Yeni yılla birlikte rublenin 2026’daki seyrine ilişkin beklentiler yeniden tartışılmaya başlandı. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde Rus para biriminin yönünü; Merkez Bankası’nın izleyeceği para politikası, enerji fiyatlarının gidişatı ve küresel ekonomik-siyasi gelişmeler belirleyecek.
Petrol fiyatlarının görece yüksek seyretmesi ve Merkez Bankası’nın piyasaya düzenli döviz satışı yapması rubleyi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşın ihracat gelirlerinde yaşanabilecek zayıflama, ithalatın artması ve küresel jeopolitik riskler, kur üzerinde baskı oluşturabilecek başlıca riskler olarak öne çıkıyor. İzvestiya’ya değerlendirmede bulunan piyasa uzmanları, yurt dışı seyahat planı olanlar ya da birikimlerini korumak isteyenler için döviz almanın makul olabileceğini ancak tüm tasarrufların dolar veya euroda tutulmasının, enflasyon nedeniyle her zaman kazanç sağlamayabileceğini vurguluyor.
Analistlere göre 2026’da rublenin performansı hem iç ekonomik adımlar hem de dış gelişmelerin ortak etkisiyle şekillenecek. Merkez Bankası’nın aralık ayında günlük döviz satışlarını 14,5 milyar rubleye çıkarması, kur üzerindeki belirleyici rolünü güçlendirdi. Finans çevreleri, rublede sert dalgalanmalar beklemezken, enflasyonun kur hareketlerine verdiği tepkinin sınırlı kaldığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yatırım amaçlı döviz birikimi düşünenlere, doğrudan döviz almak yerine döviz cinsinden mevduat ya da tahvil gibi araçlarla risklerini dağıtmaları öneriliyor.
Ekonomistler, bireyler açısından en kritik göstergelerin politika faizi, petrol ve metal fiyatları gibi temel ihracat kalemleri ile dış ticaret dengesi olduğunu ifade ediyor. Faiz indirimlerinin gündeme gelmesi halinde dövize talebin artabileceği ve bunun rublenin değerini aşağı çekebileceği belirtiliyor.
Uzmanların “siyah kuğu” olarak tanımladığı olumsuz senaryoda ise petrol fiyatlarında sert düşüş, ihracat gelirlerinde zayıflama ve yaptırımların ağırlaşması aynı anda yaşanabilir. Böyle bir tabloda doların 90–100 ruble bandına yükselmesi ihtimal dahilinde görülüyor. Mevcut koşullarda ise vatandaşların dövizi tek seferde değil, kademeli alımlarla bir “güvenlik yastığı” oluşturmasının daha sağlıklı olacağı değerlendiriliyor.
Günlük hayata etkiler açısından kur hareketlerinin en hızlı yansıdığı alanlar ithal ürünler oluyor. Elektronik, otomotiv, ilaç ve yurt dışı seyahat harcamaları kur değişimlerine en duyarlı kalemler arasında yer alıyor. Analistler, özellikle teknoloji ürünlerinde fiyat artışlarının yüzde 50’ye kadar ulaşabileceğine dikkat çekerek büyük harcamalarda zamanlamanın önemine işaret ediyor.
Buna karşılık iç turizm ve yerli üretim ürünlerinde fiyat artışlarının daha sınırlı kalabileceği, bu nedenle rublenin seyrinin tüketim tercihlerinde de belirleyici olacağı ifade ediliyor. Genel değerlendirme ise 2026’da rublenin dengeli ancak kırılgan bir görünüm sergileyeceği ve bireylerin tasarruflarını çeşitlendirerek olası dalgalanmalara karşı daha dirençli hale gelebileceği yönünde. (turkrus)
Rublenin rekoruna uzmanlardan uyarı
Rusya’nın bütçe açığı 10 ayda 4,2 trilyon rubleye yükseldi
Yazdır