Ahmet Demiröz - Finansingundemi.com
Dün Siverek bugün Kahramanmaraş. Benzer olaylar... Siverek'te lisenin eski öğrencisi, Kahramanmaraş'ta ise 8. sınıf öğrencisi. Silahla okula giriyor, rastgele ateş açıyor. Ölenler ve yaralılar...
İstanbul Çekmeköy'de 2 Mart'ta meydana gelen olayda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik'in acısı dinmeden dün Siverek'te yaşananlar ülkeyi sarstı. Pompalı tüfekle saldırıyı gerçekleştiren eski öğrenci 16 kişiyi yaraladıktan sonra yaşamına son verdi. Ve bugün...
Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda 8. sınıf öğrencisi üzerinde tam 5 silah ve 7 şarjör ile okula giriyor, iki sınıfa saldırı düzenliyor ve biri öğretmen 8'i öğrenci 9 kişiyi öldürüp 13 kişiyi yaraladıktan sonra intihar ediyor.
Bu feci olayı, bir öğrencinin üzerinde 5 silah ve 7 şarjör ile okula nasıl girdiğini düşünürken Fatma Nur Çelik öğretmenin ölümüyle sonuçlanan Çekmeköy'deki saldırı sonrası eğitimci yazar dostum Zübeyir Tolga Çiler'in WhatsApp yazışmamızdaki ifadelerini hatırladım.
Çiler'in tespitleri sanki dün ve bugünkü olaylar için bir uyarı niteliği taşıyor. Umarız, Çiler'in yaptığı tespitler ve benzerlerini yetkililer göz önünde bulundurur.

İşte mart ayındaki Fatma Nur öğretmenin şehadetinin ardından Eğitimci Yazar Zübeyir Tolga Çiler'in tespitleri:
8 yıllık zorunlu eğitim özellikle kız çocuklarını egitim öğretime dahil etmek maksadıyla 12 yıllık zorunlu eğitime dönüştürüldü. Zamanla olay maksadın dışına çıkarak öğrenci avına dönüştü.
Öğrenci okula gitmek istemiyor. Veli yollasa da kaçıyor. Öğretmen okulda zaptedemiyor. Okula gelmek istemeyen öğrenci kendini okuldan attırmak için elinden gelen olumsuz davranışları sergiliyor.
Devlet malına zarar veriyor.
Öğretmeni yıpratıyor.
Arkadaşlarını zorbalıyor.
En önemlisi eğitim ortamını sabote ediyor.
Bakanlık bu kişileri toplumsal hayata kazandırmak için örgün eğitim dışında farklı eğitim modelleri geliştirmeli. Bunun için de öncelikle zorunlu eğitim son bulmalı.
Okullarda disiplin kurulu ve rehberlik servisinin komisyon kararıyla örgün eğitime uygun görülmeyen öğrenci yaygın eğitim kurslarına yönlendirilmeli, akademik hayatına açık öğretim sisteminden devam etmeli.
MESEM (Mesleki Eğitim Merkezleri) bir çözüm degil. Çünkü MESEM de bir örgün eğitim sistemi ve en büyük sorunlar MESEM'de meydana geliyor. Diğer lise türlerinde başarılı olamamış, çeşitli disiplin vakalarıyla MESEM'e aktarılmış öğrenciler haftada bir gün okula geldiklerinden aidiyet hissetmedikleri gibi sanayide maruz kaldıkları olumsuz tavırları okula taşımakta buradan da kendini attırmak için elinden gelen olumsuzluğu sınıf ortamında yansıtmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı masa başında sahadan habersiz akademisyenlerle değil öğrenciyi tanıyan, sahayı bilen, sınıfın sorunlarına vakıf öğretmen ve idarecilerden aldığı dönütlerle akademisyenlerin bilimsel yaklaşımlarını telif ederek uygulanabilir bir sistem geliştirmeli.
Çalışma hayatı yeniden dizayn edilip farklı çalışma modelleri geliştirilmeli. Çalışma yaşı 15'e indirilip bu kişiler için tehlike sınıfında olmayan ve gelişimlerini olumsuz etkilemeyecek çalışma imkanları saglanmalı.
Halk eğitim ve belediyeler işbirliğiyle yaygın eğitim kursları verilmeli belli şartları sağlayanlar MESEM'lerde belgelendirilme ile çalışma hayatına kazandırılmalı.
Okullar okumak isteyen öğrencilerimizin güvenle geleceği ve huzurla eğitim alacağı mekanlar olmalı.
Fen ve Anadolu liseleri akademiye yetkin öğrenciler, meslek liseleri ve mesemler el becerisi yüksek kalifiye elemanlar yetiştirmeli.
Okullar çöp tenekesi çocuklarımız da çöp değildir.
21. Yüzyıl Türkiyesi hedeflerine ancak nitelikli kişilerle ulaşılabilir.
MEB, kıblesini şovanist ve medyatik çalışmalardan gerçek sorunlara bir an önce döndürmeli.
Okullar siyasetin dışında tutulmalı.
Personel mutlu olmalı.
Okullar güvenli ve huzurlu ortamlara dönüşmeli.
Bakanlar personeliyle barışık, eğitiminin mutfağında olanların tavsiye ve uyarılarına açık olmalı.
Siverek'te okula silahlı saldırı! 16 kişi yaralandı
Maraş'ta ortaokula silahlı saldırı! Ölü ve yaralılar var
Çekmeköy’de lisede bıçaklı saldırı: Öğretmen hayatını kaybetti
Yazdır