Finansingundemi.com – Dış Haberler Servisi
ABD Merkez Bankası (Fed) normal şartlarda kısa vadeli siyasi baskılardan etkilenmeyen yönüyle ekonominin "termostatı" gibidir. Enflasyon arttığında ayarı düşüren, büyüme yavaşladığında ise şartları gevşeten bu mekanizmanın başındaki Jerome Powell, siyasetçilerin isteklerine göre değil, ekonomik verilere göre ayar yapan bir teknisyendir.
Ancak Fulcrum US’te yayımlanan bir analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Powell hakkında Adalet Bakanlığı soruşturması açma tehdidinde bulunmasına dikkat çekildi. ABD’de devlet yönetiminde tehlikeli bir sınırın aşılmak üzere olduğu uyarısı bir kez daha seslendirildi.
Siyasi baskıdan hukuki tehdide geçiş
Yaşananlar, basit bir faiz oranı tartışmasının çok ötesinde. Başkanlar geçmişte de bankayı eleştirirdi ancak şu anki durumu farklı kılan, "hukuki gücün" bir tehdit olarak kullanılması. Görevdeki bir Fed başkanının yargılanmakla tehdit edilmesi, para politikasına doğrudan siyasi risk bulaştırır.
Fed’in bağımsızlığının ardındaki asıl hedef kurumu demokrasiden koparmak değil, alınan kararların seçim takvimine kurban gitmesini önlemektir. Üstelik 1970'lerde ABD’de yaşanan kriz örnekleri de Fed üzerindeki siyasi baskının kısa bir süreliğine rahatlama sağlasa da uzun vadede ekonomiye büyük zarar verdiğini acı bir şekilde öğretmiştir.
Güvenilirlik azalırsa ekonomi nasıl etkilenir?
ABD Merkez Bankası piyasalara emir vermez, onları ikna eder. Gücü tamamen "güven"den gelir. Eğer yatırımcılar, faiz kararlarının ekonomik gerçeklere göre değil de "korku ve baskı" ile alındığını düşünürse piyasadaki risk artar. İşin içine hapis veya yargılanma korkusu girdiğinde piyasalar, bankanın ne yapması gerektiğine değil, neyi yapmaya "izni olduğuna" bakmaya başlar.
ABD Kongresi neler yapabilir?
Bankanın bağımsızlığını korumak sadece geleneklere bırakılamaz. Dolayısıyla ABD Kongresi'nin de devreye girmesi gerekebilir. Uzmanlara göre atılması gereken adımlar şöyle:
Görevden alma zorlaşmalı: Banka yöneticilerinin görevden alınması için gereken şartlar netleştirilmeli. "Politika anlaşmazlığı" bir gerekçe olmamalı, görevden alma sadece çok ciddi suçlarla sınırlandırılmalı.
Yargı kalkanı: Para politikası ile Adalet Bakanlığı arasına duvar örülmeli, savcılık araçlarının bir tehdit kozu olarak kullanılması engellenmeli.
Şeffaflık: Hükümetin bankanın işleyişine müdahale girişimleri derhal halka açıklanmalı, böylece kapalı kapılar ardında Fed yönetimi üzerinde baskı kurulması zorlaştırılmalı.
Küresel ekonomiler nasıl etkilenir?
Fed’in kararları, doların "dünya rezerv parası" olması nedeniyle sadece ABD’yi değil, küresel ekonomiyi de doğrudan şekillendiriyor. Bankanın bağımsızlığını yitirmesi ve kararların siyasi dayanaklara göre alındığı algısı, küresel finans sisteminde güven bunalımına yol açabilir.
Güven kaybı ortamında yatırımcılar ABD devlet tahvillerini satmaya başlar veya bu tahvilleri almak için daha yüksek faiz (getiri) talep eder. Dolayısıyla Fed politika faizini indirse bile piyasalarda tahvil faizleri yükselir. ABD'nin taban faizi arttığında ise gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyeti otomatik olarak artar. Ayrıca güvenli liman arayışındaki sermaye, riskli görülen gelişmekte olan piyasalardan kaçacağı için bu ülkelerdeki döviz kurları üzerinde de baskı oluşur. Dünyanın finansal "çıpası" olarak görülen bir kurumun siyasi belirsizliğe sürüklenmesi, küresel ticarette de öngörülemezliği artıracaktır.
ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığı sadece ABD için değil küresel ekonomi için de görünmez ama hayati bir altyapıdır. Bu yapının bozulması, gelecekteki başkanların doğru kararları alırken korkmasına yol açabilir. Bu gerçekleştiğinde duvarda hâlâ bir termostat asılı olsa da, artık sıcaklığı kontrol edemez hale gelir.
Trump yine Powell'ı hedef aldı: Fed'de kalırsa mutlu olamayacak
Fed başkanlığı yarışında öne çıkan isim: Rick Rieder
Fed başkanlığı için Kevin Hassett ihtimali zayıfladı
Yazdır