TURKCELL'İN BÜYÜME STRATEJİSİ...
Turkcell CEOsu Süreyya Ciliv, 3 G ile kapıları açılan yeni dünyanın büyük fırsatlarla dolu olduğu görüşünde.
Fırsatlar Çok, Riske Girmeden Büyüyeceğiz
Son 2 yıldır bir iletişim ve teknoloji şirketi olarak konumlanıp pazardaki yeni oyuna hazırlandıklarını söyleyen yönetici, Teknolojik altyapıya çok yatırım yaptık. Bugün kapsama alanında, ses ve data kalitesinde, hizmet ağında, mobil servislerde açık ara lideriz. Ben rakiplerimizin yerinde olsam bu konulara odaklanırım diye konuşuyor. Gelecekte eski, yavaş, bürokratik, büyük telekom firmalarının değil, hızlı teknoloji firmaları gibi hareket edenlerin kazanacağını söylüyor.
8 ülkede 62 milyon müşterisiyle Turkcell, Türkiyenin önemli başarı öykülerinden⦠Capital 500e bu yıl 3üncü sıradan giren şirket, sadece elde ettiği yüksek ciro ile değil teknolojiye, insan kaynağına yaptığı yatırımlar ve yenilikçi kültürü ile de göz dolduruyor.
Turkcell CEOsu Süreyya Ciliv, global krize, sektördeki çetin rekabete rağmen bu yıl yine büyüme hedefinde olduklarını söylüyor. 2009da tek haneli bir büyüme öngördüklerini söyleyen Ciliv, İkinci dünya savaşından bu yana, son 64 yılın en zor şartlarını yaşıyoruz. Ancak biz Turkcell olarak bütün bu şartlara rağmen çok güçlü insan kaynağımız, teknoloji yatırımlarımız ve yenilikçi kültürümüzle fark yaratmaya ve pazarda kazanmaya devam edeceğiz diye konuşuyor.
Halihazırda New York borsasında işlem gören Turkcell, global pazarda da önemli bir güce sahip. Bölgenin en büyük operatörü olmasının yanı sıra global pazarın önde gelen teknoloji şirketleri arasında sıralanıyor. Özellikle mobil teknolojiler konusunda dünyada birincilerle aynı seviyedeyiz diyen Süreyya Ciliv, Avrupadan Hindistana bugün dünyanın pek çok yerinden birçok operatörün Turkcellin tecrübesinden, bilgi ve becerilerinden yararlanmak, işbirliği yapmak için geldiğine dikkat çekiyor.
15 yıldır hızlı koşan Turkcell, bu aydan itibaren yeni bir maratona daha başlıyor. Kısa süre önce hayata geçen 3G, sadece Turkcell değil tüm telekom sektörü için yeni bir milat olarak kabul ediliyor. Sektörde fiyat rekabetinde dibe vurulduğunu düşünen Ciliv, 3üncü neslin kapısını açtığı mobil dünya büyük fırsatlarla dolu. Biz de son 2 yıldır buna odaklandık. Kapsama alanına, ses ve data kalitesine, hizmet ağına ve mobil servislere yatırım yaptık. Bugün bu alanlarda açık ara liderliğimiz var. Ben rakiplerimizin yerinde olsam bu konulara odaklanırım diye konuşuyor.
hedDünyada bugün internete ulaşanların sayısı 1 milyar düzeyinde. 3 G ile bu rakamın gelecek 3-4 yılda 4 milyara ulaşabileceğini söyleyen Ciliv, Pazarın büyüyeceği kesin. Fakat eski yavaş bürokratik büyük telekom firmaları gibi hareket etmeyip hızlı teknoloji firmaları gibi hareket eden firmalar kazanacak yorumunu yapıyor.
Turkcell CEOsu Süreyya Ciliv ile Turkcellin yeni dönem planını, telekom sektörünün geleceğini ve 3 G ile kapıları açılan yeni mobil dünyayı konuştuk:
*Turkcell'in 2008 yılında gelirleri 7 milyar dolara ulaştı. Bu yıl gelirlerinizde ne kadar artış hedefliyorsunuz? 2009da karlılık hedefiniz nedir?
Halka açık bir şirket olduğumuz için verilerimizi 3 ayda bir açıklıyoruz. Son açıkladığımız verileri dikkate alarak dünyadaki global ekonomik krize, Türkiyedeki etkilerine ve çetin rekabete rağmen Turkcellin büyümeye devam edeceğini söyleyebilirim. Bu yıl, tek haneli bir büyüme öngörüyoruz.
2009un birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 12 büyüme kaydettik. 4 büyük firma arasında Türkiyenin en hızlı büyüyen telekom firması olduk. Geçtiğimiz dönemde açıklanan rakamlar yüzde 14e yakın küçülmeye işaret ediyor.
İkinci Dünya Savaşından bu yana, son 64 yılın en zor şartlarını yaşıyoruz. Ancak biz Turkcell olarak bütün bu şartlara rağmen çok güçlü insan kaynağımız, teknoloji yatırımlarımız ve yenilikçi kültürümüzle fark yaratmaya ve pazarda kazanmaya devam edeceğiz.
*Turkcellin gelirleri bugün nasıl dağılıyor? Bu dağılımın bundan 5 yıl sonra nasıl olacağını öngörüyorsunuz?
8 ülkede 62 milyon müşterimiz var. Bazı yurtdışındaki iştiraklerimiz gelirimize değil, karımıza konsolide ediliyor. Örneğin yüzde 42sine sahip olduğumuz Fintur adlı şirketimiz Kazakistan, Gürcistan Azerbaycan, Moldova gibi ülkelerde faaliyetler gösteriyor. Biz burada yüzde 50nin altında pay sahibi olduğumuz için bu şirketin rakamlarını konsolide edemiyoruz. Ancak buradan elde ettiğimiz bir kar var. Toplam karımızda bu ülkelerin güzel bir katkısı oluyor.
Türkiye, Turkcellin gelirlerinde yüzde 80 gibi bir oranda önemli yer teşkil ediyor. Türkiyede gelirlerimizin yüzde 80inin biraz üzerindeki bir oranı sesten geliyor. Yüzde 16 gibi bir oran da servislerden geliyor.
Bu arada bu servisler en hızlı büyüyen işimiz konumunda. Normal büyümenin 3 misline yakın bir hızla büyüyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde data ve servislerin toplam gelirlerimiz içindeki payının yüzde 50ye yakın oranlara ulaşabileceğini tahmin ediyorum.
*3 milyar dolar nakdimiz var, 2009 bizim için fırsat yılı. Satın almalar yapabiliriz demiştiniz. Makedonyanın ikinci büyük GSM operatörü Cosmofonu alamadınız. Cosmofon dışında özellikle ilgilendiğiniz şirket ya da pazarlar var mı? Örneğin İranın telekom şirketinin yüzde 49unun özelleştirilmesi ile ilgileniyor musunuz?
Bazı ülkelerdeki şirketlerle ilgilendik, bazılarında ihaleye girdik kazanmadık. Daha doğrusu belli bir fiyattan sonra çekilmeyi tercih ettik. Biz burada dikkatli davranma peşindeyiz. Bir şirketi alırken daha fazla ödememeye önem veriyoruz ve spekülatif yarışlardan uzak duruyoruz.
Bu şirketi 15-16 yılda buralara getirmede çok büyük emekler geçti. Bu nedenle hareketlerimizi dikkatli yapmak zorundayız. Şirketimizin geleceğini riske atamayız. Fırsatlar bir yerde sonsuz. Ortaya devamlı yeni fırsatlar çıkıyor. Biz de bu fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz.
İçinde bulunduğumuz ülkelerden memnunuz. Buralarda da işlerimizin, özellikle mobil servislerle çok ciddi büyüyebileceğini düşünüyoruz.
Çok spesifik olarak size isim vermek istemiyorum. Zaten son aşamalara gelindiğinde yönetim kurulundan teklif kararının çıkması gerekiyor. O zaman halka duyurusunu da yapıyoruz. Henüz o aşamaya gelmeden nereleri hedeflediğimiz konusunda daha fazla bilgi veremiyorum. Ama şu anda hem çevremizdeki ülkelerde hem Kuzey Afrikada hem de Doğu Avrupada ilgilendiğimiz fırsatlar var. Bu coğrafyaların büyüme planı yaptığımız coğrafyalar olduğunu söyleyebilirim.
*OPAP S.A Ortak Girişim Grubu ile birlikte Turkcell grup şirketlerinden Şans Oyunları Yatırım Holding A.Ş. Milli Piyangonun düzenlediği şans oyunları ihalesinde ön yeterlilik alan şirketlerden biri olmuştu. İhalede teklif artırımı yapılmadı. İhale iptal oldu. Yeniden düzenlendiğinde ihaleye katılacak mısınız?
Milli Piyango ihalesi tekrar açılırsa tekrar değerlendireceğiz ama bugün verilmiş kesin bir kararımız yok. Diğer yandan özellikle mobil hayatla ilgili şu anda düşündüğümüz konular var, ama biz daha çok işimize odaklı konularda kalmak niyetindeyiz.
*GSM pazarında yoğun bir rekabet var. Bu yüksek rekabet düzeyi sizce daha ne kadar sürer? Bu rekabet düzeyi ile pazar nasıl şekillenir?
Bence işimizdeki rekabet sonsuza kadar devam edecek. Rekabet başarılı firmalar için gerekli. Bazen kendinizle ya da teknolojiyle de rekabet edebiliyorsunuz. Fakat özellikle mobil sektörde bugün çok çetin bir rekabet var.
İşin enteresanı sabit tarafta, hem sabit internet hem ses tarafında rekabet yok. Ümit ediyoruz ki bu pazarlar da rekabete açılır ve biz de bu pazarlarda rekabete katılırız.
*Avea Türk Telekomun çatısında olması nedeniyle gelecekte TT ile ortak pek çok ortak projeye girmeye hazırlanıyor. Avea ile nasıl rekabet etmeyi planlıyorsunuz?
Mobil pazarda 3 tane operatör var ve çetin bir rekabet söz konusu. Sabit pazarda ise pazarın yüzde 94ünden fazlası tek bir şirketin elinde bulunuyor. Dünyada rekabet kurallarına göre böyle pozisyonda olan firmaların başka ürünlerle paket yapmaları kabul edilmiyor.
Türkiyede de bu rekabet kurallarının geçerli olması lazım. Türk Telekom ve TTnet de pazarda etkin piyasa gücüne hakim bir pozisyonda oldukları için rekabet kurallarına uymaları gerek. Biz bütün bunlarla yenilikçi servislerimizle, kalitemizle, çok çalışarak, takım oyunu oynayarak rekabet edeceğiz.
*Türk Telekom ile rekabet avantajı elde etmeyi umduğunuz ve önümüzdeki dönemde sunmayı planladığınız hizmetler neler?
Dünya mobil dünyaya doğru gidiyor. Dünyada bugün Afrikadan Çine, köylerden kasabalara 4 milyar mobil kullanıcı var. Dünya nüfusu 7 milyara yakın ve bunun 4 milyarı mobil cihazlarla birbirine bağlı. 10 tane tuşa basıyorsunuz ve bu 4 milyardan istediğinizle bağlanabiliyorsunuz.
Üstelik bu rakam hızla artıyor. 2012de 6 milyara ulaşması bekleniyor. Yani yakında her bireyin, kendi iletişim ve bilgiye ulaşma cihazı olacak. Biz bu yeni dünyaya connected world, yani insanları hem insanlara hem bilgiye bağlayan dünya diyoruz. Burada mobilitenin ve internetin momentumu devam ediyor.
Kullandığımız cep telefonları, cep telefonu olmaktan çoktan çıktı. Bugün bir iPhone aslında bir cep bilgisayarı, internete ulaşma cihazı. İçinde ses de var ama onun dışında oyun oynamaya, müzik dinlemeye, video izlemeye de imkan veriyor. Birçok yeni servise bu cihaz sayesinde ulaşabiliyorsunuz. İnternetteki bütün bilgilere her yerde her zaman ulaşabiliyorsunuz.
Bu mobil internet pazarı bugün dünyada en önemli pazar konumunda. İnternet zaten önemli bir pazar ve büyüyor, ama insanlar internete artık sadece masaüstü bilgisayarlarından günde 1-2 saat ulaşmakla yetinmiyor. Hareket halinde oldukları zaman, her yerden her zaman internete ulaşmak istiyorlar. Mobil cihazlar buna olanak sağlıyor. Dizüstü bilgisayarların içine sim kartlar giriyor. Bir de şimdi netbook adı verilen cihazlar ortaya çıktı. Önümüzdeki yıllarda bütün telefonlar akıllı telefonlara dönüşecek.
*Önümüzdeki dönem başka ne gibi yeni uygulamalar göreceğiz?
Mobil hayat, günlük yaşamımıza olduğu kadar iş hayatımıza da etki ediyor. Diğer yandan insanların mobil hayata geçecek olmalarının en önemli sebebi hayatlarını zenginleştiren, kolaylaştıran mobil uygulamalar. İnternetten her zaman her yere ulaşmak önemli bir değer ama bunun yanında mobil pazarlama teknikleri de bu pazarı çok geliştirecek. Bugün İstanbul trafiğini cebinizden takip edebiliyor, mobil imza ile bankacılık işlemlerini yapabiliyorsunuz. İstanbulda park ettiğinizde ödemeyi cep telefonunuzdan yapabiliyorsunuz. Öte yandan bu sim kartları seraların içine koyuyoruz. Isı, nem gibi şartları anında ölçüyor ve anormal bir durum varsa anında yöneticiye bildiriyor, verimlilik en az yüzde 20 artıyor. Mobil eğitim, mobil sağlık var.
Bundan 2,5 yıl önce benim kafamda dünyanın bu yönde gideceği çok netti. O zaman biz Turkcell takımı olarak kendimizi sadece GSM firması olarak değil bir iletişim ve teknoloji firması olarak tanımladık. Biz kendimizi eski model bir telekom firması olarak değil, mobil servisler sunan bir şirket olarak görüyoruz. Bu sayede de farklılaştığımızı düşünüyoruz.
*Uzun dönemde iç pazarın ne kadarı Turkcell için sürdürülebilir olur? Şu an piyasa payınız yüzde 56 düzeyinde. Turkcell olarak bu oranı önümüzdeki 5 yıl içinde kaç olmasını öngörüyorsunuz?
Biz pazar payından daha çok işimizi büyütmeye odaklıyız. İşimizi karlı bir şekilde nasıl büyütebileceğimize bakıyoruz. Abone pazar payında pay kaybedebiliriz, önemli değil. Bizim için önemli olan şirketimizin işinin büyümesi. Bunun için de çok büyük fırsatlar olduğunu düşünüyorum.
3Gde İlk Hedefte 3 Milyon Kişi Var
Turkcell Ne Kadar Yatırım Yaptı?
Yakın gelecekte 1,6 milyar dolar yatırım yapacağız. Bu rakamın 1,3 milyar doları Türkiye için. Kalan rakam da Ukrayna, Belarus ve Kıbrıs için kullanılacak. 1,3 milyar dolar, geçtiğimiz yıl yatırım için ayırdığımız miktarın neredeyse 2 misline işaret ediyor. Bu rakamın 580 milyon dolarlık kısmı 3üncü nesil lisansına gidiyor. Geriye kalanı da Türkiyede 2nci nesil, 3üncü nesil ve fiber altyapı yatırımlarına gidecek. Lisans ücretinin tamamını ödedik. Altyapı yatırımlarına da ilk fırsatta başlamıştık. Temmuz sonunda lansman olacak. Arkadaşlarımız buna yönelik hazırlıklara son sürat devam ediyor.
Öncü Servis Mobil İnternet Olacak
Şebekemizdeki müşterilerimizin yüzde 10unda 3üncü nesil telefonlar var. İlk etapta bu 3 milyon civarındaki müşterilerimize ulaşmak istiyoruz. Bu müşterilerimize servislerimizin tamamını sunacağız ama en önemlisi mobil internet olacak. Türkiyede tüm cep telefonu kullanıcılarının 3üncü nesle geçmesinin 5 yıl alacağını tahmin ediyorum. Turkcell olarak gerçekten çok heyecanlıyız. Birincisi Türkiyenin çok ciddi potansiyeli olduğuna inanıyoruz. İkincisi teknoloji dünyasının ve bilhassa bu 3üncü neslin kapısını açtığı mobil dünyanın büyük fırsatlarla dolu olduğunu düşünüyoruz.
Pazar Büyüyecek
Bundan 25 yıl önce nasıl PC olayı ortaya çıktı, 15 yılda cep telefonları nasıl gelişti, şimdi de cep internet cihazları patlama yapacak. Dünyada internete ulaşanların sayısı 1 milyardı. Bu rakamın önümüzdeki 3-4 yıl içinde 4 milyarlara ulaşması mümkün olacak. Bu yeni dünya gerçekten çok büyük fırsatlar sunuyor. Pazarın büyüyeceği kesin. Fakat eski yavaş bürokratik büyük telekom firmaları gibi hareket etmeyip hızlı teknoloji firmaları gibi hareket eden firmalar kazanacak.
Fiyat Rekabetinde Dibe Vurduk
Üzerimizdeki Yük Büyük
Bence fiyat rekabetinde pazarda dibe vurduk. Şu anda Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 70 altındayız. Vergiler de dünyanın en yüksek vergileri. Bu nedenle mobil operatörlerin üzerinde çok ciddi bir yük var. Hem kendi verdiğimiz fiyatlar düşük hem gelirlerimizin yüzde 50ye yakın bir kısmını devlet alıyor. Son zamanlarda çok ciddi fiyat düşüşleri oldu. Bundan da operatörlerin ciddi zararları olduğunu tahmin ediyoruz. Bu aslında birçok sektörde oluyor. İnsanlar işin kısa yolunu bulup ilk önce fiyatta farklılaşıyor. Sonra rakipler de takip edince o strateji çok uzun süre başarı getirmiyor.
Paket Stratejisi Benimsenmeli
Bence doğru yol bir paket olması yönünde. Bu pakette yenilikçilik, teknoloji, yeni servisler, kalite ve fiyat bir arada olmalı. Biz rekabette, teknolojide avantajlı üstünlük stratejisini benimsiyoruz. Turkcellin bütün olumsuz şartlara rağmen başarısını sürdürebilmesinin temel nedeni de paketin bütün kısımlarında başarılı olması. Biz bugün teknolojide, kapsama alanında, ses ve data kalitesinde ve mobil servislerde birinciyiz. Ayrıca müşterilerine en fazla avantajı sunan şirketiz. En yaygın hizmet ağı, uygun fiyat ve marka işbirlikleri ile yüksek indirim imkanları sunuyoruz. Yani Turkcellliler en iyi teknolojiyi en avantajlı şartlarda kullanabiliyor.
İleriye Koşup Fark Yaratan Kazanır
Hizmet odaklı rekabet politikasını biz benimsedik. Rakiplerimiz de sadece fiyat avantajı ile rekabet edemeyeceklerini yakında görecek. Ümit ediyorum onlar da kapsama alanlarını, ses ve data kalitelerini geliştirir, bizim yaptığımız gibi Türkiyeye çok ciddi altyapı yatırımları yaparlar. Mobil servislerini, hizmet ağlarını geliştirirler.
Bizim bu alanlarda açık ara liderliğimiz var. Ben rakiplerimizin yerinde olsam bu konulara odaklanırım. Diğer yandan 3G bize yeni bir saha açacak. Teknolojide liderlik, ses ve data kalitesi ve hızında, yepyeni mobil servisler konusunda önümüz açılacak. Burada ileriye koşup fark yaratma fırsatı doğacak.
Mobil Dünyada Eski Model Şirketlere Yer Yok
Fırsat Kadar Tehdit de Var
Bu sektör, büyük fırsatlarla dolu olduğu gibi büyük tehditlerle de dolu. İşin gerçeği Google, Apple, Nokia gibi firmalar yeni dünyada yepyeni iş modelleriyle gelmeyi planlıyor. Keza biz de... Teknoloji hızla değişince yepyeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Bugün Youtube, Skype, Google, iPhone muazzam yenilikler. Önümüzdeki 10 yılda da hızlı bir değişim olacak. Burada da hızlı hareket edip teknolojiyi iyi bilenler ve bu yeni dünyaya hızla geçenler kazanacak. Dolayısıyla ben artık sadece telekom pazarının yönüne ilişkin konuşmak istemiyorum. Bu şirketten şirkete değişiyor. Belki de 10 yıl sonra bugün bildiğimiz telekom firmaları artık kalmayacak, bambaşka iş modelleri olacak.
Öne Çıkacak 3 Alan
Geçmişte üzerinde konuştuğumuz her şeyi bugün gerçekleştiriyoruz. Cüzdanınızı evde unuttunuz paraya ihtiyacınız var, Turkcell mobil imzayı kullanarak para çekebiliyorsunuz. Önümüzdeki 5 yıl içinde özellikle sağlık alanında mobil dünyada çok güzel gelişmeler olacak. Dünya sağlığının gelişmesindeki 3 önemli faktörden biri mobil iletişim sektörü olarak görülüyor. Sağlık ve eğitim konularında çok önemli gelişmeler olacak. Hız üzerinde çalıştığımız bir diğer konu. Geçen hafta 28 megabiti test ettik. Sabit internet pazarında tek bir firmanın olması rekabeti engelliyor. Bugün biz Türkiyede Avrupanın en düşük hızından interneti kullanıyoruz.
Hande D.Süzer / CAPİTAL