| Hisse | Fiyat | Değişim(%) | Piyasa Değeri |
|---|---|---|---|
| AKBNK | 68,00 | 1,34 | 353.600.000.000,00 |
| ALBRK | 8,79 | -0,11 | 21.975.000.000,00 |
| GARAN | 132,80 | 1,76 | 557.760.000.000,00 |
| HALKB | 43,30 | 0,56 | 311.100.889.218,60 |
| ICBCT | 14,57 | 0,14 | 12.530.200.000,00 |
| ISCTR | 13,10 | 0,69 | 327.500.000.000,00 |
| SKBNK | 5,10 | -0,78 | 12.750.000.000,00 |
| TSKB | 9,73 | -1,42 | 27.244.000.000,00 |
| VAKBN | 34,02 | -0,64 | 337.339.650.212,46 |
| YKBNK | 36,30 | 1,00 | 306.627.961.609,20 |
E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye tarihi uyarı niteliğinde bir mektup yazarak, ikili ilişkilerde ''sağduyunun siyasi hesaplara üstün gelmesi'' gerektiğine değindi.
Erdoğan, Sarkozy'ye gönderdiği mektupta, ''Türkiye-Fransa ilişkileri üçüncü tarafların taleplerine tutsak edilmemelidir. Bu konu hassastır, ciddidir. Sağduyunun siyasi hesaplara üstün gelmesi önemlidir'' uyarısında bulundu.
Başbakan Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'ye Fransa meclisindeki, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifi girişimiyle ilgili bir mektup gönderdi.
Erdoğan, Fransa'da 1915 olaylarıyla ilgili yasa teklifiyle ilgili sürecin Türkiye tarafından dikkatle izlendiğini de hatırlattığı mektubunda, ''Bu tür adımların ileri noktalara varmasının, Türkiye ile Fransa arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel tüm alanlardaki çok yönlü ilişkileri bakımından sonuçları vahim olacağı gibi sorumluluğu da girişim sahiplerine ait olacaktır'' uyarısına da yer verdi.
Mektupta, Cumhurbaşkanı Sarkozy ile göreve geldiğinden bu yana çeşitli vesilelerle fikir teatisinde bulunduklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bazı konularda mutabakata varılamadığını, bazı konularda ise ortak girişimlere imza attıklarını ifade etti.
Üzerinde belli bir anlayış oluşturulan konular arasında Fransa'da Türkiye karşıtı girişimlerin olduğunu hatırlatan Erdoğan, Sarkozy'nin daha önce yaptığı görüşmede, 2006 yılında Fransız Ulusal Meclisi'nde kabul edilen Ermeni iddialarının inkarının cezalandırılmasına ilişkin yasa teklifini, ''Senato'ya götürmek gibi bir niyeti olmadığını, olayları daha vahim hale getirmek istemediğini'' söylediğini dile getirdi. Erdoğan, bu hususun Sarkozy ile birlikte kurduğu Özel Temsilciler mekanizması tarafından da teyid edildiğini belirtti.
''Sağduyunun siyasi hesaplara üstün gelmesi önemlidir''
Yeni girişimin kendilerini hayrete düşürdüğünü anlatan Başbakan Erdoğan, mektupta ''Söz konusu yasa teklifinin yasalaşması yönündeki çalışmaları dikkatle izlediğimizi bilmenizi isterim. Bu yasa teklifi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türk ulusunu ve Fransa'da yaşayan Türk toplumunu doğrudan hedef almakta ve hasmane bulunmaktadır. Bu noktada açıkça ifade etmek istiyorum ki bu tür adımların ileri noktalara varmasının Türkiye ile Fransa arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel tüm alanlardaki çok yönlü ilişkileri bakımından sonuçları vahim olacağı gibi sorumluluğu da girişim sahiplerine ait olacaktır. Dönemsel ve sürekli olarak karşımıza çıkarılan ve her defasında ilişkilerimizi yaralayan inkarcılık konulu yasa tekliflerinin, düşünce ve ifade özgürlüğünü de ihlal ettiği gibi Fransa'nın savunduğu ilkelerle çeliştiğini düşünüyorum. Böyle bir yasanın kabulü, Ermeni meselesine farklı perspektiften bakan kişilerin ifade özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlanmasına yol açacaktır. Ayrıca bu nitelikte girişimlerin, Türkiye ve Ermenistan arasında tarihe ilişkin ihtilafın diyalog yoluyla görüşülmesine de yapıcı bir katkıda bulunmadığı gibi aksine gerçekliğin ortaya çıkmasına engel oluşturduğunu düşünüyorum'' ifadelerini kullandığı belirtildi.
Bu meseleyle bağlantılı olarak, 1970'li ve 1980'li yıllarda Türk diplomat ve devlet görevlilerinin Fransa'da Ermeni terörünün hedefi olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan'ın, mektupta, bu hafızanın Türk halkı için halen taze olduğunu, bu nedenle de mevcut girişimlerin Fransa'da yapılmasının, Türk halkındaki algılamasının farklı olduğunu gündeme getirdiği ifade edildi.
Başbakan Erdoğan'ın, mektupta, ''Artık Türkiye-Fransa ilişkileri üçüncü tarafların taleplerine tutsak edilmemelidir. Bu konu hassastır, ciddidir. Sağduyunun siyasi hesaplara üstün gelmesi önemlidir. Tüm bu nedenler ışığında, bu tür mevzuat çalışmalarının sonuçlandırılmayacağı yönünde verdiğiniz sözü tutacağınızı ve telafisi mümkün olmayacak adımların atılmasını engelleyeceğinizi samimiyetle umuyorum'' ifadelerini kullandığı kaydedildi.
İlk sarıldığı Ermeni meselesi
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Fransa Meclisinin 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını tartışmayı suç kapsamına alma girişimini değerlendirirken ''Popülizm krizi geldiğinde (Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas) Sarkozy'nin ilk sarıldığı şey Ermeni meselesini gündeme getirip bunu kaşımak oluyor'' dedi.
Çağlayan ''Fransa bunu artık bir genetik alışkanlık haline getirdi. Seçim zamanlarının vazgeçilmezi haline geldi. Yani Fransa'da bir seçim varsa bilin ki Ermeni meselesini mutlaka gündeme getirecekler. Zaten Sarkozy bu konuda çok daha saplantısı olan biri. Fransız kamuoyunu etkilemek için veya Fransız halkına herhangi birşeyi unutturmak için tek ve en büyük taktiği Ermeni meselesini gündeme getirmek. Ve bu çerçevede bilhassa bugün, bakın dikkat edin, yapmış olduğu bu çalışmayı aslında Fransa'daki Ermenilerin de dikkate almaması gerekiyor. Çünkü bunun seçim zamanlarında oy ihtiyacı olduğunu, popülizm krizi geldiğinde Sarkozy'nin ilk sarıldığı şey Ermeni meselesini gündeme getirip bunu kaşımak... Tabi burada, Fransa'nın şu anda Yunanistan konusunda, Yunan devlet tahvillerini elinde ciddi manada tutan Fransa, Fransız halkının kendisine bu paraların hesabını sorması gerektiği biryerde, Fransız halkını da 'cambaza bak cambaza' misali farklı noktaya getirerek gündem değiştirmeye çalışıyor'' ifadesini kullandı.
Bu meselenin seçim yaklaşırken böyle bir hamle ihtiyacı duyan Sarkozy'nin işi olmadığını ve tarihçilere bırakılması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, ''Ben Ankara Sanayi Odası başkanı olduğum dönemde yine Fransız Meclisinin bu konuyla ilgili karar alacağı gün birkaç arkadaşımla beraber oraya gitmiştim ve 'suçu işlemeye geliyorum' diyerek 'suçu' da işlemiştim. Gidip Fransa'da gerek parlamento gerek tüm televizyonlarda ve o gün ziyaret etmiş olduğum MEDEF başta olmak üzere Fransa'nın işadamları kuruluşlarında, oradaki birçok işadamına gidip, 'böyle birşey yoktur, bu suçu işliyorum' demiştim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum'' şeklinde konuştu.
Zafer Çağlayan, sözkonusu yasa teklifi hakkında uyarılarda bulunarak ''Hiç kimsenin haddi değildir böyle birşey. Ve bu Fransa'ya ciddi manada zarar verecektir. Fransız halkının ve Fransız işadamlarının bu konuda çok uyanık olması gerekiyor ve buradaki sıkıntıyı yakından görmeleri gerekiyor. Bu konuda bizim kalkıp Fransız firmalarına karşı birşey yapmamız sözkonusu değil, hele Türkiye'de yatırım yapmış olan tüm yatırımcı Fransız kardeşlerimiz, dostlarımız onlar başımızın tacıdır. Ama bunu vatandaşlarımıza anlatmakta zorluk çekebiliriz. Vatandaş ister istemez böyle durumlarda, onlar da milli duygularla Fransız mallarına karşı zaman zaman farklı bir tavır içine girebiliyorlar. Bakın tekrar söylüyorum. Asla böyle birşey olmasını temenni etmem. Çünkü neticede ben yabancı sermayeden sorumlu bakanım'' dedi.
Çağlayan, ''Ama şunu çok iyi biliyorum ki Avrupa'da bulunan Türkleri ve dünyanın her yerinde bulunan Türkleri, Fransız halkının haketmediği bir şekilde bir karşı tepkiye sokacak, Fransız işadamlarının, sanayicilerinin ürünlerini ciddi şekilde bir karşı tavra, defansa sokacak olan bir yönden öteye gitmez bu iş. Hem Fransa'da daha önce görüştüğüm bazı bakanlar, benim Fransa'da görüşmüş olduğum birçok işadamları buna şiddetle karşı çıkıyorlar zaten. Çünkü bu ticaretin sanayinin önünde ciddi bir engel olarak ortaya çıkıyor. Oysa bizim Fransa'yla ticari ilişkilerimiz son derece iyi. Karşılıklı ticari ilişkilerimiz son derece gelişkin. Ve bu noktada sırf oy almak uğruna, sırf birkaç böyle popülizm, birkaç oyu daha alabilir miyim uğruna, resmen popülizm krizine yakalanmış bir şekilde bay Sarkozy'nin bunu gündeme getirmesini bir kere son derece yanlış, son derece hatalı bir girişim olarak görüyorum'' ifadesini kullandı.
Fransız Meclisinin böyle bir hataya düşmeyeceğini ve bu meseleyi tarihçilere bırakacağını umduğunu dile getiren Çağlayan, ''ama yapacağı tahribat, ilişkilere getirecek olduğu zarar onların yanlarına kar kalacaktır'' dedi.
ABD, Lukoil’in Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarına izin verdi
İsrail ordusu çok cepheli gerilim ihtimaline karşı teyakkuzda
Zelenskiy'den Brüksel'de hava savunması ve ilave F-16 desteği çağrısı
Irak’ta ilk kez Irak Türkmen Cephesi'nden bir isim devlet bakanı oldu
Akdeniz'de en fazla hububat ve bakliyat ihracatı yapan firmalar ödüllendirildi
İstanbul Havalimanı Amsterdam ve Paris’i geride bıraktı
Mehmet Şimşek’in yardımcılığına Bekir Bayrakdar atandı
Netanyahu'nun gözü kilit bakanlıklarda
Bakan Ersoy: Türkiye ile Rusya arasındaki uçuşları artıracağız
finansingundemi.com’da yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Burada yer alan bilgiler, güvenilir olduğuna inanılan halka açık kaynaklardan elde edilmiş olup bu kaynaklardaki bilgilerin hata ve eksikliğinden ve ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.finansingundemi.com ve yöneticileri hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir. Burada yer alan görüş ve düşüncelerin www.finansingundemi.com ve yönetimi için hiçbir bağlayıcılığı yoktur. BİST isim ve logosu “koruma marka belgesi” altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.