Ekonomist Mahfi Eğilmez, kişisel blogunda yayımladığı “Altın ve Gümüş Fiyatları” başlıklı yazısında, değerli metallerdeki fiyat yükselişinin nedenlerini, yatırımcının durumunu ve gelecek beklentilerini değerlendirdi. Eğilmez’e göre altın ve gümüş fiyatlarındaki hareketler yalnızca fiyat grafiğinden ibaret değil; küresel belirsizlik, merkez bankalarının rezerv politikaları ve dolar kuru gibi çok sayıda faktör bir arada etkili oluyor.

Dünya üretimi ve kullanım alanları
Eğilmez’in aktardığı verilere göre dünya altın üretiminde Çin ilk sırada yer alırken, gümüş üretiminde de ikinci büyük üretici konumunda bulunuyor. Altının önemli bir kısmı tıp, elektronik, otomotiv ve savunma sanayi gibi kritik sektörlerde kullanılırken, kalan bölümü külçe, mücevher ve para olarak tutuluyor. Gümüş ise elektronik, güneş enerjisi panelleri ve elektrikli otomotiv gibi sanayi alanlarında artan bir talep görüyor. Bu geniş kullanım alanları, metallerin fiyatını yalnızca güvenli liman talebine değil, sanayi talebine de bağlı hale getiriyor.

Merkez bankalarının rezerv stratejileri
Eğilmez’e göre altın fiyatlarındaki yükselişte merkez bankalarının rezerv politikaları da önemli rol oynuyor. 1971’de altın standardının terk edilmesinden bu yana, gelişmiş ülke merkez bankaları ellerindeki altın rezervlerini korumaya devam ediyor ve bazıları son dönemde döviz rezervlerinden altına yöneliyor. Bu eğilim, altının güvenli liman algısını güçlendiriyor ve küresel fiyatlara yukarı yönde baskı yapıyor.

Fiyatlar: Ons ve gram bazında değerlendirme
Altın ve gümüş gibi değerli metaller, dünya piyasalarında genellikle USD/ons üzerinden fiyatlanırken, Türkiye’de gram/ TL bazında takip ediliyor. 10 Ocak 2026 itibarıyla 1 ons altının fiyatı yaklaşık 4.508 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu fiyat, dolar kuruna göre yaklaşık 6.250 TL/gram olarak hesaplanabiliyor. Bu dinamik, TL yatırımcıları için hem altın hem doların hareketinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yükselişin arkasındaki nedenler
Eğilmez, altın ve gümüş fiyatlarının son yıllarda yükselişinin arkasında sadece talep artışı değil, aynı zamanda dünya ekonomisindeki belirsizlikler olduğunu vurguluyor. Özellikle küresel risk ve belirsizlik endeksinin yükselmesinin, portföy yatırımcılarını “güvenli liman” olarak görülen altın ve gümüşe yönlendirdiğini belirtiyor. Bu belirsizliklerin arkasında ise Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler ve ABD başta olmak üzere ticaret ve dış politika dalgalanmaları yer alıyor. Bu faktörler, altın ve gümüş fiyatlarının normal dalgalanma sınırlarının ötesinde artmasına zemin hazırlıyor.

Türk yatırımcının perspektifi
Eğilmez, Türk yatırımcının altın ve gümüş pozisyonunu değerlendirirken, metallerin dünyada dolar bazlı belirlenmesinin yanı sıra dolar/TL kurunun da yatırım performansında kritik rol oynadığını hatırlatıyor. Türkiye’de dolar kuru yükselirken altın ve gümüş fiyatları da artıyorsa, yerel yatırımcı bu durumdan daha yüksek getiri elde edebiliyor. Ancak metallerin dünya piyasalarında değer kaybettiği bir ortamda kurun da düşmesi, yatırımcının zarar etmesine yol açabiliyor. Bu nedenle yatırımcıların hem global piyasa fiyatlarını hem de kur dinamiklerini aynı anda takip etmesi gerektiğini vurguluyor.
Geleceğe dair üç ayrı senaryo
Mahfi Eğilmez, altın ve gümüş fiyatlarının geleceği için üç farklı görüş olduğunu aktarıyor:
Düşüş beklentisi: Fiyatların bir düzeltme yaparak gerileyeceğini savunanlar,
Yükseliş sürer: Kâr realizasyonlarına rağmen genel trendin yukarı olduğunu iddia edenler,
Orta yol: Fiyatların iniş çıkışlarla mevcut seviyelerde dalgalanacağı görüşü.
Son dönemde yaşanan küresel şoklar, belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar göz önüne alındığında, Eğilmez’e göre orta görüşün daha gerçekçi bir değerlendirme olduğu söylenebilir. Özellikle jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler devam ettiği sürece altın ve gümüşün yatırımcılar tarafından güvenli liman aracı olarak tercih edilmesinin devam edeceği belirtiliyor.
Sonuç: Belirsizlik süreci fiyatları yukarı taşıyor
Mahfi Eğilmez’in değerlendirmesine göre altın ve gümüş fiyatlarının genel trendi, yalnızca kısa vadeli dalgalanmalara değil, aynı zamanda küresel ekonomi ve risk algısına bağlı. Özellikle belirsizliklerin yüksek olduğu dönemlerde güvenli liman talebinin artması, değerli metallerin fiyatlarını yukarı itiyor. Dolayısıyla kâr realizasyonları ve teknik düzeltmeler görülebilse de temel faktörler değişmediği sürece fiyat artış trendinin korunması bekleniyor.
Altın yeniden atağa geçti: Gram altın ne kadar?
Küçük yatırımcı altını borsada arıyor
Altındaki yükselişin ekonomiye servet etkisi 231 milyar dolar
Mahfi Eğilmez'den 2026 analizi: Tuhaf bir yıl olacak
Mahfi Eğilmez’den borç ve faiz uyarısı: Popülizmin faturası ağırlaşıyor
Mahfi Eğilmez'den asgari ücrete ilişkin yeni açıklama
Yazdır