| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,00 | 1,34 | 353.600.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 132,80 | 1,76 | 557.760.000.000,00 |
| HALKB | 43,30 | 0,56 | 311.100.889.218,60 |
| ICBCT | 14,57 | 0,14 | 12.530.200.000,00 |
| ISCTR | 13,10 | 0,69 | 327.500.000.000,00 |
| SKBNK | 5,10 | -0,78 | 12.750.000.000,00 |
| TSKB | 9,73 | -1,42 | 27.244.000.000,00 |
| VAKBN | 34,02 | -0,64 | 337.339.650.212,46 |
| YKBNK | 36,30 | 1,00 | 306.627.961.609,20 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Sabancı Center’ın 24. katı. Akşam saatleri. İstanbul’un bol gökdelenli silüeti. Buradan baktığınızda her yer ışıl ışıl. Ama hangi “kâhin ekonomistin yorumu”nu okusam özellikle Avrupa ile Euro Bölgesi’yle ilgili “karanlık senaryolar”dan bahsediyor. Türkiye belki de şiddetli yaşadığı 2001 krizi sonrası aldığı önlemlerle dünyayı etkileyen bu krizden kendini “kısmen” daha güvende hissediyor. Bunları düşünürken az sonra görüşeceğim ismi, Zafer Kurtul’un da “kariyerini” aklımdan geçiriyorum. Görüşeceğim isim iki açıdan önemli.
Birincisi özellikle bankaları sallayan 2000’lerdeki krizde ülkenin en büyük bankalarından Akbank’ın başında idi. 2010 yılının temmuz ayından itibaren de Sabancı Holding’in CEO’luğuna getirildi. Yani hem finansın hem reel sektörün “tepe yönetimlerinde” dolaşmış bir isim. Odasında her zamanki “sakin” tavrı ile karşılıyor beni. Konuya doğal olarak Avrupa’dan, olası risklerden konuşarak başlıyoruz. Cuma günü Avrupa’nın liderleri belki de bölgenin kaderi için toplanacaklar. Bu süreçte Türkiye’nin durumunu nasıl görüyor:
‘Tasarruf açığı var’
“Türkiye 2010 yılında çok iyi bir büyüme oranı yakaladı. 2011 yılında da yüzde 7 ya da biraz üzerinde büyüme rakamı yakalayacağız. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin bu yıl büyümelerinin düşük oranlarda kalacağını biliyoruz. Dönüp kamu borcunun milli gelire oranına bakıyorum. Türkiye’de yüzde 39. Yunanistan’da yüzde 182, İspanya’da yüzde 179, İtalya’da yüzde 146.
Bankalarımızın sermaye yapıları kuvvetli. Sermaye yeterlilik oranları yüzde 17. Avrupa’daki bankalar özellikle ‘haircut’ sonrası zor günler geçiriyorlar. Tüketici kredilerinin milli gelire oranı düşük. Tüketici kredilerinin büyük bölümü TL. Kur riski yok. Bankaların takipteki alacak oranı yüzde 3. Bunlar bana umut veriyor.”
Zafer Kurtul’a “ya endişeleriniz?” diyorum.
“Türkiye’de büyümeyi sağlayan çok canlı bir iç talep var. İhracatımız milli gelirin yüzde 18’i kadar. Tabii şunu da not etmek lazım: İhracatta yarattığımız katma değer çok düşük aslında. Yüksek büyüme cari açığı problemini de ortaya çıkartıyor. Cari açığın nedeni yapısal. Enerjide ve hammaddede dışa bağımlılığımız en önemli nedenlerden. Bunları ithal etmek zorundayız. İkinci neden ülkemizde tasarruf açığı var. Kamu nispeten özellikle 7-8 yıldır tasarruf ediyor. Ama özel sektör yatırım harcamaları dışarıda bırakılırsa yeterince tasarruf etmiyor. Bunun ana faktörlerinden biri kârlılık oranlarının yeterince tatminkâr olmaması.
‘Euro zayıflayabilir’
Türkiye’nin cari açık sorunu hemen yarın, önümüzdeki sene çözülecek bir konu değil. Bunu yapısal tedbirler ve reformlarla zaman içerisinde çözebiliriz. Kısa vadede büyümeyi kontrol ederek cari açığı kontrol altında tutuyor olmamız lazım.”
Konu hazır büyümeye gelmişken Sabancı Grubu’nun 2012 ile ilgili beklentilerini soruyorum.
“Türkiye’nin 2012’de yüzde 3 oranında büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Yılın ilk yarısı daha düşük, ikinci yarısı daha hızlanacak bir büyüme. Enflasyon tahminimiz yüzde 7. Kur tahmini ise vermek istemiyorum. Kurun rekabetçi olması, ihracatı desteklemesi açızından faydalı olabilir. 2012’de Türk Lirası’nın daha stabil olacağını tahmin ediyorum. Paramız değer de kazanabilir. Avrupa ülkelerindeki gelişmelere bakınca euro’nun zayıflayacağını tahmin ediyorum.”
Sabancı Grubu’nun CEO’sunun verdiği rakamları dinlerken aklımdan hükümetin Orta Vadeli Program’da koyduğu rakamlar geçiyor. Hükümetin önümüzdeki seneki büyüme beklentisi yüzde 4. Enflasyonu ise yüzde 5.2 olarak tahmin ediyor.
‘Sabancı Topluluğu’nun portföy dağılımını daha dengeli hale getireceğiz’
Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul’un anlattıkları arasında benim en dikkatimi çeken detaylardan birisi grubun porföyü ile ilgili söyledikleri oldu. Kurtul şöyle konuştu:
“Sabancı Topluluğu’nun portföy dağılımını daha dengeli hale getirmek istiyoruz. Portföyümüzün yüzde 50’si banka. Hedefimiz diğer kısmı daha hızlı büyütebilmek. Bu Akbank’ın büyümesi daha az olacak anlamına gelmiyor. Ama bizim banka dışı şirketlerimizde önemli yatırım projelerimiz var. Banka dışı şirketlerimizin büyümesinin daha hızlı olacağını düşünüyoruz. Bu ekonomik konjonktürle de paralel. Ana trend faizlerin düşme içinde olduğu bir dönem. Böyle dönemlerde sanayi ve ticaret sektörleri daha hızlı büyüme gösteriyor. Finans dışı kesimin bu yılki 9 aylık performansına baktığımızda net kârda geçen seneye göre yüzde 71 büyüdüğümüz görülüyor. Bunu önemsiyorum. Tabi bunu ülkenin büyümesi de destekledi. Arkadaşlarımız ürün dağılımını çok iyi yönettiler, yeni ürünler verimlilik iyileştirmeleri ekip çalışması tüm bunların önemli katkısı oldu. Kârlılık içinde büyümemizi devam ettirmeyi planlıyoruz. Biz yakın dönemdeki konjonktüre göre yatırımları erteleyelim düşüncesinde olmuyoruz. Uzun vadeli bakan bir topluluğuz. “
‘Sabancı yatırım için Balkanlara ve Kuzey Afrika’ya bakıyor’
2012 zor bir yıl olacak. Muhtemelen pek çok şirket muhafazakâr, korunaklı bütçeler, planlar hazırlıyor. Ancak Sabancı Grubu’nun CEO’su Zafer Kurtul’un anlattıkları grubun “fırsat çıktığında, doğru alan bulunduğunda yatırımdan kaçmayacağını” işaret ediyor:
“Sabancı Grubu’nun ana stratejileri; kârlılık içinde büyümek, müşteri odaklı olmak, doğru yatırımları gerçekleştirmek, inovasyona yenilikçiliğe önem vermek. Krizde büyümenin düşük olduğu ortamlarda başarılı olmak için doğru yatırımlardan yılmamak lazım. Ülkemizin geleceğine güveniyoruz. Çalkantılar olabilir ama doğru yatırımlara devam etmek önemli. Bir de bizim topluluk olarak avantajımız borçluluk seviyelerimizin çok düşük olması. Borç seviyemiz düşük olduğu için faiz oranlarındaki dalgalanmalardan nispeten daha az etkilenen bir topluluğuz.”
Kurtul 2012 için grup şirketlerinden bazılarının hedeflerini de şöyle sıraladı:
* Enerji: Portföyümüzde en büyük yatırımımız enerji alanında. Hem üretimde, hem de dağıtımda hızla kapasitemizi geliştiriyoruz. Üretimde 5 bin megavatlık hedefimiz var. Dağıtımda biliyorsunuz, Başkent bölgesinin elektrik dağıtımını yapıyoruz. Enerjide 18 yürüyen projemiz var. Projelerimiz de tamamlandığında 2016’ya kadar önemli bir büyüklüğe ulaşmış olacağız.
* Çimento: Türkiye’de en büyük kapasiteye ve pazar payına sahibiz. Hedefimiz Balkanlar’da ve Kuzey Afrika’da yeni yatırımlar yaparak büyümemizi sürdürmek. Çimento şirketlerimiz son 5 yılda kapasitelerini iki misli artırdılar önümüzdeki 5 yılda kapasitemizi tekrar iki misli büyütebilmek için fırsat kolluyoruz. Büyüme alanı olarak yakın çevreyi hedef aldık. Mısır, Fas, Tunus, Irak, Lübnan yine bu alanda ilgilendiğimiz, yatırım için fırsat kolladığımız coğrafyalar. Tabii bu bölgelerdeki politik gelişmeleri yakından izliyoruz.
* Otomotiv: Lastik, kordbezi ve otobüs üretimi şirketlerimizin iş alanları. BRİSA lastik üretimi yapan şirketimiz. 2012’de beklentilerimiz çok iyi önemli talep artışı var. KordSA’nın dünyanın 9 ülkesinde üretim tesisi var. TEMSA’da da bu yıl gelişmeler iyi.
* Perakende: Türkiye perakende alanında ilk 10 potansiyel ülke arasında sayılıyor tüm dünyada. Dolayısıyla biz de burada iyi bir gelişme alanı görüyoruz. TeknoSA’mız var örneğin. Çok başarılı şirketimiz. 270 mağazası var. Aynı formatta başka rakibi yok. Pazar payı olarak en büyüğüz. Yabancı bir şirket piyasaya girmeye kalktığında çok zorlanıyor. Yine bu segmentte Carrefour’un ve Dia’nın gıda perakendeciliğinde etkin ataklarını da göreceğiz.
* Sigorta: Şirketlerimizde önemli bir yeniden yapılanma gerçekleşiyor. Banka sigortacılığını hem Aksigorta’da hem de AvivaSA’da geliştirmeye çalışıyoruz.
* YÜNSA: Yılda 12 milyon metrekare kumaş üretiyor. Üst segment grubuna hitap ediyor. Hızlı büyümesini sürdürecek.
* SASA: Yeni yatırım projeleri için çalışıyoruz.
Diğer sektörlerimizde de önümüzdeki dönemde yatırım projelerimiz var. Bu yılın ilk 9 ayında toplamda 850 milyon TL yatırım yaptık.”
Zafer Kurtul’a önümüzdeki dönem Yunanistan ve İtalya’da kimi önemli tesislerin, şirketlerin elden çıkartılabileceğini hatırlattım. Şu an itibariyle bu ülkelerin “yatırım radarlarında olmadığını” söyledi. Balkanların potansiyelinin altını bir kez daha çizdi.
‘Munzam karşılıklarda farklı politika izlenebilir mi?’
Zafer Kurtul her ne kadar ağırlığı reel sektöre vermiş de olsa finans kökenli. Konuşmamızın bir bölümünde konu Merkez Bankası’na geliyor. Kurtul Merkez Bankası’nın pek çok icraatından övgüyle bahsediyor. Türkiye’nin ekonomi yönetiminin de aldığı kararlarla kendini farklılaştırdığından pozitif anlamda ayrıştığından söz ediyor. Şunları söylüyor:
“Genel olarak baktığınızda iyi bir yerdeyiz. Kurlar mesela. Kurun rekabetçi kur olması önemli Türkiye için. Mevcut koşullarda ihracatı destekleyen kur seviyesi olması faydalı. Faiz oranları açısından bakarsak. Faizlerin de bir miktar yükselmesi kredideki büyümeyi frenlemek açısından doğru yaklaşım. Merkez Bankası her gün faiz aralığını yakından izleyerek ve yöneterek hem kuru hem kredilerdeki büyümeyi kontrol etmek istiyor. Kredilerdeki büyümeyi de yıllık bazda 35’ten 30’un altına doğru çekiyor. Bunun önümüzdeki yıl daha aşağıda olması yaklaşık yıllık büyümesinin yüzde 15 civarında olması hedefleniyor cari açık açısından. Bir tek konuda acaba farklı bir politika izlenebilir mi diye düşünüyorum: Bankaların munzam karşılık oranları. Bankalarımızı iyi korumamız lazım.
Bankalara çok yük gelmemesi lazım. Bankaların kârlılığı önemli. Munzam karşılıklarda acaba orada farklı bir politika izlenebilir mi diye düşünüyorum.”
Kurtul önümüzdeki sene risklerin yoğun olduğunun altını tekrar çizip “yabancı ortaklarının Türkiye’yi nasıl gördüğünü anlatarak” bitiriyor sözlerini: Genelde baktığımızda herkesin ülkemizle ilgili görüşü çok pozitif. Ancak bir iki nokta var tabi zaman zaman düşündükleri. Geçmiş tecrübelerden görüyoruz ki yavaşlamalar ve büyümeler nispeten sert oluyor. Bir sıkıntı anında küçülmemiz de sert oluyor. Ondan sonra bunu tekrar düzeltmemiz de. Yüksek bir hızda yukarı doğru büyüme oluyor. Bu volatilite getiriyor. Cari açık sürdürülemez tutarlara çıkabiliyor. Gerçi bu artık herkesin gündeminde. Hükümetin de özel sektörün de. Bunun çözümü için de biliyoruz ki yoğun çalışılıyor.”
Milliyet
İranlı komutan Hatemi, "her türlü savaşa hazır olduklarını" söyledi
ABD, Lukoil’in Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarına izin verdi
İsrail ordusu çok cepheli gerilim ihtimaline karşı teyakkuzda
Zelenskiy'den Brüksel'de hava savunması ve ilave F-16 desteği çağrısı
Irak’ta ilk kez Irak Türkmen Cephesi'nden bir isim devlet bakanı oldu
Akdeniz'de en fazla hububat ve bakliyat ihracatı yapan firmalar ödüllendirildi
İstanbul Havalimanı Amsterdam ve Paris’i geride bıraktı
Mehmet Şimşek’in yardımcılığına Bekir Bayrakdar atandı
Netanyahu'nun gözü kilit bakanlıklarda
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.