| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 63,35 | -1,93 | 329.420.000.000,00 |
| ALBRK | 8,10 | -0,12 | 20.250.000.000,00 |
| GARAN | 126,80 | -1,32 | 532.560.000.000,00 |
| ICBCT | 12,66 | -3,95 | 10.887.600.000,00 |
| ISCTR | 12,22 | -1,61 | 305.500.000.000,00 |
| SKBNK | 3,01 | -6,23 | 10.535.000.000,00 |
| TSKB | 8,90 | 0,34 | 24.920.000.000,00 |
| VAKBN | 30,38 | -2,44 | 301.245.695.868,74 |
| YKBNK | 34,68 | -1,81 | 292.943.738.529,12 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Scope Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notunu BB- seviyesinde, not görünümünü ise durağan olarak korudu. 23 Ekim Cuma gecesi yayımlanan değerlendirmede sıkı para politikası ve mali disiplin olumlu unsurlar arasında sıralanırken yüksek enflasyon, rezervlerdeki gerileme ve finansal kırılganlıkların risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi.
Dünya'dan Murat Ali Oral'ın haberine göre raporda Türkiye ekonomisinin önümüzdeki yıllardaki görünümüne ilişkin tahminler de paylaşıldı. Scope, enflasyonun gerilemesini beklemekle birlikte fiyat istikrarına ulaşmanın zaman alacağına dikkat çekti. Kuruluşun öngörülerinde faiz indirimlerinin sürmesi ve ekonomik büyümenin kademeli olarak hızlanması öne çıktı.
2027 sonunda politika faizi yüzde 30'a gerileyebilir
Scope Ratings, Türkiye’de ortalama yıllık enflasyonun 2027’de yüzde 25’e, 2028’de ise yüzde 20’ye düşeceğini tahmin ediyor. Kuruluş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35’e, 2027 sonunda yüzde 30’a gerilemesini bekliyor.
TCMB, 22 Ekim’de politika faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirmişti. Scope’un yıl sonu tahmini, mevcut seviyeden 100 baz puanlık ek faiz indirimi beklentisine işaret ediyor. Ancak bu oranlar kuruluşun ekonomik öngörülerini yansıtıyor; Merkez Bankasının gelecek dönemlerde alacağı kararları kesinleştirmiyor.
Raporda, ABD ile İran arasındaki çatışmanın enerji fiyatları üzerinde oluşturduğu baskının enflasyondaki düşüşü yavaşlattığı ifade edildi. Buna karşılık ekonomik aktivitedeki yavaşlama, Türk lirasındaki değer kaybının sınırlı kalması ve akaryakıt vergilerine yönelik düzenlemelerin fiyat artışlarını frenleyebileceği değerlendirildi.
Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 29,7’ye gerilemesi olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Ancak tek haneli enflasyona ulaşılması için öngörülen tarihin 2029’a ertelendiği, bu takvimin bile iyimser kalabileceği belirtildi.
Yatırım fonlarındaki sorunlar sistemik risk olarak görülmedi
Scope’un raporunda Türkiye’de yatırım fonları ve portföy yönetim şirketleri çevresinde yaşanan gelişmeler de ele alındı. Bazı fonların işlemlerinin durdurulması ve tasfiye süreçlerinin gündeme gelmesi, finansal sistem açısından takip edilen başlıklar arasında yer aldı.
Kuruluş, söz konusu fonların yönettiği varlıkların yaklaşık 20 milyar dolar olduğunu tahmin etti. Bu tutarın Türkiye’nin milli gelirinin yaklaşık yüzde 0,7’sine karşılık gelmesi nedeniyle ekonomik büyüklük açısından sınırlı kaldığı belirtildi. Bununla birlikte yaşanan gelişmelerin yatırımcı güveni ve finansal denetim bakımından önem taşıdığı vurgulandı.
Raporda, TCMB’nin likidite desteği ve makroihtiyati tedbirlerle piyasalardaki işleyişi desteklediği ifade edildi. Finansal İstikrar Komitesinin de mevcut riskleri sınırlı ve kontrol altında değerlendirdiği aktarıldı. Scope, bu çerçevede fon piyasasındaki sorunları kredi notunu doğrudan değiştirecek büyüklükte bir sistemik tehdit olarak görmedi.
Öte yandan yüksek dolarizasyon, kredi büyümesi, şirketlerin döviz pozisyonlarındaki bozulma ve takipteki kredilere yönelik baskılar, finansal sistemin kırılganlıkları arasında gösterildi.
Swap hariç net rezervlerde 36 milyar dolarlık düşüş
Scope, Türkiye’nin rezerv durumunu ve Türk lirasının iç ve dış gelişmelere karşı hassasiyetini kredi notunu sınırlayan temel faktörlerden biri olarak değerlendirdi.
Kuruluşun hesaplamalarına göre swap hariç net yabancı varlıklar, Şubat 2026’da 66 milyar dolar seviyesindeyken eylül ayında 30 milyar dolara geriledi. Yaklaşık 36 milyar dolarlık düşüşte piyasa koşulları ve altın işlemlerinin etkili olduğu belirtildi. Raporda altın fiyatlarındaki gerileme ve Merkez Bankasının altın satışları da öne çıkarıldı.
Buna karşılık Türkiye’nin brüt uluslararası rezervlerinin 9 Ekim itibarıyla 171,6 milyar dolar seviyesinde bulunduğu kaydedildi.
Brüt rezervler ile swap hariç net yabancı varlıkların farklı göstergeler olduğuna dikkat çekilen değerlendirmede, brüt rezervlerin yüksek seviyede bulunmasının net rezervlerdeki gerilemenin yarattığı riskleri tamamen ortadan kaldırmadığı vurgulandı.
Scope’a göre dış finansman ihtiyacının azalması ve rezerv yeterliliğinin güçlenmesi, gelecekte kredi notunun yükselmesini destekleyebilir. Rezerv kayıplarının sürmesi, dış şoklara karşı dayanıklılığın azalması ve finansal istikrar risklerinin büyümesi ise not üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Ekonomik büyümenin hızlanması bekleniyor
Scope Ratings, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ediyor. Kuruluşun büyüme beklentisi 2027 için yüzde 3,5, 2028 için ise yüzde 3,8 olarak açıklandı.
Raporda, 2027’deki olası toparlanmada seçim öncesinde uygulanabilecek ılımlı mali teşviklerin etkili olabileceği belirtildi. Bununla birlikte söz konusu büyüme oranlarının, Türkiye ekonomisinin 2010-2019 dönemindeki yüzde 5,9’luk ortalamasının altında kalacağına işaret edildi.
Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’teki yüzde 1,9 seviyesinden 2026’da yüzde 2,5’e yükselmesi bekleniyor. Enerji ithalatındaki artış, bu görünümün başlıca nedenlerinden biri olarak gösterildi. Enerji fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması ve enflasyonla mücadele politikalarının sürmesi durumunda cari açığın 2027 ve 2028’de de milli gelirin yaklaşık yüzde 2,5’i düzeyinde gerçekleşebileceği öngörüldü.
Bütçede faiz yükü artabilir
Kamu maliyesine ilişkin tahminlerde Scope, 2026-2031 döneminde genel yönetim bütçe açığının milli gelire oranının ortalama yüzde 3,5 olmasını bekliyor. Aynı dönemde faiz dışı açığın ortalama yüzde 0,5 seviyesinde gerçekleşeceği, kamu borcunun milli gelire oranının ise 2031’e kadar yaklaşık yüzde 25 düzeyinde dengeleneceği tahmin ediliyor.
Bununla birlikte faiz ödemelerinin kamu gelirleri içindeki payının artması bekleniyor. Scope’un hesaplamasına göre 2025’te yüzde 8,8 olan bu oran, 2031’de yüzde 10,1’e yükselebilir. Kamu borcunun milli gelire oranının görece düşük kalmasına rağmen artan finansman maliyetlerinin bütçe üzerinde baskı yaratabileceği değerlendirildi.
Kredi notunun yükselmesi için hangi koşullar gerekiyor?
Scope, Türkiye’nin not görünümünün durağan kalmasını, önümüzdeki 12 ila 18 aylık dönemde kredi notunu etkileyebilecek olumlu ve olumsuz risklerin dengede bulunduğu şeklinde yorumladı.
Türkiye’nin BB- seviyesindeki kredi notu, yatırım yapılabilir düzeyin altında bulunuyor. Scope’un not ölçeğinde yatırım yapılabilir en düşük seviye olan BBB- seviyesine ulaşılması için üç basamaklık artış gerekiyor.
Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanması, dış finansman ihtiyacının azaltılması ve uluslararası rezervlerin güçlendirilmesi, not artışını destekleyebilecek gelişmeler arasında sıralandı. Kamu maliyesindeki iyileşme ve borçlanma maliyetlerindeki gerileme de olumlu unsurlar olarak değerlendirildi.
Buna karşılık ekonomide sert yavaşlama, rezervlerde belirgin kayıp ve finansal istikrar risklerinde artış, kredi notunun düşürülmesine yol açabilecek gelişmeler arasında gösterildi. İç siyasi istikrarsızlık, güvenlik koşullarındaki bozulma ve uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek ciddi gerilimler de aşağı yönlü riskler olarak sıralandı.
Scope’un değerlendirmesi, Türkiye’nin kredi notunda şimdilik bir değişikliğe gidilmediğini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelenin kalıcılığı, rezervlerin güçlendirilmesi ve para politikasındaki disiplinin korunmasının belirleyici olacağına işaret etti. Kuruluşun 2027 için yüzde 30 politika faizi ve yüzde 25 ortalama enflasyon tahminleri de ekonomik normalleşmenin sürmesini beklediğini, ancak sürecin hızlı tamamlanacağını öngörmediğini gösterdi.
Bakan Şimşek’ten IMF raporuna ilişkin değerlendirme
Mali şeffaflık değerlendirmesinde Türkiye üst sıralara çıktı
S&P’den Türkiye’nin kredi notu için kritik mesaj: Hangi koşullar gerekiyor?
ABD'nin Kanada menşeli ürünlere uyguladığı tarifelerin kapsamı değişiyor
ABD’de tüketici güveni geriledi, enflasyon beklentisi yükseldi
Fatih Birol'dan 2027 için karamsar enerji tablosu
Goldman Sachs'tan TCMB'ye uyarı: 30 milyar dolarlık rezerv kaybı
TCMB verileri ortaya koydu: Enflasyon beklentileri ayrıştı
Uluslararası bankalar yıl sonu TCMB faiz tahmininde birleşti!
Şimşek: Türkiye'nin borçluluk düzeyinin düşük olması ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor
Fon tasfiyesinde 10 bin 8 hesaba 8.9 milyar TL ödeme yapıldı
Piyasaların gözü bu karardaydı: TCMB açıkladı
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.