| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 74,90 | -1,12 | 389.480.000.000,00 |
| ALBRK | 8,72 | 0,00 | 21.800.000.000,00 |
| GARAN | 136,60 | -0,65 | 573.720.000.000,00 |
| HALKB | 38,56 | 1,58 | 277.045.041.299,52 |
| ICBCT | 14,80 | 2,28 | 12.728.000.000,00 |
| ISCTR | 14,29 | 1,42 | 357.249.571.300,00 |
| SKBNK | 11,93 | -1,24 | 29.825.000.000,00 |
| TSKB | 12,00 | -0,08 | 33.600.000.000,00 |
| VAKBN | 33,62 | -0,36 | 333.373.281.603,26 |
| YKBNK | 37,58 | 0,11 | 317.440.187.252,72 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk ve Bloomberg HT ortak yayınında konuştu.
Ekonomiye ilişkin mesajlar veren Bakan Şimşek'in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanının da geçenlerde ifade ettiği gibi, şu anda yaşanan şok, ikinci dünya savaşı sonrası yaşanan en büyük şok.
Özellikle Hürmüz Boğazı birçok temel, üretim, tedarik merkezi olması sebebiyle küresek ekonomiyi çok derinden etkiledi.
"TEDARİK ZİNCİRİNİN NORMALE DÖNMESİ AYLAR ALACAK"
Ateşkese varılmış olması memnuniyet verici fakat bu şekliyle bile dursa tedarik zincirindeki kırılmaların savaş öncesine dönüşü iyimser tahminle aylar alacak. Küresel enflasyon beklentileri yükseldi çünkü maliyetler ve hammadde fiyatları artıyor.
Petrol şoku diye tanımlarsak, birçok ekonomi için de büyümenin aşağı yönlü düşünülmesini gerekecek bir şok ortaya çıkarttı.
Dolayısıyla bir maliyet boyutu var ve büyüme üzerinde de olumsuz etkileri var.
Doların güçlenmesi bu dönemde önemli bir özellik oldu.
Büyük resimde, eğer bu şok devam ederse, ateşkes bozulur ve tekrar petrol, doğalgaz, hammadde fiyatları yükselerek etkili olursa, büyümede düşüş enflasyonda yükseliş, küresel bir resesyon riskini de içerir.
Ateşkes umarım sürdürülür, nihai bir anlaşma yapılır ve bu durumda da küresel ekonomideki bu beklentiler olumluya döner.
Dün de gördüğümüz gibi ateşkesin devamı önemli olan. Bu fiyatlara hızlı bir şekilde yansır.
Gelişmekte olan ülkeler çok farklı karakteristiklere sahipler.
Petrol ithal edenlere yaklaşım farklı ihraç edenlere farklı. Bu krizden nemalanan ülkeler de var.
Ortalık yatışınca, hangi ülkenin makroekonomik politikaları sağlıklı, hangi ülkenin dengeleri güçlü buralara bakılacak.
Türkiye’de risk fiyatlaması dün çok çarpıcı şekilde indi.
Bu şokun bölgede ve küresel olarak etkileri fiyatlanıyor. Risk iştahının tekrar dönme ihtimali var.
Sağlanan ateşkes devam ederse etkiler geri çevrilemez olmayacak.
Etkisi bu krizin yayılımına ve süresine bağlı.
Başlangıçta öngörülenden fazla oldu ancak 45 günün altında olması değerli.
Başlangıçta o gün itibarıyla açıklanan hedefler çerçevesinde değerlendirildiğinde bu savaşın birkaç hafta, sürebileceğini düşündük.
Bir buçuk aya yakın sürede durdu. Öngörülerimizin çok dışına çıktı diyemem ama biz bir ay civarında düşünüyorduk tarafların açıkladığı hedefler doğrultusunda.
“GEÇEN SENE RÜŞTÜMÜZÜ İSPAT ETTİK"
Bizim şokları yönetme kapasitemiz iyi. Biz geçen sene rüştümüzü ispat ettik. Geçen seneki savaş bugünkü gibi etkili olmadı ama o da etkiliydi. Ticaret savaşları da ciddi etki yarattı, zirai don da ciddi etkiler yarattı. Geçen sene program bütün bu şoklara karşı rüştünü ispat etti
Biz savaşın başladığı günün ertesinde bütün ekipleri topladık, riskleri ve neler yapılması gerektiğini tartıştık. Şok olduğu zaman ani tepkiler geliyor, o tepkilerin yönetilmesi Türkiye’ye dışarıdan bakış açısını belirliyor. O yüzden önce piyasaların işleyişini önceliklendirdik.
Bu coğrafyadan çok uzakta olan borsalardaki düşüşlere oranla ülkemizdeki borsa çok daha dayanıklı çıktı. Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koydu.
Savaşın olduğu bölgede olmamıza ve petrol ithalatçısı olmamıza rağmen etkileri sınırladıysak bu proaktif yaklaşımın sonucudur.
Öncelikle bizim uyguladığımız bir program var ve önemli kazanımlarımız var.
Eşel mobil sisteminin hizmete alınması da neyi önceliklendirdiğimizi gösteriyor.
"EŞEL MOBİL OLMASA MAZOT 103 TL OLACAKTI"
Benzin ve mazot gibi yükselişleri sınırlandırdık. Eşel mobil sistemini ortaya koymasak mazot 103 TL benzin ise 78 TL olacaktı. Halbuki şuan benzin 64 TL.
Her şeyin bir getirisi götürüsü var.
Birçok ülke kamu çalışanlarını eve gönderdi. Dramatik tedbirler aldılar. Bizim ülkemizde aşırı bir fiyatlama riskinde öne çıkmadık.
Siz zamanında tamponları güçlü bir şekilde inşa ederseniz dış şoklara karşı direncinizi artırıyorsunuz. Bağışıklık sisteminize yatırım yaparsanız hastalıklarla daha iyi başa çıkıyorsunuz. Tedbirlerin mantığı, esas itibarıyla piyasa sağlıklı işlesin, şokun etkilerini sınırlayalımdı.
Daha uzun sürerse (savaş) ayrı bir araç setiyle durumu değerlendireceğiz.
Bu bir dış şok, bu 4 hafta sürer diye düşünsem de ona göre hesap yapmam. Bütün senaryolara göre çekmecemizde bir tepki fonksiyonumuz var.
Rezervin foksiyonu ne diye değerlendirme yapalım öncelikle. Bir ülkenin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek. İşin diğer boyutu, şoklarda tampon görevi görmesidir.
Uzun süre para politikasında yaşanan sorunlar ve rezervle ilgili gelinen nokta ile piyasamız tek taraflı çalışıyor.
Çok güçlü bir TL talebi var ve Türkiye’ye döviz giriyor. Ya da bu seneki savaşta olduğu gibi risk iştahında azalma olduğu gibi sermaye çıkışı tek yönlü olabiliyor.
"REZERVLERDE SORUN YOK"
Kur politikasını belirliyorsunuz ancak uygulaması kurumlar üzerinden gidiyor.
Orada da arkadaşlar birçok konuyu gözetmek zorundalar. Bütün bu konular hassasiyetle takip ediliyor. Yaklaşık 162 milyar dolarlık bir rezervimiz var. Yeterlilikte geçmişten daha iyiyiz.
Kur rejimiyle de ilişkili. Rezervlerde bir sorun yok. Rezervlerimiz güçlü. Nette de artıdayız.
Türkiye’den kaynaklı bir sorun olmadığı gibi makroekonomik temelleri sağlam olduğu için
Bu fon akışı tersine çok hızlı dönüyor. Dün çok güçlü bir dönüş başladı.
GEÇEN SENEYE GÖRE REKABET GÜCÜNDE KUR ORANLI OLUMSUZ BİR DURUM OLUŞMADI”
Rezervlerimiz güçlü, zirveye göre veya kriz öncesine göre 48,7 milyar dolar düşüş yaşandı ancak 4’te birinden fazlası altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Onu kenara bırakırsanız geçen seneye göre döviz talebi şok daha büyük olmasına rağmen daha mütevazi. Bu da programımızın sonuç verdiğini, kredibilite inşa ettiğimizi ortaya çıkartıyor. Bu ateşkesin devamı halinde eski rezerv seviyelerine geri gelinecek. Bence en önemli gösterge hane halkının döviz talebi inanılmaz sınırlı oldu. Talep daha çok altına oldu. Makro açıdan baktığınız zaman bunu bir dengede götürmemiz gerektiği net. Sepet bazında geçen seneye göre bakarsanız rekabet gücünde kur oranlı olumsuz bir durum oluşmadı.
Bu sene de Merkez Banka'mız belli parametrelerle süreci yönetiyor. En belirleyici faktör enflasyon farklarıdır.
Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonuna bakarsanız, dünyanın Türkiye’den alacakları netine bakarsanız 325 milyar dolara Türkiye’nin pozisyonu ekside.
TL’de değer kaybı ciddi bir bilanço kaybı yaratıyor ülkede. Sanayi deyince imalat, ihracatçı, reel sektör geliyor. Döviz varlıklarıyla yükümlülükleri arasındaki fark 200 milyar dolar civarında. Gereksiz değer kaybı durumunda bilanço tahribatı yaratıyor.
"DÖVİZ KURUNA GÖRE DIŞ TALEP 11 KAT DAHA GÜÇLÜ"
İhracatın dış talep, kur esnekliğine bakıldığı zaman döviz kuruna göre dış talep 11 kat daha güçlü.
Genel makro ekonomide sağlıklı işleyişi sağlayıp kalıcı bir şekilde sanayicimizin rekabet gücünü artırmak için çalışıyoruz. OECD ülkeleriyle karşılaştırdığımız zaman en ucuz doğalgaz ve elektrik fiyatlaması olduğunu göreceksiniz.
İkincisi ulaşım altyapısı. OSB’leri, üretim üslerinin liman bağlantısını demiryolu ile yapmamız kalıcı rekabet gücü için.
Finansmana erişim, piyasa maliyetinin yarısına kredi imkânı sunuyoruz ihracatçımıza. Büyük resme bakınca daha rekabetçi ihracatçı, sanayici için, ulaşım, enerji, navlunda kalıcı çözümler sunuyoruz.
“ASGARİ ÜCRET DESTEĞİ VAR İŞGÜÇÜ DESTEĞİ VAR"
Zorluk içinde olan emek yoğun sektörlerimiz var ve çok güçlü destekler veriyoruz. Asgari ücret desteği var ve işgücü desteği var. Devlet emek yoğun sektörlere 4.800 TL’ye yakın kişi başına destek veriyor.
2002 ile 13-14 arası kur göreceli olarak istikrarlı, reel olarak değer kazanmış Sonrasında kalıcı bir rekabet gücü kazanılamamış katlanarak kur buralara gelmiş. Bizim hedefimiz rekabet gücü. Biz sanayicimizin katma değer zincirinde yukarı çıkması için güçlü destekler veriyoruz. Bizim reel sektörde diyaloğumuz güçlü. Geçici çözümler yoktur. Kalıcı yapısal dönüşüm gerekiyor.
Biz devlet olarak dönüşümde maddi olarak da sektörlerimizin yanındayız ve bu devam edecek. Bazı ürünlerde zorlanan sektörler olabiliyor. Burada da dönüşüme nasıl destek veririz peşindeyiz.
“PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN DOĞRUDAN ENFLASYONA ETKİSİ 1.1 PUAN”
Ayrı gezegende yaşamıyoruz. Dünyada olup bitenlerden Türkiye ekonomisi elbette etkileniyor ancak tamponlarımız ve şokları yönetme kapasitemiz güçlü. Piyasanın değerlendirdiğinden daha iyiyiz.
Etki kanalları çok farklı değil. Bir tanesi enflasyon üzerinden. Yılsonu için beklentilerde bir miktar bozulma görüyoruz. Ancak önemli bir şok yaşandı ve bunun elbette etkisi var. Petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan enflasyona etkisi 1.1 puan olarak görülüyor. Net bir rakam vermekte de zorlanıyoruz çünkü talep tepkisi de önemli. O nedenle etki aritmetik bir etki olmuyor.
Büyüme beklentilerinde zayıflama, enflasyon beklentisinde yükselme ve cari açıkta ciddi bir büyüme beklentisi var. Savaşın etkilediği bütün coğrafyadan 7,8 milyar dolarlık bir turizm gelirimiz var. Ticaretimiz var. Nasıl etkileyeceğini elbette zaman gösterecek.
"ÖNCELİGİMİZ HAYAT PAHALILIĞIYLA MÜCADELE"
Biz rakamlarımızı piyasanın yaptığı gibi revize etmeyiz. Kalkıp, hadi yeni bir OVP yayınlayalım gibi bir geleneğimiz de yok ihtiyaç da görmüyorum. Yılsonu enflasyon beklentisi hedef aralığımızın epey üstünde 25 bekleyen de var 28 bekleyen de var. Ateşkesin sağlanması halinde piyasadaki beklentilerin abartılı olduğunu düşünüyoruz.
Bizim için en büyük öncelik hayat pahalılığıyla mücadeledir. Bütçeden önemli bir gelirden vazgeçip Eşel mobil sistemini devreye alır mıydık bu olmasa. Dezenflasyonda kararlılığımız devam ediyor.
Bugünkü ateşkesle o sonuçların doğma ihtimali zayıf. Turizmde dayanıklıyız. O bölgenin turist akışı genellikle hazirandan sonra olacak. Savaşın etkisiyle Türkiye’ye turist sayısı dahi artabilir.
"BÖLGEDEKİ EN ÖNEMLİ TEDARİKÇİ BİZ OLACAĞIZ"
Irak’ta sıkıntı şu anda yok. Hürmüz üzerinden dışarıya bağlantı kesildiği için bölgedeki birçok ülkenin önemli tedarikçisi biz olacağız.
Dün itibarıyla yılın tamamı için Vadeli kontratlara bakarsanız petrol 80 dolar patikasına geri geldi. Buradaki etkiyi program varsayımımız 65 dolar, 15 dolarlık etkiyi dikkate almamız lazım. Programda revizyon meselesini formal olarak eylülde değerlendireceğiz. Kamuoyuyla bir yol haritası paylaşacağız.
“CİDDİ ÇABA İÇERİSİNDEYİZ"
Devlet bütçe üzerinde bu kadar fedakârlık yaparken fırsatçılık yapanlar da oluyor. 5-10 katlık ilave, zamlar görüyoruz. Öyle bir aracılık maliyeti yok.
Bunun algıyla da alakası yok. Ticaret Bakanlığımızın perspektifiyle bir fahiş fiyat uygulaması var.
Burada bizim için önemli olan şey, maliyetlerin artışını sınırlamak için ciddi bir çaba içerisindeyiz.
Bunu fırsata dönüştüren, istismar eden aracılar olduğuna dair bilgiler var. Ticaret bakanlığımız bu konuda iyi bir çalışma yapıyor. Denetimleriyle bize bildiriyor ve biz de işin vergi boyutuyla milletin ekmeğiyle oynayanlarla karlar gelir tablosuna yansıyor mu anlamında denetliyoruz. Ticaret bakanlığımızın çalışmalarını öncelikli alıyoruz.
BÖLGEDEKİ ÖRNEĞİN FİNANS MERKEZİ KONUMLAMASINDA TÜRKİYE İÇİN BUNU LEHTE KULLANMA VAR MIDIR?
Bölgemizde savaş istemiyoruz. Çünkü bu coğrafyanın en büyük sanayi üssü Türkiye. O anlamda da birçok sektörde de güçlü, rekabetçi yapımız var. Bölgedeki istikrardan, refah artışından nemalanan bir ülkeyiz. Fırsatçı bir ülke değiliz. Ama uzun bir süredir aslında makroekonomik istikrarı sağladıktan sonra, bir taraftan şoklara karşı direnci inşa ederken, güçlü tarafını da ortaya çıkartma çalışmamız vardı.
Şu anda dünya bize bu anlamda çok olumlu bakıyor. Biz şu anda istikrar adasıyız. Türkiye önemli avantajlara sahip. Savunma sanayisi çok ön plana çıkıyor bu dönemde. Savunma sanayisinden ikili kullanımlara, teknolojinin motoruna dönüşebilir. Savaştan önce de çalışmalarımız vardı. Şimdi ise hızlandırdık. Hem İstanbul finans merkezinde hem de dışında küresel transit ticaret merkezi üslerinden bir tanesi olarak Türkiye’nin konumunu güçlendireceğiz.
İkinci konu bölgesel yönetim merkezleri. Çok uluslu şirketler bölgesel üsler kuruyorlar.
Teşvik konularını çok daha radikal olarak ele aldık. Sermayede korumacılığın başladığı, devletlerin müdahil olduğu ortamda biz Türkiye’ye kalıcı üretime yönelik sermayeyi nasıl çekeriz üzerine çalışıyoruz. Firmalara güçlü radikal kurumlar vergisi indirimi çalışmaları yapıyoruz.
Türkiye doğalgaz petrol üreterek cari açığı kapatmayı hedefliyoruz ancak o olana kadar yurtdışından gelecek kişi veya işletmelere nasıl daha cazip koşullar sağlayabiliriz üzerine çalışıyoruz. Türklerin yurtdışından elde ettiği kazançları orada tutmaması üzerine de çalışıyoruz. Özellikle İstanbul finans merkezinin küresel kaynakların yönetildiği bir üsse nasıl dönüştütrürüz üzerine çalışıyoruz.
STOPAJDA İNDİRİM BEKLENTİSİ SÖZ KONUSU MU?
Biz herkesten kazandıkları ölçüde vergi almaya devam edeceğiz. Çok kazanandan daha çok almak için çabalarımıza devam edeceğiz. Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. O yüzden gündemimizde stopaj yok.
YAPILANDIRMA TALEPLERİ VAR MI GÜNDEMDE?
Zora düşen şirketlerimiz bugün defterdarlıklarımıza başvururlarsa her türlü kolaylığı sağlıyoruz.
'Taksit yapar mısınız’ ise bu soru bu zaten var. Vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla olmayacak.
Bakanlık: Şimşek, Londra'da faiz politikası hakkında yorum yapmadı
Şimşek: Savaş etkileri yönetilebilir
Mehmet Şimşek'ten gıda ve hizmet enflasyonu mesajı
PAZAR YERLERİNDE DOMAT HARİÇ SEBZE MEYVE FİYATLARI HIZLA DÜŞÜYOR PAZARA ÇIKMADIĞINIZDAN SON FİYATLARI GÖRMÜYORSUNUZ
Finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.