BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 66,75 -1,84 347.100.000.000,00
ALBRK 8,57 -2,39 21.425.000.000,00
GARAN 131,60 -1,72 552.720.000.000,00
HALKB 42,36 -2,40 304.347.197.859,12
ICBCT 14,20 -2,87 12.212.000.000,00
ISCTR 12,87 -1,76 321.750.000.000,00
SKBNK 4,92 -3,53 12.300.000.000,00
TSKB 9,43 -2,98 26.404.000.000,00
VAKBN 32,86 -3,58 325.837.181.245,78
YKBNK 35,70 -1,65 301.559.730.838,80

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemPatronlar 2010 için ne düşünüyor?----

Patronlar 2010 için ne düşünüyor?

Patronlar 2010 için ne düşünüyor?
23 Aralık 2009 - 07:43 www.finansingundemi.com

2009'da global krizden etkilenen patronlar, 2010'dan ne bekliyorlar...

Patronlar 2010 için iyimser ama temkinli Selma Bektaş / Referans Henüz para kazanmıyoruz ama çarklar dönmeye başladı' diyen işadamları 2010 yılına kriz etkilerinin geçeceği bir yıl dileğiyle girecekler. Türkiye'nin önde gelen patronları yeni yılda hükümeti de bu yolda tedbir almaya çağırıyor. Kriz, işsizlik, iflas erteleme, üretim ve istihdam düşüşü... 2009 yılının en çok konuşulan gündem maddeleri 2010 ile birlikte yerini iyimserliğe bırakıyor. Küresel ekonomik krizin şok etkisinin 2009'la birlikte geride kalacağını düşünen sanayinin patronları, 2010 yılında "büyük tufan"ın geride kaldığını ve çarkların yeniden döneceğini düşünüyor. Yeni yılda Türkiye'nin öncelikli sorununun işsizlik olmaya devam edeceğini belirten iş dünyası, istihdam artışı için özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere öncelik tanıyacak birtakım tedbirlerin alınması gerektiğinin altını çiziyor. Küresel ekonomik krizin Türkiye'yi yüzde 6,5 küçülme ile baş başa bıraktığına dikkat çeken iş dünyasına göre 2010, büyüme yılı olacak. Ancak bu hızlı bir büyüme değil, temkinli ve istikrarlı bir büyüme olacak. Öte yandan Türkiye'nin çok önemli siyasal birtakım süreçlerden geçtiğine vurgu yapan ekonominin zirvesindeki isimlere göre başta "demokratik açılım" olmak üzere siyasal süreçler çok daha iyi yönetilmeli. SANAYİCİDE 'KÖTÜNÜN İYİMSERLİĞİ' HÂKİM Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu 2009 yılını 2008 ile birlikte ele almak gerekiyor. Tüm dünyada 2007 yılında başlayan Türkiye'de ise 2008 yılının dördüncü çeyreğinde hissedilen ekonomik kriz, 2009 yılının ilk üç çeyreğinde etkili oldu. 2009 dördüncü çeyrek ile birlikte yavaş yavaş toparlanma sinyalleri geldi. Bu süreçte biz, grup olarak ne büyüdük ne de küçüldük. Sanayiciler olarak 2010 yılının 2009'dan çok daha iyi geçeceğini düşünüyoruz. Üretimini durdurup ithal iplik alan sanayici bir arkadaşım üretime geçtiğini söyledi. "Para kazanmıyoruz ama en azından çarklar dönüyor" diyen arkadaşıma katılıyorum. Bu tür örnekler, kötünün iyimserlik havasını yaratıyor. Mevcut iyimserlik havasına karşın tedbirleri elden bırakmamak gerek. Sanayide çarklar yavaş yavaş dönmeye başlayacak. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını da bilerek hareket etmeliyiz. Türkiye'nin şu anda en önemli sorunu, istihdamdır. Ortak akıl yöntemiyle istihdamın önündeki sorunlar kaldırılmalı. Herkes bu konuda elinden geleni yapmalı. EKONOMİ VE SİYASETTEKİ 'AÇILIMLAR' DAHA İYİ YÖNETİLMELİ Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan Grup olarak 2008 rakamlarının biraz üstüne geçtik. 2009, bu anlamda bizim için kayıp bir yıl olmadı. Ancak Türkiye, küresel çaptaki ekonomik krizden önemli şekilde etkilendi. Yüzde 6,5 oranında küçülme ve işsizliğin geldiği boyut, bunu gösteriyor. Diğer ülkelerle kıyaslandığında birçok ülkenin krizi daha iyi yönettiğini gördük. Yüzde 6,5'lik küçülmenin üstüne yüzde 3'lük büyüme rakamı yeterli olmayabilir. Daha fazla büyüme için altyapı oluşturmak gerek. Bunun ne oranda gerçekleşeceğini, önümüzdeki günlerde göreceğiz. 2009'da yaşanan gelişmelerin etkisi, 2010 yılına geçecektir. Bu nedenle 2010'daki ekonomik ortam 2009'dan çok farklı olmayacak, benzerlikler gösterecektir. Hükümetin alacağı tedbirler konusunda ise denge unsurunun oluşması gerekiyor. KDV ve ÖTV gibi tedbirlerin ardından çeşitli vergilerin gündeme geldiğini gördük. Bu süreçte beni en çok etkileyen, Türkiye'deki siyasal gelişmeler, özellikle de "demokratik açılım" geliyor. Türkiye, bu konuda gerilimler yaşıyor. Yaşamalı da... Çünkü "demokratik açılım" gerekiyor. Ancak bu tür süreçlerin çok daha iyi yönetilmesi gerekiyor. KOBİ'LERİN KREDİ İMKÂNLARI GENİŞLETİLMELİ Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar 2009 yılını özellikle krizin büyük sıkıntılarının yaşandığı ve kendi içinde yavaş yavaş restore olduğu bir yıl olarak değerlendirmek gerekiyor. 2010 yılının ekonomi dünyası için daha iyi bir yıl olacağını umuyoruz. Bu anlamda 2010 yılında, özellikle de 2011 seçimleri öncesinde piyasalara biraz daha hareket gelmesini bekliyoruz. Bunun için piyasalara yeni önlemler ve yeni idari kararlar gerekiyor. Bu süreçte küçük ve orta ölçekli (KOBİ) işletmelere öncelik verilmesi gerekebilir. KOBİ'lerin daha aktif şekilde devrede olması için özellikle kredi olanaklarının genişletilmesi gerek. KOBİ'lere dönük açılımlar işgücünün hızla istihdama katacağı için mevcut işsizlik sorununa da katkısı olacak. İstihdamın artırılması için ayrıca, inşaat, altyapı gibi projelerin devreye alınması gerekiyor. Bu sahaların işgücüne açılması önemli. Şu anda sanayide kaynakların daha verimli kullanılmasına dönük bir strateji var. 2010 ile birlikte sanayideki kıpırdanmanın artacağını umuyoruz. KRİZİN ETKİSİ 2011'DE TAMAMEN BİTER Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu Ekonomi dünyası olarak 2009 yılını 2008'den daha iyi geçirdik. Krizin etkilerini bir taban puanı olarak ele alır ve taban puana 100 dersek, 2009 yılını 15 puanla atlattığımızı düşünüyorum. 2010 yılında da krizin etkilerinin yüzde 50'sini geride bırakırsak, geriye yüzde 35 kalır ki, bu oranı da 2011'de tamamen eriteceğimizi düşünüyorum. Buradan hareketle 2010 zor ancak 2009'a göre daha iyimser bir yıl olacaktır. Mevcut koşullar incelendiğinde Türkiye'nin krizden en hızlı çıkacak ülkelerin başında geldiğini düşünüyorum. Türkiye'nin bu süreçte başını ağrıtacak en önemli sorun işsizlik olmaya devam edecek. İşsizlik 2010'da öyle hemen bitmeyecek, sorun olmaya devam edecek. İşsizliğin biraz zaman alacağını bilmek gerekiyor. Türkiye'de yatırımlar öyle hemen bir anda gerçekleşmiyor. Kimsenin elinde de sihirli değnek yok. Bu tür etkiler yavaş yavaş ortadan kalkacak. Bu süreç bütün dünyada da böyle gerçekleşiyor. 2009 TAMAM, 2010'DA GÜNEŞ IŞIĞI VAR Ziylan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan Biz grup olarak güneş ışığını görmeye başladık. 2010 konusunda son derece pozitif bakıyoruz. 8 ay önceki konuşmamda 2009'da büyüyeceğimizi ancak karlılığımızın etkileneceğini söylemiştim. Öyle de oldu. 2009'un son günlerindeyiz ve raporlara göre yüzde 17 gibi bir büyüme ile bitiriyoruz. 2009 artık tamamdır, artık 2010'un ışığını rahatlıkla görüyorum. 2010'da büyüme genel ekonomiye de yansıyacaktır. Ancak, büyüme beklentisinin çok hızlı olmaması gerekiyor. Hayatımızda dördüncü krizi yaşıyoruz. İnsan kaza yaptığı zaman daha dikkatli araç kullanır. Türkiye ekonomisi de 2010'da daha dikkatli ve temkinli bir büyüme sergileyecektir. Türkiye'de yaşanan siyasal sürecin ekonomiye yansımasını da göz önünde tutmak gerekir. Bu anlamda "demokratik açılım" sürecinin daha iyi yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü morali düzgün, siyasal gerilimden uzak süreçler ekonomiye olumlu olarak yansıyor. Demokratik açılımın iyi yönetilmesi ekonomiye pozitif katkı sunar. HİÇBİR ZAMAN TÜNELİN İÇİNDE OLMADIK Güral Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral Biz grup olarak bütün kriz sürecinde hiçbir zaman gün ışığını kaybetmedik, tünelin içinde olmadık, çünkü güneşli günlerde kalmayı becererek fırsatlar yaratılması gerektiğini düşünüyorduk. 2009 yılında bunun sonuçlarını gördük. Bu düşüncemiz Kütahya ekonomisine de yansıdı. 2008'in ilk 10 ayına göre 2009'un aynı dönemi Kütahya'da elektrik harcama ve vergi ödemede yüzde 20'lik artış gösterdi. Grup olarak 2010 yılından çok umutluyuz. Grup içinde birtakım değerlendirmelerimiz var. Artık dünyada yeni üretim ve finans merkezinin Asya olduğunu görüyoruz. Planlarımızı buna göre yapıyoruz. İhracatımıza bu durum yansıdı. Oran olarak değişim söz konusu olmamasına göre ABD, Avrupa, Kanada, İsrail gibi pazarlar geriledi, yeni pazarlar öne çıktı. Bu pazarlara ağırlık vermeyi sürdüreceğiz. Kriz konusunda hükümetin gerekli önlemleri aldığını düşünüyorum. IMF ile anlaşmanın şart olduğunu tartışanlara rağmen böyle bir şey olmadı ve buna rağmen kredi notumuz arttı. Türkiye dış siyasette de önemli başarılara imza atıyor.
ETİKETLER :
YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)