BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündem'TSK'nın bütçesini düşürdük'----

'TSK'nın bütçesini düşürdük'

'TSK'nın bütçesini düşürdük'
05 Kasım 2010 - 16:37 www.finansingundemi.com

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığının 2011 yılı bütçelerini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sundu

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, bugün için Türkiye'nin güvenliğine yönelik en önemli tehdidin, PKK terörü olduğunu belirterek, “PKK terör örgütünün varlığı, güvenlik güçlerimizin yaptığı operasyonlar ve uygulanan tedbirler neticesinde son derece kritik bir döneme girmiştir” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığının 2011 yılı bütçelerini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunan Gönül, 2003'te milli gelirin yüzde 2,3'ünü oluşturan bakanlık bütçesinin, bugün milli gelirin 1,5'ini oluşturduğunu söyledi.

“Türkiye'nin güvenliğine yönelik en önemli tehdidin, bugün için PKK terörü olduğunu” belirten Gönül, şöyle konuştu:
“Bilindiği üzere, PKK terör örgütünün varlığı, sınır ötesi de dahil olmak üzere, güvenlik güçlerimizin yaptığı operasyonlar ve kararlılıkla uygulanmakta olan tedbirler neticesinde son derece kritik bir döneme girmiştir. Terör örgütü bu durum karşısında güçlü olduğu imajını vermek istemekte ve yandaşlarını birlik içinde tutma gayretiyle yeni stratejik arayışlar içine girmektedir. Terör örgütünün insanlık dışı eylemlerine karşı başta silahlı kuvvetlerimiz olmak üzere, tüm güvenlik güçlerimizin, hükümetimizin ve konu ile ilgili tüm kurumlarımızın, kararlı tutumunun sonuna kadar devam edeceğini özellikle belirtmek isterim.”

Türkiye'nin 65 yıldır BM, 58 yıldır NATO üyesi olduğunu anımsatan Gönül, Türkiye'nin Kore harekatı ile başlayan uluslararası operasyonlardaki aktif rol oynama vizyonunun, BM şemsiyesi altında halen dünyanın bir çok yerinde devam ettiğini söyleyerek, Türkiye'nin uluslararası kuruluşlardaki hizmetleri hakkında bilgi verdi.

-AFGANİSTAN'A YAPILAN YARDIM 75 MİLYON DOLAR-

Vecdi Gönül, Türkiye'nin 10 bin Afgan personeli Afganistan'da, bin 543 personeli de Türkiye'de eğittiğini belirterek, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) bu ülkeye yapılan yardımların, 75 milyon dolara ulaştığını ifade etti.
TSK'nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılan 2009'da yapılan 9 bin 237 ihaleden 54 için Kamu İhale Kurumuna şikayette bulunulduğunu ve kurumun incelemesi sonucunda 1 ihalenin iptal edildiğini söyleyen Gönül, Kamu İhale Kurumu kararının iptali istemiyle açılan davanın, Milli Savunma Bakanlığı lehine sonuçlandığını ifade etti.
Gönül, bu yılın Temmuz ayı başına kadar yapılan 3 bin 859 ihaleden 44'ü için Kamu İhale Kurumuna şikayetçi olunduğunu ve Kurumun da bunlardan 2'sini iptal ettiğini kaydetti.

Suriye sınırındaki mayınlı alanların temizlenmesi ve temizlenen bölgelere Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi tesisi projesi konusundaki çalışmalarda önemli mesafeler alındığını belirten Gönül, “Bu kapsamda NAMSA ile yakın koordine ve işbirliği içinde çalışmalar sürdürülmektedir. Proje kapsamında, NAMSA ile satış anlaşmasının Kasımda imzalanabileceği, NAMSA'nın ihalesini Şubat-Nisan 2011 aylarında gerçekleştirebileceği, projenin icra sahasının Mayıs-Haziran 2011'de başlayıp, Aralık 2014'te tamamlanabileceği değerlendirilmektedir” diye konuştu.

-“ASKERİ HASTANELER SİVİL HALKA AÇILDI”-

2007'de Milli Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, GATA'nın yatak kapasitesinin yüzde 5'inin, TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi Başkanlığının yatak kapasitesinin yüzde 30'unun ve askeri hastanelerin yatak kapasitesinin yüzde 10'unun sivil vatandaşlara açıldığını bildiren Gönül, TSK personeli subay, astsubay ve sivil memurlara da sivil sağlık kurumlarında muayene olma hakkı getirildiğini kaydetti.

Bakan Gönül, TSK'nın ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının yüzde 54,7'ye çıktığını, dolaysız sektör cirosunun 2 milyar 319 milyon dolara yükseldiğini, imzalanan sözleşmeler içinde yurtdışından hazır alımların ise yüzde 10'a düştüğünü bildirdi.

Savunma sanayinin özellikle son 8 yılda kayda değer gelişmelere imza attığını belirten Gönül, “İlk temel eğitim uçağı HÜRKUŞ, ilk ana muharebe tankı ALTAY, ilk korvet MİLGEM, ilk insansız hava aracı ANKA, ilk uydu GÖKTÜRK, ilk jet motoru, ilk radar, ilk piyade tüfeği, ilk makineli tüfek milli olarak geliştirilmeye başlanmıştır. ASELSAN da dünya savunma şirketleri arasında 86. sıraya kadar yükselmiştir” dedi.
Bakan Gönül, bakanlık bütçesinin 16 milyar 975 milyon TL, Savunma Sanayi Müsteşarlığı özel bütçesinin ise 32 milyon 14 bin TL olduğunu kaydetti.

-“HARP GEMİLERİ ÖZEL SEKTÖRE YAPTIRILDI”-

Dönemlerinde ilk defa harp gemileri yapımının özel sektöre ihale edildiğini belirten Gönül, “Bunun sonucunda, tersanelerde kriz sebebiyle çekilen büyük sıkıntının bir kısmı giderilmiştir. Bu ihalelerin toplam bedeli 2 milyar liranın üzerindedir” dedi.

Vecdi Gönül, Makine Kimya Endüstrisi Kurumunun, 2009 yılı sonu itibarıyla 570 milyon TL'lik satış gerçekleştirdiğini ve böylece İstanbul Sanayi Odasının organize ettiği “İSO 500 Şirket” içindeki sıralamasında 98'den 87'ye yükseldiğini kaydetti.

ETİKETLER :
YORUMLAR (2)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • mhmt.akar06 Kasım 2010 22:21

    sayın milli savunma bakanımız lütfen sizde sayın milli eğitim bakanı nimet çubukçu nun öğretmenlere yaptığı jest gibi biz tsk çalışanlarına bir jest yapın. sayın çubukçu 24 kasım öğretmenler gününde tüm öğretmenlere bir maaş ikramiye hediye ettiler. 24 saat görevde jandarma çalışanlarına bir jest yaparsanız seviniriz.

  • mahmut kara05 Kasım 2010 22:12

    Türkiye deki tüm kurumların çalışma şartlarında ve görev alanlarında % 100’e varan iyileştirmeler yapılmasına rağmen maalesef jandarma teşkilatında bu güne kadar bir iyileştirme olmadığı gibi durum daha da kötüye gitmektedir. Dünyada hiçbir kurumda bir personel 24 saat görevli değildir. Her bireyin çalışma şartları günümüz gereklerine göre planlanmıştır. Ancak ülkemizde maalesef jandarma teşkilatı çalışanlarının çalışma şartlarında bir düzenleme getirilmemiştir. Aynı işi yapan emniyet genel müdürlüğü tüm çalışanlarını 8 saat veya 12 saat çalıştırdığı zaman 12 veya 24 saat istirahatini yaptırmaktadır. Milli eğitim çalışanları keza yine öyle normal ders saatlerinin haricinde aldıkları her ek ders için ek ders ücreti almakta her türlü istirahatini yapmaktadır. Sayın milli eğitim bakanı 24 kasım öğretmenler gününe has her yıl öğretmenlere ekstra bir maaş ikramiye verilmesini önerdi ve bu bakanlar kurulundan geçti. Sizin iktidara geldiğiniz 2002 yılından bu yana maaşlarımızda hiçbir iyleştirme olmamıştır. Siz üst kademeye kızarak biz emektar alt kademeleri yakıyorsunuz. Lütfen bizleri görmezden gelmeyin. Sağlık personeli keza yine aynı şekilde sabah dokuz akşam dört çalışmakta olup nöbetlerinde ve ekstra görevlerinde hem ücretini almakta hemde istirahatini yapmaktadır. Türkiyenin arazi bakımından %95 lik kısmının emniyet ve asayişini sağlayan jandarma da ise tam bir kölelik zihniyeti hakimdir. Bu gün her ne kadar komutanlar asker tsk nın bel kemiği desede bu konu sadece laftadır. Asker günümüz jandarmasında sadece konu mankenidir. Olaylara müdahaleyi bir astsubay veya uzman jandarmalar yapmakta erat ise verilen emirleri yerine getirmektedirler. Tut tut al al vb. eratın poliste olduğu gibi tutanak tutma yetkisi yoktur. Olamazda ancak yetersiz jandarma personelinin tüm yükü maalesef astsubay ve uzman jandarmaların üzerine kalmıştır. Bu yetersiz personel nöbet, olaylara müdahale, eratın eğitim ve iaşesi ile uğraşmaktan perişan hale gelmişlerdir. Denetleme terörünüde eklersek içinde bulunduğumuz ruh halini siz lütfen düşünün. Jandarma teşkilatında vakit geçirilmeden radikal değişiklikler yapılması gerekmektedir. Bunları siz değerli devlet büyüklerime maddeler halinde yazıyorum lütfen araştırma yaparak sorunlarımıza kısa sürede çözüm getirmenizi ümit ediyorum. 1- Jandarma teşkilatından zaman kaybedilmeden erbaş ve er olayının kaldırılarak polisteki gibi profesyonel kadroya geçilmesinin sağlanmasını. Erbaş ve erlerin jandarma teşkilatının sırtında bir kambur olduğu aşikar bir gerçektir. Erbaş ve erlerin iaşe , eğitim vb.sorunları ile uğraşmaktan ne emniyet ve asayiş sağlanmakta nede yapılan görevden sağlıklı randıman alınmaktadır. Zaman geçirilmeden polis gibi olmakta fayda vardır. Erbaş ve eri tek başına göreve gönderemezsin, erbaş ve erlerin tutanak tutma soruşturma yapma yetkisi maalesef olmadığı için her şey olaya müdahale eden tek devriye komutanı olan astsubay veya uzman jandarmanın sorumluluğundadır. Bu devriye komutanı erbaş ve erlerimi sevk ve idare etsin , olaylara müdahalemi etsin, c.savcısına , ast üst makama bilgimi versin, olayın mağdur, sanık , tanıklarının ifadesinimi alsın, olay yerindeki delillerimi muhafaza etsin hangisini yapsın. Jandarmada maalesef bu anlattıklarım bir kişi tarafından yapılmaktadır. Olaya müdahale eden erat ise devriye komutanının ağzına bakarak verdiği emirleri yerine getirmektedir. Ancak poliste her polis memurunun ayrı bir görevi vardır. Olayın emniyetini biri, ifadeleri biri, ast ust makamlara bilgi veren koordineyi sağlayan bir polis memuru vardır. Olaya müdahale ve olayın soruşturması sıkıntısız bir şekilde tamamlanarak c savcısına sunulmaktadır. Böyle bir durumda olayın faili meçhul kalması mümkün olmaz olamazda. Yukarıda belirttiğim gibi jandarma teşkilatından bir an önce er olayının kaldırılarak profesyonel sisteme geçilmesi artık kaçınılmaz olmuştur. 2- Jandarma ve polis görev alanlarının bir an önce yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Türkiye genelinin %95 lik kısmının emniyet ve asayişini jandarma tarafından sağlanmakta olup: mevcut jandarma personeli ile bu kadar arazinin emniyet ve asayişinin sağlanması mümkün olmamaktadır. Belediyelik alanlar jandarmadan alınarak polise verilirse jandarmadaki iş yükü bir nebze olsun azaltılacaktır. Aksi takdirde teferruatlı bir mülki taksimatın yapılması uygun olacaktır. 3- Jandarma teşkilatında uzman jandarma veya polisteki gibi düz polis memuru statüsünde daimi personel alınmasının emniyet ve asayişin sağlanmasında önemli olacaktır. 4- Jandarma teşkilatında denetleme terörü mevcuttur. Ancak emniyet teşkilatında bu söz konusu bile değildir. Emniyet müdürlüğünün sadece beş yılda bir mülkiye müfettişi tarafından bir denetlemesi olup yerinde bir teftiştir. Ancak jandarma teşkilatında il jandarma komutanlığı yılda iki sefer birinci altı aylık , ikinci altı aylık denetleme yapmakta, bölge komutanlığı her yıl bir sefer , genel komutanlık hemen hemen her yıl veya iki yılda bir ayrıca müfettiş denetlemesi olmak üzere en az yılda 5beş kez denetleme yapılmakta olup. Bu denetlemeler bütün düzenlerimizi allak bullak etmektedir. Bu denetlemeler yüzünden günlerce gece gündüz demeden çalışılmakta , bu süreç devamlı süre gelmektedir. Bu durum jandarma teşkilatında kangren haline gelmiştir. Tabiri caiz ise “külliyen denetleme iş mafiş” 5- Jandarma teşkilatından erbaş ve erlerin kaldırılması ile en az 10000 personel asli görevlerine dönecektir. Bu insanlar tabildot – kantin heyetlerinde olduklarından asli görevlerini yapamamaktadırlar. 6- 2002 yılından bu yana jandarma personelinin maaşlarında hiçbir iyleştirme yapılmadı. Üst kademe hariç. Yarbay ve yukarısındaki personelin yani komuta kademesinin maaşlarında iyileştirme olmasına ramen ast kademede hiçbir iyleşme olmadı. Sayın başbakanım bu konuyada el atarsa sevinirim. 7- Jandarma karakollarının toplu sisteme geçmesi emniyet ve asayiş olaylarının daha etkin yürütülmesinde önemli bir rol olacaktır. İlçe jandarma komutanlıklarında toplanacak karakollar ile yani toplu sistem ile görev daha etkin yürütülecektir. Bu da profesyonel personel ile mümkün olur. 8- Jandarma personeli 20 yıllık meslek hayatlarında 7-8 kez tain olmaktadırlar. Bu durum başta bizler olmak üzere ailelerimizi olumsuz yönde etkilemektedir. Halbuki polis meslek hayatı boynca en fazla 3-4 kez tayin olmaktadır. Bu durum görevin etkin yürütülmesi yönündende önemlidir. Tam bölge insanı ve etnik yapıyı öğreniyoruz görevde etkin olacağımız bir zamanda tayinimiz çıkmaktadır. 9- Terörle mücadele erbaş ve erle olmaz. Bunun için 90 lı yıllardaki gibi uzman erbaş kadrosunun daha da genişletilmesi gerekmektedir. Bu yıllarda terör olayı %90 oranında pasifize edilsede konu üzerinde durulmamasından dolayı maalesef bu boyuta gelmiştir. 10- Polis memurları doğu güney doğu illerinde mecburi hizmet süreleri haricinde ipka vererek kaldıkları her yıl iki kademe ilerlemesi birden yapmaktadırlar. Ancak meslek hayatımızın yarısı doğu ve güney doğu illerinde geçmesine ramen biz bu haklardan maalesef faydalanmamaktayız. 11- Bu konular bir şikayet değildir. Çağın gereklerine göre jandarma teşkilatında görev yapan bizlerin yıllardan beri çektiğimiz sorunlardır. Siz değerli büyüklerimizin bu konu üzerinde duracağını ve güzel çözümler getireceğinizi temenni eder saygılarımı sunarım.