BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemYargı kimsenin arka bahçesi olmayacak----

Yargı kimsenin arka bahçesi olmayacak

Yargı kimsenin arka bahçesi olmayacak
06 Eylül 2010 - 14:07 www.finansingundemi.com

"HSYK'ya Adalet Bakanı'nın eşlik etmesi kuvvetler ayrılığı ile bağdaşmıyor" dedi

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, "Yeni düzenlemede Anayasa Mahkemesinin mevcut üye sayısının çoğaltılması yerindeyse de üyelerinin tamamının yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı ve parlamentonun salt çoğunluğuyla seçilmesi beraberinde büyük ölçüde siyasallaşma eleştirilerini getirecektir" dedi. Yargıtayda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyeleri, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Yargıtay protokol kapısında konukları Başkan Gerçeker, başkanvekilleri İhsan Akşin, Erdal Sanlı ile Yargıtay Genel Sekreteri Salih Kocalar karşıladı. Gerçeker, daha önceki adli yıl açılışlarında dile getirdikleri sorunların büyük ölçüde ve artarak devam ettiğine işaret ederek, en temel görevlerinin bu sorunları kamuoyuna aktarmak ve çözüm aramak olduğunu belirtti. Bu yıl da yargı reformu ve anayasa değişikliği konularının kamuoyu gündemini büyük ölçüde oluşturduğunu kaydeden Gerçeker, "Bu değişikliklere gerek yargı bağımsızlığına gerekse kuvvetler ayrılığı ilkesine, dolayısıyla hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğu düşüncesiyle gerek kişisel gerekse kurumsal olarak karşı çıktık" dedi. Önemli kurumsal değişikliklerin mutlaka geniş bir toplumsal uzlaşıyla gerçekleşmesi gerektiğini belirten Gerçeker, şöyle konuştu: "Adalet bir toplumda en üstün değerdir ve bu nedenle de vicdanlarda en üst düzeyde özümsenmesi gerekir. Adalet toplumların geleceğinin de en önemli güvencesidir. Adil olmayan ve yargısını adil çalıştırmayan bir ülkenin uzun bir süre huzurlu biçimde ayakta duramayacağı bilinmelidir. Bu olgu geçmişte kendisini birçok örnekleriyle göstermiştir. 'Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları gerekir' sözü Pascal'a aittir ve çok önemli bir gerçeği saptamaktadır. Adaleti sağlayacak olan da yargı olduğuna göre çağdaş demokratik sistemlerde olduğu gibi, özgürlükçü demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin en büyük güvencesi olan, her türlü iç ve dış etkenlerden arınmış, tam bağımsız yargı sistemi oluşturmamız gerekmektedir. Yargının asli unsuru olan tarafsızlık ancak bu şekilde gerçekleşecektir. Bağımsız olmayan bir yargı siyasallaşır ve tarafsızlığını yitirir ki bu da bir toplum için en büyük tehlikedir." Hasan Gerçeker, hukuk ve yargı sisteminde reform yapılabilmesinin yolunun öncelikle sorunun hangi noktalarda yoğunlaştığının çok iyi saptanmasından geçtiğine işaret ederek, "Hukuk devleti olmanın, başka bir ifadeyle hukukun üstün tutularak yaşamın her alanında egemen kılınmasının olmazsa olmaz koşulu, yargı erkinin görevini yaparken bağımsız, yansız ve bu işlevi doğrudan yerine getiren hakim ve cumhuriyet savcılarının güvenceli olmalarıdır" diye konuştu. "Türk yargısının meşruiyet sorunu yok" Yargı erkinin, yasama ve yürütme erkinin etki alanından uzak tutulması, bu iki erkin alt veya üst derecesinde değil ancak eşit konumda bulunmasıyla mümkün olduğunun net biçimde algılanması gerektiğini ifade eden Gerçeker, şöyle devam etti: "Yeni düzenlemede Anayasa Mahkemesinin mevcut üye sayısının çoğaltılması yerindeyse de üyelerinin tamamının yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı ve parlamentonun salt çoğunluğuyla seçilmesi, yüksek yargı organlarının çoğaltılan üye sayısına göre etkinliğinin azaltılması, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu gibi, bu şekilde bir düzenleme Anayasa Mahkemesinin tamamen yürütmenin etki alanına girmesine neden olacak ve beraberinde de büyük ölçüde siyasallaşma eleştirilerini getirecektir. HSYK'nın yapısıyla ilgili olarak da kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığına aykırı bir düzenleme söz konusudur. Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi için HSYK'nın objektiflik, tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması ve kararlarına karşı etkin bir itiraz sistemi getirilmesi hemen her adli yıl açış konuşmasında dile getirilmektedir. Kurula yürütmenin temsilcisi olan Adalet Bakanının geniş yetkilerle başkanlık etmesi, her ne kadar hakim sınıfından olsa da konumu itibariyle yürütme erkinin içinde bulunan müsteşarının kurulun doğal üyesi olması kuvvetler ayrılığı ile yargı bağımsızlığı ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Adalet Bakanı ve müsteşarının kurulda yer almasının 'demokratik meşruiyet' ilkesiyle açıklanması gerçeği yansıtmamaktadır. Türk yargısının 'demokratik meşruiyet' sorunu bulunmamaktadır. Kurulun yapısında, oluşumu konusunda ilgili tüm kesimlerin hemen hemen üzerinde birleştiği temel eleştiri, siyasi irade ve yürütmenin temsilcisi olan Adalet Bakanı ve müsteşarının büyük yetkilerle kurulda yer almasıdır." HSYK'nın yapısı Gerçeker, Adalet Bakanı ve müsteşarının kurulda bulunmasının kurul çalışmalarının istikrarlı bir şekilde sürmesini engellediğini öne sürerek, "Yapılmak istenilen düzenleme gerçekleştiği takdirde bu karma ve yargı bağımsızlığına aykırı yapı kurulu çalışamaz hale getirecektir" diye konuştu. Hakimlerin kararını verirken dış etkilerden olduğu kadar subjektif değerlendirmelerinden de uzak kalabilmesi gerektiğine işaret eden Gerçeker, yargının kendi bütünlüğü içerisinde değerlendirme ve ölçme sistemini kurduğunu, bu sistemin yerine çok sağlıklı bir alternatif çözüm önerisi getirilmeden not sisteminden vazgeçilmesinin uygun görülmediğini belirtti. "Yargı, kimsenin ne arka bahçesi, ne ön bahçesi, ne de yan bahçesidir" Gerçeker, "Yargı, kimsenin ne arka bahçesi, ne ön bahçesi, ne de yan bahçesidir. Olmamıştır, olmayacaktır da. Buna, her türlü olanaksızlığa karşın onuru ile özveri ile meslek saygınlığını her şeyin üzerinde tutarak görev yapan, Türk yargıçları, Cumhuriyet Savcıları, hiçbir zaman izin vermeyecektir" dedi.
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)