BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 67,85 -1,31 352.820.000.000,00
ALBRK 8,77 -0,34 21.925.000.000,00
GARAN 131,20 -0,08 551.040.000.000,00
HALKB 43,36 -1,23 311.531.975.901,12
ICBCT 14,86 -2,49 12.779.600.000,00
ISCTR 13,13 0,61 328.250.000.000,00
SKBNK 5,23 0,77 13.075.000.000,00
TSKB 9,88 -0,50 27.664.000.000,00
VAKBN 34,34 -0,17 340.512.745.099,82
YKBNK 36,24 -0,49 306.121.138.532,16

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemRüşvetin belgesi var davası yok----

Rüşvetin belgesi var davası yok

Rüşvetin belgesi var davası yok
02 Şubat 2013 - 08:18 www.finansingundemi.com

Mümessil Ö.Y, doktorlara rüşvet verdiklerini, fazla reçete yazdırarak devleti dolandırdıklarını, halkın sağlığı ile oynadıklarını anlattı

Mümessil Ö.Y, doktorlara rüşvet verdiklerini, fazla reçete yazdırarak devleti dolandırdıklarını, halkın sağlığı ile oynadıklarını, verdikleri rüşveti gider gösterip vergi iadesi aldıklarını tek tek anlattı. Anlatmakla da kalmadı, ‘Etkin Pişmanlık Yasasından’ yarararlanmak istediğini belirten dilekçesi ve 144 adet belgeyle 24 Mart 2011 tarihinde Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
Aradan geçen 2 yılda Başbakanlık, sağlık bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı ve Emniyet olmak üzere onlarca dilekçe yazdı. Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre Mümessil Ö.Y, bu dilekçelerde "Başta ben olmak üzere 7 yıl boyunca rüşvet verdim, şu şirket, şu yöneticiler, şu kişilerle birlikte, şu şekilde" dedi ama şikayet dilekçelerini işleme koyup harekete geçen tek bir kurum bile olmadı.
Rüşvete ilişkin tüm belgeler UYAP kayıtlarına geçerken Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı ‘yetkisizlik’ gerekçesiyle dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, mümessili Ankara’ya çağırarak ifadesini aldı ancak aradan 8-9 ay geçmesine karşın ne arayan ne soran oldu bir daha. Bunun üzerine Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) bir dilekçeyle şikayet başvurusunda bulundu. Bu BİMER’e yazacağı 12 dilekçeden ilkiydi.
MALİ ŞUBE ÇAĞIRDI
İlk başvurunun ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube tarafından çağrılan mümessil, savcılığa verdiği ifadesini tekrarlarken, rüşveti nasıl verdiklerini, yöneticilerinin, şirket sahibinin kim olduğunu yeniden anlattı. Artık tarih Nisan 2012 olmuştur. Yani tam 1 yıl geçer ilk başvurunun üzerinden. Mali Polis, ifadeyi yenilerken, dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Organize Şube Savcısı’nda olduğu bilgisini vermekle yetinir.
İlgili savcıya ulaşamasa da Sağlık Bakanlığı’na, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, Maliye Bakanlığı’na benzer içerikli ‘şikayet’ başvuruları yapar. Ancak bu kurumların hiç birinden sonuç alamaz. Öyle ki Sağlık Bakanlığı’ndan dosyaya bakan müfettişin kendisine, ‘ekmek yediğin şirket şikayet mi edilir’ demesi üzerine müfettişi de şikayet eder. Bu arada tüm bu kurumları Başbakanlık İletişim Merkezi’ne tek tek şikayet eder. Böylece BİMER’e yazdığı şikayet dilekçesi 12’ye ulaşır.
Hürriyet’te SGK’ya verdiği dilekçesi ‘Keyif Odasının Parasını Bile Devlete Ödettiler’ başlığıyla yayınlanan Ö.Y, dilekçelerinde rüşvet çarkının nasıl döndüğünü birim, birim, hesaplarıyla birlikte anlatır.
Doktorların, rüşveti alıp taahhüdünden kaçma olanağının bulunmadığının da altını çizer. Öyle ki firmalar, hangi bölgede hangi hastane veya sağlık ocağında hangi doktorun ne kadar reçete ürettiğini, hangi ilacı kaç kutu yazdıklarını ortaya koyan veri setini satın aldıkları için kaçışları yoktur. Şirket bu verileri göstererek doktordan ya rüşveti geri vermesini istemektedir ya da gereğini yerine getirmesini.
7 yıl boyunca anlattığı tüm olayları kendisinin de yaptığını ve pişman olup vazgeçtiğini anlatan Ö.Y, “7 yıl boyunca şirketten en yüksek prim hak eden, Türkiye dereceleri olan bir şirket çalışanıydım. Doktorların her türlü ihtiyaçlarını karşılamıyor, taleplerini yerine getirmiyor ve satışları artırmıyorsanız zaten o şirkette kalmanız mümkün olmaz” cümleleriyle özetler durumunu.
TEHDİT ETTİLER
Ö.Y, rüşvet çarkının içinde olmaktan pişman olmasının ardından tehdit edilmeye başlar. Silahlı kişilerce yolunun çevrilerek, “İşine bak, akıllı ol, yanlış yoldasın, her şeye karışmayacaksın” sözleriyle tehdit edildiğini de savcılığa verdiği ifadesinde anlatır. Polise verdiği bir ifadesini ise şu sözlerle tamamlar:
“Bu düzen birçok kişiyi kapsamış durumdadır. Hiyerarşik bir yapıda sistematik olarak uzun yıllardan beri işlemektedir. Devletin bu işten hem vergisel anlamda hem de gereksiz ilaç reçete edilmesinden dolayı iki defa zararı bulunmaktadır. Bunların hepsi bir tarafabir kutu ilaç kullanması gereken hastaya 5 kutu ilaç yazılmasının hiçbir açıklaması olamaz. Yukarıda bahsetmiş olduğum isimlerin ve şirketin hesapları ve daha önce dilekçem ekinde sunduğum mail listesindeki e-mailler incelendiğinde yapılan vurgunun ne boyutlarda olduğu görülecektir. Siz yetkililerden istediğim bu düzene son verilmesi, doktorun yazması gereken ilaç ne ise onu yazması ve bir ilaç firması rant elde edecek diye kimsenin sağlığı ile oynanmamasıdır.”
BİMER’e 12 ŞİKAYET
Ö.Y’nin Başbakanlık İletişim Merkezi’ne yaptığı şikayet dilekçelerinin numaraları şöyle; 575384, 540735, 460810, 456517, 460738, 460810, 536533, 835149, 381476, 544676, 673712, 835149
ETİKETLER :
YORUMLAR (1)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
  • Bankacı02 Şubat 2013 08:51

    Ne yazık ki BİMER kuruluş mantığına uygun kullanılmıyor. Bimer'e yaptığınız başvurular ilgili görevliler tarafından sadece bulunduğunuz ilin Valiliğine pasediliyor. Sonrası... sonrası yok. Bir kurum hakkında birşeyler yazıyorsunuz ve bu BİMER'den doğru Valiliğe, Valilikten de konu ettiğiniz kuruma. Sonuç...Kayıtlara gereği yapılmıştır diye duşulmuş bir not.Bu konuda o kadar çok deneyim yaşamış bir kişi olarak diyorum ki. BİMER guzel bir duşunce fakat uygulamada eksiklikler var.