Sevgililere annelerden çok hediye alınacak
Atasay Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Kamer, ailesinin 3üncü kuşak temsilcisi. Çok küçük yaşlarda başlamış çalışmaya. Mesleki deneyimlerinden söz açıldığında büyüklerinin yaşadıklarını da anlatıyor, aile büyüklerinin öğretilerine büyük değer veriyor. Kamerle sohbete global krizin...
Malum, kriz herkesi çok etkiledi. İşsizlik rakamları ortada. Son 3-4 yıldır kuyum sektöründeki en büyük faaliyet de herkesin ellerindeki altınları bozdurması. Türkiyede 3 yılda yastık altından 11 milyar dolar altın çıktı.
1990lı yıllarda, hatta 80lerde ve 2001de de kriz yaşadık. Ama bu kriz benim meslek hayatımdaki en kötü kriz oldu. Ben işimizde 3üncü nesilim, gördüğümüz en kötü krizdi, diyebilirim diye anlatıyor Cihan Kamer.
Sevgililer Gününde biz 7-10 misli ciro yapıyoruz. Bu özel günlerde sektörde ise ciro artışı 2-3 kat oluyor. Bizim kampanyalarımız sektöre yarıyor. Biz dürtüyü uyandırıyoruz, herkes harekete geçiyor.
İhracat durdu
Baktığımızda Atasay Türkiyede kuyumculuk sektörünün en büyüklerinden biri. Atasayın çatısı altında farklı markalar var. Atasay aynı zamanda yıllardır ihracat yapan bir şirket. Son 3 yıla kadar Atasay Grubu Türkiyenin toplam altın takı ihracatının yüzde 15ini tek başına gerçekleştiriyordu. Şu anda grubun ihracatı durma noktasına gelmiş.
Kamer, krizin sinyallerini aslında 2006 yılında aldıklarını da söylüyor.
Neydi bu sinyaller, önlem alamadınız mı? diye soruyorum, Kamer anlatıyor: 2006 yılından bu yana her yıl altın takı sektörü yüzde 30 küçüldü, ancak altın fiyatlarındaki artıştan dolayı bu cirolara yansımadı. Yani kriz bir anda çıkmadı, 2009da bunun dibini yaşadık. Adet bazında son yıllarda hep büyük düşüş vardı. 2009da yurtdışındaki pazarların büyük bölümünden çekildik. En büyük pazarımız ABD ve Avrupaydı, 2009da ihracatı neredeyse sıfır seviyesine çekip toparlanmaya çalıştık.
Atasayda daha önce böyle bir dönem olmuş muydu, ihracatı tamamıyla durdurduğunuz?
Atasayın tarihinde yok. Ama yapacak bir şey de yoktu. Yurtiçine konsantre olduk. 2007den beri çok değişik pazarlama stratejileri izliyoruz, bu yüzden de herkesten daha iyi noktada krizi atlattık.
Nasıl yaptınız bunu?
İlkleri sektöre taşıyan bir kurumuz. Çok taklit ediliyoruz bu yüzden. 2007 yılında Günde 1 YTLye pırlanta kampanyası hazırladık, bu kampanyayla sektörü inanılmaz hareketlendirdik. Yalnızca biz değil tüm sektör bu hareketlenmeden etkilendi. Artık herkes tek taşın alınabilirliğini hissetti. Herkes Pırlanta lüks alamayız diyordu, bu kırıldı. Bütün dünyada özel günler yıllardır çok ticari olarak ön planda oluyor. Yılbaşı, anneler günü, sevgililer günü, babalar günü hep ticari hareketlilik için önemli. Ancak Türkiyede bu günlere eskiden çok önem verilmezdi. Bizde son 5-10 yıldır bu günler daha çok önemsenir oldu. Biz Sevgililer Gününe, yılbaşına ve Anneler Gününe özel promosyonlar yaptık. Sektördeki hareketlilik bu özel günler sayesinde oldu. Eskiden gurbetçilerimiz geldiğinde hareketlilik yaşanırdı.
Artık onlar Türkiyeden altın almıyor mu?
Eskisi gibi değil. Artık gurbetçiler de Antalyaya tatile geliyor. Kuyumculuk sektörü artık sadece bu özel günlere bel bağlar durumda.
Şöyle diyebilirmiyiz, Eskiden altın yatırım için alınırdı, şimdi takmak için alıyorlar
Evet. Trendlere uygun bir takı almak istiyorlar.
Bu hafta sonu Sevgililer Günü, cironuz ne kadar artar?
Biz 7-10 misli ciro yapıyoruz bu özel günlerde, sektörde de 2 ile 3 misli ciro artışı oluyor. Bizim kampanyalarımız sektöre yarıyor, hala ailelerimizin kuyumcuları var, markaların dışında aile kuyumcuları da tercih ediliyor. Biz dürtüyü uyandırıyoruz ve herkes harekete geçiyor. Eşime, sevgilime bir yüzük alayım diyor. Ayrıca reklam ver ve otur mağazanda bekle zamanı geçti. Biz aramızda Tüketiciye daha fazla dokunma diyoruz. Sadece reklam kanalıyla tüketiciye dokunamazsınız. Ürünün hazırlanışından başlıyoruz dokunmaya. Biz her 3 ayda bir 300-400 mağazanın temsilcisini topluyoruz. Tüketicinin beklentilerini onlara soruyoruz. Moda danışmanımız Özlem Süer, o dünyayı takip ediyor. Koleksiyonlar bunlara göre hazırlanıyor.
Evliliğe nazar değmemesini arzuluyor herkes. Bu fikirden yola çıktık ve nazar alyansı yarattık. Garanti ediyoruz biz evliliği! Nazar alyans teknolojisini ileri götürüyoruz, ince modellerde de kullanmaya başladık. Çok iyi gidiyor satışlar.
Müşterinin önceliği ne? Ürünün hikayesine mi, fiyatına mı bakıyor?
Hikaye önemli ama şu dönemde herkes fiyat odaklı. 48 ay taksitle pırlanta alıyor. 2009da en fazla gümüş üzerine pırlanta trend oldu. Biz Sevgililer Gününde herkese üzerinde pırlantası olan gümüş melek hediye ediyoruz.
Nasıl herkese, ne alırsan al bu hediyeyi veriyor musunuz?
Evet. 100 liralık ürünümüzden de alsalar, hediyeyi alıyorlar.
Anneler Gününde mi yoksa Sevgililer Gününde mi daha çok satış oluyor?
Bizim sektörde en çok Sevgililer Gününde alışveriş oluyor. Anneler Gününde annenize, eşinize, kayınvalidenize de alıyorsunuz ama insanlar galiba takı deyince öncelikle sevgililerini düşünüyor. Anneler Gününde belki daha çok para harcanıyor ama Sevgililer Günü farklı kuyumculuk sektörü açısından her zaman daha parlak geçer. Sevgililer gününde bizim sektöre kayma oluyor.
2009 meslek hayatımdaki en zor yıl diyorsunuz, kuyum sektöründe toparlanmanın başladığını düşünüyorsunuz... Türkiye ekonomisine dönersek, aynı şeyleri söyler misiniz?
Bizim sektör için 2010 toparlanma, 2011 kalkınma, 2012 patlama yılı olacak. 2007den itibaren insanlar ellerindeki takıları satmaya başladı. Aile için hayatını hiç düşünmeden veren de kadındır ama en tehlikeli alacaklı da kadındır. Aile toparlandığında verdiği takısını geri ister kadın. 2012de patlama olacak. Türkiye ekonomisi de benzer durumda. Toparlanma başladı.