Tekel işçilerine gözdağı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eylemdeki TEKEL işçileri arasındaki restleşme sürüyor. Başbakan, eylemin bitirilmesi için bir ay süre verirken, işçi ve memurlar 4 Şubatta bir günlük iş bırakma eylemine gidiyor
ERDOĞAN SERT ÇIKTI
Eylem yasal değil ay sonu adım atacağız
Sert açıklamalarının ardından, açlık grevini önlemek için yeniden adım atan, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine üslubunu yine sertleştiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TEKEL işçilerinin eyleminin amacını aştığını belirterek, Amaç, hak arayışı değil, hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor dedi.
Yapılan eylemin yasal olmadığını kaydeden Erdoğan, Bu yasal olmayan sürece, bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Ama bu ay sonu, 4Cyle ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse, bu adımı bu defa biz atacağız. Çünkü, kusura bakmasınlar. Bu ülke yol geçen hanı değil dedi.
Başbakan Erdoğan, dün Ak Parti grup toplantısında şu mesajları verdi:
SENDİKALAR DÜRÜST DEĞİL: Devlet yönetimi, hele hele ekonomi yönetimi çok büyük ciddiyet ister. İşçi sendikalarının talebi doğrultusunda 4-C uygulamasını başlattık. Birlikte başlattığımız bu süreci şimdi aynı sendikalar inkar ediyor. 4/C kölelik anlayışıdır diyorlar, aynı kişiler. Bu nasıl bir dürüstlük?
TEESSÜF EDİYORUM: Biz bu arkadaşlarımıza her ay yaklaşık 40 milyon TL ödüyoruz. Yazılı ve görsel medyaya sesleniyorum; ülkem, milletim adına kendilerine teessüf ediyorum, dürüst davranmadıkları için. Biz, tüyü bitmemiş yetimin parasının emanetçisiyiz. Bunu dürüst kullanmak zorundayız. Dedikleri şu: Günlerdir aç, susuz, bir simidi paylaşarak yiyorlar. Olay ajite ediliyor. Eğer onlar TEKEL işçisiyse dün (önceki gün) itibarıyla hepsinin maaşı takır takır ödenmiştir. Ayrıca, kıdem ve ihbar tazminatları hepsinin hesabına yatmıştır. Nasıl oluyor da bu bir simidi paylaşarak yiyorlar?
İSTEMEZÜK DEDİLER: Kendileriyle görüştük. Baktık ki orada sadece bir kıdem tazminatı noktasında sıkıntıları var, bir iki konu daha söylediler. Kıdem tazminatlarını artı olarak şimdi getiriyoruz. Allah, Allah. Dün geldiler şimdi tekrar istemezük. Kusura bakmayın. Biz yapılması gerekenin azamisini fazlasıyla yaptık. Bizim bu kadar yapıcı yaklaşımımız karşısında bu ajitasyonlar nedir?
BAYKAL BELEDİYE SORUNUNU HALLETSİN: Bakıyorsunuz oraya giden kim, Sayın Baykal. Sayın Baykal, sen önce partine bağlı belediyelerde hiçbir hak tanınmadan tasfiye edilenlerin durumuna bak da önce, onların sorununu çöz.
SENDİKACILIKTAN GELİYORUM: Gelin, işçi, memur sendikaları bir araya gelsin, birleşsinler, çalışanlar adı altında sendikalarını kursunlar. Hepsiyle bırakın toplu görüşmeyi, toplu sözleşmeyi yapmış olalım. Ama işlerine gelmiyor. Birisi bir taraftan, birisi bir taraftan vurmak istiyor. Kusura bakmasınlar, biz bu ülkeyi anlı, şanlı yöneteceğiz. Ben sendikacılıktan geliyorum. Hayatımın çok ciddi bir kısmını işçi olarak yaşadım. Şu anda Türk-İşin içinde olanlar beni çok iyi tanır. Bildikleri halde bütün bu şu anki uygulamaları yapanlar, dürüst ve samimi davranmıyorlar.
ALENİ KAMPANYAYA DÖNÜŞTÜ: Olumlu yaklaşımları işçi tarafında bulamıyoruz. Çünkü olay ideolojik grupların, aşırı uçların istismarına dönüşmüştür. Oradaki belli bir grup da ne yazık ki bu oyunun içinde, bu tuzağa düşmüş vaziyette. TEKEL işçilerinin eylemi tamamen amacını aşmıştır. Amaç, hak arayışı değil, hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor. CHP, MHP bu işçi kardeşlerimi istismar ediyor. Marjinal örgütler, buradaki işçileri hala istismara devam ediyor. Medyayı da kullanarak.
ÇETELERİN YAPAMADIĞINI DENİYORLAR: Çetelerin, hukuk dışı örgütlenmelerin yapamadığını, kirli senaryoların başaramadığını şimdi bu türden olumsuz olayları abartarak, ajite ederek başaracaklarını zannediyorlar. Oradaki işçi kardeşlerime sesleniyorum; kullanılıyorsunuz. 3 milyonu aşkın işsizin vebali var. İşçilerin, asgari ücretlilerin, memurların, emeklilerin, tüyü bitmemiş yetimin vebali var. Bizim 4C kapsamında çalışacak işçilere teklif ettiğimiz ücretle çalışacak bu ülkede milyonlarca işsiz var, milyonlarca asgari ücretli var. Burada oynanan oyunu iyi görmeniz gerekiyor.
EVLERİNİZE DÖNÜN: Ben TEKELde çalışan ve önceki gün itibarıyla kıdem ve ihbar tazminatları hesaplarına yatan tüm işçi kardeşlerime şunu tekrar hatırlatıyorum; kamuda çalışmaya devam etmek isteyen arkadaşlarımız gitsinler sözleşmelerini imzalasınlar. Eylemdeki işçi arkadaşlarıma da eylemlerine artık sonlandırarak evlerine dönme çağrısında bulunuyorum.
Yeniçeriler istemezükü padişah için kullanırdı
Osmanlı tarihinde önemli askeri başarılara imza atan Yeniçeri Ocağı, 1800lü yılların başından itibaren siyasete müdahele eder hale geldi. Padişah ve sadrazamlar yönelik memnuniyetsizliklerini Biz bu padişahı istemezük, biz bu talimi istemezük sözleriyle dile getiren Yeniçeriler, bu sloganla çok sayıda padişah ve şehzadeyi tahttan indirtip boğdurdu. Yeniçerilerin istemezük tepkisi birçok sadrazamın (başbakan) padişah tarafından öldürütlmesine neden oldu. Yeniçeri Ocağı Padişah II. Mahmut tarafından kaldırıldı.
1991den sonra en büyük eylem
Yarın yapılacak iş bırakma eylemi, Zonguldak maden işçisinin 3-4 Ocak 1991de Ankaraya yürüyüşüne destek amacıyla, işçilerin yaptığı genel grevden sonra en geniş çaplı eylem olacak. Destek veren konfederasyonlara bağlı
4 milyon 47 bin kişiyi bir araya getirecek olan eylem 100 binden fazla kişinin yürüyüşe katıldığı 1991 eylemini geride bırakacak.
SENDİKANIN CEVABI GECİKMEDİ
İşçi ve memur TEKEL için el ele verdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, uzlaşma olmayınca müdahale uyarısı yaptığı, Bu yasal olmayan sürece bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Ama bu ay sonu, 4Cyle ilgili işlem bittikten sonra yasal olan adım neyse bu adımı bu defa biz atacağız diye rest çektiği TEKEL işçileri, Başbakana aynı sertlikle yanıt verdi.
Dün bir araya gelen ve yaklaşık 4 milyon çalışanı temsil eden Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yöneticileri, yarın için bir günlük iş bırakma eylemi yapma kararı aldı. Açlık grevine ara veren TEKEL işçileri de yeniden eyleme başladı.
Türk-İş Genel Merkezinde TEKEL işçilerinin durumunun değerlendirildiği toplantıya, Türk-İş Genel Başkanı Kumlu ve Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yöneticileri katıldı. 2 saatten fazla süren toplantıda bir günlük iş bırakma eylemi kararı alındı.
Kumlu, toplantının ardından, sorunun masa başında çözülmesi için diyalogdan yana olduklarını ifade etti.
Hükümetle müzakerelerin olumsuzlukla sonuçlandığını söyleyen Kumlu, buna karşın 4C statüsünde belli bir noktaya gelinmiş olmasını önemsediklerini söyledi.
TEKEL iş yerleri kapatıldığı için daha önceki örneklerde olduğu gibi buradaki işçilerin başka kamu kuruluşlarına geçirilmesini istediklerini dile getiren Kumlu, bu konuda hükümeti bir türlü ikna edemediklerini kaydetti.
Hükümetle aralarındaki görüş farklılığının işçilerin yeniden nasıl istihdam edileceği konusundan kaynaklandığını ifade eden Kumlu, üretimden gelen gücü kullanma eylemini gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra 3 Şubat (bugün) yerine, 4 Şubatta (yarın) yapmayı kararlaştırdıklarını bildirdi.
Kumlu, bu eylemin ardından yeniden bir araya geleceklerini söyledi.
Kumlu, yarınki eyleminin ardından nasıl bir yol izleneceği yönündeki soruya, 4 Şubatta üretimden gelen gücün kullanılmasından sonra oturup ne yapacağımızı konfederasyonlarla değerlendireceğiz. Konfederasyon başkanı arkadaşlarımızın altını çizdiği husus; biz her zaman, masa başında bu işin bitirilmesi için diyalogdan yana olduğumuzu her fırsatta söylüyoruz yanıtını verdi.
Eylemde evinde olacak
Kumlu, eyleme katılımın ne boyutta olacağı sorusuna, En etkili şekilde uygulamaya çalışacağız yanıtını verdi.
Erdoğanın, Eyleme 1 aylık süre tanıdığı aksi takdirde müdahale edileceği yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine Kumlu, O bizim işimiz değil. O hükümetin yapacağı bir şey. O konuda müdahaleyi yapacak ben olsam, şu, şöyle olacak diye sizinle paylaşırım. Müdahaleyi edecek veya etmeyecek hükümet dedi.
Kumlu, bugün eylem için hazırlık yapacaklarını söyledi. İş bırakma eyleminin yapıldığı gün evinde olacağını kaydeden Kumlu, genel grev ifadesi kullanmadı.
MİTHAT YURDAKUL Ankara
TEKEL işçisiyle bakkallar götürecek
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, geçtiğimiz hafta partisinin grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğana hitaben söylediği, Seni asker değil, TEKEL işçisi götürecek sözlerinin ardından dün de, Şimdi bakkallara taktı. TEKEL işçilerinin yanında bakkallar da seni götürür ifadesini kullandı.
Baykal, dün CHP grup konuşmasının başında suikasta kurban giden Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi ve Prof. Dr. Muammer Aksoyu andı. Baykal konuşmasında şu mesajları verdi:
4-C kalkacak, sinirlenmiş. Senin insanların kazanılmış haklarını ellerinden almaya hakkın var mı? Sen yüz milyonları kaptıracaksın, orada çalışan insanların kazanılmış haklarını alacaksın, ondan sonra da sesinizi çıkarmayın diyeceksin, valiye talimat vereceksin. Demokratik bir toplumda bunları hazmedeceksin ve çözeceksin. Seni asker değil TEKEL işçileri götürecek dedim. Şimdi bakkallara taktı. TEKEL işçilerinin yanında bakkallar da seni götürür.
Mağdur, mazlum, masum insanlar haklarını talep ediyor. Direnmeyin Sayın Başbakan, değmez. O insanlara, ailelerine acıyın. Başbakan hakkını arayanı sevmiyor, işçileri, bakkalları sevmiyor.
Bakkallar bir araya gelip alışveriş merkezi açacakmış. Sen mi vereceksin araziyi, çoluk çocuğuna verdiğin destek gibi o insanlara gerekli desteği birilerinin vermesini sen mi sağlayacaksın?
ANKARA Milliyet
Hükümet neler verdi?
- TEKEL işletmelerinin kapatılmasının ardından işçilere 4Cyi adres göstermiş, eylem başladığında koşulların iyileştirileceğini açıklamıştı. 4Cye verilen maaşlar artırıldı. Buna göre, ilköğretim mezunlarının maaşları 658 TLden 772 TLye, lise mezunlarının maaşları 739 TLden 856 TLye, yükseköğretim mezunlarının maaşları 820 TLden 938 TLye yükseltildi.
- Geçici personele, eğitim durumuna göre yüzde 25-29 arasında zam yapıldı. 10 aylık çalışma süresi 11 aya çıkarıldı.
- Hükümet, eylemin 49. gününde 4C koşullarında iyileştirme için iki öneri sundu. Birinci öneriye göre daha önce 11 aya çıkarılan çalışma süresine 22 gün eklendi. Bu 22 günün de yıllık ücretli izin olarak sayılması öngörüldü.
- Hükümetin diğer önerisi çalışılan süre için kıdem tazminatı verilmesi oldu.
- 10 bin 818 TEKEL işçisinden 8 bin 247sinin iş akdi feshedildi. İşçilerden sadece 28i 4C sözleşmesini kabul etti. 2 bin 600e yakın işçininse faaliyetlerine devam eden TEKELde çalışmaya devam ettiği ya da başka kurumlara nakledildiği belirtiliyor.
- İş akitleri feshedilen işçilere ihbar, kıdem tazminatlarıyla birlikte daha önce kazanılmış hakkı olan maaş farkı, doğum, ölüm ödenekleri gibi ödemeler de yapıldı.
- TEKELle ilişiği kesilen işçilere 4C kadrosuna başvuru için 1 Marta kadar süre tanındı.
TEKEL işçisi ne istedi?
- TEKEL işçileri İş Kanununa tabi çalışmak istiyor. 4C statüsü ise devlet memurları kanunu altında düzenleniyor ve sürekli değil, geçici bir çalışma sistemi öngörüyor.
- 4C statüsünün özelleştirilen işletmelerdeki işçilere önerildiğine dikkat çeken TEKEL işçileri, kendi işletmelerinin kapatıldığını, bu nedenle farklı bir öneri getirilmesi gerektiği görüşünü savunuyorlar.
- İşçiler, işçi sendikasına üyelik ve toplu sözleşme hakkı da talep ediyor. 4Cnin seçilmesi halinde, memur sendikalarına üye olabilecekler. Bu nedenle de toplu sözleşme hakları olmayacak.
- İşçiler, çalışma koşullarının toplu sözleşme çerçevesinde belirlenmesini istiyor. 4C statüsündeyse koşulları daha çok işveren belirliyor.
- TEKEL işçilerinin şu anki ücretleri bin 50 TL ile bin 500 TL arasında değişiyor. En yüksek maaş, ikramiyelerle birlikte 2 bin TLyi buluyor. 4Cdeyse ücretler tahsil durumuna göre 772 TL ile 938 TL arasında.
- İşçiler, İş Kanununa göre fazla mesai karşılığında ya ek ücret ya da fazla izin günü kazanıyor. Buna karşılık 4Cde verilen görevin, çalışma saatine bağımlı kalmaksızın sonuçlandırılması gerekiyor ve bu çalışma karşılığında ek ücret ödenmiyor.
- 4Cnin kabul edilmesi halinde 11 ay 22 günden sonraki yıl sözleşmenin yenilenme garantisi bulunmuyor.