FINANSINGUNDEMI.COM
Bir dönem Washington’un en güçlü siyasi–ekonomik ittifaklarından birini oluşturan, ardından sert bir kopuş yaşayan ABD Başkanı Donald Trump ile teknoloji milyarderi Elon Musk, aylar sonra yeniden birlikte görüntülendi. Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde gerçekleşen akşam yemeği, yalnızca kişisel bir barışma değil, ABD siyasetinde yaklaşan 2026 ara seçimleri öncesinde yeni bir denge arayışının işareti olarak değerlendiriliyor.
Buluşmayı kamuoyuna duyuran Elon Musk oldu. Girişimci, pazar günü X platformundaki resmi hesabından yaptığı paylaşımda, “Başkan Trump ve Melania Trump ile dün akşam keyifli bir yemek yedik. 2026 harika olacak” ifadelerini kullandı. Paylaşılan fotoğrafın, cumartesi akşamı Mar-a-Lago’da düzenlenen özel bir etkinlikte çekildiği belirtildi.
Had a lovely dinner last night with @POTUS and @FLOTUS.
— Elon Musk (@elonmusk) January 4, 2026
2026 is going to be amazing! pic.twitter.com/1Oq35b1PEC
Aylar süren karşılıklı suçlamaların ardından iki ismin aynı karede yer alması, Washington kulislerinde ilişkilerin yeniden tanımlandığı şeklinde yorumlandı.
İttifaktan kopuşa giden yol
Elon Musk, Trump’ın 2024 başkanlık seçim kampanyasına yaptığı yüz milyonlarca dolarlık bağışla dikkat çekmiş, seçimlerin ardından ise yeni kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı’nın başına getirilmişti. Bu hamle, Musk’ı yalnızca iş dünyasının değil, Trump yönetiminin de en etkili figürlerinden biri hâline getirmişti.
Ancak departmanın kamu kurumlarında on binlerce kişiyi kapsayan işten çıkarmalar yapması, Musk ve şirketlerine yönelik yaygın protesto ve boykotlara yol açtı. Artan kamuoyu baskısı sonucunda Musk, 2025 yılının ortalarında Beyaz Saray’daki görevinden ayrıldı.
Kriz, Musk’ın Trump’ın “Büyük Güzel Yasa” olarak adlandırdığı kapsamlı düzenlemeye sert tepki göstermesiyle derinleşti. Musk, sosyal medya paylaşımlarında Trump’ı, hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein dosyası üzerinden hedef aldı. Ardından Trump’ın seçim başarısını kendi mali desteğine bağladı ve üçüncü bir siyasi parti kurabileceğini açıkladı.
Trump ise buna, Güney Afrika doğumlu olan Musk’ı sınır dışı etmekle tehdit ederek karşılık verdi.
Vance'ın öncülüğünde buzları eriten temaslar
İki isim arasındaki tansiyonun düşürülmesinde Başkan Yardımcısı JD Vance’in perde arkasındaki girişimlerinin etkili olduğu ifade ediliyor. Trump ve Musk, ilk olarak eylül ayında suikasta kurban giden muhafazakâr yorumcu Charlie Kirk için düzenlenen anma töreninde kısa bir temas kurdu.
Kasım ayında ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman onuruna Beyaz Saray’da verilen akşam yemeğinde bir araya gelen ikili, Mar-a-Lago’daki son buluşmayla ilişkilerin tamamen normalleştiği mesajını verdi.
2026 ara seçimleri ve Musk’ın “üçüncü parti” kartı
Trump–Musk yakınlaşmasının zamanlaması, 2026 ara seçimleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor. Cumhuriyetçi Parti, Temsilciler Meclisi ve Senato dengelerinin yeniden belirleneceği bu seçimlerde, özellikle kararsız seçmen ve teknoloji odaklı genç kitleler üzerinde etkili figürlere ihtiyaç duyuyor. Musk ile süren açık bir çatışmanın, Trump cephesi açısından bu seçmen gruplarını uzaklaştırma riski taşıdığı değerlendiriliyor.
Bu açıdan bakıldığında, Mar-a-Lago buluşması Trump için bir uzlaşmadan çok, siyasi maliyeti düşürme hamlesi olarak okunuyor. Musk’ın kamuoyundaki yüksek görünürlüğü ve dijital platformlar üzerindeki etkisi, ara seçimler öncesinde göz ardı edilemeyecek bir güç unsuru olarak görülüyor.
Musk’ın üçüncü parti tehdidi ise Washington’da başından beri ihtiyatla değerlendiriliyor. ABD siyasi sistemi, üçüncü partilerin kalıcı başarı elde etmesini zorlaştıran yapısal engeller barındırsa da Musk’ın tehdidi, doğrudan bir iktidar alternatifi yaratmaktan ziyade mevcut dengeleri bozma potansiyeli taşıyor. Özellikle çekişmeli eyaletlerde, Cumhuriyetçi tabandan kopabilecek sınırlı bir seçmen grubunun bile seçim sonuçlarını etkileyebileceği vurgulanıyor.
Bu nedenle Trump’ın Musk’la çatışmayı sürdürmek yerine diyaloğu tercih etmesi, üçüncü parti riskini bertaraf etmeye yönelik pragmatik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan Musk cephesinde de üçüncü parti söyleminin bir “nihai hedef”ten çok, siyasi pazarlık gücünü artırmaya yönelik bir baskı unsuru olduğu yorumları öne çıkıyor. Mar-a-Lago’daki görüntü, bu tehdidin en azından şimdilik rafa kaldırıldığına işaret ediyor.
Ancak geçmişte yaşanan sert kopuşlar ve kamuoyu önünde yapılan ağır suçlamalar hatırlandığında, Trump–Musk ilişkisinin kalıcı bir ittifaka mı yoksa geçici bir çıkar uzlaşmasına mı dönüşeceği sorusu, 2026 ara seçimlerine giden süreçte netlik kazanacak.
Elon Musk dolar trilyonerliğine koşuyor
Trump, Elon Musk'ı siliyor: O bakanlık kapatıldı!
Elon Musk'ın siyaset macerası Tesla'yı fena vurdu
Beyaz Saray’da Elon Musk'sız yapay zeka zirvesi
Elon Musk, Trump'a para vermiş!
Yazdır
