BANKA HİSSELERİ
Hisse Fiyat Değişim(%) Piyasa Değeri
AKBNK 85,05 6,91 442.260.000.000,00
ALBRK 8,79 1,97 21.975.000.000,00
GARAN 150,40 2,31 631.680.000.000,00
HALKB 44,46 -5,56 319.435.231.747,32
ICBCT 13,99 -0,78 12.031.400.000,00
ISCTR 15,49 2,99 387.249.535.300,00
SKBNK 8,13 0,37 20.325.000.000,00
TSKB 13,43 2,36 37.604.000.000,00
VAKBN 35,22 1,91 349.238.756.040,06
YKBNK 38,16 3,19 322.339.476.997,44

E-posta listemize kayıt olun, en son haberler adresinize gelsin.

Ana SayfaGündemOsman Bektaş'tan Karadeniz için korkutan uyarı----

Osman Bektaş'tan Karadeniz için korkutan uyarı

Osman Bektaş'tan Karadeniz için korkutan uyarı
28 Ocak 2026 - 16:20 www.finansingundemi.com

Trabzon'daki 3.8 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, deprem sonrası önemli uyarılarda bulundu: Sarsıntı küçük olsa da verdiği mesaj hayati... Karadeniz ile ilgili Prof. Dr. Eyüboğlu ve Prof. Dr. Sayıl'dan da uyarı geldi

AFAD'dan dün gece pek de alışık olmadığımız bir deprem haberi paylaşıldı. Saat 23.15'te Trabzon açıklarında meydana gelen depremin büyüklüğü 3.8 olarak duyuruldu. Trabzon en az riskli iller arasında görünüyor, 4. ve 5. deprem bölgesi olarak gösteriliyordu. Ancak, 3.8'lik depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş'tan ezber bozan bir uyarı geldi. Bektaş, sanılanın aksine bölgede aktif bir fay hattı bulunduğunu belirterek "Karadeniz M6.6 büyüklüğündeki depreme hazır olsun" mesajı verdi. 

Bektaş, deprem sonrası yaptığı seri paylaşımlarda şu ifadeleri kullandı:

Karadeniz sahiline paralel uzanan Karadeniz Fay Sisteminde, doğu-batı doğrultulu segment üzerinde gelişti. Deprem 9,6 km derinlikte, sığ olduğundan sarsıntı ve fiziksel kırılma gürültüsü oldukça etkin oldu.

Sonuç: Karadeniz bir deprem kaynağıdır.


AFAD'a göre Karadeniz Sahil kesimi M6,6 büyüklüğünde bir depreme hazır olmalıdır.

Ancak sahil kumsal alanlarda bu değer daha da büyüyebilir.

Sahil heyelan sahaları,dolgu ve yerleşim alanları çekinceli alanlardır.

Geçmiş olsun.

Yomra-Kaşüstü, Beşirli, Akyazı ve Söğütlü; sahil- heyelan- dolgu kesimleri Trabzon'un en prestijli ama zemin açısından en "hareketli" bölgeleridir. Karadeniz Fayı'ndaki bir sarsıntı, bu bölgelerin zayıf zemin özellikleriyle birleştiğinde karadaki sarsıntıyı katlayabilir.

Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'e seslenen Bektaş şu ifadeleri kullandı:

Deprem Mikro-bölgeleme çalışmaları hızlanmalı. Kentsel dönüşüm kağıt üzerinde kalmamalı. Yönetmelik gereği Deprem Dirençli Trabzon için hemen şimdi.

Neden?

Trabzon’da 'deprem olmaz' devri kapandı, gerçeklerle yüzleşme vakti!

Bektaş, 3.8 büyüklüğündeki depremin verdiği mesajlar için de şu paylaşımda bulundu: 

Trabzon açıklarındaki deprem bize şunu söylüyor:

1- Karadeniz Fayı canlı ve aktif.

2- 'Güvenli şehir' yanılgısı bitti.

3- Dolgu zeminler, yapı stoğu ve heyelanlı yerleşim alanları en büyük riskimiz.

Sarsıntı küçük olsa da verdiği mesaj hayati!

"Karadeniz bölgesi atlanıyor"

Karadeniz ile ilgili deprem riski için bir başka uyarı da Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Yener Eyüboğlu'ndan geldi. Eyüboğlu, "Trabzon en az riskli olan yerler arasında yer alıyor. 4. ve 5. derece deprem bölgesidir. Genel anlamda Doğu Anadolu Fay Hattı, Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Ege Bölgesine dikkat çekilirken Karadeniz fayı atlanıyor" dedi.

Eyüboğlu, “Karadeniz fayı geçtiği her yerde 6.6 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahiptir. Ulusal kanallarda yapılan değerlendirmelerde iki büyük doğrultu atımlı fayın geçtiği alanlara ve Ege Bölgesine dikkat çekiliyor Karadeniz bölgesi atlanıyor. Diğer sistemler kadar potansiyeli ve deprem üretim sıklığı çok dikkat çekici olmasa da bence Karadeniz fayı da önemli.” dedi.

Karadeniz Fay Hattı nereden geçiyor?

Karadeniz Fay Hattının Karadeniz’in güney sahilini takip ettiğini bildiren Prof. Dr. Eyüboğlu şunları söyledi: “Kuzey Anadolu fay hattında oluşan depremler bizim bölgemizi etkileyebilir ama doğrudan deprem odak noktası olmayacağı için depremin gerçekleştiği bölge kadar etkisi olmayacaktır. Ancak bir de unutulan Karadeniz Fayı var. Çok fazla dile getirilmeyen bir fay. Bu fay sistemi bizim tüm Karadeniz’in tüm güney sahilini takip ediyor. Yani, Artvin, Hopa, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop ve Bartın açıklarına uzanan bir fay ve Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu faylarından farklı bir sistemle çalışıyor, ters fay dediğimiz bir sistem, güneye eğimli bir fay. Peki, bu fay aktif mi? Bu tartışılıyor ama her ne kedar Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu faları kadar çok aktif ve üretken olmasa da deprem üretme potansiyeline sahip.”

Prof. Sayıl: Zayıf zemin riski artırır

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nilgün Lütfiye Sayıl, Karadeniz'deki depremle ilgili açıklama yaptı. 

Karadeniz ve çevresinin düşük depremselliğe sahip bir bölge olarak tanımlandığını vurgulayan Sayıl, "Bölge depremleri sığ odaklı olup kabuksaldır. Sıkışma tektoniğinin belirgin olduğu kuzeydoğu kıyılarında, bindirme mekanizmasına sahip depremler oluşmaktadır. Karadeniz Bölgesi, çok kompleks tektonik birimleri içinde barındırmaktadır. Özellikle Kafkaslar önemli sıkışma bölgesidir ve bölgede büyük ölçekte transform faylar, sıkışma tektoniği ve buna bağlı bindirme türü faylar etkili olmaktadır." bilgisini verdi.

Karadeniz'in kıyı kesimlerini, dolayısıyla Trabzon'u etkileyen doğudan batıya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ve kuzeyden de sahile paralel uzanan Karadeniz Fayı'nın sıralandığına işaret eden Sayıl, şu değerlendirmede bulundu:

"Güneyde bulunan KAFZ çok aktif, Karadeniz Fayı ise yavaş hareket eden bir faydır. Magnitüdü 7,0'nin üzerinde deprem üretme potansiyeli olan KAFZ'ın, ilimize en yakın mesafesi 100-150 kilometredir. Bu fay üzerinde bu büyüklükteki depremler meydana geldiğinde Trabzon ve çevresi, özellikle sahil kesimi gibi zayıf zemin özelliğindeki yerler de bu depremleri, oldukça şiddetli bir şekilde hissedecektir. Zira KAFZ üzerinde meydana gelen ve Türkiye'de yaşanan en büyük depremlerden olan 1939 Erzincan Depremi Trabzon'da da hissedilmiş, AFAD verilerine göre 12 kişinin ölümüne, 318 binanın yıkılmasına yol açmıştır."

Karadeniz Bölgesi'nde meydana gelen aletsel dönem deprem aktivitesine bakıldığında Eylül 1968'deki 6,5 büyüklüğündeki Bartın depremi ve 23 Aralık 2012'deki Karadeniz açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki depremin bölgenin pasif olmadığını, çok sık olmasa da deprem ürettiğini gösterdiğini anlatan Sayıl, son yaşanan küçük depremlerin de aktivitenin süreceğini gösterdiğine dikkati çekti.

Prof. Dr. Nilgün Lütfiye Sayıl, şunları kaydetti:

"İlimizde son yıllarda deniz dolgu alanlarında ve alüvyonal arazilerde yapılaşmanın çoğalması riskleri daha da artırmaktadır. Bu sebeple özellikle Trabzon'un sahil kesiminde bulunan dolgu ve alüvyon alanların, deprem büyütmesine neden olabilecekleri dikkate alınarak yapı stoklarının güvenliklerinin sorgulanması gerekmektedir. Yerel yönetimler tarafından mikrobölgeleme çalışmaları yapılarak depremde riskli alanların ve riskli binaların belirlenmesi, bu kapsamda kentsel dönüşüm ve güçlendirme işlemleri uygulanarak yapıların depreme karşı güvenli hale getirilmesi sağlanmalıdır."

YORUMLAR (0)
:) :( ;) :D :O (6) (A) :'( :| :o) 8-) :-* (M)
DM TV YAYINDA! ABONE OL!