BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 83,85 -0,65 436.020.000.000,00
ALBRK 8,75 -0,68 21.875.000.000,00
GARAN 154,80 0,32 650.160.000.000,00
HALKB 43,42 -1,14 311.963.062.583,64
ICBCT 14,18 -1,46 12.194.800.000,00
ISCTR 16,49 -0,54 412.249.505.300,00
SKBNK 9,10 -1,52 22.750.000.000,00
TSKB 13,01 -0,69 36.428.000.000,00
VAKBN 36,64 -0,81 363.319.364.602,72
YKBNK 38,26 0,00 323.184.182.125,84

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemTürkiye-Çin ticaretinde 53 milyar dolarlık hacim----

Türkiye-Çin ticaretinde 53 milyar dolarlık hacim

Türkiye-Çin ticaretinde 53 milyar dolarlık hacim
07 Şubat 2026 - 18:05 www.finansingundemi.com

Türkiye-Çin İş Konferansı’nda konuşan Bakan Bolat, toplam ticaret hacminin 53 milyar dolara ulaştığını belirterek, Türkiye’nin Çin pazarında daha görünür olması için dengeli ve katma değerli ticaret hedeflediklerini söyledi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'de 1419 Çin firmasının faaliyet gösterdiğini belirterek, "Yatırım miktarı olarak Türkiye'den Çin'e 175 milyon dolar, Çin'den de Türkiye'ye 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacmi söz konusu." dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından İstanbul'da bir otelde düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, Bakan Bolat'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı'nın tanıtıldığı konferansta, "DEİK ile CCPIT", "TÜSİAD ile CCPIT" ve China International Expo Center (CIEC) ve ATA Holding arasında işbirliği anlaşması imzalandı.

Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada, Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yılının kutlandığını anımsatarak, etkinliğin ve 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı tanıtımının gerçekleştirilmesinin iki ülke ilişkilerine büyük katkı yapacağını bildirdi.

Konferanstan önce Çin heyetiyle görüşmelerinde Türkiye ve Çin ekonomik ilişkilerini her alanda geliştirme noktasındaki konuları ele aldıklarını aktaran Bolat, karşılıklı yapılacak hususları ve beklentileri konuşarak samimi yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Bolat, dünya ekonomisi ve dünya ticaretinin çetin bir dönemden geçmekte olduğuna dikkati çekerek, "Geçen yıl, dünyada siyasi, askeri, ekonomi, parasal ve ticaret sistemleri açısından ciddi sarsıntıların yaşandığı bir yıl oldu. Dünya ekonomisinin motoru olan küresel ticaretin karşılaştığı güçlükler herkesin malumu." diye konuştu.

"Dünya halklarının ekonomik refahlarının artması noktasında ticarete ihtiyacımız var"

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre geçen yıl dünya ekonomisinin yüzde 3,2 büyüdüğünü vurgulayan Ömer Bolat, bu yıl için de yüzde 3,1 büyüme tahmininin olduğunu kaydetti.

Bolat, dünya ticareti için geçen yıl yüzde 2,5'lik bir büyüme karşısında bu yıl için yüzde 0,6'lık cılız bir artış tahminlerinin olduğunu belirterek, "Ümit ediyoruz ki önümüzdeki aylardaki gerçekleşmeler ve tahminler bu oranın üstünde olur. Dünya halklarının ekonomik refahlarının artması noktasında ticarete ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Ajansı (UNCTAD) verilerine göre küresel doğrudan yatırımların 2024-2025 yıllarında 1,5 trilyon dolar civarında olduğunu anımsatan Bolat, "Tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Maliyetler ve riskler artıyor. Öngörülebilirlik noktasında da ciddi bir geriye gidiş var. Bizlerin görevleri de bu anlamda öngörülebilir, düzenli işleyen bir küresel ticaret sistemini ortaya koymak." açıklamasını yaptı.

"Türkiye-Çin toplam ticaretinin geçen yıl 53 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz"

Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin tarihinde ilk defa geçen yıl 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ulaştığını ifade ederek, kişi başına milli gelirin de yaklaşık 18 bin doları aşmakta olduğuna dikkati çekti.

Toplam mal ve hizmet ihracatında 397 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşıldığını hatırlatan Bolat, "Türkiye-Çin toplam ticaretinin geçen yıl 53 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Burada özellikle dış ticaretimizde, Çin lehine olan büyük fazla noktasında Çinli ortaklarımıza da bu açığın kapatılması konusundaki tekliflerimizi yapmış bulunuyoruz." dedi.

Bolat, Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret açığını kapatma noktasında yapısal bir dönüşüm önerdiklerini dile getirerek, "Bu noktada samimi görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız, ticareti daraltmak değil, tam tersine Türkiye'nin de Çin pazarında daha fazla görünür olması, payının artması, ürün çeşitliliğinin sağlanması, katma değeri yüksek ürünlerle, kazan kazan ilkesiyle dengeli bir ticaretin yapısal temellerini oluşturmaktır. Bu yıl ilk ayda Türkiye'den Çin'e ihracatın yüzde 32 artışla 335 milyon dolara yükselmesi, bu konuda attığımız adımlar noktasında bizleri ümitli kılmaktadır." şeklinde konuştu.

"Türkiye'de 1419 Çin firması faaliyet gösteriyor"

Gerek tek taraflı olarak gerekse ortak yatırımlarla Türkiye ile Çin arasında bazı fırsatlar olduğuna inandıklarını belirten Ömer Bolat, "Türkiye'den Çin'e yatırım konusunda yaklaşık 1465 Türk firması Çin'de iştigal ediyor." bilgisini verdi.

Bolat, Türkiye'de 1419 Çin firmasının faaliyet gösterdiğini aktararak, "Yatırım miktarı olarak Türkiye'den Çin'e 175 milyon dolar, Çin'den de Türkiye'ye 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacmi söz konusu." ifadesini kullandı.

Finans, enerji, hizmetler ve ulaştırma ile telekomünikasyon alanında önemli Çin yatırımlarının bulunduğuna işaret eden Bolat, Çin'in toplamda dünyaya 3,1 trilyon dolarlık doğrudan yatırım hacminin olduğunu, buna bağlı olarak Türkiye'deki yatırımlarının da çok daha fazla olabileceğini söyledi.

"Geçen yıl 425 bin Çin vatandaşı Türkiye'yi ziyaret etti"

Tedarik zinciri noktasında Türkiye ve Çin sanayileri arasında güçlü işbirlikleri ve ortaklıklar için fırsatlar olduğuna değinen Bolat, "CCPIT, bu anlamda Çin iş dünyasının öncü üs kuruluşu anlamında, bu konuda işbirliklerini teşvik edeceklerine yürekten inanıyorum." dedi.

Bolat, ulaşım ve bağlantısallık anlamında Kuşak ve Yol Projesi'nin önemli bir işbirliği alanı olarak hızla geliştiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin turizm alanında Çin'den beklentisinin büyük olduğunu kaydetti.

Geçen yıl 425 bin Çin vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini aktaran Bolat, "Bu, Çin'in yıllık toplam dünyaya gönderdiği toplam turist sayısının sadece yüzde 1'i. Çin turist kitlesinin de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiye katkılar yapacağını ve Çinli turistlerin Türkiye'mizi tanımak konusunda memnuniyet duyacaklarını ifade etmek istiyoruz. Hava yolu bağlantıları, uçuş frekans sayılarının artırılması konusunda iki ülke arasında yapıcı bir işbirliği var." diye konuştu.

Ticaret Bakanı Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:

"Önümüzdeki süreçte Türkiye'de daha fazla Çinli turistleri görebileceğiz. Türkiye'den de Çin'e yolcu akını olabiliyor. Transit uçuşlar anlamında da potansiyel büyük. Türkiye, Çinli turist sayısının artması için 2 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti getirdi. Biz benzeri bir kolaylığın da Türk iş dünyasına vize alanında gösterilmesini Çinli ortaklarımızdan hassasiyetle bekliyoruz."

3. Türkiye-Çin İş Konferansı gerçekleştirildi

Türkiye-Çin İş Konferansı'nın üçüncüsü Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, DEİK Başkanı Nail Olpak, TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, CCPIT Başkanı Ren Hongbin ve çalışma gruplarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Konferansın açılışında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, etkinliği 3 kurumla birlikte gerçekleştirdiklerini belirterek, süreci ilk olarak Temmuz 2023'te başlattıklarını söyledi.

DEİK'in 41 yıldır 153 ülkede faaliyet gösterdiğini ve ticari diplomasiyle çalıştıklarını ifade eden Olpak, Türkiye-Çin İş Konseyi'nin 1992'den bu yana devam ettiğini ve CCPIT ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti.

Olpak, DEİK'in dünya ekonomisinde ve ikili ticarette ağırlığı bulunan 33 ülkeyi odak nokta olarak belirlediğini aktararak, "Bunlardan birisi de Çin. Ülke olarak ilişkilerimizin başlangıcında değiliz. Uzun yıllara dayalı köklü bir işbirliğimiz var. İkili ticaretimiz açısından bazı zorluklarımız var. Türk ve Çin iş dünyası temsilcileri olarak hem ticaretimizi hem de yatırım ilişkilerimizi dengeli bir noktaya getirmenin sorumluluğunun bizlerde olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Dünyanın daha korumacı bir dünya ticaretine doğru ilerlediğini belirten Olpak, belirsizliğin ve öngörülemezliğin yeni normal olmaya başladığını vurgulayarak, bu günlerde hem güvenilir hem de uzun vadeli işbirliklerinin öneminin çok daha ön plana çıktığını söyledi.

İş insanları olarak kısa vadeli kazançları değil, uzun vadeli iş birliklerini hedeflediklerini dile getiren Olpak, "Çin'in özellikle yüksek teknoloji alanındaki yatırımları bu anlamda bir dengeleme unsuru olabilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yüksek teknoloji ürün yatırımlarını destekleyen HIT-30 programı var. Biz de bu programın tanıtılmasında CCPIT ve TÜSİAD ile birlikte rol oynayabiliriz diye düşünüyorum. İkili ilişkilerin geliştirilmesinde yan unsur gibi görülse de turizm önemli bir unsur." diye konuştu.

"(Kuşak ve Yol Projesi) Stratejiyle yaklaşmamız gerek"

DEİK Başkanı Olpak, Kuşak ve Yol Projesi'nin önemine dikkati çekerek, "Çin, Kuşak ve Yol Projesi'ni başta Avrupa olmak üzere diğer pazarlara hızlı erişim olarak değerlendiriyor. Projeyi hem içinde fırsatlar barındıran hem de olası farklı yansımaları sebebiyle iyi değerlendirmemiz ve herkesin kazanacağı bir stratejiyle yaklaşmamız gerektiğini ifade etmek istiyorum." ifadelerine yer verdi.

Hem Çin hem de Türkiye'nin üçüncü ülkelerde projeleri ve yatırımları olduğunu belireten Olpak, bu ülkelerde doğal olarak bir rekabet içinde olunduğunu kaydetti.

Olpak, Çin Eximbank'ın Başkan Yardımcısının da toplantıda olduğunu, bu ziyaretin ise iş birliklerin artabileceğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

"Türkiye ve Çin, güçlü üretim kapasitelerine ve büyük pazarlara sahip"

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de konferans serisini, iki ülke arasındaki uzun soluklu ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayan çok kıymetli bir platform olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Küresel ekonominin, ticaret ve yatırım kararlarının giderek daha fazla jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri güvenliği ve teknoloji ekseninde şekillendiği kritik bir dönemden geçtiğini belirten Diren, "Bu çerçevede, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması, rekabetçiliği ve değer zincirlerinin dayanıklılığını güçlendiren çok boyutlu iş birliği modellerinin geliştirilmesini gerektiriyor." ifadelerini kullandı.

Diren, Çin’in son yıllarda teknoloji, inovasyon ve sanayi politikaları alanında dikkati çekici bir ilerleme kaydederek, küresel değer zincirlerinde üstlendiği rolü daha da güçlendirdiğini dile getirdi.

Söz konusu dönüşümün Türkiye’nin esnek üretim kapasitesi, Avrupa ile entegrasyonu ve bölgesel bağlantısallığı ile birlikte düşünüldüğünde, iki ekonomi arasında daha dengeli ve stratejik ortaklıklar için güçlü bir zemin sunduğunu kaydeden Diren, "Türkiye’nin yakın coğrafyalara üretim ve tedarik açısından sunduğu avantajlar ile farklı ekonomik havzalar arasında kurabildiği bağlantılar, bu iş birliklerini hem bölgesel hem de küresel ölçekte stratejik açıdan önemli kılmaktadır." açıklamasında bulundu.

Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğine inandıklarını belirterek, Türkiye ve Çin'in, güçlü üretim kapasitelerine ve büyük pazarlara sahip iki önemli ekonomi olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin önemini vurgulayan Diren, şunları kaydetti:

"İlişkilerimizin hacmi son yıllarda artarken, Çin’in 15. Beş Yıllık Planı kapsamındaki yüksek kaliteli ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımıyla uyumlu yeni iş birliği alanları, ilişkilerimize önemli bir derinlik kazandırabilir. Çin, uzun yıllardır TÜSİAD’ın çalışmalar yaptığı öncelikli ülkeleri arasında. 2007'de Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) ile imzaladığımız işbirliği anlaşması çerçevesinde güçlü kurumsal ilişkilerimiz mevcut. Bugün yenileyeceğimiz işbirliği anlaşmasının da ilişkilerimizi daha da öteye taşıyacağına inanıyoruz."

"İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli"

TÜSİAD Başkanı Diren, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir perspektifle ilerlemesini önemsediklerini dile getirerek, "İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, ticaret hacminin ötesine geçerek, üretim, teknoloji ve yatırımların karşılıklı ve tamamlayıcı bir anlayışla yeniden ele alınmasına bağlıdır. İkili ilişkiler yalnızca dış ticaret dengesi üzerinden değerlendirilmemeli." ifadelerini kullandı.

Orta Koridor’un, ticaretin kolaylaştırılması, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve Avrupa-Asya bağlantısının güçlendirilmesi açısından sunduğu potansiyele dikkati çeken Diren, bu durumun iş dünyaları için somut fırsatlar oluşturacaklarına inandıklarını, bu nedenle, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi’nin uyumlaştırılmasına yönelik proje ve iş birliklerini çok değerli bulduklarını belirtti.

"Ülkeler kapalı ve yalnız duruma geri dönemezler"

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de Türkiye ile Çin arasındaki ekonomi ve ticaret ilişkisini geliştirmek üzere fikir alışverişinde bulunmak için etkinliğin önem arz ettiğini ifade etti.

Xuebin, günümüzde tek taraflı ticari korumacılığın devam ettiğine işaret ederek, "Tarife savaşları, ticaret savaşları ciddi manada dünya ekonomi düzenini bozmaktadır. Fakat küreselleşme bu çağın trendidir. Ülkeler kapalı ve yalnız duruma geri dönemezler." değerlendirmesinde bulundu.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in küresel kalkınma, küresel güven, küresel medeniyet ve küresel yönetişim inisiyatifini anımsatan Xuebin, "Daha açık, kapsayıcı, eşit, dengeli ve kazan-kazan yolunun gelişmesi için fikir sunmuştur. Türk tarafının istatistiğine göre Çin, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumundadır. Türkiye'deki Çin şirketleri ise aktif bir şekilde Türkiye'nin ekonomi ve toplumsal kalkınmasına katkı sağlıyor. İstihdam ve vergi katkısında bulunuyor." diye konuştu.

"Türkiye ile işbirliğine büyük önem vermekteyiz"

Çin İhracat-İthalat Bankası Başkan Yardımcısı Wang Kang da Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki dördüncü büyük ticaret ortağı, ihracat pazarı açısından da üçüncü olduğunu belirterek, Çin'in ise Türkiye'nin ikinci büyük ticaret ortağı iken ithalat açısından birinci büyük kaynağı olduğunu söyledi.

Kang, Türkiye'nin Çin'in Batı Asya'daki ilk 5 en büyük yatırım destinasyonu arasında bulunduğuna işaret ederek, "Yurt dışına yatırım ve kalkınmayı desteklemek rolü olan bir banka olarak biz Türkiye ile işbirliğine büyük önem vermekteyiz." dedi.

Türkiye'de önemli alanlara odaklanacaklarını kaydeden Kang, "Yeni teknoloji, reform ve dönüşüm hızlıca ilerlemektedir. Türkiye'nin kalkınmasıyla ilgili önemli sektörel gelişmelerle birlikte Türkiye'ye ticaret yatırımını artıracağız. Altyapı, bağlantılık, enerji alanındaki desteklerimiz artacak. Aynı zamanda yeni itici gücü geliştireceğiz. Dijital ekonomi, yenilenebilir enerji, yapay zeka, biyolojik tıp gibi gelişen alanlarda da sizin dönüşünüzü destekleyeceğiz." şeklinde konuştu.

"Bazı Türk ürünleri Çin'deki e-ticaret platformlarında popüler hale geldi"

Çin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Başkanı Ren Hongbin, 1996 yılında Çin'den ilk iş heyetinin Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve çok iyi karşılandıklarını belirtti.

CCPIT'nin Çin iş dünyası adına Türkiye'yi önemsediğine dikkati çeken Hongbin, "İnovasyon ve teknoloji odaklı karşılıklı yatırımlar için ticareti güçlendirebiliriz. Türk ürünleri Çin'de çok seviliyor. Bazı Türk ürünleri Çin'deki e-ticaret platformlarında popüler hale geldi. Daha fazla Türk ürünleriyle Çinli vatandaşlarımızı buluşturmalıyız. Örneğin kuruyemiş, zeytinyağı ve fındık ile ticari dengesizliği ortadan kaldırabiliriz."diye konuştu.

4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı'nın da tanıtıldığı konferansta, "DEİK ile CCPIT", "TÜSİAD ile CCPIT" ve China International Expo Center (CIEC) ve ATA Holding arasında işbirliği anlaşması imzalandı.

Gümüş çakıldı, Çinli şirket kasasını doldurduGümüş çakıldı, Çinli şirket kasasını doldurdu

 

Çin’de altın artık takıdan çok yatırım aracıÇin’de altın artık takıdan çok yatırım aracı

 

Çinli generaller birer birer kayboluyorÇinli generaller birer birer kayboluyor

 

Çin ekonomisi Ocak ayında daralma sinyali verdiÇin ekonomisi Ocak ayında daralma sinyali verdi

 

 Çin ile İngiltere arasında tek taraflı vize muafiyeti anlaşması Çin ile İngiltere arasında tek taraflı vize muafiyeti anlaşması

 

İran, Umman Denizi’nde Çin ve Rusya ile tatbikat yapacakİran, Umman Denizi’nde Çin ve Rusya ile tatbikat yapacak

 

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!