansingundemi.com – Dış Haberler Servisi
Amerikan ekonomisinin gerileyeceğine dair senaryolar her dönem farklı gerekçelerle gündeme gelse de küresel sermaye rotasını bir türlü New York’tan çevirmiyor. Charles Schwab’ın Baş Yatırım Stratejisti Liz Ann Sonders Financial Times’daki yazısında yatırımcıların bu tercihinin nedenlerine dikkat çekti.
Sermaye neden ABD'de kalıyor?
Sonders’a göre, Amerikan finans piyasalarının derinliği sermayenin ülkede kalmasını sağlayan temel nedeni oluşturuyor. ABD hisse senetlerinin küresel piyasa değerinin yaklaşık %60’ını oluşturduğuna dikkat çeken stratejist, Amerikan Hazine tahvillerinin de dünyadaki en risksiz ve kolayca nakde çevrilebilir varlık olmaya devam ettiğini belirtiyor.
Yazara göre, yüz milyarlarca doları yöneten ulusal varlık fonları, fiyat dengesini bozmadan giriş ve çıkış yapabilecekleri bu derinliğe büyük ihtiyaç duyuyor. Çin piyasalarının sermaye kontrolleriyle kısıtlandığını, Euro Bölgesi’nin ise farklı kredi kalitelerindeki ulusal pazarlara bölündüğünü belirten Sonders, ABD’nin bağımsız mahkemeler ve tutarlı muhasebe standartlarıyla rakiplerine karşı kurumsal güvenilirliğini koruduğunu vurguladı.
Doların ağ etkisi
Küresel ticaretteki dolarsızlaşma tartışmalarına da değinen Sonders, doların uluslararası ticaretteki faturalandırmanın ve döviz işlemlerinin büyük kısmını domine etmeye devam ettiğini ifade ediyor. Baş yatırım stratejisti, bu durumu belirli bir Amerikan yönetimine duyulan güvenden ziyade bir "ağ etkisi" olarak tanımlıyor; diğer bir deyişle, herkes kullandığı için doların işlevsel kaldığını ve bu döngünün kırılmasının oldukça zor olduğunu savunuyor.
Rusya’ya yönelik yaptırımların bazı merkez bankalarını altın rezervlerini artırmaya yönelttiğini kabul eden yazar, bu eğilimin "mütevazı" ve "marjinal" seviyelerde kaldığını sözlerine ekledi. Sonders, doların sunduğu likidite ile hukuki güvenceyi sağlayabilen alternatif bir para birimi bulunmadığına dikkat çekiyor.
Yapay zekâ ve yeni teknolojiler
Baş yatırım stratejistine göre, sermayenin ABD’de kalmasını piyasa derinliği açıklarken, ülkeye yeni fon girişinin kesintisiz sürmesini ise yenilikçilik ekosistemi sağlıyor. Birinci sınıf araştırma üniversiteleri, büyük ölçekli risk sermayesi ve başarısızlığa karşı kültürel tolerans gibi unsurların yapay zekâ patlamasıyla yeniden güçlü bir ivme kazandığı ifade ediliyor.
Sonders; OpenAI, Anthropic, Google DeepMind ve Meta gibi öncü yapay zekâ laboratuvarlarının neredeyse tamamen ABD merkezli olduğuna dikkat çekti. Microsoft, Amazon, Google ve Meta gibi teknoloji devlerinin yapay zekâ altyapısına yaptıkları harcamaların artık orta ölçekli ülkelerin ekonomik büyüklükleriyle yarıştığını hatırlatan yazar, çip üreticisi Nvidia’nın tedarik zincirinde Tayvan’a bağımlı olmasına rağmen ABD’nin kurumsal şirketleri arasında sağlam bir yer edindiğini belirtiyor.
Küresel riskler ve dayanıklılık
Baş stratejist, Çin’in elektrikli araç ve yenilebilir enerji zincirlerindeki tartışmasız hakimiyeti ile yapay zekâ modellerindeki hızlı ilerleyişinin gelecek on yıllarda önemli bir yapısal güç olacağını göz ardı etmiyor. Aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Wall Street’e olan bağımlılığını azaltmak için sermaye piyasalarını birleştirme tartışmalarını sürdürdüğünü, ancak bu sürecin bürokratik engellere ve devletlerin vetolarına takıldığını ekliyor.
Sonders değerlendirmesinde, ABD’nin artan bütçe açıkları ve jeopolitik bölünmeler gibi ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatıyor. Ancak stratejiste göre piyasa derinliği, kurumsal güven, inovasyon kapasitesi ve doların gücü gibi birbirini besleyen avantajlar, ABD'nin uzun bir süre daha küresel finansın merkezinde kalmasını sağlayacak."
Dolar güçlenince carry trade'de rota değişti
Euro Bölgesi ekonomisine üç cepheden iyi haber!
Goldman: Türkiye'de cari açık enflasyondan daha riskli
Yazdır