Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay, Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
CNBC-e canlı yayınında Londra Temsilcisi Berfu Güven’in sorularını yanıtlayan Onay, şunları söyledi:
"Enflasyon tahminlerini bir miktar yukarı revize ettik. Yıl başlarken yüzde 24 bekliyorduk yüzde 25'le sınırlı revizyon gerçekleştirdik. Riskler burada yukarı yönlü. Petrol 100 dolar seviyelerinde uzun süre devam ederse yüzde 27'leri enflasyonda görebiliriz. Politika faizinde yıl sonu için yüzde 31 tahminimiz ama mevcut koşullar sürerse yüzde 33 civarı yıl sonu faizle karşılaşabiliriz. Cari açıkta enerji kaynaklı 15 milyar dolarlık ilave yükten söz edebiliriz. Bu da milli gelirin yüzde 3'üne yakın cari açığa denk geliyor. Yüzde 3 civarı büyüme bekliyoruz. Büyümenin daha az etkileneceğini düşünebiliriz. Mart ayı için 0,6 puanlık etki görüyoruz jeopolitik gelişme kaynaklı. Gıda fiyatlarında da tepki verildi. Enflasyon için yıl başına göre daha zorlu patika bizi bekliyor. Petrolün tekrar 60 dolarlı seviyelere gelmesi olası görülmüyor. Mayıs toplantısında revizyonlarda anlamlı yukarı güncelleme bekleyebiliriz."
"Mart enflasyonunda yüzde 2'lerin üstünü görebiliriz"
Onay, mart ayında enflasyonda yüzde 2'lerin üstünün görülebileceğini, yıllık bazda baz etkisiyle çok kötü bir resim olmayacağını söyledi.
"Petrol 80-90 dolarda kalırsa Merkez yine pas geçebilir"
Mart ayı faiz kararını değerlendiren Onay, "Şu aşamada herhangi bir değişiklik ihtiyacı hissetmediler. Piyasa koşulları önemli olacak. Petrol 100 dolar ve üzerinde nisan toplantısına kadar sürerse Merkez Bankası enerji fiyat şokunun kalıcı olduğu izlenimi uyandırabilir. Gecelik fonlama faizi geçerli. Repo faizini gecelik fonlama faizine yükseltme 300 baz puanlık artış ön plana çıkabilir. Risklerin gerilediği petrolün 80-90 dolarda olduğu senaryoda şu anki politika duruşunun devam edeceğini düşünüyorum. Merkez Bankası arz şoku kaynaklı enflasyonist baskıları maliye politikası desteğiyle yönetmeyi tercih edecektir. 300 baz puanlık bir politika tepkisinin yeterli olduğunu düşünüyoruz. Bu şokun ekonomik aktiviteye etkisi olacak. Çok daha sıkı para politikasıyla çıkmak optimal çözüm olarak görünmüyor. Dengeli yaklaşım gözeteceklerdir."
"Savaşın Merkez'e maliyeti 25-30 milyar dolar"
Onay, savaşın Merkez Bankası'na maliyetinin rezerv anlamında 25-30 milyar dolar arası olduğunu belirterek "Önceki dönemde sağladığı cephaneyi kullanıyor diyebiliriz. Bu baskının ne kadar süreceği önemli. Çıkışların ağırlıkla yabancı olması dolayısıyla Merkez Bankası bunu yönetebilir vaziyette. Önümüzdeki dönemde bu çıkışların yavaşlamasını bekleyebiliriz. Önemli olan yurt içi yatırımcının davranışı ve döviz mevduatı gelişmeleri. Şu ana kadar orada bozulma izlemiyoruz" dedi.
Onay, eşel mobilin bütçeye maliyetinin bu yıl için yaklaşık milli gelirin yüzde 0,5'i seviyesinde olduğunu ve bunu yüklü maliyet olarak görmediklerini kaydetti.
TCMB'nin anketi yayımlandı! Piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi arttı
3 büyük bankadan Türkiye için yeni faiz ve enflasyon tahmini
Yazdır