Temizlik yaparken toz kalkar
Ali Babacan'dan Balyoz' gözaltılarından sonra düşen piyasa için yorum:
Gazetelerin ekonomi müdürleriyle buluşan Babacan Gözaltılar borsayı düşürdü, doları yükseltti tespitine, Salih Memecanın karikatürüyle yanıt verdi. BabacanâTemizlik yapılırken toz kalkar, asıl tersinden korkun dedi
OĞUZ KARAMUK
Eurochambres toplantılarından sonra İstanbulda gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir araya gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomik gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Toplantı sırasında soruları da yanıtlayan Babacan, bir gazetecinin Balyoz operasyonu çerçevesinde yapılan gözaltılar piyasaları olumsuz etkiliyor değerlendirmesine, Eğer Türkiye bir değişim yaşayacaksa, demokrasi anlamında hukukun üstünlüğü anlamında bir dönüşüm yaşayacaksa bunlar çok sessiz olmayacak. Biraz toz dumana karışacak dedi.
HESAP KİTAP BİLMEMEK
Gazetecilerin gözaltıların ardından ilk gün dolar kurunun 2 kuruş artışla 1.53e çıktığını, borsanın ise yüzde 1.36 kayıpla 52.592 puana indiğini hatırlatması üzerine konuşmaya başlayan Babacan şunları söyledi: Geçenlerde Salih Memecanın bir karikatürü vardı. Gayet güzel çizmiş... Demokrasi tiplemesi var ya hani, eline süpürgeyi almış ortalığı temizliyor. Biraz da toz duman kalkmış, her temizlikte böyle, toz-duman olabiliyor. Şimdi önemli olan bu değişimin hangi yöne doğru olduğu. Düşünün ki Türkiye bir baskı rejimi altında ama her şeyin sessiz sedasız olduğu bir ülke olsaydı. Biz bunu tercih etmezdik. Gerçek demokrasilerde işlemesi gereken mekanizmalar ve gelişmeler Türkiyede de görülmeye başladıysa bundan hiç korkmaya gerek yok. Kısa vadede bu ufak tefek piyasada bir şeylere sebep oluyorsa o da zaten bana göre pek hesap kitap bilmemektir. Babacan, piyasalarda yaşananları dünya piyasalarındaki değişimlere de bakarak yorumlamak gerektiğini kaydetti.
TÜRKİYE NORMALLEŞİYOR
Ali Babacan O kadar gürültüye rağmen piyasada da ciddi şeyler yok dedi. Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: Bütün bu gelişmeler Türkiyenin normalleşmesidir. Bunu yabancılar da böyle algılıyor. Başka türlü algılansa sonuçları çok farklı olur. Bu gelişmeler Türkiyeyi normalleşmeye götürecek gelişmeler olarak algılanmasa bunun ekonomik sonuçlarını çok daha farklı görürüz. Bundan korkmamak lazım. Tersinden korkun ama...
IMFyle yangın söndürme değil büyümeye destek anlaşması
Konuşmasının önemli bir bölümünü IMFyle görüşmelere ayıran Bakan Ali Babacan, anlaşmanın temelinin Türk ekonomisindeki bir yangını söndürmeye değil, büyümeye destek verilmesine dayandığını söyledi. Ekimde İstanbulda düzenlenen IMF-Dünya Bankası toplantıları sırasında IMF ile Türkiyenin yapmayı düşündüğü anlaşmanın adını büyümeyi destekleyen program olarak koyduklarını belirten Babacan, müzakerelerin de bu temel üzerinde yürüdüğünü kaydetti. Babacan, IMFyle olası bir anlaşmanın ekonomik büyümeye yapacağı katkının tam olarak hesaplanamayacağını çünkü işin bir de moral boyutu olduğunu vurguladı. Babacan şunları söyledi: Türk ekonomisi 2 yıldır önemli bir testten geçti. IMFyle anlaşma yapmasa dahi, en zor dönemleri yaptığı reformlar ve uyguladığı politikalarla atlattı. Biz anlaşmayı krizin en derin dönemi olan 2008in başlarında yapsaydık, Türkiye IMFye muhtaç kaldı algılaması dünyada etkili olacaktı. Şu anki durumda ise artık herkes biliyor ki Türkiyenin zorunluluğu yok. IMF Başkanı bile böyle kabul ediyor. Bu yüzden anlaşma ek bir katkı sağlayacak.
Dövizi piyasaya sürmeyeceğiz
Ali Babacan, IMFyle anlaşma halinde döviz kurunda düşüş beklentisinin ihracatçıyı rahatsız ettiğinin hatırlatılması üzerine Dövizi piyasaya sürmeyeceğiz dedi. Buna karşın kurda düşüş olabileceği değerlendirmeleri üzerine konuşan Babacan şunları söyledi: Riskler düştükçe TL değer kazanma eğilimine giriyor. İstikrarsızlık, risklerin çokluğu TLnin değerinin düşürüyor. Bu anlaşma riskleri azaltacak da bunun sonucunda kur etkilenirse söyleyecek bir şey yok. Türkiye varsın istikrarsız olsun. Ve kur yüksek olsun. İhracatçımızı göz ardı etmeyeceğiz ancak kur ihracat için her şey değil. 2002de kur 1.70ken 36 milyar dolar ihracat oldu. 2008de 1.20lik kurla 132 milyar dolar ihracat yaptık.
Seçim ekonomisi tarihe karışacak
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomiyle ilgili önemli bir değerlendirmeyi de uzun süredir üzerinde tartışılan Mali Kuralla ilgili yaptı. Babacan, Mali Kuralın bir ülkenin uzun vadede büyüme ve bütçe açığı hedefini belirleyip bunu yasayla sabitleyerek plana göre hareket etmesi olduğunu kaydetti. Mali Kuralla ilgili düzenlemeyi tartışmaya açtıklarını ve birkaç ay içinde Meclise geleceğini belirten Babacan, düzenlemenin 4 parametresi olduğunu kaydetti. Babacanın verdiği bilgiye göre Mali Kuralda ilk parametre uzun vadeli büyüme ve bütçe açığı hedefinin belirlenmesi olacak. İkinci parametre ise bu hedefe nasıl ulaşılacağının planını gösterecek. Parametrelerden üçüncüsü büyümenin ve bütçenin beklenenden iyi gelmesi durumunda yapılacak tasarruf. Buna göre ekonomi beklenenden fazla büyür bütçe gelirleri artarsa aradaki farkın bir bölümü daha sonraki yıllarda oluşabilecek dalgalanmaları önlemek için yedek akçe olarak saklanacak. Kamu ekonomide daralma varsa daha fazla harcama yapıp büyümeyi korumaya çalışacak. Dördüncü parametre de kamunun tasarruf oranını belirleyecek. Babacan Mali Kural aynı zamanda hükümetleri seçim ekonomisi konusunda bağlayıcı şartlar getiriyor. Siz bundan rahatsız olmayacak mısınız? sorusuna şu yanıtı verdi: Kendi isteğimizle seçim ekonomisini yasal bir düzenlemeyle tamamen ortadan kaldırmak istiyoruz. Mali Kural biz ya da başka bir hükümet tarafından çiğnenirse buna piyasaların vereceği ceza büyük olacaktır.
Dolar 1.55e dayandı
Önceki gün siyasi gerginlikle 1.53 seviyesini geçen dolar dün yurt dışı piyasaların da etkisiyle 1.55e dayandı. Almanyada güven endeksinin 11 ay sonra beklenmedik bir şekilde düşmesiyle dolar, Euro karşısında yükselişe geçti, Avrupa borsalarında kayıplar arttı. Parite 1.36nın altına gerileyince dolar içeride de güç kazandı. Siyasi tansiyonun da yüksek olmasıyla dolar, yurt içinde dün son 7 ayın en yükseği olan 1.5460 TLye yükseldi. Bankacılar Piyasada politik taraftan gelen rahatsızlık hissediliyor. Dış piyasalar da da hem parite düşüyor hem de küresel piyasalar kayıpta. Dolar/TLdeki yükselişte dış piyasaların da etkisi var ancak bizde hareket diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha sert dediler. Dolardaki yükseliş ve siyasi tansiyon borsada da sert satışa neden oldu. İMKB endeksi günü yüzde 2.24 kayıpla 51.416 puandan kapattı.
Oğuz Karamuk/ Star